Ege Postası
Geri

8.Gün'de gündem CHP Kurultayı... Kimlerin adı öne çıkıyor'

İzmir'in nabzını tutan TV35 ekranlarının sevilen siyaset programı Sekizinci Gün'de gündem CHP’de yaklaşan kurultay öncesi gelişmeler oldu.
8.Gün'de gündem CHP Kurultayı... Kimlerin adı öne çıkıyor'
Haberler / Yerel Politika
7 Temmuz 2020 Salı 16:13
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- Geçtiğimiz yaz adı il başkanlığı için geçen ancak daha sonra aday olmayan Devrim Barış Çelik’in en yakınındaki Rıfat Nalbantoğlu ve Mustafa Özuslu tarafından ‘harcandığını’ kaydeden Gazeteci Adem Nakçı, “Bence Devrim Barış Çelik, Rıfat Nalbantoğlu’ndan daha fazla çalışmış bir isimdir. Çelik, parti içinde ismi il başkanlığı için geçirilip harcanmıştır” dedi.

TV 35 Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ise, şartların oluşmaması ve büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer’in destek vermekten vazgeçmesi nedeniyle dengelerin değiştiğini kaydederek, “Yakınındaki isimler Rıfat Nalbantoğlu ve Mustafa Özuslu. Niye operasyon çeksi? Şartlar oluşmadı, her tarafta seçim kaybettiler. Özuslu kiminle beraber yol yürüdü' Devrim Barış Çelik, delegasyondan güçlü çıktı da. Devrim Barış Balçova’dan il delege listesine yazılsın diye Nalbantoğlu üç defa Mehmet Ali Çalkaya’yı aramış. Bunu ne Nalbantoğlu ne Çalkaya söyledi. İl başkanı olacak bir kişinin üç defa biri arayıp da yönetim listesi yazın diyorsa başka sıkıntı var demektir.  Özuslu da Çelik de elinden geleni yaptı. Fakat şartlar ve koşullar elvermedi. Çünkü Tunç Soyer burada geride kaldı, destek vermedi” diye konuştu.

İŞTE PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

Mithat Umutuoğulları:  Bence Devrim Barış Çelik, Rıfat Nalbantoğlu’ndan daha fazla çalışmış bir isimdir. Çelik, parti içinde ismi il başkanlığı için geçirilip harcanmıştır.

M.U: Niye harcansı? Devrim Barış harcanmış diyorsundur. Bir tek o mu harcand? Delege sandıklarında kavga edenler yıpranmadı mı'

Adem Nakçı: En yakınındaki isimler operasyon çekti.

M.U:  Yakınındaki isimler Rıfat Nalbantoğlu ve Mustafa Özuslu. Niye operasyon çeksi? Şartlar oluşmadı, her tarafta seçim kaybettiler.

A.N: Savunduğun Mustafa Abin yedi. Bütün örgütün şikayet ettiği adam.

M.U: Özuslu ile ilgili söylediklerimi unutmamışlardır seyirciler. Böyle bir şey söylüyorsan ayıp ediyorsundur. Özuslu’nun delege seçimlerine müdahale ettiğini söyledik.

A.N: Özuslu delege seçimlerinde kime operasyon yapt? Söyle.

M.U: Özuslu kiminle beraber yol yürüdü' Devrim Barış Çelik, delegasyondan güçlü çıktı da. Devrim Barış Balçova’dan il delege listesine yazılsın diye Nalbantoğlu üç defa Mehmet Ali Çalkaya’yı aramış. Bunu ne Nalbantoğlu ne Çalkaya söyledi. İl başkanı olacak bir kişinin üç defa biri arayıp da yönetim listesi yazın diyorsa başka sıkıntı var demektir.  Özuslu da Çelik de elinden geleni yaptı. Fakat şartlar ve koşullar elvermedi. Çünkü Tunç Soyer burada geride kaldı, destek vermedi. Bunun için ilçe başkanları kendi ilçe kongrelerinde güçlü çıktı. Büyükşehir topuyla tüfeğiyle girdi. Nalbantoğlu ve Özuslu büyükşehirin tüm imkanlarını kullandı. İşçi alındı, iş verildi. Ama ilçe belediye başkanlarıyla Tunç Soyer telefonu kaldırıp şu adayı destekleyin demediği için herkes özgür davrandı. Konak’ta Abdül Batur güçlü çıktı. Çiğli’de Gümrükçü güçlü çıktı. Karabağlar’da Selvitopu kaybetti. Çeşme’de Ekrem Oran çıktı. Karşıyaka’da, Menemen’de belediye başkanı güçlü çıktı. Bayraklı’da kaybetti. Dolayısıyla ilçe başkanları Tuncay Özkan’a yakın durdular. Eğer Soyer kongre salonunda delegeler yazılırken masaya yumruğunu vursaydı, ben bu adayı çıkarıyorum deseydi, yine çıkardı. Ama Soyer karışmadı. Oradaki hikaye de şu. Mustafa Özuslu Nalbantoğlu ve Soyer’in olduğu yemeği gidiyor Sinan Kara’ya anlatıyor. Fakat Sinan haberi yazıyor. Genel başkana Soyer, benim vefa borcum var, arkamda durdu. Genel Başkan Yücel ile çalışmak istiyor. Bizim de çıkıp genel başkanın karşısında durmamız etik değil dedi. Buna rağmen Nalbantoğlu ve Özuslu direnişe devam etti. Başarısız oldular. Buca’da seçim kaybedilmesinin nedeni de Özuslu’dur. Müdahale etti. Eğer Erhan Kılıç, orada belediye başkan yardımcılığından Serkan Kalmaz’ı görevden aldığında, Nalbantoğlu bir şirketin başına alsaydı, güçlü çıkardı. Ama Özuslu Buca’da seçime müdahil değiliz dedi. Büyükşehir cephesine inanan kişileri boşa düşürdü. Salonda iken bir kişi çekildi. 4 delege ile seçim kazandı. Bu kadar stratejik hatalar yapmış bir mavi listeyi savunan, önderlik yapmaya ç alışan kişiler var. Birçok yerde stratejik hatalar yapıldı. Dolayısıyla bunun sebebi de Tunç Soyer’in genel başkanla yaptığı konuşma ve geri çekilmesiydi. Soyer elini taşın altına koysaydı bütün delegeleri tek tek çağırıp konuşsaydı, Aziz Kocaoğlu’nun İZFAŞ’ta oturup tek tek konuşmaya çağırdığı gibi, yapsaydı, Deniz Yücel aday olamazdı kardeşim. İşin realitesi bu.

A.N: Belediye başkanının oluru olmadan işçi alınabilir m? 145 kişi alınmış.

M.U: Alınıyor işte, bu dönem alınıyor. Aldıkları adamları şirketlere alıyorlar.

A.N: belediye başkanına rağmen adam alınıyorsa belediye başkanı der ki, sen kimsin bana sormadan alıyorsun'

M.U: 15 ay oldu. Büyükşehir belediyesinde yapılan her şeyin altında imzası var sanıyor musu? Adamlar bir yola çıkıyorlar. İlk başta Soyer tabi ki var. Devrim’i yapalım diyor. Başkan da okay diyor. Fakat sonra genel başkanla iki kez konuşuyor Tunç Soyer. Genel başkan Deniz Yücel konusunda dik duruyor. Bunun üzerine başkan genel başkanın karşısında duramayız diyor. Ondan sonra zaten işe alımlar zaten yapılmış bitmiş.

A.N: Partililik hiyerarşi bilinci en yüksek olanlardan birisi Mehmet Ali Çalkaya’dır.

M.U: Benim tanıdığım Çalkaya dürüst ve namuslu bir adamdır.

A.N: Ben dedim ki Devrim Barış Çelik’i Mustafa Özuslu sattı. Bu Çelik’in yakın çevresine söylediği bir şey.  Sen kalkıp Rıfat Nalbantoğlu Çelik’i listeye yazdırmak için çok çaba sarf etti. Yok etmedi. Listeye yazılmasının sebebi Çalkaya’dır. Çünkü Devrim Barış Çelik bir yıl önceki seçimde milletvekili adayıydı. Çalkaya da parti hiyerarşisini bilir, onun için yazdı. Hatta son kongre günü, istersen inkar et, Çelik’i silmek bile istedi bazı gruplar.

M.U:  Mustafa Özuslu babamın oğlu m? O kadar yalan konuşuyorsun k? Özuslu’nun M’si yoktu, daha konuya girmeden Mustafa abin dedin. Bana bir tane onu savunduğum programı çıkar. Sarhoş musun ya'

A.N: Çelik’e kongre günü operasyon yapıldı. Çalkaya arkasında durmasaydı adam silinmeyecek miydi diyorum sana.

M.U: 3 defa Rıfat Nalbantoğlu Devrim Barış için telefonla arayıp zorla yazdırdı. Şerefim ve namusum üzerine. Yazmıyor Çalkaya. Niye beyaz listeden gird? Gücü yoktu gücü. Orada patron Çalkaya. Ara Çalkaya’yı sor. Çelik’i yazmadı Çalkaya, Nalbantoğlu 3 defa arayıp yazdırdı diyorum ben de sana.

A.N:  4 tane isim vardı. Çelik de anahtar listedeydi. Çalkaya’nın anahtar listesinde olmasaydı.

M.U: Değil.  Çalkaya sadece onu 17 kişilik kongre listesine yazdı. Yani Çalkaya’nın verdiği anahtar listede yok. Devrim Barış ilk listede ismi çıkarılan beş kişi var. Bir tek Devrim Barış değil. İlk kazık ordan geliyor. Devrim Barış da diyor ki, bana operasyon yaptılar diyor. Mustafa Özuslu ve Rıfat Nalbantoğlu diyor. Kongrede Rıfat Nalbantoğlu’nun zaten öyle bir gücü olsa kendini çıkarırdı. Soyer ekibine karşı taraf operasyon yaptı diyorum.

A.N:  Mavi liste büyükşehirin gücü nedeniyle kaybettiği yerlerde bile delege hakimiyeti vardı. Tunç Bey üç kere görüştü genel başkanla.

M.U:  Sonra PM’ye yöneldiler. Zaten kongre salonunda da çıkan listede de Nalbantoğlu, Devrim Barış’a o beş kişiye operasyon yaptılar. Nalbantoğlu’nun gücü olsaydı, kendisi girer. Adam zaten kendisi girememiş ki onu korusun. Mavi listenin bir gücü yok yani.

A.N: Kendinle çelişiyorsun. Gücü olmayan adam nasıl telefon açıp zorla isim yazdırıyor peki.

M.U: Balçova ilçe kongresinden bahsediyorum ben. İl kongresi ve ilçe kongresi koşulları ayrı. Adam Balçova’da yazdırır. Açmış telefonu yazdırır. Aziz Kocaoğlu da son birkaç gündür medyaya düştü.  Dün Ankara’dan biriyle görüştüm. Tuncay Bey diyor, genel başkanın listesine girse bile işi biraz zor diyor. Doğu ve güneydoğu ile ilgili Özkan hakkında ciddi sıkıntılar var diyor. Medya planlaması yormuş. Belediyeleri belli ajans ve televizyonlar üzerinden. Bunlar ciddi tepki oluşturmuş. Özkan belki parti için yaptı bunları. Ama sanki bunu kendi çıkar ve menfaati için yaptığı gibi bir algı oluştuğu için bunun ona ekonomik bir kazanç, girdi olarak düşünülüyor. Bence Tuncay Özkan bunu anlatmalı.

A.N:  Kocaoğlu’nun ismi dillendiriliyor zaten. Özellikle de iki dönem belediye başkanlığı  yaptı, son dönemi ustalıktı. Bol sayıda proje yaptılar. Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı teklifi de götürüyorlar. Hatta kesin girer, oradan da buraya gider diye bakıyor insanlar. İzmir marka bir isim, 15 sene yönetti. Genel başkan yardımcısı olur diye düşünüyorlar. Plan ve proje ona göre düzenlemeye çalışıyorlar. İzmir modelini CHP’ye uyarlarsak atılım yaptırır Kocaoğlu diyorlar. Aziz Kocaoğlu’na yakın isimler.

M.U: Aziz Bey ile konuştum bugün. Benim böyle düşüncem yok dedi. Ama sanki davet de gelirse bence sıcak bakar diye düşünüyorum. Bence de Aziz Bey gibi başarılı işler yapmış bir kişinin de yerel yönetimler gibi bir çalışma içinde olmasını doğru bulabilirim.

A.N: Pandemi nedeniyle sandık sayısı az olacak. Sandıklar küçüldüğü için muhalefetin kime oy verip vermediği rahat görülecek iddiası var. Aytuğ Atıcı imza toplayamazsa ne olacak tartışması var. İmza verin seçime girsin, en azından bilelim kimdir muhalif diye düşünüyorlar.

M.U: Genel başkan devam eder, Kılıçdaroğlu devam eder ama asıl kavga PM’de ve MYK’da.

A.N: 112 isim belirlenecek. 60 tanesi anahtar liste çıkacak. Aziz Kocaoğlu. Bunun dış ilişkilerine bağlı. Yani imza sürecinde çok başarılı değillerdi. İmza sürecinde bir sürü adamla sıkıntısı vardı. Tokat civarındaki illerde seven tayfası çok fazla. İzmir ve Ege’deki illerde de seviliyor. Liste delerse şaşırma. Bir de 15 sene başkanlık yapmış. Genel başkan Türkiye’yi İzmirlileştireceğiz demiş.y i

M.U: Aziz Beyi seven sayısı fazla. Kılıçdaroğlu’nun söylediği sözlere pek itibar etmiyorum kusura bakmasın.

A.N: Kooperatifçilik, süt projesi var. Albenisi var diğer şehirlere göre. Model olmuş çok projesi var. Son dönemlerde parti tabanının Seyit Torun ve Tuncay Özkan’dan çok büyük rahatsızlığı var. Seyit Torun’un gidip Aziz Kocaoğlu’nun yerine gelmesi için imza verecek en az 200 tane adam diyebilirim.

M.U: Gürsel Tekin en popüler olduğu zaman PM’ye giremedi mesela. Aynı Tuncay Özkan gibi çok popülerdi. Şahsi kanaatim, Tuncay Özkan’ın bu CNN Türk ile ilgili yasak. Çıkamazsa bunun çok etkisi olacak diye düşünüyorum. En muhalif televizyon A grubu. Oraya hiç kimse çıkmıyor. Sözcü nasıl iktidara muhalif, A Haber’e çıkıp bir CHP’linin konuşması mı iyi hiç konuşmaması mı iyi. Eskiden Barış Yarkadaş gibi. O yasaktan beri hiç kimse çıkmadı.

CHP’li Menemen Belediyesi’nde geçtiğimiz hafta faaliyet raporu oylaması vardı. Oylama 4 CHP’linin de veto etmesiyle kabul edilmedi. Bir belediyenin ilk defa bir faaliyet raporu onaylanmadı. Bu da bir kriz yarattı. İster istemez CHP içinde.

A.N:  Grup kararı alınmış yazılı olarak metne dökülmüş. Bu partinin önce bir tüzüğünü, parti programını okusunlar, bundan sınava soksunlar.  Grup kararı almışsan ve altına imza atmışsan uymak zorundasın kardeşim bir kere. Çıkıp salonda muhalefetle omuz omuza gitmek, cankuş olmak boş erkeklikten başka bir şey değil. Etik olarak doğru değil. Delikanlı isen grup kararı alındığında bunu yanlış yapıyorsunuz, bunlar bunlar yanlış, böyle gelirse ben hayır diyeceğim, grup kararını kabul etmiyorum, muhalefet edeceğim dersin. Orada bir şey demiyorsun, imzanı çakıyorsun grup kararı aldık diye. Giriyorsan içeri tribüne oynuyorsun. Bu işin ele başı sanırım Koray Atasay. İl başkanlığı devreye girmiş zaten grup kararına aykırı davrandıkları için. Büyük ihtimalle il disipline gidecekler. Bu işin başında bu isim var. Onun da istifası alınmış zaten bildiğim kadarıyla. Ben istifa ederim gerekirse demiş, ver o zaman demişler. Delikanlılığını yapmış yani. Diğerleri boş erkeklik yapmış. Menemen’de seçim almak için yazılması gereken isimlerdi deniyor zaten bunlar için.

M.U: Tahir Şahir girseydi koluna bu isimler yazılmazdı. CHP’den AK Parti’ye AK Parti’den CHP’ye geçen oldu. Ama doku uyuşmuyor.

A.N: AK Parti’den CHP’ye, CHP’den AK Parti’ye geçenlerden bugün kaçı yerinde durd? Son dönemde başkan için örgüt mörgüt denildi, biz muhalefet edelim, düşer. Başkan da terörden yargılanır diye düşünmüşlerdir. Adamlar böyle hayal kurmuşlar. Ama kursakta kalma bir durum var. Hesap yaparken iyi yapmak lazım. Rakibin hamlesini  bilmek lazım.

M.U: Menemen’de sayı da kritik. 3 sayı bu tarafa geçse denge de değişiyor. Bu işi yapanlar herhalde başkana ayar vermek istiyorlar. Ama Serdar Aksoy’un iş yapmak için meclis kararlarına çok ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. En büyük yük Deniz Yücel’e düşüyor. CHP grubunun burada onları da toparlayarak bu işi çözmesi lazım.

A.N: AK Parti’ye geçerse şaşırmam ben.

M.U:  Bu ülkenin Cumhurbaşkanına kimse diktatör diyemez. (Yorum yazan H.K adllı kişiye yanıt verdi)… Hasan kardeşim yarın seni de alırlarsa, Tayyip Erdoğan diktatör deme.

Menemen için kanaatim il başkanı bunu çözecektir. Çeşme’ye geçelim. Bir korona hikayesi var. İlk korona salgını başladığında başkan kendi iki liman çalışanında korona tespit edilmiştir dedi, kıyamet koptu. Bir saat sonra yayından kaldırdı.

A.N:  Bugün Ilıca plajı ve diğer yerlerde sosyal mesafe sıfırdı. Hava çok sıcak olunca çekip gitti. Biraz da işletmelerin dikkat etmesi lazım.

M.U:  Sağlık Bakanı her gün verilerle ilgili açıklama  yapıyordu.

A.N: Şehrin eminliği için açıklama yapıp dikkat edin demesi kötü bir şey midi? Yanlış bakıyorsun. Bu adam şehrin emin adamı olarak çıkmış açıklama yapmış.

M.U:  Yani Corona ile ilgili açıklama yapabilir m? Sağlık kimin sorumluluğunda'

A.N:  Çeşme limanı ülkenin en büyük limanlarından biri. Ro-ro gemileri. Salgının pik yaptığı dönem, adam ro ro seferleri yapan gemide

M.U: Ekrem Oran’ı sen daha tanımazken ben Oran ile 15 sene önce biz beraberdik. İl ve ilçe kongrelerinde. Burada corona var dedi ve oradaki esnafı baltaladı, bu yanlıştı. İkincisi de bu da yanlış, bir belediye başkanı.

A.N: Çeşme Limanı’nda bir corona hastası çıktı. Burada patlama yaşanabilir diye uyarı yaptı sadece. Kentini korumakla mükellef. Bugün yaptığı açıklama da belediye başkanının görev ve sorumlulukları içindedir. Kentin huzuru ve ekonomisi için yapılan açıklamadır.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası