
EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, NEO TV’de Hanzade Figen Avcıoğlu’nun sunduğu NEO Politik programına konuk oldu. İzmir’in temel sorunlarının çözümü için bütüncül planlama gerektiğini savunan Atmaca, belediyelerin kaynak kullanımı ve hizmet önceliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kentsel dönüşümdeki sorunların yalnızca mevcut döneme indirgenemeyeceğini belirten Atmaca, belediye şirketlerinin asli görevlerine dönmesi gerektiğini söyledi. AK Parti’nin İzmir hedefini de anlatan Atmaca, CHP ile YENİ Parti arasındaki ayrışmaya ilişkin, “Bizim inşallah o bölünmeye bile ihtiyacımız kalmayacak” dedi.
Programdaki soru ve yanıtlar, anlamı korunarak kısaltılıp düzenlenmiştir.
Hanzade Figen Avcıoğlu: İzmir plansız mı büyüdü?
Uğur İnan Atmaca: İzmir’de geçmişte çeşitli planlama çalışmaları yapılmış ancak bunlar süreç içerisinde uygulanamamış ya da nüfus öngörüleri kısa sürede aşılmış. Yoğun göçle birlikte gecekondulaşma ve kaçak yapılaşma ortaya çıkmış.
Bugün 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planlarının bütüncül anlamda tamamlanmış olması gerekirken çalışmaların hâlâ sürdüğünü görüyoruz. 2053 vizyonuyla bazı çalışmalar yapılıyor ancak bunları yeterli bulmuyoruz.
İzmir’in temel sorunlarının çözümüne kaynak oluşturacak şey, planlama disiplininin sağlanmasıdır. Planlar arasındaki uyumsuzluk giderilirse birçok sorunun çözümünde de aşama kaydedilir.

Hanzade Figen Avcıoğlu: Kentsel dönüşümde İzmir’in durumu ne?
Uğur İnan Atmaca: 2020’de çok acı bir deneyim yaşadık. Geride bıraktığımız altı yılda bu konuda yeterince elle tutulur bir çalışma yapıldığı kanaatinde değilim.
İzmir’de 903 bin yapıdan, yaklaşık 2,5 milyon bağımsız bölümden söz ediliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin 15 yıl önce aldığı kararlarla altı bölgede dönüşüm yürütülmeye çalışılıyor. Hedeflenen sayı yaklaşık 33 bin, gerçekleştirilen ise sadece 1150.
Bunu yalnızca mevcut döneme sıkıştırmak doğru değil. İzmir’de 27,5 yıllık bir CHP yönetiminden söz ediyoruz. Kentsel dönüşümün bu süreçte hak ettiği ölçüde ele alınmadığını düşünüyorum.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Aktepe-Emrez’de vatandaş neden bekliyor?
Uğur İnan Atmaca: Aktepe-Emrez, Büyükşehir’in dönüşüm kararı aldığı altı bölgeden biri. Burada 15 yıldır henüz teslim edilebilmiş tek bir daire yok. Bu yöntemlerle devam edilirse vatandaşın daha ne kadar bekleyeceğini kestirmek çok zor.
Bölge tamamlandığında toplam 10 bin bağımsız bölüm olması öngörülüyor. Ancak bütüncül 1/5 bin ve 1/1000 ölçekli planlar yapılmadı. Milli Emlak’tan belediyeye devredilen 80 bin metrekarelik alan üzerindeki iki yapı adasının planları yapıldı. İnşaatlar da bu alanda sürüyor.
Bölgenin tamamında dönüşümün ilerleyebilmesi için plan çalışmalarının bitirilmesi gerekiyor. Daha yeni mikrobölgeleme ve zemin çalışmalarının başladığını görüyoruz. Bunların ardından plan aşamasına ne zaman geçileceğini bilmiyoruz.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Temel engel finansman mı, planlama mı?
Uğur İnan Atmaca: Burada kendi finansmanını içinde barındıran bir uygulama söz konusu. İmar haklarının bir kısmı kat karşılığı inşaat yöntemiyle yükleniciye veriliyor, karşılığında inşaatların tamamlanıp teslim edilmesi bekleniyor.
Ancak plan eksikliği önemli bir engel. Geçen dönem kooperatifler de sürece dahil oldu. Kooperatiflerle ilgili sıkıntıları ve mağduriyetleri defalarca dile getirdik. Bu sorun tek dönemin değil; yıllara yayılan, ertelenmiş ve ihmal edilmiş bir konu.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Kömürcüler ve Çınar bölgelerinde sorun ne?
Uğur İnan Atmaca: Vatandaşların daha önceden yaptığı kaçak yapılaşmalar var. Belediye bir imar çalışması yaptı ancak bunun vatandaşların sorunlarını çözmeye yönelik olmadığını düşünüyorum.
Teknik anlamda yapılması gereken işlemler yapıldı fakat insanların sorunlarına karşılık üretmeyince çalışma halkta da yeterince karşılık bulmadı.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Gaziemir’deki tahsisli alanla ilgili itirazınız ne?
Uğur İnan Atmaca: Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki, üzerinde havuz ve tenis kortu gibi tesislerin bulunduğu alan daha önce Gaziemir Belediyesi’ne tahsis edilmiş.
İtirazımız, tahsisli mülkün kullanımında usule aykırı işlemler yapıldığı yönünde. Alanın spor kulübüne devredildiğini, kulüp üzerinden kiralama gerçekleştirildiğini ve burada kaçak yapı bulunduğunu tespit ettiğimizi söyledik. Vatandaşlardan gelen bilgiler üzerine yerinde inceleme yaptık.
Talebimiz, alanın tahsis amacına uygun kullanılması ve belediye tarafından işletilmesi. Kaçak yapılarla mücadele etmekle görevli bir belediyenin kendi tasarrufundaki alanda buna izin vermemesi gerekiyor.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Yasal girişimde bulunacak mısınız?
Uğur İnan Atmaca: Konuyu takip ediyoruz. Gereken yaptırım uygulanırsa ayrıca girişimde bulunmayacağız. Aynı durum devam ederse yasal girişimde bulunabiliriz. Kesin olarak “bulunacağız” demiyorum; devam etmesi halinde bu seçeneği değerlendirebiliriz.

Hanzade Figen Avcıoğlu: Plansızlık kent yaşamını nasıl etkiliyor?
Uğur İnan Atmaca: İzmir birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihsel kimliği olan bir kent. Ancak plansız gelişmeyle birlikte kimliğini de kaybettiğini düşünüyorum. Tarım, turizm, sanayi, liman ya da ticaret kenti mi? Bunun adını bir türlü koyamıyoruz.
Turizmde hak ettiği payı alamıyor. Burada merkezi hükümetin de belediyelerin de sorumlulukları var. Kruvaziyer gemisiyle gelen turistleri kokunun içinde nasıl ağırlayacaksınız? Altyapı sorunlarını gören insanları yeniden gelmeye nasıl ikna edeceksiniz?
Hanzade Figen Avcıoğlu: İzmir kışa hazır mı?
Uğur İnan Atmaca: En basitinden yağmur suyu mazgallarına bakalım. Kendi evimin ve iş yerimin çevresindekileri kontrol ediyorum; içlerinden otlar büyüyor. Temizlik ve bakım konusunda ciddi sıkıntı var.
Yağmur yağınca her şeyi “Yağış rejimi değişti, çok yağmur yağdı” diyerek açıklayamazsınız. Önce yeterli altyapıyı yapmanız gerekir.
İZSU’nun kullanımı için sağlanan 110 milyon avroluk dış kaynaklı krediden söz ediyoruz. Bu kaynağın tamamının henüz kullanılamadığını görüyoruz. Hazır kaynağı kullanıp altyapı sorunlarını çözmezseniz sağlıklı yaşam koşulları oluşturamazsınız.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Belediyelerin “engelleniyoruz” açıklamalarına ne diyorsunuz?
Uğur İnan Atmaca: Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde merkezi iktidar aynı partiden değildi. Buna rağmen çalıştı, üretti ve yaptığı hizmetlerle topluma umut oldu.
Belediyelerin bir bütçesi var. Önemli olan, bu bütçeyle hangi hizmetleri gerçekleştirdiğiniz. Elinizdeki kaynağı samimiyetle ve kamu yararı için kullanmanız gerekiyor.
Belediyelere yönelik soruşturmalarda gündeme gelen ilişkiler ve kadrolaşma iddiaları da kaynakların nasıl kullanıldığı sorusunu büyütüyor. Bizim istediğimiz, belediyelerin hizmet üretmesi.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Taşeron ve özelleştirme konusunda Büyükşehir’in karnesi nasıl?
Uğur İnan Atmaca: Büyükşehir Belediyesi bu konuda sınıfta kalıyor. Özelleştirmeye karşı çıkabilirler; herkesin kendi düşüncesi var. Ancak söylemle uygulamanın birbirini tutması gerekiyor.
Bir taraftan “Taşerona hayır” deniliyor, diğer taraftan hizmetler taşeron eliyle yürütülüyor. İZSU’da su bağlama ve arıza işlerinde bile taşeron uygulamaları görüyoruz. Modüler tuvalet işçileri de günlerdir haklarını aramak için eylem yapıyor.
Belediyenin doğrudan ve dolaylı ortaklıklarıyla çok sayıda şirketi bulunuyor. Hizmet alımı yöntemleriyle oluşan taşeron yükünün de değerlendirilmesi gerekiyor.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Personel giderleri ve maaş sorunlarına çözüm ne?
Uğur İnan Atmaca: Fedakârlık hep emekçi kardeşlerimizden bekleniyor. Belediye şirketlerinin yönetim kurulu üyelerine, genel müdürlerine ve genel müdür yardımcılarına da bakılması gerekiyor. Bunların da ciddi bir maliyeti var.
“Neden hiç beyaz yakalılardan tasarruf etmiyoruz da hep emekçiden bekliyoruz?”
Siyasilerin yakınlarının ve akrabalarının istihdamıyla şişen kadrolara ilişkin eleştirilerimizi dile getiriyoruz. Tasarrufun sürekli emekçiler üzerinden yapılmasını doğru bulmuyorum.
Hanzade Figen Avcıoğlu: İller Bankası kesintileri bu sorunları açıklıyor mu?
Uğur İnan Atmaca: Önce payların neden kesildiğine bakmak gerekiyor. Belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçları nedeniyle kesinti yapılıyor.
Belediye bir firmaya ödeme yaparken vergi ve sigorta borcu olup olmadığını kontrol ediyor. Borç varsa kesip kalanını ödüyor. Devletin yaptığı da bu.
Bu borçlar ödenmezken kaynaklar yatırıma dönüştürülmüş olsaydı, ortaya bir hizmet konulsaydı bunu anlatabilirlerdi. Biz kaynakların nereye gittiğini soruyoruz.

Hanzade Figen Avcıoğlu: İzmir’in yollarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Uğur İnan Atmaca: İzmir’in yolları maalesef köstebek yuvasından farksız. Esprili tarafından bakarsak tek olumlu yanı, insanların direksiyon kabiliyetlerini artırması. Bir İzmirli off-road yarışına katılsa muhtemelen birinci çıkar.
Ancak işin gerçeğinde çukurlar ve kazılar trafik akışını yavaşlatıyor, araçlara zarar veriyor. Gaziemir’de yapılan bazı mazgal çalışmalarında sürücüler aniden yavaşlamak zorunda kalıyor. Lastikleri zarar gören insanlar var.
Hanzade Figen Avcıoğlu: İZBETON’un rolü ne olmalı?
Uğur İnan Atmaca: İZBETON’un kooperatif sürecinden ciddi biçimde etkilendiğini düşünüyorum. Şirket yöneticilerine ilişkin soruşturmalar sürüyor. Kimin suçlu ya da suçsuz olduğuna biz karar veremeyiz.
Ancak belediye şirketlerinin asli görevlerine dönmesi gerekiyor. İZBETON, görev tanımı kapsamında İzmir’in yollarına ve altyapısına odaklanmalı. Her işi yapmaya çalışan anlayıştan çıkılmalı.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Trafik ve otopark sorunu nasıl çözülür?
Uğur İnan Atmaca: Otopark çok önemli bir sorun. İnsanlar akşam eve giderken daha yolda aracını nereye bırakacağını düşünüyor.
2040’a yönelik ulaşım ana planı revizyonu yapılıyor. Bütün bu sorunlar plan kapsamında ele alınmalı, ardından ilgili kararlar imar planlarına işlenmeli. Birbirini tamamlayan bir süreç gerekiyor. Doğru yönetilirse İzmir’in refah düzeyi yükselir; yapılmazsa kent daha da geriye gider.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Projeler neden tamamlanamıyor?
Uğur İnan Atmaca: Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması çok önemli. Bitirecek kaynağınız yokken bir projeye başlamanız yanlış.
Karşıyaka’daki opera binası, Halkapınar’da başlanan İZSU Genel Müdürlük binası ve Büyükşehir’in hizmet binası ihtiyacı önümüzde duruyor. Büyükşehir, fuardaki hollerde hizmet vermeye çalışıyor. Projelerin kaynak ve tamamlanma planlarıyla birlikte ele alınması gerekiyor.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Körfez temizliği için ne yapılmalı?
Uğur İnan Atmaca: Körfez alıcı bir ortam. Kirliliği buraya taşıyan en önemli unsurlardan biri dereler. Eski kanalizasyon altyapısının artan nüfusun yükünü taşıyamaması ve dışarıdan gelen atıklar nedeniyle kirlilik Körfez’e ulaşıyor.
Bunun önüne geçmeden Körfez’in temizlenmesi mümkün görünmüyor. Yağmur suyu mazgallarından gelen yağ, çamur ve diğer atıklar da doğrudan Körfez’e taşınıyor.
Yağmur sularının ayrı drenaj sistemleriyle toplanması, depolanması ve uygun biçimde sulamada kullanılması değerlendirilebilir. Kirliliğin kaynağını kesmeden yapılan temizlik kalıcı sonuç vermez.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Çöp sorununda sorumluluk kimde?
Uğur İnan Atmaca: İzmir’in çöpü çok önemli bir sorun. Atıkların Manisa’ya taşınması kalıcı çözüm değil. Harmandalı’nın kullanım süresi ve alternatif tesis ihtiyacı yıllardır biliniyor. Bunun için de mi hükümetin harekete geçmesi beklenecek?
Vatandaşlar su faturalarına baksın. İlçe belediyeleri için katı atık toplama bedeli, Büyükşehir için de bertaraf bedeli ödüyoruz. Buna rağmen bazı ilçelerde çöplerin toplanamadığını gördük. Büyükşehir’in de ihtiyaç duyulan modern bertaraf çözümünü oluşturamadığını düşünüyorum.
Her ay bu hizmetlerin parasını ödüyoruz. “Parasını aldığın bir hizmeti yapamıyorsun.” Bu noktada “engelleniyoruz” açıklamasını yeterli bulmuyorum.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Su faturaları neden yükseldi?
Uğur İnan Atmaca: Tarife değişikliğinin vatandaşlara ciddi bir yük getirdiğini düşünüyorum. İndirimli tüketimin fiyatlandırılmasındaki değişiklikler nedeniyle faturalar yükseldi. İzmirlilerin cebinden önemli miktarda para çıkıyor.
Hanzade Figen Avcıoğlu: İzmir için siyasi hedefiniz ne?
Uğur İnan Atmaca: İzmir hak ettiği yerde değil. Merkezi hükümetin de sorumlulukları var; bakanlıklar ve TOKİ eliyle yatırımlar yapılıyor. Ancak vatandaş sabah uyandığından itibaren doğrudan yerel yönetim hizmetleriyle karşılaşıyor.
Musluğu açtığında suyun akması, kaldırımın güvenli olması, yolların düzgün olması belediyeciliğin konusu. Bir sonraki dönemde İzmir’i AK Partili belediyecilikle tanıştıracağımıza inanıyorum.
Hanzade Figen Avcıoğlu: Daha erken bir siyasi değişim olabilir mi?
Uğur İnan Atmaca: Bu konuda ayrıca yorum yapmayalım. Parti büyüklerimizin açıklamaları var. Bizim hizmet anlayışımızla hareket edebilecek, yolsuzluğa ve hırsızlığa bulaşmamış herkese kapımız açık.
Hanzade Figen Avcıoğlu: CHP–YENİ Parti ayrışması AK Parti’ye avantaj sağlar mı?
Uğur İnan Atmaca: AK Parti stratejisini başkalarının başarı ya da başarısızlığına göre kurmaz. Bir vizyonu ve hedefi vardır; bunun doğrultusunda çalışır.
“Bizim inşallah o bölünmeye bile ihtiyacımız kalmayacak.” Türkiye genelinde belediyeciliği sahada uygulayan önemli kadrolara ve deneyime sahibiz. Önümüzdeki dönemde AK Parti belediyeciliğinin İzmir’de bayrağını dalgalandıracağını düşünüyorum.
Haberin Videosu
Sayfa başına git







