Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin, Gezi Davası'ndan müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve 2017’den bu yana cezaevinde tutulan Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin verdiği kararda da en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini bildirmesinin ardından AİHM'e tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'a yanıt, AKP'li Tuğrul Türkeş'ten geldi.
Sosyal medya hesabından "Türkiye'nin hukuk burcunda akıl tutulması" başlığıyla paylaşım yapan AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, isim vermeden Mehmet Uçum'un 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden (AİHS) çıkılabileceğine' yönelik sözlerine tepki gösterdi.
"AKIL TUTULMASI"
Bu sözleri 'akıl tutulması' olarak nitelendiren Türkeş, "Bu emeklerin kimileri tarafından zâyi edilmek istenmesi - üstelik doğuracağı kesin uzun vadeli/yapısal hukukî, ekonomik ve siyasi istikrarsızlaşma ivmesi bütünüyle inkâr edilerek - tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır" ifadelerini kullandı.
"Bugün hukuku ve adaleti aşındıran yahut aşındırmış memleketlerin içinde bulundukları sefâlet ve dünya sahnesinde uğradıkları geri döndürülemez itibar kaybı herkesin malumudur" diyen Türkeş, "Türkiye’yi bu seviyelere çekmek isteyenlerin devlete ve millete nasıl bir kötülük yaptıklarının farkında olduklarını zannetmiyorum" açıklamasında bulundu.
"DELİ SAÇMASI SENARYO"
AİHS'ye taraf olmaktan vazgeçme fikrinin 'deli saçması' olduğunu belirten Türkeş, şunları yazdı:
"Yapay zekâyla basit bir diyalog bile ülkemizin AİHS’ye taraf olmaktan vazgeçmesi senaryosunun ne denli 'deli saçması' olacağının anlaşılması için yeterliyken, bunu üst düzey sorumluluk sahiplerinin açıktan dillendirmeye cesaret etmeleri ancak Kafkavari absürtlükle izah edilebilir."
"KAVALA DAVASI 'MİLLİ HUKUK' YOLUYLA DA ÇÖZÜLEBİLİR"
Osman Kavala'nın tutukluluğuyla ilgili durumun Türkiye'deki yüksek mahkemelerin verdiği kararlarla da çözülebileceğini vurgulayan Türkeş, Kavala'nın bu konunun 'en görünür' yüzü' olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Osman Kavala ve benzeri irili ufaklı, kangrenleştirilmiş davaların ‘millî hukuk’ yoluyla çözülmesi pekâlâ mümkündü ve hatta hâlâ mümkündür. Bunun için dışarılardan birtakım mercilerin dahline hiç mi hiç ihtiyaç yok(tu). Yürürlükteki Anayasa ve yasaların herkese eşit, adil ve şeffaf tatbik edilmesiyle bu sorunların hiçbiri yaşanmayabilir(di). Nitekim bundan iki yıl kadar evvel bu hususta girişimlerde bulunmam da tam olarak bu sebeplerdendir."
MEHMET UÇUM NE DEMİŞTİ?
AİHM, Osman Kavala’nın 2019’daki kararın ardından süren tutukluluğu ve ağırlaştırılmış müebbet cezasına ilişkin ikinci başvurusunda kararını geçen hafta açıklamış, Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtmişti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise "Anayasa’nın 90’ıncı maddesi AİHM kararlarının bağlayıcılığına dayanak gösterilemez!" demiş ve AİHM'i hedef alarak Türkiye’nin AİHS'ten çekilebileceğini ima etmişti.
KAVALA'YI ZİYARET ETMİŞTİ
Tuğrul Türkeş iki sene önce de Kavala'nın durumunu gündeme getirmiş, Kavala'yı cezaevinde ziyaret etmiş ve "Osman Kavala'nın durumu, laboratuvar gibidir. Altını kırmızıyla çizmek gerekir. Osman Kavala, casusluktan hüküm giymedi. Bu suçlamada delil bulunamadı, adam beraat etti. Gezi Parkı'yla ilgili davadan yargılandı. Ama 7 yıl süren bir yargılama mı olur?" demişti.