“Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan "şafak baskını, malımıza çökülüyor" yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor. Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı. Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı. İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir "Yunan vakfıymış" gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar.
MALIMIZA ÇÖKÜLÜYOR DENMESİ İKİ YÜZLÜLÜKTÜR.
Meslek Fabrikasının Tunç Soyer’in döneminde İstanbullu bir vakfa verilmek istendiğini hatırlatan İnan, şöyle devam etti: “Sahnede "İzmir'in malı İzmir'de kalmalı" naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor.” Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İSTANBULLU BİR VAKFIN kullanımına sunmaya kalkmıştı. İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu. Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür! Eğer bugün o mal İzmir'de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir. Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir'in pırıl pırıl gençleri için açılacak. Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak. Bu hikayenin sonunda, o sahte kahramanlara verilecek tek bir nasihat var: Haddinizi bilin! İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin.”
İnan açıklamasının son bölümünde ise Uşak skandalı ve Bornova Belediyesi’nde gündeme gelen bankamatik iddiasına da gönderme yaptı. İnan, “İzmir’de belediyeler CHP’lilerin sevgililerine değil, İzmirlilere hizmet etmeli! Çünkü Ziya Paşa’nın da dediği gibi: "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz." Sizin lafınıza değil geçmişteki tüm sicili bozuk işlerinize bakan İzmirliler, bu çifte standardı ve hukuk tanımazlığı asıl şimdi unutmaz!”
"İSYAN BAŞLATIP ŞOV YAPIYOR"
AK Partili İnan bir başka paylaşımında ise şu ifadeleri kullandı:
"Tarih: 25 Kasım 2021!
CHP’li Belediye Başkanı imzasıyla İzmir’in öz kaynakları İstanbullu vakıflara altın tepside sunulurken dillerini yutanlar, bugün devletin kurumuna karşı sahte bir isyan başlatıp şov yapıyor!
Bugün orada polisimize zorluk çıkartan şahıslara soruyorum!
25 Kasım 2021'de kapalı kapılar ardında o peşkeş belgelerine imzalar atılırken neredeydiniz?
Sizin İzmir sevginiz hiçbir zaman olmadı, sadece maskeniz vardı!
O gün sus pus olan milletvekilleri ve CHP’li siyasiler; ne kadar iki yüzlüsünüz!
Siz bu güzel şehre karşı hep iki yüzlü oldunuz, kapalı kapılar ardındaki gerçek ajandanızı hiçbir zaman şeffaflıkla ortaya koyamadınız.
Bugün orada sahte kahramanlık yapması gerekenler siz değilsiniz!
Eğer 2021 yılında İzmir'in malları dağıtılırken bu peşkeşe itiraz edebilmiş omurgalı tek bir CHP’li yönetici varsa, İzmirliler olarak bizim muhatabımız ancak odur!
Gerisi sadece kötü bir tiyatrodur.
Bu mücadele nettir: Bu mücadele; İzmir’i gerçekten dert edinenler ile İzmir’i kendi çıkarlarına peşkeş çekenlerin mücadelesidir.
O hımbıl belediye başkanının inisiyatifine kalsaydı, buralar çoktan belli rantsal çevrelere teslim edilmişti.
İzmirli hemşehrilerim, gönlünüz ferah olsun.
Şehrimize yakışır, İzmirli gençlerimizin geleceğine armağan edeceğimiz muhteşem bir eser kazandıracağız.
Bize güvenin, İzmir'in enerjisini sömüren bu iki yüzlü sahtekarlara asla prim vermeyin.
İzmir sahipsiz değildir!
İzmir’in hakkını, AK Parti kadroları var olduğu müddetçe bu sahtekarlara asla yedirmeyeceğiz! "