İzmir Fuarı’nın bir zamanlar sadece kentin değil, tüm Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olduğunu hatırlatan Mahmut Atilla Kaya, fuarın geçmişteki ekonomik ve kültürel etkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Bir zamanlar İzmir Fuarı’nda Basmane’deki otellerde yer bulunmaz, İzmirlilerin evleri eş ve dostla dolardı. Esnaf bir ay boyunca fuarın bereketini yaşardı. Sanat dünyasının kalbi burada atar, 'Şöhretin yolu İzmir Fuarı'ndan geçer' denirdi. Amerika’dan Sovyetler Birliği’ne, Almanya’dan Japonya’ya kadar ülkelerin pavyonları kurulur; yeni otomobiller, makineler ve teknolojiler sergilenirdi. Anadolu sanayicisi buraya gelir, incelediği teknolojilerden ilhamla memleketinde üretime geçerdi."
"Giriş Ücretlerine Yüzde 150 Zam Yapıldı"
Fuarın süresinin kısaltıldığını ve uluslararası ağırlığının azaltıldığını ifade eden Kaya, bilet fiyatlarındaki artışa da tepki gösterdi. Fuarın niteliği düşürülürken giriş ücretlerine fahiş zam yapıldığını savunan Kaya, şöyle devam etti:
"Geçen yıl tam bilet 40, öğrenci 25 liraydı. Bu yıl ise tam bilet 100 lira, öğrenci bilet fiyatı ise 50 lira olarak belirlenmiş. Tam bilete bir yılda yüzde 150 zam yapıldı. Fuarın süresini kısalttınız, uluslararası ağırlığını azalttınız ama bilet fiyatını büyüttünüz."
"İzmir Fuarı’nın İhtiyacı Panayır Değil, Vizyondur"
Açıklamasının sonunda fuarın mevcut yönetim anlayışını eleştiren AK Partili Kaya, 95 yıllık köklü geçmişe sahip İzmir Enternasyonal Fuarı'nın yeniden eski gücüne kavuşması gerektiğinin altını çizdi:
"95 yıllık İzmir Enternasyonal Fuarı'nın ihtiyacı yeni bir panayır programı değildir. Onu yeniden Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı yapacak küresel bir vizyondur."