MENÜ
İzmir
Ege Postası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Özkan'dan İzmir'e patron olur mu?
Mithat Umutoğulları
YAZARLAR
16 Kasım 2018 Cuma

Özkan'dan İzmir'e patron olur mu?

Uzun bir ayrılık döneminden sonra bugünden itibaren yazılarımla kaldığım yerden devam ediyorum.

Öncelikle geç kalınmış bir yazı ile başlamak istiyorum…

Geçtiğimiz günlerde emniyet müdürlüğü tarafından bir davet aldım ve ne olduğunu anlamak için hemen gittim.

Beni bekleyen sürprizin ne olduğunu merakla sordum…

Ve aldığım cevap aslında beklediğim bir cevaptı…

Yazdığınız bir yazıdan dolayı hakkınızda “ŞİKAYET VAR” dediler

“Kim dedim”

“Tuncay Özkan” dediler

Aslında hiç şaşırmadım…

Yaklaşık 18 yıllık meslek hayatımda bana en fazla davayı kendilerini “sosyal demokrat, ilerici, devrimciyim” diyenler açtı.

Ve CHP’nin Basınla İlişkiler ve Kurumsal İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan kendisini eleştiren bir gazeteciye “DAVA” açıyor…

Şaka gibi değil mi?

Gazetecilik yaparken, tutuklanan ve 6 yıl cezaevinde yatan bir isim kendisini eleştiren bir meslektaşının cezalandırılması için “ADALETE” başvuruyor…

O zaman adama sormazlar mı, neden mesleği gazetecilik olan milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra “ADALET” diyerek 25 günde 430 kilo metre yürüdünüz…

Şimdi adama demezler mi “bu ne perhiz ne lahana turşusu”

Peki CHP’nin sosyal demokrat, Atatürkçü ve yurtsever Genel Başkan Yardımcısı hangi sözlerime dava açmıştı…

İŞTE O CÜMLELER

Birçok ilçede Tuncay Özkan’a yakın olan, benim “Özkan çetesi” dediğim, parti içinde 2019 hesapları yapan isimlerin sinsi planlarının olduğunu görüyorum…

Bu isimlerin kimler olduğunu ve görevlerinin neler olduğunu ileride tek tek kaleme alacağım…

Dönelim şimdi Tuncay Özkan’ın İzmir’de yerel seçimler öncesi ilçelerde yapmaya başladığı operasyon ve CHP açısından sonuçlarına.

Ha unutmadan, “Özkan çetesi”ndeki isimlerin ortak özelliği şu ki; siyaset yaptıkları ilçenin dışındaki ilçelerle ilgili de çalışma yapabiliyorlar…

Yani işin özü “ÇETE” lafına takmış…

Oysa köşe yazımın tamamını okuduğunuzda benim “ÇETE” cümlesini hangi maksatla yazdığımı anlayacaksınız…

Oysaki ben burada Tuncay Özkan çete lideridir vs gibi cümlelerde kurmadım…

“Özkan’ın çetesi” dedim…

Bana Tuncay Özkan değil, “ÇETE ÜYESİ” dediğim isimlerin dava açması gerekmez mi?

 Ama sayın Tuncay Özkan’ın “ÇETE” cümlesine karşı alerjisi var… 

Oysa Özkan’ın hangi suçlamayla tutukladığını hepimiz çok iyi biliyoruz…

Neyse buna çok fazla takılmaya gerek yok…

Türk adaleti bununla ilgili kararını verecektir…

Aslında buradaki hikâye söylediğim söz için değil, Tuncay Özkan’ın İzmir’de yapmak istediği planlarla ilgili benim “ tekerine çomak sokmamdır.”  

Bu nedenle yerel seçimler öncesi “MAHKEME ALTERNATİFİNE”  başvurarak benim bu olanlarla ilgili yazmamı engellemektir…

Ama beni ne Tuncay Özkan ne de onun etrafındakiler engelleyebilir.

Ben doğru bildiklerimi yazmaya devam edeceğim…

Hele hele bugünden itibaren daha dikkatli takip edeceğim…

Etrafında fırıl fırıl dönen ve bir şey olabilmek için “YALAKALIK” yapanların akıbetinin de ne olacağını hep birlikte göreceğiz…

Kapalı kapılar arkasında yapılan pazarlıklar ve yeni oluşacak İzmir siyasetini “dizayn etme” gayretinin ne kadar başarılı olabileceğini hep birlikte göreceğiz…

Etrafında biriktirdiği ve onları bir yerlere getirebilmek için uğraştığı sevimsiz tiplerin İzmir siyasetine etkisini ve katkısının ne olacağını göreceğiz…

Biz dönelim Tuncay Özkan’ın İzmir’de yazmaya çalıştığı “SENARYOYA”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Alaattin Yüksel’in Başkan seçildiği bir önceki il kongresinde Özkan’a “REST ÇEKEREK” İzmir’i “dizayn” etmesine izin vermemişti…

Ve o tartışmadan sonra Tuncay Özkan ortalıktan kaybolmuştu…

Aday olduğu vekillik seçiminde bile ortalıkta gözükmedi… 

Ta ki Kocaoğlu’nun “BEN YOKUM” açıklamasına kadar…

İşte o açıklamadan sonra ortaya çıkarak İzmir’in yeni “PATRONU BENİM” moduna girmeye başladı…

Ancak; bu düşüncesinin önündeki tek engel olacak isim İl Başkanı Deniz Yücel olacağını ifade etmek isterim…

Neden mi?

İl Başkanı Deniz Yücel, İzmir Örgütü üzerindeki ağırlığını her geçen gün hissettiriyor…

Ve özellikle CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ile direk teması, İzmir konusunda etkili olmasını sağlıyor…

Ve Kılıçdaroğlu’nun da güvenini kazanmış durumda…

Hatta son dönemdeki prenslerinden diyebilirim…

Bu da yerel seçimlerde İl Başkanı Deniz Yücel’in etkili olması anlamına geliyor…

Aslında İl Başkanı Deniz Yücel, Kemal Kılıçdaroğlu ve Oğuz Kaan Salıcı ilişkisi MYK toplantısında deşifre oldu…

Nasıl mı?

Tuncay Özkan, MYK'da İl Başkanı Deniz Yücel hakkında "Deniz Yücel'e güvenmeyin, Aziz Kocaoğlu ile hala temas halinde" demesi üzerine  Kılıçdaroğlu ve Oğuz Kaan Salıcı, Özkan’a sert tepki göstermiş…

Bu sözlerden sonra Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, İl Başkanı Deniz Yücel’in etkisini azaltmak için ilçe başkanları hamlesini yaptı.  15-16 ilçe başkanını, başlarında İl Başkanı Yücel olmadan ve illerden gelen ilçe yöneticileri genel başkanla görüşmeyecek diye MYK kararı olmasına rağmen ilçe başkanlarını Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdü.

Ve bu görüşmeyi de Özkan’ın sağladığını biliyoruz…

Burada önemli olan aslında ilçe başkanlarının CHP Lideri’ne ne dedikleri ve ne talep edecekleri değil,  bu görüşme sonucunda İl Başkanı Deniz Yücel ile ilçe başkanları arasında bir tartışma yaşanmasını sağlamak ve CHP Genel Merkezi’ne “İzmir örgütünde kavga var”  görüntüsü var demekti.

Bunun tek amacı buydu…

Ancak Deniz Yücel hazırlanan senaryonun farkındaydı ve akıllı bir hamleyle sıyrılmayı bildi.

Böylece Özkan’ın bu planı da suya düşmüş oldu…

Ancak; şunu zaman içinde hep birlikte göreceğiz, Özkan ile birlikte hareket eden ilçe başkanları, İl Başkanı Deniz Yücel’le karşı karşıya gelecektir…

Bu plan er ya da geç hayata geçecektir…

Tuncay Özkan’ın bundan sonra İzmir örgütü üzerindeki etkisini sürdürmek için ilçe başkanlarına “İlçenizde atanacak belediye başkanı ve listelere yazılacak meclis üyeleriyle ilgili sizin söz sahibi olmanız gerekiyor”  hissini vererek onların üzerinde etkili  olacağını düşünüyorum ….

Bu tip hamleleri geçmiş dönemlerde de başka isimlerin kullandığını ve kısmen de başarılı olduklarını gördük…

Hatta buna benzer bir olay geçtiğimiz dönem yaşanmış, ilçe başkanları CHP Genel Merkezi’ne gitmiş Kemal Kılıçdaroğlu’na “Aziz Kocaoğlu ile olmaz” demişti… İlçe başkanlarının taleplerine karşın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yeniden atandığı yetmemiş gibi bir de 15 belediye başkanını değiştirmişti…

Yani anlayacağınız her dönem CHP’de bu film izleniyor…

 CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan’ın Foça İlçe Başkanı’na “gel seni belediye başkanı yapalım”  sözünden sonra birbirine giren Foça İlçe Örgütü o tarihten sonra bir türlü toparlanamadı…

Ve aslında birçok ilçede buna benzer şeyler olacak ve belediye başkanları ile ilçe başkanları karşı karşıya gelecek… Tuncay Özkan, CHP’nin altına aday adayları belli oluncaya kadar dinamit koyacak…

Özkan’ın İzmir’de bu hamlesi stratejik olarak önemli ama bence tutmaz…

Bunun önünde en büyük engel kim ne derse desin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İl Başkanı Deniz Yücel etkili olacaktır…

Tuncay Özkan da bu durumun farkında o nedenle İl Başkanı Deniz Yücel’e karşı ilçe başkaları üzerinden karşı hamle yapmak için bazı ilçe başkanlarıyla hareket  ediyor.

Ve aslında Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu’nun, Aziz Kocaoğlu  polemiğinden sonra disiplin hamlesiyle topu İl Başkanı Yücel’in kucağına atması da bu oyunun bir parçasıydı… Kocaoğlu’na yakın olan İl Başkanı Deniz Yücel’in bu konuyla ilgili bir hamle yapması beklense de Yücel akıllı bir hamleyle işin üstüne bence “şimdilik” sünger çekti…

Bütün bu başarısız operasyonlardan sonra Özkan’ın örgüt içinde “PATRON” gibi davranması bir türlü sonuç vermedi…

Örneğin Menderes Belediye eski Başkanı Ergun Özgün’ün dosya krizinde ilçe başkanını arayan Tuncay Özkan’a ilçe başkanının “İl Başkanı talimat vermeden dosyayı alamam” yanıtı, İzmir’de kimin “PATRON” olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor…

Bir de Tuncay Özkan’ın ilçe başkanları ile yaptığı toplantıya katılan İl Başkanı Deniz Yücel’in “Sayın Genel Başkan Yardımcım bu toplantıları il başkanlığımız yaparsa daha doğru olur” sözünün arkasında “İzmir’de Genel Başkanı ben temsil ediyorum” mesajı netti.

Bütün bu olanlara bir de Özkan’ın Ankara’da CHP İzmir milletvekilleriyle gerçekleştirdiği toplantıya sadece 3 milletvekilinin katılması ve toplantının başarısız bir şekilde sonuçlanması Özkan’ın karizmasını yerle bir etti diyebiliriz.

Bu başarısızlık CHP gündemini uzun süre meşgul etmişti…

Özkan’ın kendi başına hareket etmesi partide ciddi rahatsızlık yaratıyor.

Özellikle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özkan’ın İzmir’le ilgili yaptığı çalışmaları yakından takip ettiği ve “Tuncay Özkan’a İzmir’i karıştırtmam” dediğini eklersek Özkan’dan medet umanların çok üzüleceğine eminim…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Mert meriç
 16 Kasım 2018 Cuma 14:32
Sevgili Mithat İnan, partili olmayan İzmirlilere Tuncay beyi söylediğim zaman kesin seçim kayıp diyorlar... Benden söylemesi
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege Postası