MENÜ
İzmir 19°
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
AK Parti’de “Kavga” siyaseti…
Mithat Umutoğulları
YAZARLAR
26 Nisan 2019 Cuma

AK Parti’de “Kavga” siyaseti…

AK Parti’de yerel seçimlerin hemen ardından yaşanan tartışmalar İzmir kamuoyunda şaşkınlıkla izleniyor… Kameralar önünde yaşanan parti içi çekişmeler AK Parti açısından çok da iç açıcı değil…

Ve bu durum beraberinde başka tartışmaları da gündeme getiriyor…

Genel Merkez tarafından il başkanı olarak atanan ve bu kritik süreçte zor bir göreve gelen Kerem Ali Sürekli, İl eski Başkanı Aydın Şengül ile Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın yaşadığı tartışmalar arasında kalmış, ancak Başkan Sürekli bu tartışmaların bir parçası olmayacağı mesajı vermişti.

Sürekli, atandıktan sonra teşkilatlara seslendiği mini mitingde “Kavga ve çatışma ortamından beslenen, gerilim üzerinden siyasi rant sağlama peşinde olan bir anlayışımız hiçbir zaman olmadı ve olmayacak...” diyerek parti içinde bir çatışmaya izin vermeyeceğini ifade etmişti.

Ve aynı tarihlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dönem kızgın demiri soğutma dönemidir” açıklaması önümüzdeki dönem genel merkez politikasının nasıl ilerleyeceğine dair işaret olarak yorumlayabiliriz.

Neyse ki bu politikalara uygun bir isim teşkilatların başına getirildi…

Sakin ve beyefendi kişiliği ile tanınan, İzmir’in “SAKİN GÜCÜ” olarak bilinen Kerem Ali Sürekli AK Parti İzmir İl Başkanı olarak atandı…

Aslında Kerem Ali Sürekli için “KÖTÜ GÜN DOSTU” demek daha doğru bir yaklaşım olur… AK Parti kurulduğu günden itibaren partinin her kademesinde görev alan Sürekli bu görevi de kabul etti…

İşinin ne kadar zor olduğunu herkes gibi o da biliyor…

Ve adının açıklanması teşkilatlara bir güven ve heyecan getirdi… Zaten yönetime girmek isteyen isimlere baktığınızda ona olan güveni görebiliyoruz…

Dönelim şimdi AK Parti içinde yaşanan tartışmalara…

Partide özellikle bazı isimlerin, yerel seçimlerden hemen sonra partinin çok da alışık olmadığı ve AK Parti geleneklerine uymayan tartışmaların içinde olması, teşkilat içinde “Gemi su alamaya başladı bu nedenle bu çatlak sesler çıkıyor” yorumlarına neden oldu…

Tıpkı 17-25 Aralık tarihinde olduğu gibi…

O tarihte özellikle muhalif medyanın başlattığı “algı operasyonu” sonucunda muhalefet güçlü gösterilmeye çalışılmış ve kısmen başarılı olmuştu. Ve o dönem AK Parti’nin içinde önemli görevlerde de bulunmuş bazı isimler parti içinde tartışma yaratmıştı…

İşte bu yaşanan tartışmalar bana o dönemleri hatırlatıyor…

Daha düne kadar “benim siyasetten bir beklentim yok” diyenlerin koltuğu bıraktıktan sonra “dava aşkının sona ermesi” ve ardından parti içinde operasyona başlamasının nasıl bir açıklaması olabilir…

AK Parti’de siyaset yapanlar iyi bilir, “AK Parti bir siyasi parti değil, bir dava partisidir” ifadesi Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesidir…

Şimdi mevkii ve makam peşinde koşanlar, bu dava içinde 17-25 Aralık döneminde olduğu gibi parti içinde huzursuzluk çıkararak, yaşananların faturasını başkalarına keserek kendi sorumluluklarını yok sayamazlar…

Yine bu tartışmalara en sert tepki AK Parti’nin en üst makamlarından gelecektir…

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Bizim trenden inenler bir daha bu trene binemeyecekler. Bu davaya ihanet edenler artık bu davanın saflarında yer alamazlar” sözleri  yerel seçimler ve ondan sonra parti içinde davaya inanmayanların ve gemiyi terk edenlerin nasıl bir sonla karşılaşacağının açık açık göstergesidir…

Şimdi bu mesajların ardından İzmir’de yaşananlara baktığınızda aslında İl Başkanı Sürekli’nin işinin ne kadar zor olduğunu görüyoruz…

Teşkilat içinde özellikle eleştirilerin odağında olan eski İl Başkanı Aydın Şengül ve Şengül’ün prenslerinden olan Teşkilat Başkanı Tanfer Kemerli ile ilgili ortaya atılan iddialar çok vahim… Bunun doğru olup olmadığını bilemem ama teşkilat içinde dolaşan dedikodular çok hoş değil…

Teşkilat Başkanı ve aynı zamanda harita mühendisi olan Tanfer Kemerli’nin “ALİAĞA’DA ÇALITILIDERE KÖYÜNDE” denize sıfır arazide İstanbullu iş adamı Murat Gül İbrahimoğlu ile yaptıkları,  bazı teşkilat üyerinin dilinde çok dolaşıyor…

Bu konuyu da ilerleyen günlerde işleyeceğim…

Şimdi AK Parti’nin bunun gibi dedikodulara bulaşmış isimleri partiden uzaklaştırması gerekiyor… Bunun yapılmaması durumunda AK Parti önümüzdeki dönem bu dedikodular ile uğraşmak zorunda kalacaktır..

Yani AK Parti “rant partisi” görüntüsünden hızla uzaklaşarak dava partisi olduğunu teşkilatlara yeniden hatırlatmak zorunda. En azından teşkilat üyeleri ile yaptığım sohbette bana aktarılanlar bunlar…

Şimdi AK Parti’yi bu noktaya taşıyacak çok önemli bir isim var… Yaklaşık 20 yıldır tanıdığım ve AK Parti kurulduğundan beri bu davanın içinde olan Kerem Ali Sürekli davanın en baş aktörü olarak partiyi o noktaya getirecek doğru bir isim…

Tartışmalara hiç meyil vermeyecek ve asla hakkında şaibe olmayacak bir isim…

Dürüst, namuslu bir siyasetçi…

Şimdi İzmir’de, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi “Dönem kızgın demiri soğutma dönemidir”. 

Seçimlere 4,5 yıl var…

Bu nedenle kalan süre içinde teşkilatların yeniden ayağa kalkması için uzun ve yeterli bir süre olduğunu düşünüyorum…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Cengiz cansız
 12 Mayıs 2019 Pazar 09:29
Mithat bey Akp dava partisi ise nasıl oluyorda bu partide siyaset yapanlar çok çok zengin oldular.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege Postası