MENÜ
İzmir
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cinsiyet eşitsizliği
Semra Kocabaş
YAZARLAR
2 Ocak 2020 Perşembe

Cinsiyet eşitsizliği

Eşitsizlik kelimesi ne kadar rahatsız edici öyle değil mi?

Konu her ne olursa olsun, eşit olmayan bir durumda olmak insanı rahatsız eder. Eşit koşullarda yaşayamamak, eşit şartlarda çalışamamak, eşit imkânlara sahip olamamak gibi… Hele bir de insanlar arasında yani kadın erkek ayrımı yok mu? Bu eşitsizliği anlayabilmek zaten mümkün değil. Aslında bunun Avrupalısı, Türkiyelisi de yok. Dünya üzerinde hangi ülke de yaşıyor olursanız olun, kadın kadındır, erkek erkektir. Bu cümleyi bu kadar rahat kurduğuma bakmayın, az sonra ki cümlelerin ne kadar üzücü olabileceğini tahmin ediyor olmalısınız. 

İstatistiklere girip, ülkemizde son yıllarda öldürülen kadınların sayısını verip önünüze herhangi bir cetvel de dökmeyeceğim. Utanç verici bu tablonun dışında neler anlatılabilir ona bakacağım. Çünkü bu konu: izlemekten, dinlemekten, okumaktan bıktığım, beni ülkem adına karamsarlığa sürükleyen bir durum. Ama ne diyordu Nazım Hikmet Vera’ya yazdığı bir şiirinde;  ‘Her şeye evet ama umutsuzluğa asla…’
Size kötü bir haber vereyim, tam 100 yıl gerekiyormuş bu eşitliğin sağlanabilmesi için. Bizim ve çocuklarımızın görebileceği mümkün olmayan bu süreç, maalesef acı ama gerçek bir bilimsel çalışmanın sonucu zannımca. 

Ülkeler arasında yapılan bir çalışmada bizim ülkemizin de son sıralarda yer aldığı bu eşitsizlik durumu yüz kızartıcı. Yüz kızartıcı evet ama neden şaşırtıcı diyemedim ki… Oysa ben şaşırtıcı demeyi tercih ederdim. Karşı çıkmayı da çok isterdim… / ‘Haksızlık yapılıyor benim ülkemde böyle bir eşitsizlik yok’ diyerek başlayan onlarca cümle kurabilmek isterdim. Ama gerçek bu…

Kafamızı devekuşu gibi kuma soktuğumuz ve kısa süreli mutluluklar yaşadığımızda oluyor. Küçük gelişmelerle, ohh dediğimiz mini minnacık mutlu anlarımız... O kadar az ve o kadar kıymetli ki…
Şimdi ülkemiz aslında, bölgelerine göre de değişim gösteriyor. Şu an İzmir’den seslenen - yazan bir köşe yazarı olarak, biraz şanslı ve mutlu kadınlar arasında yer alıyorum. Ama ben bu ülkenin İç Anadolu ya da Doğu Anadolu bölgelerini de biliyorum. Oradaki kadınların neler yaşadığını asla bizlere sunulan o dizi filmlerde anlayabilmek mümkün değil. Aslında durumu özetleyen, yine şairimiz Nazım Hikmet’in dizelerinde buluyoruz gerçeği tüm çıplaklığı ile; 

‘Ve kadınlar / bizim kadınlarımız: / korkunç ve mübarek elleri / ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle / anamız, avradımız, yarimiz / ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen / ve soframızdaki yeri / öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız / ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki / ve kara sabana koşulan ve ağıllarda / ışıltısında yere saplı bıçakların / oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan / kadınlar, / bizim kadınlarımız’

Ortaçağdan kalma aile kültürü ile aşiretlerin elinde kalmış aileler. (Feodalizmden bahsetmeyeceğim bile) Buralarda  ‘Kadının adı yok’ mu?  Bu kez de Duygu Asena dedik sanırım, cümle arasında.  Neredeyse ‘hayatta kalma’ çabasına yenik düşmüş, ‘kim’ olma çabaları bu kadınların. Kim oldukları, ne düşündükleri, ne hissettikleri, kimin umurunda?

Daha da ileri gidelim, kaçıncı eş, kaçıncı kez anne. Her şey oluyorlar ama asla bir kadın insan değil. Birey değil, duygu ve düşünceleri önemsenmiyor, sorulmuyor. Yaşam mücadelesi içinde kaybolmuş kimliğini aramaktan yorulmuş ve susmuş, kabullenmiş…
Cinsiyet eşitsizliği… / Ne kadar kulak tırmalayıcı… / İnsan olmayı başaramamışız demek ki…

Kadın olmak ya da erkek olmak… Yaratılış farklılıklarımızla birlikte birbirimizi tamamlayarak yaşamak varken. Kim üstün, kim değil kavgasında hayatlarımızı kaybeden bizler, yani insanın oğlu-insanın kızıyız. 

Ve bu eşitsizliğin konularımızda bahsi geçmeyecek günlerin hayali ile yaşıyoruz. Elbette umutluyuz. Ama umut yetmez, üzgünüm gerçek şu ki; daha çok ama çok çalışmalıyız…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege Postası