MENÜ
İzmir 21°
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kılıçdaroğlu’ndan çarpıcı sözler! İnce’ye gönderme mi yaptı?
Politika
8 Ağustos 2020 Cumartesi 13:05

Kılıçdaroğlu’ndan çarpıcı sözler! İnce’ye gönderme mi yaptı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi Toplantısı açılışında konuştu. Kılıçdaroğlu'nun "Bizi linç girişimleriyle korkutmak isteyecekler. 4 koldan üstümüze gelmek isteyecekler. Bizi bölmek, parçalamak isteyecekler. CHP, Türkiye'nin kalesidir. Bireysel çıkarlar, hesaplar bu sistemin tamamen dışında olmak zorundadır" sözleri de Muharrem İnce'ye gönderme olarak yorumlandı. Öte yandan Kılıçdaroğlu, "Erdoğan'a 83 milyonun önünde bir çağrım var; Hâlâ bu milleti seviyorsan o sosyete damadın görevine son ver. Onu savunmaya kalkma, bu sosyete damadın ekonomiden anladığı yok" diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 37’nci Olağan Kurultay’da yeniden genel başkanlığa seçilen Kılıçdaroğlu, beraberinde PM ve YDK üyeleri ile birlikte Anıtkabir ziyaretinin ardından Parti Meclisi toplantısı için genel merkeze geçti.

Parti Meclisi Toplantısı açılışında konuşan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları

* Parti Meclisimizin yüzde 41,6’sı yenilendi. 60 kişilik Parti Meclisimizin 39’u erkek, 21’i de kadın. Yaş ortalamamız 48. Biz Türkiye’nin onlarca yıldır çözülemeyen sorunlarının çözümüne talibiz.

* Sosyal medyadan ve televizyondan bizi izleyenlere seslenmek isterim. Biz kapsayıcı bir siyaseti yaşama geçirmek istiyoruz. Biz CHP'nin Parti Meclisi üyeleri olarak Türkiye'nin 18 yıldır çözülemeyen sorunlarının çözümüne talibiz.

* Biz Cumhuriyet Halk Partililer siyaseti bir zenginleşme aracı olarak görmüyoruz. İktidardaki partiler siyaseti zenginleşme aracı olarak görüyor, biz halka hizmet aracı olarak görüyoruz.

* O yüzden biz mal varlıklarımızı açıklıyoruz, onlar açıklayamıyor. Hatta başka bir ülkenin lideri çıkıp ‘mal varlığını açıklarım’ diyerek tehdit edip istediğini yaptırabiliyor. Siyaseti temiz ve ahlaklı zeminde yürütmek zorundayız.

* 18 yıldır Türkiye’yi yönetiyorlar, Türkiye’nin hangi sorununu çözdüler?

Biz çağdaş dünyaya ulaşıyor muyuz, yoksa daha ileriye gitmeye çalışıyor muyuz? Siyaset yapan arkadaşlarımızın aile hayatları bile yoktur, oteller evleri olur yeri geldiğinde.

* Sorunu yaşayanları dinliyor, kaynağına gidiyorsan, o zaman sen gerçekten temiz, düzgün bir siyasetçisin. Sen ayak ayak üstüne atıp tatile gidiyorsan siyaset yapamazsın. Bir vatandaş sana ulaşıp derdini anlatabiliyorsa, çözebil ya da çözeme sen iyi bir siyasetçisindir.

“OY VERENLER DE BU VEBALE ORTAK”

* CHP’ye oy vermeyen hatta kapısının önünden geçmeyen bir vatandaşı dinliyorsam, herkese değer verdiğim, ayırmadığım, onları kazanmak istediğim içindir.

* Yetkin, işini bilen kadrolarla çalışmak zorundasınız. 21. yüzyılda ‘her şeyi ben biliyorum’ diyemez. Gelişmişliğin tanımı, küçük ayrıntılarda işbirliğine giden ülke, gelişmiş ülkedir.

* Sürekli itiraz eden, eleştiren değil, tam tersine eleştiren ama mutlaka çözümünü de ortaya koyan bir siyaset ortaya koyuyoruz. Çözüm beğenilir, beğenilmez ama bir sorun var saptamışız, bu nasıl çözülür dile getirmişiz.

* Bu herkesten önce iktidar partisine yarar. İktidar partisi, soruna bakış açımızı görür, eleştirir bizi, doğru değil de diyebilir. Toplumun aydınları da oturur bakar, eksiğimizi tamamlayabilir, yeni öneriler getirebilir.

* 18 yıldır bir kişi, Türkiye’nin hemen her yerine egemen. Valisi, kaymakamı kendi emrinde. Eğer 18 yıldır ülkeyi yönetiyor, on binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa, bir sorun var demektir.

* İktidardaki partilere oy veren seçmenlere sesleniyorum. Bu ülkede çocuklar açlıktan ölüyorsa, bir çocuk bile gece yatağa aç giriyorsa bunun vebaline iktidardaki partilere oy verenler de ortaktır.

“UYUŞTURUCU VE FUHUŞ NASIL ARTTI”

* İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Özellikle fakir aile çocuklarını buluyor, uyuşturucuya alıştırıyor, torbacı yapıyorlar. Nasıl oldu da uyuşturucu, fuhuş, kadınlara şiddet bu kadar arttı? Kimin vebali var, kim bu ülkeyi yönetiyor?

* Adana’da bir baba intihar etmek istiyor, polisler yalvar yakar vazgeçiriyor. Bu baba polislere, ‘Senin iki çocuğun var, biri Sena, biri Nisanur, bir manavın yanından geçerken meyve görüp isterler diye montunu açıp görmesinler diye kapatıyor musunuz?’ diyor. Size gerçek bir örneği anlattım.

* Vatandaştan oy aldınız, kim oy aldıysa o yönetecek. Devleti adaletle yönet dedik. Devletin dini adalettir, evet. Mülkün temeli adalettir. Adalet kutup yıldızı gibidir, yerinde durur, dünya döner. Devleti niye adaletle yönetmiyorsunuz? Adaleti bu hale kim getirdi?

* Oy veren vatandaşların oturup düşünsün. Atamaları yapan onlar, beğenmediği hakimi sürenler onlar, sonra adalete güven var diyorlar. Hayır bütün anketler, ankete güven olmadığını ortaya koyuyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde ‘Adalet isteyen birisinin hapse atıldığı’ bir ülke yok.

“18 YILDA TEFECİLERE 178 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDEDİLER”

* Bu kadar parayı saçıyorsanız, o parada alın teriniz yoktur. Her taraftan borç alıyorsunuz, ilerde sizi yönetmeye kalkarlar. 83 milyonu Londra’daki bir tefeciye teslim ettiniz. ‘Borç alan emir alır’ diyordu, aynen öyle oldu. 178 milyar dolar ödediler 18 yılda Londra’daki tefecilere. Bu ana para değil, ödedikleri faiz. Bu parayla ikinci bir Türkiye inşa edersiniz. Milyonlarca insan ‘geçinemiyoruz’ diyor, geçinemezsin, senin alın terinin yarısı Londra’daki tefecilere gidiyor.

* Vatandaşların TBMM'ye güveni yüzde 1,2. Çok acı bir tablo. Bu Meclis Cumhuriyeti kuran Meclis’ti. Bunun sorumlusu kim? Eğer rüşvet alan adamı milletvekili yaparsan, bakan yaparsan, yolsuzluklar alır başını giderse bu Meclis bu konuma gelir.

* Devlet, liyakatle yönetilir. İşi ehline vereceksin. Konunun uzmanı bir sürü insan var. Neden bunları devletin kadrolarında yetiştirmiyorsun? Damattan Hazime ve Maliye Bakanı, rüşvetçiden büyükelçi yaparsan siyasete gücen olmaz tabi. Dış politikada iflas ettik çünkü Dışişleri işlemiyor. Büyükelçi olmak üniversitede akademisyen olmak kolay mı?

* Bir Kızılay yöneticisi ‘güreşçiden banka yöneticisi olmaz’ diyor, Kendisi Ak Parti üyesi. Hemen AK Parti’den atıyorlar. Dürüst, ahlaklı insanların dışlandığı bir parti niteliği mi kazandı orası?

“3.5 MİLYON İNSAN GÜNDE 39 LİRAYA GEÇİNMEK ZORUNDA”

* Bir pandemi süreci yaşadık, bu süreçten nasıl çıkarız diye nelerin yapılması gerektiğini madde madde saydık, büyük bir kısmını yapmadılar. İş yeri kapananlara siz iş yerinizi kapatın, size kısa çalışma ödeneği, 1168 lira vereceğiz.

* Diyelim ki 10 bin lira kazanıyor, hayır 1168 lira vereceğiz diyor. 3.5 milyon insan günde şu an da 39 lirayla geçinmek zorunda. Vicdanı olan herkese sesleniyorum, kim 39 lirayla geçinebilir? Verdikleri para da kişinin kendi parası, işsizlik parasından veriyorlar.

* Bütün bunlar olurken, “Oh iyi oldu, biz geleceğiz” demedik. Siyaset öç alınacak, kin duyulacak bir alan değil. İşsiz olan, aç olan vatandaş. Saray’da oturanlarda böyle bir sıkıntı yok.

* Bunları yaparsan, daha uzun süre de iktidarda kalabilirler. 13 Ağustos 2018 ekonomik krizin başlangıcında İstanbul’a gittik. Bu krizi nasıl atlatabiliriz diye tartıştık. Bir basın toplantısı ile kamuoyuna 13 maddeyi açıkladım. Hiçbir önerimi dinlemediler bugün bu noktaya geldiler.

* Saray’da yaşayan herkesin cebi dolu, dolarları var, Amerika’da gökdelenleri, helikopterleri var. Pandeminin de gelmesiyle ekonomiyi kontrol edemiyorlar, 2 gündür de görüyoruz zaten. Üretim gücünüz varsa paranızın değeri vardır, yoksa yoktur.

“BİZDE UMUDU DA DA TÜKETTİLER”

* 18 Mayıs 2020’de ekonomik buhran var, her evde, her mutfakta yangın var, Türkiye’den burayı çıkarmamız lazım diyerek bu kez de 16 maddelik çağrıda bulunduk. Yasa değişikliği yapılması gerekiyorsa, muhalefet olarak destek vermeye hazırız dedik, kabul etmediler. O kadar derin bir krizin içinde ki toplum, belki de farkında değillerdir.

* Titanic… İngiltere’den kalkıp New York’a giden gemi, buzdağına çarpıp battı. Orada da iki katmanlı sınıf vardı. Birinci sınıfta yemekler, danslar, müzikler vardı, hiçbirinin gelecek endişesi yok.

* Bir de ikinci sınıf vardı. Bir umutları vardı, Amerika’ya gideceğim, çalışacağım, sonra ülkeme geri döneceğim diye. Bizde ikinci sınıfın umudunu tükettiler. Şunu anlatmak lazım, ilk kurtarılanlar, filikaya bindirilenler üst tabakaydı, alt sınıfın kapılarına kilit vurdular.

“PARA BASIP BEŞLİ ÇETEYE VERDİLER”

Merkez Bankası 79 milyar lira para bastı, bunu beşli çeteye verdiler. Vatandaşa 1000 lira verdiler. Bunlar koşa koşa dolar almaya gitti, aldıkça yine daha mutlu oldu. İşçi, emekli yine perişan.

BU SOSYETE DAMADI GÖREVDEN AL

* Erdoğan’a 83 milyonun önünde bir çağrım var; hâlâ bu milleti seviyorsan o sosyete damadın görevine son ver. Onu savunmaya kalma, suçu bazen onun üstüne yıkıyorsun, bu sosyete damadın ekonomiden anladığı yok.

* Bu damadın görevden alınması seni, partini, halkını rahatlatacak. Bu kadar beceriksiz bir yönetim Türkiye tarihinde gelmemiştir. Bu sömürü düzenini kuran damattan kurtulabilirse belki ikinci adımı atabilir, ama yapamaz, Türkiye’de güveneceği tek adam damat var.

Bizi hapisle tehdit edecekler, bizi korkutmak isteyecekler. Hepsiyle mücadele edeceğiz. İsterlerse dört kol değil, dört yüz kolla gelsinler. Mücadele edeceğiz.

“BİZİ BÖLMEK PARÇALAMAK İSTEYECEKLER”

* Cumhuriyetin 100. yılında, Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Bu bizim sözümüzdür. Biz bu hedefe kilitlenirlen bizi engellemek isteyeceklerdir.

Onların görevi bu zaten hiç önemli değil. Bizi hapisle tehdit edecekler, milletvekillerimizi bazen hapse atacaklar. Atmazlarsa namerttirler.

* Bizi linç girişimleriyle korkutmak isteyecekler, bulunmazsanız namertsiniz. Hepsiyle mücadele edeceğiz. Dört koldan üzerimize gelecekler, isterlerse dört kol değil 400 koldan gelsinler mücadele edeceğiz.

* Her türlü iftirayı atacaklar engellemek için. Bütün kutsal değerlerimizi kendi özel çıkarları için istismar edecekler. Televizyonları gazeteleri, besleme köşe yazarlarıyla her türlü karalamayı yapacaklar.

* Bizi bölmek parçalamak isteyecekler ama hiç kimsenin unutmaması gereken bir şey var CHP Türkiye Cumhuriyeti'nin kalesidir.

* Bu partiye oy verenler veya vermeyenler şu gerçeği çok iyi biliyorlar; bu ülkede CHP varsa bu ülkenin sarsılmaz bir sigortası var demektir.”

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege Postası