MENÜ
İzmir 17°
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ele geçirilemeyen son kale
Halit Tunç
YAZARLAR
26 Mayıs 2019 Pazar

Ele geçirilemeyen son kale

Uzun süredir küreselsilah üreticilerinin sosyal medya hesaplarını, haber sitlerini, paylaşımlarını, katıldıkları fuarları, sosyal sorumluluk projelerini izlemeye,en önemlisioluşturmaya çalıştıkları algıyı, kullandıkları enstrümanları öğrenmeye çalışıyorum.

Neden?

Çünkü dünyanın gidişatı, hepimizin geleceği küresel silah endüstrisinin hedefleriyle/politikalarıyla orantılıdır.  Gezegenimizin rotasını398,2 milyar dolarlık silah pazarı belirliyor.

1980-1988 yılları arasında devam eden İran-Irak savaşında 1 milyon Müslüman yaşamını yitirdi. O tarihlerde muhabir olarak bölgeye gönderildim.  Orada şunu izlemiştim iki ülkede savaşı bitirmek istiyordu. Yorgundu, bitkindi, perişandı. Lakin Rusya ve Amerika buna müsaade etmiyordu.   Silah stoklarını tüketmelerini, Bu iki ülkeyi  iyicezayıflatmaları gerekiyordu.

Sovyetler 1979 yılında Afganistan’ı işgal ettiğinde ABD Afgan mücahitlerini destekledi.  1 milyondan fazla sivil bu süreçte öldürüldü.  9 yıllık savaşta 3 milyon kişi yaralandı ve sakat kaldı.  Afganistan yüreğimde çok büyük bir acı.  O tarihlerde ise askerdim (1984) Kızılay ekibiyle bu ülkede yardım, kurtarma faaliyetlerine katıldık.Büyük acılara tanıklık ettik.

Rusya kendi silah teknolojisini en vahşice kullanıyordu. Çok ama çok acımasızlardı. Kadın, çocuk, hastane, camii hiçbir şey dinlemiyorlardı.ABD veTürkiye ise Afgan mücahitlerini destekliyordu. Sırası gelmişken Şunu da belirtmeliyim. Afgan savaşçılarını eğiten, özellikle anti tank mayınlarıyla Rus ordusunu perişan eden Türklerdi. Türk   mücahideler Afganistan’da tam bir destan yazdı. Anti tank mayınlarıyla, kurdukları pusularla Rus ordusunun kâbusu oldular, savaşın seyrini değiştirdiler (bu başlıca bir savaş belgeseli olmalı bence) 

Biz tekrar asıl konumuza dönelim.

Aynı Amerika 2001'de Afganistan'a El Kaide ve Taliban'a yönelik 'terörle mücadele' adı altında askeri operasyon başlattı.  Orantısız, kuralsız dehşet verici bir savaştı. Yıkım çok şiddetli oldu Afganistan’ı 100 yıl geride bıraktı. Bu kardeş ülke hala kendini onaramıyor.

ABD ve İngiltere öncülüğündeki koalisyon güçlerince 2003 yılında “kimyasal/biyolojik silah üretiliyor” yalanıyla Irak’ı işgaletti.

Savaş lobisi; başta Türkiye olmak üzere bütün Ortadoğu ülkelerinde Irak'a "istikrar, demokrasi ve özgürlük"getirileceği algısını oluşturdu. Peşinden mezhepsel savaş ve terör eylemlerine zemin oluşturuldu. Yüz binlerce sivil hayatını kayıp etti.  Terör örgütü DEAŞ'ta bu süreçte türedi.

Suriye savaşını halen izliyor, sonuçlarını ülkemize yansımalarını hep birlikte yaşıyoruz. Onu daha önceki yazılarımda anlatmıştım.

Son 50 yılda ABD ve Rusya tarafından çıkartılan, halen devam eden 30 dolayındaki savaşın tek kazananı olmuştur. Silah şirketleri.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) uluslararası savunma sanayi harcamalarını ve  ilk 100  şirketini açıkladı.

Silah ve askeri hizmetler satışları, 2017 yılında bir önceki yıla göre %2,5 artarak 398,2 milyar dolara ulaştı. ABD şirketleri silah satışında Top 100 içindeki paylarını artırdı.

Amerika’nın bu potansiyeline en uygun pazar ise Ortadoğu, yani bizleriz.

ABD’li Lockheed Martin, 2017 yılında 44.9 milyar dolarlık silah satışı ile dünyanın en büyük silah üreticisi olmaya devam etti. Dünyanın en büyük silah üreticisi olan Lockheed Martin ile Boeing arasındaki fark, 2016’da 11 milyar dolardan 2017’de 18 milyar dolara yükseldi.

ABD’li Lockheed Martin’ninTürkiye’deki temsilcisi/ilişkiler uzmanı yakın tarihe kadar emekli bir generaldi. Şimdi kimlerdir bilemiyorum.15 Temmuz Hain Askeri Darbe girişimden sonra sitelerinde Ortadoğu temsilcisi görünmüyor.

Rus şirketlerinin silah satışları Top 100 toplamının %9,5’ini oluşturdu. İlk 100’de yer alan 10 Rus şirketinin satışları 2017 yılında %8,5 artarak 37,7 milyar dolara yükseldi.  Rus şirketlerin silah satışları 2011’den bu yana önemli oranda artıyor.SIPRI’nin Top 100 listesini yayınladığı 2002’den bu yana ilk kez 2017’de bir Rus şirketi, ilk 10 arasında yer aldı.

Rusya'nın en büyük silah üreticisi olan Almaz-Antey, silah satışlarını 2017’de %17 artırarak 8,6 milyar dolara çıkardı. Almaz-Antey ile birlikte Top 100’deki diğer üç Rus şirketi silah satışlarını %5’ten fazla artırdı: United Engine Corporation (%25), High Precision Systems (%22) ve TacticalMissiles Corporation (%19.

Avrupa ülkelerini hesaba katmıyorum bile.

Küresel silah endüstrisinin devleri lobi faaliyetlerine ciddi bütçeler ayırdılar ve silahfuarlarında büyük gövde gösterilerinde bulunuyorlar.  Amatör bir gözlemci olarak son 6 aydır olağanüstü bir hareketlilik izliyorum.  Bütün kütüklerin başı olan bu silah şirketleri anlaşamadıkları, savaşa sokamadıkları, ürünlerini satamadıkları hükümetleri yıkmak için her şeyi yapabilecek potansiyele sahipler.

Şimdilik hedef ülke İran gibi.

Türkiye’de ise siyasi istikrarsızlık oluşturma hedefleri var.  Devamını düşünmek bile istemiyorum.

Suriye tıpkı Afganistan gibi çabuk- çabuk toparlanamaz.
Mısır darbeyle İsrail ve Amerika’nın denetimine girdi.

Suudi Arabistan Yemen savaşı tam Amerika’nın istediği tezgahladığı ve krala dayattığı bir olay.  ABD Başkanı Donald Trump canı sıkıldıkça Araplara silah satıyor.

Bulunduğumuz coğrafyadaki ülkelerin tamamına yakını ABD ve Rusya’ nın kıskacında çırpınıyorlar. 

Adları;güvenlik ve teknoloji şirketleri

Görevleri; siyasi istikrarsızlık ve kargaşa

Hedefleri; Müslüman ülkeleri ve en başta Türkiye.

Ülke olarak bizim istikrara, birliğe, beraberliğe çok ama çok ihtiyacımız var. Özellikle gençlerimizin okumaları, araştırmaları ve yakın tarihimizi öğrenmeleri gerekiyor. Coğrafyamızda neler oldu,  neler olabilir irdelemeleri lazım.

Çünkü silah, ilaç ve tarımendüstrisinin belirlediği stratejilere göre yönümüzü tayin ediyoruz. Zayıf bir anımızda başımıza gelecekleri düşünmek bile istemiyorum.

Silah lobisi için; bizim hangi dinden, dilden, ırktan, partiden, görüşten, mezhepten olduğumuzun hiç değeri yok.  Onlar ne kadar düşman olabildiklerimizle meşgul.

Şartların ne kadar olgunlaştığına bakarlar.

Tam olarak ele geçirmedikleri tek kale hala Türkiye’dir.

Selam ve saygılarımla

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege Postası