
EGEPOSTASI- AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, NEO TV’de yayımlanan Gündeme Bakış programında gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bakan atamalarından Meclis’teki tartışmalara, CHP ile anket polemiklerinden İzmir’deki yerel yönetimlere kadar pek çok başlıkta sert mesajlar veren İnan, “Meclis CHP’nin savaş açacağı yer değildir” diyerek yemin törenindeki gerilimi demokrasiye saldırı olarak niteledi. İzmir’de 25 yıllık CHP belediyeciliğini eleştiren İnan, “Şehirde bıçak kemiğe dayandı, bu makus kaderi tarihin çöplüğüne göndereceğiz” ifadelerini kullandı.
Adalet ve İçişleri Bakanlığına yapılan atamalarla ilgili İnan, “2018’te Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçtik. Burada eski parlementer sistemdeki gibi bakanlık değişimi söz konusu değil. çünkü milletimiz Genel Başkanımıza ve Cumhurbaşkanımıza büyük bir teveccühle bu sistem için oy verdi. Cumhurbaşkanımız gerekli gördüğü şartlarda bu revizyonları yapıyor. Bizim partimizde görevler değişir ama hizmet bakidir. Görevi devredenle devralan her zaman aynı istikametin yolcusudur. Ben hem Akın Gürlek Beye, kendisi çok büyük hizmetler yaptı. Adalet bakanlığı döneminde de çok büyük işler yapacağına inanıyorum. Yılmaz Tunç’a çok teşekkür ediyorum. Özellikle şehrimizin adalet yatırımlarında Yılmaz Bey, milletvekillerinin tüm taleplerine çok hızlı destek verdi. Kemalpaşa Adliyesi de bunlardan biri. Akın Bey’den de çok yoğun destek alacağına dair inancımız tam. Yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye de başarılar diliyoruz. O da çok başaralı işlere imza atmış bir isim. Ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“MECLİS CHP’NİN SAVAŞ AÇACAĞI YER DEĞİL”
İnan, Meclis’te yemin töreninde çıkan tartışmalara ilişkin, “Ben oradaydım. Yemin töreni vardı. Yemin töreni demokrasinin gereği ve Meclisimizin de en güçlü geleneği. Cumhurbaşkanımız milletten almış olduğu oyla bakan atama yetkisine sahip bir lider. Bu yetkisini de son seçimlerinde yüzde 52’ye varan bir oyla milletimizden aldı. Bu demokrasinin bir gereği. Milli iradenin de bir yansıması. Nasıl millet bizi seçiyorsa ve parlamentoda temsil görevimizi yerine getiriyorsak aynı şekilde Cumhurbaşkanımıza verilen oylarla birlikte bakanlar kurulu da teşekkür ediyor. CHP her zaman olduğu gibi Meclisi savaş, kriz ortamına çevirme, işgal alanına çevirme gibi bir amaç güdüyor. Meclis sokak değil. Orada 86 milyon vatandaşımızın demokratik haklarının temsil edildiği alan. Ama CHP’nin içinde bulunduğu ruh hali, artık hiçbir geleneği hiçbir demokratik ilkeyi göz önünde bulundurmuyor aksine tüm ilkeleri ezip geçiyor. Her konuda kürsü işgali yapmaya giriştiler. Buna bir şey demiyoruz. Ama milli iradenin tecelli ettiği bir kararda yemin ettirilmesine engel olunmasına da şiddetle lanetliyoruz. Bu demokrasiye ve milli iradeye saldırıdır. Meclis CHP’nin savaş açacağı bir yer değildir” dedi.
“KARA LEKEYE İMZA ATTILAR”
Yemin törenine eleştirilerini sürdüren İnan, “O gün de bu eylemi yaparken şuursuzca ve bilinçsizce yaptılar. Mahmut Tana beyin fiziki olarak zarar gördüğü bir ortam oluştu. Biz tabi ki meclisimizde böyle ortamların yaşanmasını asla tasvip etmiyoruz. Ancak CHP o esir alınmışlığı adeta hırsızların yolsuzların elinde aparat haline dönüştüğü ruh halini meclise taşımaktan hiç çekinmiyor. Bu de ‘Nirvana’sı oldu. Biz AK Parti grubu olarak hiçbir zaman buna izin vermedik. Böyle bir şeye müsaade etmezdik, o gün de etmedik. Meclis’te yemin törenini engellemek nasıl bir ruh halidir, nasıl bir esir alınmışlıktır? Sayın Özgür Özel de onlarca yıl grup başkanvekilliği yaptım diye gerekli artistlikleri yapar. Ama kendisi de bu kara lekeye imza atmıştır. O nedenle o yemin töreninden sonra bizim için AK Parti grubu olarak Özel’in yıllarca yapmış olduğu grup başkan vekilliğine dayanan tecrübesinin hiçbir anlamı kalmamıştır” diye konuştu.
Ortak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmak amacıyla sağ partilerde bir ittifak olacağı ve bu adayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olacağına yönelik iddialara yanıt veren İnan, “Onlara altılı masa tartışması yaşadık. Kılıçdaroğlu’nun adaylığını uzun süre açıklayamayan bir kriz gördük. Ben aklımdan çıkaramadığım bir tespiti paylaşmak istiyorum. Gençlerin demokrat amcası dediler. Kılıçdaroğlu geliyor dediler. Saadet partisi genel başkanlığı önünde yapılan bir açıklama vardı. Seçim bitti, 2 ay önce Kılıçdaroğlu için çalışan aktörler ne kadar yanlış bir aday olduğunu söylediler. Kendi partilerinden kongreye giderek, dil çıkartarak kahkaha atarak, o ismi CHP Genel Başkanlığı koltuğundan indirdiler. Biz de o zaman dedik ki Cumhurbaşkanlığına aday biri olarak gördünüz. Hangi inandığınız doğruya yaslanarak anlattınız. Siyaset doğru olma işi ve milletten gizli iş yapmama sanatıdır. Bu konuda ittifaklar samimi olmalı. Seçmene ikircikli davranmamalı. Bu konuda adaylarının arkasında kenetlenecek bir ittifak varsa biz buna demokrasinin güçlenmesi adına mutlu oluruz. Biz karşımızda hiçbir zaman sağlam bir muhalefet de görmedik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ittifakların yarıştığı bir seçim…” ifadelerini kullandı.
“PARTİ OLARAK OYUMUZ YÜZDE 35’LERE DAYANDI”
Anketler ilgili İnan, “En büyük anket seçimdir. Biz en son 31 Mart 2024 seçimlerini yaşadık ve oradaki sonuçlar üzerine parti mutfağımız çok ciddi bir çalışma ortaya koydu. Son anketleri açıklamamızın sebebi şu, CHP Genel Başkanı büyük bir yalan söylüyor. Sürekli biz birinci partiyiz yalanını atarak bir kampanya sürdürüyor. O nedenle biz hem yapmış olduğumuz kamuoyu araştırmalarında hem de teşkilatlarımızdan aldığımız gözlemler doğrultusunda bunun bir asparagas olduğunu anlatma gereği duyduk. Sonra CHP’den hemen geri adım geldi. Özgür Özel’den son grup toplantısında da yaptı. Erdoğan’ın oyu 2023’te almış olduğu oyun çok üzerinde. Parti olarak da yüzde 35’lere dayandık. En yakın rakibimize yüzde 8 fark var. Cumhurbaşkanımız en yakın rakibine yüzde 20 fark atmış durumda. Cumhur ittifakı 2028’de çok güçlü bir oyla hem parlamentoda hem de Cumhurbaşkanımızı rekor bir oyla seçeceğiz” dedi.
“YEREL YÖNETİMDE TALİHSİZ DÖNEM”
AK Parti ve CHP’nin milletvekillerinin yaptığı ‘saha’ tartışmalarına İnan, “ Bizim işimiz polemik üretmek değil. İzmir’in çok kronikleşen sıkıntıları var. 25 senedir süren sıkıntılar bunlar. Dün ben yine dolaştım. Arabama bindim gayet sivil bir şekilde bir uçtan bir uca dolaştım. İzmir’de altyapı çökmüş durumda. Eğer vatandaşlımız CHP’nin içine girmiş olduğu beceriksizlikten memnunsa hiçbir şey demiyoruz. Ama hemşerilerimiz için üzülüyoruz. İzmir çok daha iyisini hak ediyor. Diğer şehirler alt yapı sorunlarını halletmişken İzmir bu işe hiç özen göstermedi. O nedenle CHP’li belediye başkanlarının bu işte çok büyük vebali olduğunu düşünüyorum. İzmir onlara çok büyük bir kredi verdi ve hiçbir zaman asli görevlerini yapmadılar. Bugün yumurta kapıya dayandı ve şehrimiz çok çile çekiyor. İzmir’in her yeri çukur olmuş durumda. Vatandaşın araçlarına yazık. Trafik zaman içinden çıkılamaz bir hale geldi. Kentsel dönüşümde zaten hiçbir ilerleme kaydedemeyen bir belediye durumu var. Biz bunlar için kolları sıvadık. Fakat karşımızda bu işlere dürüstçe yaklaşan bir belediye zaten yok. Öte yandan 28 tane CHP’li belediye başkanı var. Bu belediye başkanlarına hesap soran da yok. Bu ilçelerde yaşayan gençlerin kadınların ciddi sorunları ve bu sorunlara ciddi kayıtsızlık var. Bu dönem şehrimizin yerel yönetim için çok talihsiz bir dönem olarak görüyorum. Bu konuda mazeretimiz yok. Onlarca iş yapıyoruz ama istiyoruz ki parti ayırt etmeksizin bize gelen talepler konusunda elimizden gelen ne varsa yapalım. Ciddi gayretlerimiz söz konusu. Gelen taleplere de hükümet olarak elimizden gelenin fazlasını yaptığımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“CHP’NİN ÜST YÖNETİMİ İZMİR’E RANT ODAKLI BAKIYOR”
CHP’li ilçe belediye başkanlarıyla da görüştüklerini belirten İnan, “Neredeyse her gün görüşmemizden daha doğal bir şey yok. İzmir için dertlenen ilçe belediye başkanları da yok değil, var. Ama CHP’nin üst yönetimi İzmir’e sadece rant odaklı bakıyor. Sadece eleman istihdam ettirmek mantığıyla bakıyor. Belediyenin niş alanlarında rantsal işleri yönetme konusunda kararlılıkları var. Şehrin kronik sıkıntılarını çözmek konusunda CHP’nin üst yönetiminin bir çalışması yok. Onlar İzmir’in problemlerinin büyümesinden aksine mutluluk duyduklarını da ifade edebilir. Çünkü içlerinde artık problemli halleri belediye başkanlarının revizyonuna vesile oluyor. Son yerel seçimlerde neredeyse belediye başkanlarının yüzde 80’ini değiştirdiler. Hiç mi ilçesinde kayda değer bir isim yoktu? Niye değiştirme ihtiyacı duyuyorsunuz? İzmir’e baktıkları açı farklı. Bunu biz bugün fark etmedik. Bugün CHP’nin ilçe belediye başkanları bize ne diyor biliyor musunuz? Artık Özgür Özel’in üst yönetimi CHP’nin içinde bulunacak bir parti olmaktan çıktığını vurguluyorlar” dedi.
“CHP’Lİ İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARINDAN SADECE 3-4 TANESİ MUUHATAP ALINABİLİR”
CHP’li ilçe belediye başkanlarının şikayetleriyle ilgili İnan, “Parti değişimleri çok konuşuluyor. Bazı isimlerin İzmir’i tanımadan bilmeden tamamen dışarıdan kumanda sistemiyle yönetme kararlığı ilçe belediyelerini çok rahatsız ediyor. Bizimle şehirle ilgili konuşurken bu sitemlerini iletiyorlar. Belediye başkanlarının ilgisi bozulmuş, şehirle barışık bir CHP üst yönetiminin olmadığını da söylüyorlar. İzmir’i bilmek düğünlere gidip gelmek değil. Keşke özgür özel İstanbul’daki rüşvetçiler, hırsızlar ve bunların arkadaşları olan tipleri korumaya harcadığı enerjiyi biraz da İzmir’in sorunlarına harcasaydı. Biz İzmir’de 2029 seçiminde AK Parti belediyeciliğini kazanacağız. Bugünkü sıkıntıları ilk 6 ayda biz çözeceğiz. Karşımıza ne yazık ki şehirle ilgili konuları çok hızlı çözecek CHP’li bir muhatap bulamadık. İlçe belediyelerinden duyuyorsunuzdur. Elimizden gelen ne varsa fazlasını yapıyoruz. Yeter ki kendi ilçeleri için üretsinler. 28 belediye başkanı varsa bu konularda muhatap alınabilecek 3-4 tane belediye başkanı vardır. Bu da İzmir için bir kayıp” ifadelerini kullandı.
“İZMİR’İN MAKUS KADERİNİ TARİHİN KARA ÇÖPLÜĞÜNE YOLLAYACAĞIZ”
İzmir özelindeki anketlerle ilgili İnan, “Büyükşehir Belediye başkanından yüzde 75 oranında yoğun bir başarısız bulma kanaati kesinleşmiş. Bu bizi ilgilendirmez. Bu sadece Cemil Tugay’ı kapsayan bir durum da değil. 25 senelik CHP belediyeciliğinin getirdiği nokta. Biz bu parantezi kapacağız. Mesele AK Parti’nin kazanması değil. İzmir’in makus kaderini tarihin kara çöplüğüne yollayacağız. İzmir’in gençleri yapacak bunuş. Bergama’dan Ödemiş’e kadar bu derdimizi İzmirli hemşerilerimize anlatacağız. Çok güzel bir duyguda da bütünleştik bu duygu sel olur önünde de kimse duramaz. Biz bu tarz siyasi konuları İzmir’in gündemine taşımak istemiyoruz” diye konuştu.
KARŞIYAKA BELEDİYESİ’NDEKİ MAAŞ KRİZİNE TEPKİ
Karşıyaka Belediyesi’ndeki maaş krizi ile ilgili konuşan İnan, “Emekçilerin SGK’larını yatıramayanların bu şehirde bir şey yapabilmesini hayal edebiliyor musunuz? Kaldı ki Karşıyaka belediyesi kaç aydır maaş ödeyemiyor? 8 aydır maaş ödeyemiyor. Borçlar nereden geliyor. Önceki belediye başkanından. Bugün büyükşehir belediye başkanı oldu arkadaş. Diğer ilçe belediyelerine çeşitli noktalarda destek veriyor. Karşıyaka Belediyesi’nde çalışan emekçi İzmirli değil mi? Diğer belediyelere destek veriyorsun ama Karşıyaka Belediyesi’nde çalışanlara ayrı bir kin duyuyorsun. Neden? Oradaki fikir ayrılığınızdan dolayı. Vatandaş evine ekmek götürecek 7 aydır kendisinden kalan borçlar var. Bugün de büyükşehir belediye başkanı olacaksın ve bu soruna kayıtsız kalacaksın” dedi.
CHP’Lİ ARSLAN’A ÖVGÜ
CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan’ın İzmir’in verdiği vergilerin karşılığını alamadığını söylediği açıklamaları ile ilgili İnan, “Ednan Bey şehrimizin sıkıntıları ile ilgili çok istişarede bulunduğumuz değerli bir milletvekilimiz. Kendisini diğer vekillerden farklı buluyoruz. Çünkü şehir için dertleniyor. Diğerlerini aktarmalı vekil olarak görüyoruz. Ama Ednan Beye bu konuda katılmıyorum. Ortaya koyduğu veriler yanlış. İzmir merkezi bütçeden payını alan 3’üncü büyük il. İlki Kocaeli, sonra İstanbul ve ardından İzmir. Bu konuda verilerinde yanlışlık var” ifadelerini kullandı.
GÜÇ’E TEPKİ: LAF ATARAK SİYASET YAPTIKLARINI ZANNETMESİNLER
Çağatay Güç’ün ‘Eyyüp Kadir İnan görevi bittiğinde ne ile anılacak?’ sorusuna İnan, “Rakibimiz gerçekten çok zayıf. 3 vuruyorsun 2 fiskesi boşa gidiyor gibi bir şey. Bunların siyasal okuması çok zayıf. Çok acemiler. Daha çok fırın ekmek yemeleri lazım. 2018 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine biz geçtik. Vatandaş bunu onayladı. Bu arkadaşların siyasal okuması parlamenter sistemde kaldı. Bakanlıkların yerel temsil düzeyi yok. Biz oyu Recep Tayyip Erdoğan’a veriyoruz. O da çalışma arkadaşlarını seçiyor. Ama ben parlamenter görevimle İzmir’e en fazla yatırımın gelmesi için milletvekili arkadaşlarımızla çalışıyoruz. İzmir’e son 25 senede AK Parti döneminde ne kadar yatırım yapılmış biliyor musunuz? 1 buçuk trilyon. Cahil cahil konuşuyorlar. Eserleri de görmüyorlar. Şehir Hastanesini kim yaptı? Göztepe stadını kim yaptı. Bayraklı depreminin ardından 5 bin 500 tane konut nerede duruyor? Daha yapacağımız çok iş var. Yüksek hızda treni tez zamanda bitirmeyi hedefliyoruz. Diğer yapacağımız önemli çalışmaları da teknik olarak yatırım programına dahil ettikten sonra açıklayacağız. Onlar önce vatandaşa verdiği sözleri tutmuşlar mı tutmamışlar mı bunların cevabını versinler. Sürekli bize laf atarak siyaset yaptıklarını zannetmesinler” diye konuştu.
“İZMİR’DE BIÇAK KEMİĞE DAYANDI”
İnan önümüzdeki seçimlerde Büyükşehir Belediyesi için adaylık iddialarına yanıt vererek, “Bizim öyle bir düşüncemiz yok. Bizim için İzmir’e hizmet etme meselesi adaylık meselesinden çok daha farklı bir konumda. Son seçimlerden de gereken tecrübeleri çıkarttık. O nedenle mutfağımız bu sene çok iyi çalışacak. Mesele adaylık tartışması değil. Artık İzmir’de bıçak kemiğe dayandı. Biz CHP’nin 25 senelik şehre kaybettirdiği dönemin parantezini kapatacağız. Bunu yapmak inşallah AK Parti’ye nasip olur. Ben İzmirliyim. İnşallah görevimiz bittiğinde de İzmir’de yaşayacağız. Ben aniden Gençlik Kolları Başkanı oldum. Aniden Ankara’da kendimi buldum. Tüm Türkiye’ye 2023 seçiminde güçlü bir gençlik kampanyası yaptık. İzmir’de ne yaptıysak onu Türkiye’ye uyarladık. Meclisimizin en genç 4’üncü milletvekiliyim. Tayyip Erdoğan gibi tarihi bir şahsiyetin genel sekreterliğini yapmak benim için büyük bir onur. Partimizin kime bu görevi verirse biz en fazla çalışan oluruz. Tecrübeleri çok ciddi bir rotayla paylaşacağız” dedi.
“ÇUKURA BELEDİYE BİNASI TİCARETE KATKI”
Basmane Çukuru projesiyle ilgili İnan, “ Orası 25 senedir büyük bir çukur. Ticaretin en değerli yeridir orası. Aziz Kocaoğlu döneminden itibaren oradaki esnafların ticari aksı durduruldu ve şehir Bayraklı bölgesine kaydı. Esnaf o dönem çok mağdur edildi. Şehrin merkezini oraya taşımak çok ciddi yaralar açtı. Bu konudaki en büyük desteğim Basmane Çukuru’ndan ortaya çıkacak şehrin ticaretini destekleyecek bir fiziki yapının olması yönündeydi. Bu konuda çok yoğun bir destek ortaya koydum. Bugün bu eseri İzmir’e kazandırıyoruz. En önemli gayemiz Kültürpark’ın içinde yer aldığı Lozan Kapısı ile Montrö Kapısının ve Basmane Kapısının çevresini içeren ve oradan Pier’e uzanan bu alanın kalbine ticareti besleyecek fiziki bir yapı ortaya koymak. Orada büyükşehir belediye binası olması ticarete katkıdır” diye konuştu.
“BİR AÇIK OFİS FANTEZİSİ ORTAYA KOYDULAR”
Büyükşehir belediyesinin hizmet binasının aynı yere yapılması ile ilgili, “Cemil beye suç atmayayım ama önceki dönem belediye başkanı kıvıramadı, beceremedi. Şehirde ‘evet bizim büyükşehir belediye binası seçtiğimiz kişi burada çalışıyor’ diyebilir. İnşallah kendisi kıvırır. Bir açık ofis fantezisi ortaya koydular. Bizimle bu fikri paylaştığında kamu yönetiminde bu iş çok tutarlı olmaz diye kendisine görüşümüzü belirtmiştik ama umarım verimli çalışmalar ortaya koyuyordur” dedi.
“YEREL YÖNETİM YASASI CHP’NİN İSTİSMARI DEMEK DEĞİL”
Yerel yönetim yasası ile ilgili, “biz bunu yasa olarak konuşmadık. 2026-2027 yılını reformlar yılı olarak ilan ettik. 25. Yılda istiyoruz ki toplumu, milletimizi tıkayan çeşitli konularda barikat olan konuları bir kenara koymamız lazım. Bizi oyalayan şeylerden biraz sıyrılmak zorundayız. Yerel yönetimler konusu da reform başlıklarımızdan bir tanesi. Bu konuyu CHP’nin istismarı değil. Gündemimizde bile değil. Büyükşehir yasasından doğan uygulamada sıkıntılar var. İzmir’in Bergama’sına bu arkadaşlar görevini yapmıyor. Vatandaş hükümetten bekliyor, köyde bir ihtiyaç var gereğini yapmıyor. Şehirlerin güncel ihtiyacına göre politikalar üretmezsek, siyasetçi ve belediye başkanı da iş üretemez hale gelir. Önemli olan insan memnuniyetidir. Yerel yönetimlerin yetkilerine bir tırpan olmayacak aksine güçlendirecek. Ama bu konuda vatandaşa hizmette aksama olmasın istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“2’İNCİ ÇEVRE YOLU İÇİN İHALEYİ İLK FIRSATTA AÇACAĞIZ”
İzmir’deki yapılması planlanan 2’inci çevre yolu ile ilgili İnan, “Bütçe konusunda teknik eleştiri yapmak bir cahillik. Bütçede bir cetvel çıkar. Eğer yatırım programına girmişse cetvelin içindedir. Ama bütçe ayrılma konusunda o senenin bütçesinde bir adım atmazsa oraya bin TL yazarsın. Bugün Gaziantep- Şanlıurfa metrosu da bin TL. Şanlıurfa- Mardin metrosu da bin TL. Ne yapıyoruz üvey evlat muamelesi mi yapıyoruz. Bunu yapanlar bilerek yapıyor. Aklı sıra seviyesi düşük bir şekilde manipülasyon yapacak. Çevre yolunu biz yaptık. Bunu söyleyen arkadaşlar son 15 sene içerisinde hangi yatırımı koymuşlar. Biz 2’inci çevreyolunu yapacağız. Ama kendi gündemlerinizi bu konu üzerinden gölgelemeye çalışmayın. İzmir’in ihtiyaçları belediyenin yerel yatırımlarıyla çözülecek yatırımlardır. Çevreyolu zaten bizim hükümet programımızda var. Bunu da gerektiği zaman ihaleyi ilk fırsatta açacağız ve yapacağız. İstanbul- İzmir yolunu nasıl yaptıysak 2’inci çevre yolunu da yapacağız” dedi.
“ÖNCE OTOGARI NEREYE YAPACAKLARINI GÖSTERSİNLER”
Otogar metrosuyla ilgili İnan, “Şu an İzmir’de en tehlikeli yer otogar oldu. Tamamen pislik yuvasına dönmüş durumda. Otogarın yapılacağı yeri dahi bize söyleyemiyorlar. Sonra yapılamayan otogarın metrosunu konuşuyorlar. Nereden baksan tutarsızlık nereden baksan ahmakça. Önce otogarı nereye yapacaklarını göstersinler sonra biz metroyu yaparız” diye konuştu.
“DENİZ SUYUNA İHTİYACIN YOK, ÖNCE KAYIP KAÇAĞI ÖNLE!”
Bunlar daha İzmir’de çöpü toplayamıyorlar. Yeni çöp tesisi için Yamanlar orada bekliyor. Daha tek bir adım atmamış. Ertesi gün beyefendi diyor ki deniz suyu arıtacağım. Önce sen çöpü topla sonra yaparsın. Barajlarda yüzde 30’lardayız. Senin deniz suyuna ihtiyacın yok ki. Kayıp kaçağı önle sen. Kayıp kaçaktaki yatırımlarınızı 25 senedir yapmamışsınızdır” ifadelerini kullandı.
“GÖKAN ZEYBEK TÜRK SİYASETİNİN EN ÇİRKİN YALANINI ATTI”
Çöp tesisi ile ilgili İnan, “bu konuda Cemil Bey bizi aldattı, kandırdı. Çevre Şehircilik bakanlığı olarak bizi yanılgıya uğrattı. Çünkü eylül ayında biz bu arkadaşlara yetkimiz dahilinde olmayan bir izin verdik. Danıştay’ın Harmandalı çöplüğünü kapattığı bir karar vardı. Orada ben çekincemi ilettim. Çiğli’de oturan vatandaşlar yoğun bir koku problemi çekiyor. Sonra dediler ki ‘şehirde akut bir problem var. 11 ilçe salgın riski olabilir. Burada dökmekten başka seçeneğimiz yok’. Yok biz tüm raporları alacağız, dediler. Siz yeter ki izin verin. Tek bir şey dedik 6 ay içerisinde İzmir’ e yeni bir çöp tesisi kazandıracak tüm adımları adın. Ardından yeri de gösterdik. Yamanlar dedik. Kendileri Naldökeni buldular. Biz tüm engelleri aşlarız yeter ki yapın dedik. 6 ay geçti. İzmir’ e yeni çöp tesisi kazandırmayla ilgili tek bir adım atmadılar. Onların zihni ne? Harmandalı’ya biz 3 sene daha çöpü dökelim istiyorlar. Sonra dediler de Harmandalı’nın üstünde yeni bir alan bulduk. Nereye yaparsanız yapın artık. Hiçbir adım atılmadı. İzmir yeniden çöp dağlarına teslim olduktan sonra tekrar bize gelmeyin dedik. Çöple ilgili bir sorun olduğunda sakın bizi istismar etmeyin dedik. Gökan Zeybek, çıktı bakanlığın İzmir’e çöp tesisi yapılmasını engelliyor gibi Türk siyasetinin en çirkin yalanını attı. Cemil Bey genel başkan yardımcısını yalanladı. Büyükşehir, bu çöp konusunda hala adım atmadı. Bir şeyler yapıyorlar ama hala o çöp suyunun Harmandalı’na geldiğiyle ilgili duyumlar var. Bunlar ne çevreci, ne bu işten anlıyorlar ne de bu çöp tesisini İzmir’e kazandırabilirler. Bu çöp konusundan bunlar olduğu müddetçe İzmirliler olarak çok sıkıntı çekeceğiz” dedi.
“İSTANBULLU VAKFA VERİLİRKEN SES ÇIKARTMAMIŞLARDI”
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İzBB arasındaki “tapu” gerilimini değerlendiren İnan, “Orası Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait. Orayı Tunç Soyer, İstanbullu bir vakfa vermek istediğinde CHP’li vekillerden böyle bir tepki yoktu. Üniversitelerimizin ihtiyaçları var ve böyle fiziki binalara bütçe ayırma söz konusu maalesef değil. Biz bu işi üniversiteli öğrencilerin eğitim kampüsleri için yapıyoruz. İşgalci gibi davranmamaları gerekiyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Yunan vakfı değil. Bizim müdürlüğümüz” diye konuştu.
“OTOPARKI YIKTIRMAYACAĞIZ, GÜÇLENDİRECEĞİZ”
Bir süredir yıkımı gündemde olan Çankaya Katlı Otoparkı üzerine konuşan AK Partili İnan, “Çankaya Katlı Otoparkı’nı kesinlikle yıktırmayacağız. 30 milyon TL’lik bir sağlamlaştırma projesini takip ediyoruz, hızlıca bitireceğiz. Gerekirse bu arkadaşların hisselerini de satın alıp Vakıflar ya da valilik işletecek. Ama bu arkadaşlar sözlerini tutmuyorlar. Kemeraltı esnafına adeta düşman kesilmişler. Kemeraltı üzerinden bir rant planı var o nedenle buradan başlıyorlar. Buna ben ve vekil arkadaşlarım asla fırsat vermeyecek. İzBB ya ortak olur para verir ya da tüm sorumsuzluklarını Kemeraltı esnafına gider ben anlatırım. İkiçeşmelik trafiği 56 olmuş, orada esnaf işkence çekiyor. Beyefendilerin rant görüşmeleriyle Kemeraltı esnafına bunu yapmasına izin vermeyiz” açıklamasını yaptı.
“SEÇİM ÖNCESİ SÖZ VERİP SONRA HÜKÜMETİN GÖREVİ DEMEK ALDATMACA”
İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın “Hükümet üzerine düşeni ısrarla yapmıyor” söylemini eleştiren Eyyüp Kadir İnan, “Belediye başkanı adayı olurken hükümet vaadini mi söylemişti? O zaman hükümetin desteğiyle mi çözeceğiz dedi. Ondan önceki belediye başkanı dalacaktı yüzecekti bir şeyler yapacaktı. Aziz Kocaoğlu yine Körfez temizliğiyle ilgili sözleri vardı. Vatandaşa seçim öncesi söz verip sonra hükümetin görevi demek büyük bir aldatmaca. İzmir Körfezi’ni kapkara hale siz getirdiniz” dedi.
“İZBAN’A YATIRIMLARI ARTIRACAĞIZ”
İZBAN tartışmaları ile ilgili İnan, “Konuyla ilgili çalışıyoruz ama muhataplarımıza güvenmiyoruz. İZBAN her gün yüz binlerce kişiye hizmet ediyor. Ve bu hizmet konforu da gayet düşük. Bunun geliştirilmesi için protokoller var. Yapılıyor ama eksiklikler var. İZBAN yatırımlarını arttıracağız” ifadelerini kullandı.
“EŞKİ OKUL RUHSATI VERMEDİ!”
Son olarak Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’ye okul ruhsatı üzerinden yüklenen İnan, “Bazı belediye başkanları yaptığımız okul yatırımları ile ilgili okul ruhsatı vermiyor. Bunlardan bir Tanersi Bornova Belediye başkanı. O arkadaşı tüm Bornovalı hemşerilerimize teşkilatımız anlatacak. Kars Halil Atila İlköğretim okulunu yıktılar. Yerine çeşitli rantsal ilişiklerde farklı amaçlar güttüler. Bugün 232 milyon TL’lik bütçe ile okulu yeniden yapıyoruz. Fakat bizim arkadaşlarımız bu arkadaşa ulaşmaya çalıştı. Ancak ruhsatı vermediler. Ruhsatı bakanlığımız verdi. Bunlar şimdi laiklik diye yürüyorlar. Gitsinler çağdaş eğitimi savunuyorlarsa Bornova Belediye Başkanına vermediği okul ruhsatı üzerine hesap sorsunlar. Bu konuyu da anlatacağız. O okul ruhsatı vermeme olayının hesabını sandıkta soracaklar” dedi.
Sayfa başına git







