MENÜ
İzmir
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
CHP’li Aksüngerden flaş iddia: Erdoğan gibilerin...
Yerel Politika
22 Mart 2020 Pazar 11:39

CHP’li Aksüngerden flaş iddia: Erdoğan gibilerin...

Menderes Fırtınası programına konuk olan CHP PM üyesi Erdal Aksünger, Covid 19 virüsünün çeşitli türevlerinin de çıkacağını, Türkiye’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca nezdinde dikkatli bir sürecin yürütülmeye çalışıldığını ancak hükümet yetkililerinin ve Cumhurbaşkanının açıkladığı ekonomik önlem paketinin halkın ihtiyaçlarından uzak olduğunu söyledi.

EGEPOSTASI - TV 35 ekranlarına konuk olan CHP PM Üyesi Erdal Aksünger, dijitalleşen dünyanın giderek dünya ekonomisini de yönetir hale geleceğini belirterek, yeni bir paradigmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bilişim uzmanı da olan CHP PM Üyesi Erdal Aksünger, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimden uzaklaştırılabileceğini ima ederek, “Yeni bir paradigmaya ihtiyaç var. Devletler fiziki üretim süreçlerinden çıkmamalı. Dünyanın popülist politikalarla Trump, Boris Johnson gibi insanların kredilerinin bitme şansı. Bizim için de aynı şey geçerli aslında. Erdoğan gibi popülist bir politikacının, -tamamen aslında pragmatik bir şeyle, olmayan şeyleri var gibi gösterip olmayan büyüklüğü anlatan gerçeklerden uzak insanların- belki de gidecekleri bir süreç yaşanacak belki de. Bu gidecekleri süreçte hazırlığın nasıl olacağını CHP olarak anlatmak da gerekiyor. Buna katılıyorum. Dengenin nasıl olacağını doğru anlatmak lazım” dedi.

Vatandaşına bir şey sunamıyor
“Sağlık Bakanını tenzih ederim, takdir edilmesi gerekiyor. Ancak sonra bakanlar ve hükümet saçmaladı” diyen Erdal Aksünger, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ekonomik önlem paketinde halkın olmadığını savundu. Aksünger, “20 günde Sağlık Bakanının şahsında oluşan kredi oluştu. Halka ev kredisi diyor. Kiradaki vatandaşın 3 kirasının yarısını alın, geri kalanını ben vereceğim demen gerekiyor. Olmaz. Çünkü devlet her şeyi özelleştirdi. Hazine tam takır, para da yok. Vatandaşına herhangi bir şey sunamıyor. Patronların başı Hisarcıklıoğlu’na dönüp hoşuna gitti mi deniyor. 15 milyar doların çoğu halkla alakalı değil pakette” diye konuştu.

PROGRAMIN SATIR BAŞLARI:

Dünyada 5 tane şirket trilyon dolara dayandı. Yüz yıllık iki yüz yıllık şirketler, istihdam yaratan, insanlara geçim kaynağı olan şirketlerin on katına çıktılar neredeyse. Wolksvagen bir dünya devi mesela. Audi, Porcshe, Lamborgini gibi içinde büyük markalar da var. bir trilyon doların üzerindeki bu şirketlerin üretim süreçlerine hakim olmaya doğru giden bir süreç var. fabrikalardaki insanları düşünün. 70’li yıllarda CNC tezgahları vardı, şimdi makine yapabiliyor. Bugün o devasa şirketler, bilişimle birlikte, otomasyonları, oyunları, interneti ekleyebiliriz, bunlar üretim süreçlerinde şöyle bir yola doğru gidiyorlar. Robotları mesela büyük teknoloji şirketleri gündeme getiriyor. Estonya, Letonya’da bu konuda muhteşem şirketlerin dev şirketler tarafından alındığını görüyorum. Bugün otonom bir robotun herhangi bir işte çalışırken 7 24 3 4 insanın işini yapabiliyor. Otonom robot yapay zeka ile çalışabiliyor. Sigortası yok. Önemli bir enerjiye ihtiyacı yok, izni yok, 7 gün 24 saat çalışabiliyor. Bundan 50 yıl sonra, 700 milyona yakın otonom robot olacak. Her bir otonom robot 3, 4 milyar insanı üretim süreçlerinden çıkardığında kaç tane insan işsiz kalacak? Bunlara iş ikamesi yaratmazsanız eğer 4 milyar insanın üretim sürecinden çıkarıldığını görürüz.

Virüsün başka türevleri de çıkacaktır
Korona virüs meselesinde yaşadığımız şeyin başka türevleri de çıkacaktır. Ne oldu? Bir anda hayatı belli ölçekte kaotik hale getirdi. Çin kapalı devre bir yerdir. Kim ölüyor, kim kalıyor ne yapıyor bilemezsiniz. Bizde de baskı var ama oradaki baskı başkadır, oradan dışarıya bir şey sızmaz, öldün mü kaldın mı. Uygur Türkleri konuşuluyor mesela, solcu bir insanım ben, milliyetçilik yapmam, 2 milyon tecrit altında insan var kamplarda, öldüler mi kaldılar mı kimse bilmiyor. Bakın Yemen’de 10 milyon insan tecrit altında. Biz burada beş bin kişi öldü diye birbirimizi yiyoruz. Gelelim konumuza.

Dijital dünya ekonomiye hakim olmaya doğru gidiyor
Dijital dünya önümüzdeki süreçte ekonomiye hakim olmaya doğru gidiyor. Bu liberalleşme süreci devam ederse. Kapitalizm süreci devam ederse, kapitalizm ölüyor aslında. Burada bir simülasyon var. Bilim adamları bu virüs insan eliyle yapılmadı diyor. Güvenilir mi? Tartışılır. Çünkü bu tür bir takım, önümüzdeki senaryoda, bu tür biyolojik silahların kullanılma olayı. Korkuttuğu kadar ölüm yok ama insanlar ne olacak diye korkuyor. Bir takım mevki ve makamları terk edip gittim ben. PM üyesi olarak bugün ben, önümüzdeki süreçte çocuklarımıza faydası olacak bir siyaset üretme noktasında, ortaya bir şey koymalıyız.

Özelleştirdiniz her şeyi
Bu bir aslında sinyal. Tüm üretim süreçleri açısından. Özelleştirdiniz her şeyi. Et Balık Kurumu, Seka’ları özelleştirdiniz. Öncelikli olacak şeyler temel gıda ürünleri. Temel gıda ürünleri ve sanayiden çıktıktan sonra, özel sektör yüz insanı dört insana düşürecek. GSMH’lerin çoğuna sahip olacak bu özel şirketler. Sağlıkta, temel gıda üretiminde yoksun sen. Buğday, temel ihtiyaç. Sen hepsini sattın. Piyasaya yapın edin diyorsun. Ya devletleştireceksin, çok uzun sürerse bu işi. Dijital medya bunu fırsata çevirebiliyor. İnternetin anonimleştirilmesi önemli. BM’de bu konuşulmalı. Bunlar devletlerindir haberleşme şeyleri. Üzerindeki ambargoların kaldırılması. Bunların hepsi başkalarının elinde. Evin içindesin her şeyin dijital aslında. Para da şu an bir dijit.

Küresel ısınma ve adelet dünyanın bir numaralı sorunları
Özelleştirmenin karşısında durmanın temel nedenlerinden biri şu, gelecekte bu devasa şirketlerin yasa koyma gücü de olacak. Çünkü adamlar piyasaya hakim. Devlet ne yapmaya çalışacak bundan sonra? Önlem alması gerekiyor. Yeni devlet modeli. Siz yeni bir paradigma yaratmaz iseniz, bir numaralı sorunumuz mesela küresel ısınma. İki, adalet sorunu var dünyada. Gelir adaletleri konusunda sorun var. Suya ulaşamayan yüz milyonlarca insan var.

Türkiye şu anda kendini aldatıyor aslında

 

Sağlık Bakanını tenzih ederim ancak…
Küba’da virüsün tedavisinin bulunduğunu söylüyor bir arkadaşım. Öbür tarafta emperyalizm biz bulacağız yapacağız diyor. Çünkü Küba modelinin öne çıkmasını istemiyor. Her şey halk için modeli istemiyor emperyalizm. Peki biz sağlıkta niye aciz durumdayız? Çünkü teknolojiye yapılan yatırım sağlığa yapılmıyor. 20 bin hacdan gelenin, nereden geldiğinin önemi yok ki. İsrail de bir şeriat devleti aynı şeyi yapıyor. Dünyada da yeni muhafazakarlık öne çıkarılıyor ki, toplum yönetilebilir hale gelsin. Tüm kutsal kitapları okumuş, bilen biri olarak söylüyorum. Türkiye kendini aldatıyor şu anda aslında. Çünkü Avrupa ya da Amerika’da kontrolden çıkarma fazları hızlı yapıldı. Etrafınızda herhangi bir teste tabi tutulmuş biri var mı? Kızım İngiltere’den geldi, kimsenin sorduğu yok, biz götürdük. Sağlık Bakanını tenzih ederim, takdir edilmesi gerekiyor. Ancak sonra bakanlar ve hükümet saçmaladı.

İşsizlik, deprem fonundaki paralar ortada yok üstüne…
20 günde Sağlık Bakanının şahsında oluşan kredi oluştu. Halka ev kredisi diyor. Kiradaki vatandaşın 3 kirasının yarısını alın, geri kalanını ben vereceğim demen gerekiyor. Olmaz. Çünkü devlet her şeyi özelleştirdi. Hazine tam takır, para da yok. Vatandaşına herhangi bir şey sunamıyor. Patronların başı Hisarcıklıoğlu’na dönüp hoşuna gitti mi deniyor. 15 milyar doların çoğu halkla alakalı değil pakette. 15 milyar dolar ayırdık, 12 -13 milyar dolarını patrona ayırdık. 65 milyar dolar özelleştirme yapıldı bu ülkede. Bu özelleştirmelerin değeri en az 300 milyar dolardır. Hepsi haraç mezat satıldı. 130 milyar işsizlik fonunda para olması lazım, ortada para yok. Deprem fonunda olması gereken para da ortada yok. E kardeşim, yedek akçe hazinenin, kaybolmuş. Ne oluyoruz arkadaşlar? Üstüne 500 milyar dolar borç var. Dile kolay bunlar. Trilyon dolarlık bir hiç var aslında.

15 yaşındaki yüz çocuktan sadece bir tanesi…
Biz bunun tedavisini, ilaçlarını, aşısını bularız umudumuz var mı? Biz maskeyi yaparız diyoruz. Türkiye Bilimler Akademisi var. Dünyadaki akademiler en az 200 300 yıllık. Üyeleri de bilimde kendini ispatlamış, akredite edilmiş bilim adamları var. İmam hatip. Adı niye öyle? Sistemin kendisi çürümüş. Son 50 yılında çürütülmüş. Köy enstitülerinin kapatılmasından sonra bu ülkede daha bilim üretilmedi. Türkiye Bilimler Akademisi’ni aldın rezil ettin, tüm üyeleri istifa etti. En iyi ezan okuma yarışması yapıyor TÜBİTAK. Ne kadar aciz. Bu zihniyet bu ülkenin ne tedavi bulma noktasında ne insan kaynağı yetiştirebiliyor. Bizde 15 yaşındaki 100 çocuktan sadece bir tanesi fen, matematik, okuma yazmada başarılı. Almanya’da 24, İsveç’te 30 tane. Bizde sadece bir tanesi başarılı. Çocuklarımızı bilimden uzak yetiştirdiğimiz için böyle.

Dijital dev şirketlerin sözü geçecek ve…
Üniversite rektörü çıktı, adam dedi ki, ben cahillerin ferasetine inanırım dedi. Kimse ne biçim konuşuyorsun demedi. Eğitim seviyesi yükseldikçe oyumuz düşüyor diyorlar. İlkelleştirilen bir toplum isteniyor. Diyelim ki bu dramatik süreç birkaç ay sürdü. Neler yaşanabilir? Kedimiz üretip satabiliyor muyuz? İhracatımızın yüzde 70’i ithalata bağlı. Saman ithal ederken hayvan yetiştirmek ne kadar zor bir şey. Tarımda çiftçiler büyük zorluk içinde. Devletler üretim süreçlerinden ellerini çekerse, devletlerden büyük şirketler kanun ve nizamları koyacaklar. Kanun da nizam da onların istediği gibi olacak. Dijital büyük dev şirketlerin sözü geçecek. Bırakın ölsünler diyecekler belki. Mesela özel hastaneler salgın merkezi oldu. Ama al hastayı bak devlete fatura et. Biz üretmeyen bir toplum olarak çok zorlanacağız. Borcumuz var dünya kadar, 500 milyar dolar. Faizler yüksek rakamlarda duruyor. Bunlar senden istenecek. Üç beş ay sonra isteyecekler senden. Üreten ve dışa bağımlılığın az bir toplum olsaydın, kafan dinç olurdu. Vatandaşa eve kapan diyorsun da, çalışmıyor etmiyor, geliri yoksa adam nasıl geçinecek?

Erdoğan gibi politikacıların belki de gidecekleri bir süreç yaşanacak…
CHP de bunu söylüyordu ama şu anda insanlarda bir paranoya oluştuğu için, can derdi paranoyası, daha temkinli yaklaşıyor insanlar. Yeni bir paradigmaya ihtiyaç var. Devletler fiziki üretim süreçlerinden çıkmamalı. Dünyanın popülist politikalarla Trump, Boris gibi insanların kredilerinin bitme şansı. Bizim için de aynı şey geçerli aslında. Erdoğan gibi popülist bir politikacının, tamamen aslında pragmatik bir şeyle, olmayan şeyleri var gibi gösterip olmayan büyüklüğü anlatan gerçeklerden uzak insanların belki de gidecekleri bir süreç yaşanacak belki de. Bu gidecekleri süreçte hazırlığın nasıl olacağını CHP olarak anlatmak da gerekiyor. Buna katılıyorum. Dengenin nasıl olacağını doğru anlatmak lazım.

 

Garibana biz uydu gönderiyoruz diyorlar
Blockchain mesela. Halk anlamaz bunu. Bir güvenlik şifresi, bir noter diyebiliriz. Dijital dünyanın devrimlerinden bir tanesi bu. Bunların nasıl olması lazım? Kamusal ve özel sektör işbirliği olmalı. Yerli, milli.  Bunlar komik şeyler. Dünyada yerli milli bir şey yok. Yerli domates olur sadece. O da yok. Yerli tohumun yok ya. İnsanları manipüle edip kandıran bir iktidar var. problem bu. Gerçekten uzak yaşıyor herkes, toplum da. Uzayda bilmem neyimiz varmış diyor adam. İkinci uydumuzu fırlatıyoruz diyor. Yok öyle bir şey. Başkası yaptı, senin adına fırlatıyor. Son beş yılda dünyanın etrafında zaten 3 bine yakın uydu var. İki taneden bahsediyorsun sen. Garibana diyor ki, biz uydu gönderiyoruz diyor. Sen göndermiyorsun zaten. Posta pulu bile sende değil. Başkasına yaptırıyorsun, üstünde senin adın var, ama o yapmış o fırlatıyor. Bunu kim biliyor? Yüz insandan iki üç tanesi biliyor.

Bizimkiler, Allah yardımcımız olsun diyor
Açık kaynak kod diye bir şey var mesela. Linux. Anlatırdım on sene önce. Baktım kimse anlamıyor. Kamunun ve üniversitelerin ve devletin ortaklaşa bilim üretme mantığı olacak bir kere. Bizde tüketim mantığı var, üretim mantığı yok. Virüsle mücadele var, adam ev almadan bahsediyor, kafaya bak yahu. Problem bu. 50’lerden itibaren kültür ve eğitim treninden indirilmiş bu memlekette insanlar. Tarikatlar Menderes döneminde çıktı mesela. İzmir, Manisa, Aydın’dır aslında tarikatların merkezi. Bilimden, eğitimden, demokrasiden, gerçeklikten uzaklaşmış toplum. Kanada Başbakanı diyor ki, siz evinize gidin, geri kalanını biz halledeceğiz diyor. Bizimkiler de diyor ki, Allah yardımcımız olsun.

  Haberin Videosu

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege Postası