Ege Postası
Geri

AK Partili Atmaca’dan NEO TV’de ‘taşeron’ çıkışı: Tugay örgütlü işçi sayısını azaltacak!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü ve Gaziemir Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca İZSU’daki taşeronlaşma tartışmalarıyla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı hedef aldı. Atmaca, “Cemil Tugay örgütlü işçi sayısını azaltmaya çalışıyor. Bunu kendisine de söyledim. Örgütlü bir emekçi kitlesiyle karşı karşıya kalmak istemiyorlar. Ellerinin altında koşulsuz itaat edecek emekçi kadrosu istiyorlar” dedi.
AK Partili Atmaca’dan NEO TV’de ‘taşeron’ çıkışı: Tugay örgütlü işçi sayısını azaltacak!
Haberler / Yerel Politika
19 Mayıs 2026 Salı 17:50
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü ve Gaziemir Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca NEO TV’de yayımlanan ve Ertuğrul Turan’ın sunumuyla gerçekleşen Beyaz Masa programının konuğu oldu.

“ÖRNEKKÖY’DEKİ İNŞAATLARIN MÜHÜRLENMESİYLE GERİLİM BAŞLADI”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile bir önceki dönem belediye başkanı Tunç Soyer arasında çıkan tartışmalara Atmaca, “Soruşturmalar kapsamında Cemil Tugay’a bir soru yöneltilmişti. ‘Siz mi şikayet ettiniz’ diye. ‘Hayır’ demişti. Ardından hemen evraklar ortaya döküldü. İç denetim raporlarının savcılığa gönderildiği noktasında. Birkaç gün önce İZDOĞA’ya bir operasyon gerçekleşti. Onunla ilgili de ‘benim bir alakam yok’ dedi. Arkasından yine basında evraklar yer aldı. Sürekli olarak Tunç Soyer’le ilgili projelere karşı b ir önyargı içerisinde olduğun görüyoruz. Hatta Tunç Soyer görevdeyken ilk inşaatlar Örnekköy’de durdurulmuştu. Mühürleme işlemini de Karşıyaka Belediye Başkanı olan Cemil Tugay gerçekleştirmişti. Aralarında ismi koyulamamış bir çekişme görüyoruz. Cemil Tugay’ın buna bir açıklık getirmesi kanaatindeyim” dedi.

“’MUHBİR’ AĞIR BİR İFADE AMA…”

Tunç Soyer’in Başkan Tugay ile ilgili ‘muhbir’ sözünü kullanmasına Atmaca, “Büyükşehir belediyesinden Sayın Tugay imzalı evraklara istinaden bunu söylüyordur diye tahmin ediyorum. Bu ağır bir ifade. Ama sebebi büyükşehir belediyesinden kurumsal olarak gönderilen evraklarda Cemil Tugay’ın imzasından kaynaklandığını düşünüyorum.”ifadelerine yer verdi.

“KILIÇDAROĞLU PARTİ YÖNETİMİNDE KALSAYDI TUGAY’IN ADAYLIĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİ”

Tunç Soyer ve Cemi Tugay arasındaki husumeti değerlendiren Atmaca, “Örnekköy’deki inşaatların mühürlenmesi sürecinde husumetin gün yüzüne çıktığını düşünüyorum. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu parti yönetiminde kalsaydı. Zaten Tugay’ın böyle bir adaylığı söz konusu olmayacaktı. O bir kumar oynadı. Bütün İzmir delegasyonu Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıklamışken bir tek Cemil Tugay çıktı Özgür Özel’i desteklediğini söyledi. Oynadığı kumar da tuttu. Bu nokta da sadece geriye kalan Tunç Soyer’in itibarsızlaştırılmasıydı. O günden bugüne yaşanan süreci ben kendi yorumumla ifade ediyorum. Başka bir şey varsa Cemil Tugay açıklarsa mutlu oluruz” diye konuştu.

“TUGAY MECLİSLERE KATILMASA İZMİR İÇİN DAHA İYİ OLUR”

Tugay’ın meclisteki agresif tavırlarıyla ilgili Atmaca, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde toplandığımız zaman görüştüğümüz gündem Cemil Tugay’ın gündemi. Onun oluşturup meclise sevk ettiği gündemi görüşüyoruz. Geçtiğimiz günlerde dilek temenniler bölümünün canlı yayınlandırılmasının sona erdirilmesiyle ilgili karar aldılar. Ben de ‘bu sizin gündeminiz, biz de İzmirli yurttaşların gündemini buraya taşımaya çalışıyoruz. Kısıtlamaya çalışmanız İzmir halkına yapılmış hamledir’ dedim. Cemil Tugay’ın katıldığı meclislerde çok ciddi gerginliklere sebebiyet verdiğini biliyoruz. Bu saatten sonra katılmaması daha iyi olacak. İzmir adına söylüyorum. Son söz hakkı kendisinde. Her türlü eleştiriye, soruya cevap verme hakkına sahiptir. İzmir halkı CHP’ye yönetme görevi bize de denetleme görevi verdi. Biz üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışıyoruz. Cemil Tugay’ın bundan dolayı sinirlenmesine gerek yok. Dün akşam bir Karşıyaka kelimesine verdiği reaksiyon inanılmazdı. Meclisi kapattı, oyalama yaptı, bize konuşma hakkı tanımadı. Bize söz vermemesi demek 1 milyon İzmirliyi susturması anlamına gelir. Bunu bir daha gözden geçirmesini tavsiye ediyorum kendisine. Orası miting alanı değil. Önünüzde zaten mikrofon var. Bağırmanıza da gerek yok. Normal bir tonda konuştuğunuz zaman yurttaşlarımız çok rahat duyabiliyorlar. Bağırmanız demek, haklı çıkma gayreti içerisinde olduğunuz anlamına gelir” şeklinde konuştu.

“TUGAY ÖRGÜTLÜ İŞÇİ SAYISINI AZALTMAYA ÇALIŞIYOR!”

İZSU’daki taşeronlaşma ve yeni fiyatlarla ilgili Atmaca, “İZSU yetkililerinin bize ilettiği rakamlara göre 960 personel sayısını azaltmışlar. Bizim EKAP üzerinden yaptığımız çalışmalarda, yapılan hizmet alımı yöntemiyle yapılan ihalelerde yaklaşık olarak bin 300 civarında taşeron alındığını görüyoruz. Şoför, branşman bağlanması, su kaçağı arızalarının giderilmesi gibi birçok kalemde işçi çalıştırılmış. ‘Biz işçi çıkarttık’ demek doğru değil. Burada Cemil Tugay örgütlü işçi sayısını azaltmaya çalışıyor. Bunu kendisine de söyledim. ‘Hayır’ dedi. Maalesef böyle. Örgütlü bir emekçi kitlesiyle karşı karşıya kalmak istemiyorlar. Ellerinin altında koşulsuz itaat edecek emekçi kadrosu istiyorlar” dedi.

“İZSU’NUN KASASINA YILLIK 2 MİLYAR FAZLA PARA GİRECEK”

İZSU’nun kötü yönetildiğini belirten Atmaca, “2024 Temmuzu bir yağmur suyuna basmaları neticesinde hayatlarını kaybettiler. Sonrasında pancar’da bir yer altı geçidinde su basması sonucu biri hayatını kaybetti. Yine Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde bir şoför hayatını kaybetti. Fakat bu tür vefatlarla İZSU’nun anılması ciddi bir sıkıntı. İzmirli suya peşin para ödüyor. 2025 yılında çok ciddi susuzluk yaşadık. İzmirli su faturalarıyla beraber katı atık bedelini ödüyor fakat çöpler toplanmıyor. Su faturalarıyla beraber katı atık bertaraf bedeli ödüyor fakat maalesef İzmir’in çöp sorunu çözülemedi. İzmirli yol parası ödüyor ama yolların durumu ortada. İzmirli otopark parası ödüyor ama otoparksızlığı dibine kadar yaşıyoruz. Tüm bunları ele aldığımız zaman kötü yönetildiğini düşünüyoruz. Dün akşam da sözde bir indirim yaptıklarını ifade ettiler. Bütün İzmirli hemşerilerimiz 2 milyon 160 bin abonenin ilk 4 metreküpü indirimli olarak kullanıldığını biliyoruz. Dün akşam yapılan operasyonla bunu 0,6 metreküpe çıkardılar. Rakamı da düşürdü gibi bir açıklama yaptılar ancak 0,6 metreküpü geçtiğiniz zaman indirimden faydalanamıyorsunuz. Yıllık İZSU’nun kasasına 2 milyar fazla para girecek. Bunun açıklamasını da şu şekilde ifade tiler: biz su kıymetli olduğu için çok fazla su tüketiminin önüne geçmek amacıyla bu uygulaya geçiyoruz’. Kırsal mahalle kavramında aslında çok lüks konutların yer aldığı yerler kırsal mahalle içerisinde yer alıyor ve bu insanlar indirimli su tarifesinden faydalanıyorlar. Bunun tekrar tespit edilmesi ve bu yaşam yerlerinin kırsal mahalle statüsünden çıkarılmasını dile getirmemize rağmen 1,5 yıldır hala İzmirli hemşerilerimize veremediler. Sorduğumuzda da bu ilçe belediyelerin işi diyerek işin içinden sıyrıldılar. İzmir büyükşehir belediyesi, ilçeler yapmıyorsa bu konuda gerekli yazışmaları vermek suretiyle bunları yaptıracak. İlçe belediyeleri uzaydan gelmedi. Büyükşehirin denetimi altında çalışan kurumlar” ifadelerine yer verdi.

“İZSU’NUN KENDİ ARAÇLARI DURURKEN KİRALADIKLARINI KULLANIYOR”

 İZSU’daki taşeronlaşmayla ilgili konuşan Atmaca, “Belediye-İş temsilcisi arkadaşımız konuşma yaptı. Arkadaşımız ‘Hizmet alım yöntemiyle ve araç kiralama yöntemiyle zaten taşeronlaştırılıyor. Ayrıca kiralanan iş makinesi ve diğer araç gereçler, İZSU’nun kendi ekipmanı varken müteahhidin araç gereci kullanılıyor’ gibi bir ifade kullandı. Bu son derece doğru bir ifadeydi ama Cemil Tugay buna müdahale etti. Bununla ilgili daha önce İZSU’nun garajında yatan 3-4 tane kombine aracı gündeme getirmiştik. İZSU’nun kendi araç ve ekipmanları dururken kiraladıklarını kullanması ciddi bir sıkıntı” dedi.

“MERKEZİ HÜKÜMETTEN GELEN PAYLARLA İZMİR DIŞINDAKİ FİRMALARI BESLİYORSUNUZ!”

İzmir’de iş yapan birçok firmanın pazarlık usulü İzmir’de ihalelere girdiği iddiasıyla ilgili Atmaca, “İzmir’de vidanjör yokmuş gibi Kocaeli’nden vidanjör kiralanıyor. İzmir’de hiç mi vidanjör yok arkadaşlar? Araç kiralama işleri için bir Antep firması var. Sürekli oradan kiralanıyor. İzmir’de havaalanı ve çevresi ‘rent a car’ dolu. Neden İzmirlinin parası İzmir’de kalmıyor? Diyorlar ki ‘biz ihaleye istediğimize mi vereceği?’ veriyorsunuz. Pazarlık usulü çağırıyorsunuz 3 firma, daha sonra 2 firmayı gözden çıkarıyorsunuz. İstediğiniz işi istediğiniz firmaya veriyorsunuz. İZSU’nun geçen yıl 15 Mayıs’ta verdiği bir iş var. 594 milyon 900 bin lira. İşi verdiği firma Mersedes otobüslerinin tamiri için Mersedes firmasını ihalede eleyen firma. O dönemde de mali müşavirleri CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat olan bir firma. Sahipleri İstanbul’daki soruşturma kapsamında içeri alınmıştı. Bu firma bizim İZSU’dan geçen yıl 15 Mayıs’ta 594 milyon 900 bin liralık iş aldı. Bu işi yapacak başka firma yok mu? Bunun gibi onlarca firma sayabilirim. Siz İzmirlinin parasını götürüp İzmir dışındaki firmalara vermemelisiniz. Tugay, ‘ İzmir’den toplanan vergiyle İzmir’e yatırım yapılmıyor’ diyor. Siz de merkezi hükümetten gelen paylarla İzmir dışındaki firmaları besliyorsunuz” diye konuştu.

“BANKAMATİKÇİLERİ BELEDİYELERİN SIRTINDAN İNDİRİN”

Belediyede bankamatik çalışanlar olduğunu dile getiren Atmaca, “Bankamatik çalışanlarla ilgili çok şey dile getirebilirim. Uşak soruşturması kapsamında ortaya çıkmıştı. Bornova Belediyesi’nde bir hanımefendinin Kocaeli’nde oturmasına rağmen oradan maaş adlığı ortaya çıkmıştı. Gaziemir belediyesinde CHP milletvekili Veli Ağbaba’nın bir yakını, ki fotoğrafları var. Bu arkadaşımız bir öz çekim yapmış. VIP minibüs içerisinde, bir tarafında Veli Ağbaba bir tarafında Özgür Özel. Yalçın Barkın Ulutaş da Gaziemir Belediyesi’nden özel kalem müdürlüğü kadrosundan memur yapıldı. 15 Aralık 2025 tarihinde oldu. Bu arkadaşı defalarca kez sorduktan sonra ‘benim tasarrufum’ diyerek konuyu kapattı. Aslında kapatamaz. Belediye meclisini bilgilendirmek durumunda. Biz ona meclis toplantısında bu arkadaşa verdiği maaşı, hangi tarihte memur yaptığını, şu anda da Antalya’da olduğu bilgilerini biz açıkladık. Belediyeye bir gün gelmeden bankamatik olarak iş yapan bir arkadaşımız. Ayrıca CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanının Buca Belediyesi şirketinde bankamatik olduğu açıklanmıştı. Sonra işine son verildi bildiğim kadarıyla. CHP’nin il binasında çalışan arkadaşlarımız bankamatik olarak görev yapıyorlardı. Kemalpaşa ilçe başkanı İzmir büyükşehir belediyesi şirketlerinde bankamatikti. Sayıyı tam olarak tespit etmek mümkün değil. Tugay diyor ya ‘kredilerimiz engelleniyor, hükümet İzmir’e destek olmuyor’ diye. Aslında bankamatikler belediyenin sırtında bir kambur. Şu anda büyükşehir’de memur ve işçi olmak üzere toplam 34 bin 75 kişi çalışıyor. Bu sayı bankamatikleri çıkardığınız zaman gerçek emekçiler hem haklarını alabilmiş olacaklar hem de İzmir hizmete kavuşacak. Bankamatikleri İzmir’in sırtından indirmediğiniz sürece bu sistem böyle gider. Siz hem bunlara para ödüyorsunuz hem SGK ve vergi borçları birikiyor. Ondan sonra hükümet de bunları kesince silkeleniyor diye bağırıyorsunuz. Bunları yapan AK Parti değil ki. Yakınlarınızı çıkarırsanız belediyelerin hepsi ekonomik anlamda özgürlüklerine kavuşurlar” dedi.

“BÜYÜKŞEHİR TOKİ’YE DAVA AÇACAĞINA MASAYA OTURSUN”

Kentsel dönüşümle ilgili konuşan Atmaca, “1 buçuk milyon civarında bağımsız bölümün dönüştürülmesi lazım. Bu uzun vadeli bir iş. Kısa vadede çok acil dönüşmesi gereken 300 bin civarında bağımsız bölüm var. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2012 yılında 6 tane kentsel dönüşüm ve gelişim bölgesi ilan etmişti. Bu 6 bölgede 33 bin civarında bağımsız bölümü yenilemeyi hedeflemiş. Bugüne kadar 1 150 tane yenileyebilmiş. Yüzde 3 civarında bir rakama tekabül ediyor. Bu büyük bir başarısızlık. Kentsel dönüşümün tamamını büyükşehir yapmalı demiyoruz. Ama bir hedef var ve dönüştürebildiği de bin 150. Başarısızlığın temel noktalarından bir tanesi de seçtiği yöntem. Seçtiği yöntemi sorgulamalı. İzmir Büyükşehir Belediyesi yüzde 100 uzlaşı sağlanması gereken kanunla yola çıkmış. Bütün hak sahiplerinin imzasını almak durumundasınız. Başaramayınca bir revizyona gitmek lazım. 6306 sayılı kanunla bir riskli yapı tespiti yapıp süreci başlattılar. Kentsel dönüşüm İzmir açısından baktığımızda çok sıkıntılı bir konumuz. 2020 depreminden sonra bakanlığımızın çok ciddi çalışması oldu. 6 Şubat depreminde yaşanan süreçte de 2-2 buçuk yıl içerisinde de 455 bin konut yapıldı ve teslimatı gerçekleştirdi. Büyükşehirin TOKİ’ye alan açması lazım. Aziz Kocaoğlu döneminde ‘bu kente ben TOKİ’yi sokmam. 6306 sayılı kanun rant kanunudur’ diyerek İzmir’e kötülük yapılmıştır. 6 Şubat depreminde de öncesinde de o bölgedeki alanlarda CHP’li yöneticilerin sorumsuz tavırlarıyla bakanlığımızın aldığı kentsel dönüşüm kararları mahkemede iptali sağlandı. Dönüşmesi mümkün olan yerler dönüşemedi. İzmir’deki sorun belediyenin tek başına çözebileceği bir sorun değildir. Büyükşehirin şapkasını önüne koyup 33 bin konutu nasıl tamamlayacağına dair yol haritası ortaya koymalı. TOKİ’nin yaptığı her plana dava açmak yerine aynı masaya oturması gerekir. Bu şekilde İzmir kentsel dönüşümün üstesinden gelebilir” diye konuştu.

“KOOPERATİFLERDE DÜĞME BAŞTAN YANLIŞ İLİKLENDİ”

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yargılandığı kooperatif davasına da değinen Atmaca, “Düğme baştan yanlış iliklendi. Aslında kooperatif kötü bir sistem değil ama doğru işletilirse. Büyükşehir belediyesi kendi denetimi altında olan bu alanları İZBETON’la protokol yaparak devretti. İnşaatları İZBETON’un yapması gerekirken onlar da kooperatiflere devretti. Büyükşehir ihale yapmadan kenti şirketine verebiliyor ama kendi şirketi mutlaka ihale süreciyle bu inşaatları yaptırabilirdi. Dolayısıyla yanlış buradan başladı. Kooperatifler alt yüklenici olup bir alt yükleniciye devrettiler. Sistemin yanlışlığı buradan başlıyor. 5394 sayılı belediye kanunun 69. Maddesine göre belediye üyelerinin tamamı dar gelirlilerden oluşan kooperatiflere arsa tahsisi yapabiliyor. Daha sonra kooperatifler, bunu tapuya şerh olarak kaydetmek suretiyle özellikle KDV ve kurumlar vergisinden istifade edebiliyor. En önemli argümanları ekonomik kriz ve maliyetlerdi. Hiçbir kooperatifte tapuya şerh edilmemiş. Kooperatifin bundan faydalanabilmesi için 2 koşul var. Ya arsa kooperatifin olacak ya da kooperatif sözleşmesini tapuya şerh etmiş olacak. Hiçbirinde kooperatif mal sahibi değil. Hiçbiri sözleşmesini tapuya şerh edebilmiş değil. Baştan koydukları vergiden muaf olacağız argümanı çökmüş oluyor. Mahkeme süreci devam ediyor. Kim suçlu kim değil ortaya çıkacaklardır.

“PARALAR HER EL DEĞİŞİMİNDE BUHARLAŞMIŞ”

Kooperatiflerde Şenol Aslanoğlu döneminden sonra el değiştirdi yönetimler. O yönetimdeki arkadaşlardan elde ettiğimiz bilgilere göre kooperatifler arpalığa çevrilmiş. Kaotik bir durum oluşturulmuş. Özellikle Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Şenol Aslanoğlu, onların yakınları, akrabaları müthiş bir alım satım yapmış. Belki 30-40 tane üyelik el değiştirmesi gerçekleşmiş. Bu paralar burada her el değiştirmede buharlaşmış. Bu sistem içerisinde olan bizim iyi niyetle ev sahibi olmaya çalışan yurttaşlarımıza olmuş” diye konuştu.

“HER ŞEYİ HÜKÜMET YAPACAKSA SANA NE GEREK VAR O ZAMAN!”

İzmir’in kronik sorunlarıyla ilgili konuşan Atmaca, “Yol değince aklımıza İZBETON geliyor. İZBETON kurumsal kabiliyetlerini kaybetti. İZBETON’un asli görevi yol ve alt yapı işlerini yapmasıdır. Körfez, ulaşım, trafik, altyapı… Say say bitmiyor. Cemil Tugay biz onu eleştirirken haksızlık yaptığımızı düşünebilir. ‘Ben 2 yıldır görevdeyim’ diyor. Hayır kardeşim sen 27 yıldır İzmir’de iktidardasın. Burada bir sorun varsa bu sadece senin dönemini kapsamıyor. Sen bu partinin belediye başkanlarının mirasçısısın. Sen bilerek görerek devir aldın. Geçen dönem Karşıyaka Belediye başkanıydı ve doğal olarak büyükşehir meclis üyesiydi. Bilerek ve isteyerek aday oldun. O süreçte de vaatler gerçekleştirdin. Belediyenin mali durumunu bilmiyor muydun? Bayraklı Belediyesinin önündeki trafiği alta alacağını ve Bayraklı’yı denizle buluşturacağını ifade ediyor. ‘Burada her şey hazır. Onayı alınmış. Büyük kanal falan da buradan geçmiyor. Rahatlıkla yapabileceğimiz bir şey’ diyor. Burada bir krediden bahsetmiyor. Kendi öz kaynaklarıyla yapabileceği b ir iş bu. İzmir’de üst geçitlerde ciddi problemler var. Üst geçit yapılması büyükşehir için çiğdem çekirdek. Tugay’a ulaşım, körfez, trafik diyoruz ‘hükmet yapsın’ diyor. Tamam kardeşim her şeyi hükümet yapsın. Sana ne gerek var o zaman? Sen niye orada oturuyorsun? Seni genel müdür olarak atayalım sen de orda çalış!” dedi.

 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası