Ege Postası
Geri

Ali Haydar Fırat, CHP’deki ayrışmayı 'CHP’nin 15 Temmuz’u' olarak nitelendirdi

CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, NEO TV’de gündeme ilişkin çarpcı açıklamalarda bulundu. CHP’de bir arınma sürecinin zorunlu hale geldiğini belirten Fırat, belediye başkan adaylarının belirlenmesinde kullanılan anket ve yapay zekâ gibi yöntemlerin doğru sonuçlar vermediğini savundu. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in Amerikan ve İngiliz basınına verdikleri demeçleri de eleştiren Fırat, bu açıklamalarda Batı’ya yakın bir dış politika çizgisinin benimsendiğini öne sürdü. CHP’den geçmişte de farklı siyasi partilerin ayrıldığını hatırlatan Fırat, bu yapıların büyük bölümünün başarılı olamadığını ve zaman içinde yeniden CHP’ye yöneldiğini söyledi. Mevcut ayrışmayı “CHP’nin 15 Temmuz’u” olarak nitelendiren Fırat, “15 Temmuz’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti önce işgal edilmek, ardından parçalanmak istendi. Başarılı olunamadı. CHP de önce içeriden ele geçirilmek istendi, bu başarılamayınca parçalanmak istendi. Bunun da kısa süre içinde dağılacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Ali Haydar Fırat, CHP’deki ayrışmayı 'CHP’nin 15 Temmuz’u' olarak nitelendirdi
Haberler / Politika
5 Ağustos 2026 Çarşamba 17:20
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI-  CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, NEO TV’de Mehmet Ali Deniz’in sunduğu “Kent ve Siyaset” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. “Terörsüz Türkiye” sürecinden CHP’deki ayrışmalara, belediyelere yönelik operasyonlardan kurultay tartışmalarına kadar birçok başlığı değerlendiren Fırat, partinin kurumsal bütünlüğünü koruyarak yoluna devam edeceğini söyledi.

CHP’DEN “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE DESTEK

Türkiye siyasetinin son yılların en sıcak ve hareketli dönemlerinden geçtiğini belirten Fırat, gündemin öncelikli başlıklarından birinin “Terörsüz Türkiye” çerçeve yasası olduğunu söyledi.

CHP’nin, yetkili kurullarında yapılan değerlendirmelerin ardından yasa metnine destek verdiğini ifade eden Fırat, grup yönetiminin Meclis’te metni imzaladığını açıkladı. Daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun da geniş bir toplumsal ve siyasal uzlaşma sağlanması gerektiğini vurguladığını hatırlatan Fırat, CHP’nin bu yaklaşım doğrultusunda hareket ettiğini belirtti.

Fırat, “Türkiye’nin artık terör meselesinden kurtulması, gerçek anlamda barışın, birlikteliğin ve huzurun kalıcı hale gelmesi gerekiyor. CHP, MYK’de alınan karar doğrultusunda bu sürece destek verme iradesini ortaya koydu” dedi.

“ASIL SÜREÇ ŞİMDİ BAŞLIYOR”

Yasa metninin imzalanmadan önce siyasi partilerle paylaşıldığını belirten Fırat, Kılıçdaroğlu ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş arasında yapılan görüşmede de düzenlemenin kapsamının ele alındığını söyledi.

Sürecin bugüne kadar daha çok teknik ve hukuki altyapısının oluşturulmasına yönelik ilerlediğini dile getiren Fırat, bundan sonraki en kritik aşamanın silahların bırakılması olduğunu kaydetti.

Fırat, “Bugün atılan adımla birlikte artık terör örgütünün elindeki silahları bırakması gerekiyor. Asıl süreç şimdi başlıyor. Bu sürecin toplum vicdanında yeni yaralar açmadan, ülkenin üniter yapısını zedelemeden, kapsayıcı ve bütünleştirici bir çerçevede ilerlemesi gerekiyor. CHP bu konuda üzerine düşeni yapacaktır” ifadelerini kullandı.

Geçmiş dönemlerde doğrulanmamış bilgilerin ve yoğun tartışmaların süreçleri içinden çıkılmaz hale getirdiğini savunan Fırat, mevcut sürecin daha kontrollü, muhataplarla diyalog içinde ve dikkatli biçimde yürütüldüğünü söyledi.

“MUHALİF MEDYA MANİPÜLASYON YAPTI”

Programda CHP’deki iç tartışmalara da değinen Fırat, kendisini muhalif olarak tanımlayan bazı medya kuruluşlarının partiye yönelik manipülasyon yaptığını ileri sürdü.

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “kazanacak aday” söylemi üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının hedef alındığını savunan Fırat, özellikle bazı televizyon kanalları ve kamuoyu araştırmaları aracılığıyla Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’ın öne çıkarıldığını söyledi.

Kendisinin o dönemde Kılıçdaroğlu’nun doğru aday olduğunu savunduğunu belirten Fırat, “Kazanacak aday kavramı aslında ‘Kılıçdaroğlu kazanamaz’ demenin başka bir yoluydu. Anketler üzerinden bu algı sürekli beslendi” dedi.

Fırat, seçim sürecinde yaşanan tartışmaların ve Millet İttifakı içindeki gerilimlerin seçim sonucunu doğrudan etkilediğini öne sürdü.

DEĞİŞİM SÜRECİNE ELEŞTİRİ

Seçim sonrasında CHP’de başlayan değişim tartışmalarını da değerlendiren Fırat, kendisinin parti içinde daha sol, daha politik ve daha güçlü bir sosyal demokrat dönüşümü savunduğunu söyledi.

Ancak değişimin yalnızca aktörlerle sınırlandırıldığını öne süren Fırat, Özgür Özel’in değişim sürecinin yönetimini Ekrem İmamoğlu’na bıraktığını iddia etti.

Fırat, “Sadece kişilerin değişmesinin gerçek bir değişim olmayacağını her zaman söyledim. CHP’nin tarihsel ve siyasal kimliğini koruyan, daha sol ve daha politik bir değişimden yanaydım” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun CHP’nin cumhuriyetçi, Atatürkçü ve sosyal demokrat siyasal geleneğinden gelmediğini savunan Fırat, parti içinde farklı bir siyasal yapı oluşturulmaya çalışıldığını, ancak CHP tabanının bunu içselleştirmediğini ileri sürdü.

“PARTİ BİR KİŞİNİN KARİYERİNE ENDEKSLENEMEZ”

CHP’nin kurucu değerlerinden ve tarihsel sorumluluğundan uzaklaştırılmaya çalışıldığını savunan Fırat, partinin bir kişinin siyasi kariyerine veya kişisel hedeflerine endekslenemeyeceğini söyledi.

Partiden ayrılan bazı isimlerin yeni bir siyasi yapı kurmasına da tepki gösteren Fırat, “Türkiye siyasal tarihinde alışılmadık bir durum yaşandı. Bir siyasi parti kurulurken CHP’nin kadrolarının ve imkânlarının kullanılmaya çalışıldığını gördük” dedi.

Fırat, söz konusu ayrışmanın yalnızca parti içindeki bir iktidar mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini savunarak, CHP’nin cumhuriyetçi ve demokratik kimliğinin hedef alındığını öne sürdü.

“CHP’NİN 15 TEMMUZ’U OLARAK GÖRÜYORUM”

CHP’den geçmişte de farklı siyasi partilerin ayrıldığını hatırlatan Fırat, bu yapıların büyük bölümünün başarılı olamadığını ve zaman içinde yeniden CHP’ye yöneldiğini söyledi.

Mevcut ayrışmayı “CHP’nin 15 Temmuz’u” olarak nitelendiren Fırat, “15 Temmuz’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti önce işgal edilmek, ardından parçalanmak istendi. Başarılı olunamadı. CHP de önce içeriden ele geçirilmek istendi, bu başarılamayınca parçalanmak istendi. Bunun da kısa süre içinde dağılacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Fırat, sosyal medya hesapları, iletişim ağları ve organize gruplar üzerinden CHP’ye, Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine yönelik yoğun bir saldırı yürütüldüğünü iddia etti.

İMAMOĞLU VE ÖZEL’E “BATI” ELEŞTİRİSİ

Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in Amerikan ve İngiliz basınına verdikleri demeçleri de eleştiren Fırat, bu açıklamalarda Batı’ya yakın bir dış politika çizgisinin benimsendiğini öne sürdü.

Yeni siyasi yapının neoliberal politikaları savunduğunu iddia eden Fırat, bu yaklaşımın CHP’nin ulusal bağımsızlıkçı ve cumhuriyetçi geleneğiyle bağdaşmadığını söyledi.

Fırat, yaşananların birkaç kişinin kişisel iktidar mücadelesiyle açıklanamayacağını savunarak, sürecin hem ulusal hem de uluslararası boyutları bulunduğunu ileri sürdü.

“CHP’nin üzerinde kara bulutlar dolaşmıyor” diyen Fırat, partinin çok daha zor koşullarda kurulduğunu ve ülkenin ulusal mücadele ile devrim sürecini yönetmiş bir siyasi yapı olarak mevcut sorunları da aşacağını kaydetti.

“ARINMA CHP İÇİN ZORUNLUYDU”

CHP’de bir arınma sürecinin zorunlu hale geldiğini belirten Fırat, belediye başkan adaylarının belirlenmesinde kullanılan anket ve yapay zekâ gibi yöntemlerin doğru sonuçlar vermediğini savundu.

Ortaya çıkan soruşturmaların ve iddiaların, aday belirleme süreçlerinde ciddi hatalar yapıldığını gösterdiğini söyleyen Fırat, ayrılan siyasi yapıya iyi niyetle katılan bazı partililerin zaman içinde gerçekleri göreceğine inandığını belirtti.

Fırat, yaklaşık iki buçuk yıldır sosyal medya ağları ve bazı medya kuruluşları üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’nin Atatürkçü, cumhuriyetçi ve sosyal demokrat kadrolarına yönelik karalama kampanyası yürütüldüğünü öne sürdü.

Hakkında ihale, fezleke veya yolsuzluk iddiası bulunan kişilerin bu iddiaları açıklığa kavuşturması gerektiğini vurgulayan Fırat, “Başka bir partiye geçmek, kişinin hakkındaki iddiaları ortadan kaldırmaz. Arınma sürecinden kaçmak yerine kamuoyuna hesap verilmesi gerekir” dedi.

“CHP’NİN TARİHİ BİR BAGAJ DEĞİLDİR”

Bazı yayınlarda CHP’nin “tarihsel bagajlarından kurtulması” gerektiği yönünde ifadeler kullanıldığını söyleyen Fırat, bu yaklaşımı sert sözlerle eleştirdi.

Fırat, “CHP’nin bagajı nedir? Cumhuriyeti kurmak mı, ulusal kurtuluş mücadelesini yönetmek mi, sanayi devrimini başlatmak mı, toplumu okuryazar hale getirmek mi? Bir ulusun var olma süreci bagaj olarak görülemez” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’in “kilometreyi sıfırlıyoruz” sözlerini de eleştiren Fırat, bu söylemin CHP’nin tarihsel devamlılığından uzaklaşma anlamına geldiğini savundu.

“YEREL SEÇİM BAŞARISI KONJONKTÜRELDİ”

CHP’nin yerel seçimlerde elde ettiği başarıyı da değerlendiren Fırat, sonucun kalıcı ve yapısal bir başarıdan çok dönemin koşullarından kaynaklandığını söyledi.

Yaklaşık 30 belediye başkanının iktidar partisine geçtiğini belirten Fırat, bunun yalnızca baskı veya korkuyla açıklanamayacağını kaydetti. Aday belirleme süreçlerinde “ne olursa olsun kazanma” anlayışının siyasi ilkeleri zayıflattığını savunan Fırat, seçim başarısının sürdürülemediğini ve siyasi olarak büyütülemediğini ifade etti.

Fırat, AK Parti seçmeninin bir bölümünün sandığa gitmemesinin de seçim sonuçlarında etkili olduğunu belirterek, “İktidarın emekliler ve dar gelirli kesimlerle yaşadığı gerilim, seçime katılımın düşmesi ve AK Parti seçmeninin sandığa gitmemesi sonuç üzerinde belirleyici oldu” dedi.

CHP’nin 2019’dan itibaren muhafazakâr ve Kürt seçmenlerle kurduğu diyaloğun önemli bir altyapı oluşturduğunu da kaydeden Fırat, buna rağmen başarının yalnızca CHP’deki yönetim değişikliğine bağlanamayacağını söyledi.

MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI

Kurultay süreci ve mutlak butlan tartışmaları hakkında da konuşan Fırat, CHP’ye yakışmayacak uygulamaların organize edildiğini savundu.

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin imkânlarını kullanarak parti içinde kendisine uygun bir yapı oluşturmaya çalıştığını iddia eden Fırat, hukuki sürecin aynı zamanda siyasi görüşme ve pazarlıklarla yürütüldüğünü öne sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun hukuki kararı kabul etmemesi halinde partiye kayyum atanabileceğini savunan Fırat, “Sayın Kılıçdaroğlu inisiyatif alarak partinin kayyum tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını önledi. Yaşanan durum hukuksal bir zorunluluktu” dedi.

Fırat, Özgür Özel’in farklı siyasi isimlerle yaptığı görüşmelerin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

BELEDİYELERDEKİ İDDİALAR ARAŞTIRILACAK

CHP’li belediyelere yönelik operasyonları değerlendiren Fırat, partiye yansıyan her türlü yolsuzluk ve usulsüzlük iddiasının araştırılması gerektiğini söyledi.

İddialar değerlendirilirken kişisel husumet veya siyasi tasfiye anlayışıyla hareket edilemeyeceğini belirten Fırat, verilen ihalelerin, kamu zararının bulunup bulunmadığının ve yapılan işlemlerin hukuka uygunluğunun ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Fırat, “Bir olumsuzluk varsa CHP mutlaka gereğini yapar. Ancak kararlar kişisel husumetle değil, yapılan işlerin hukuki boyutu incelenerek ve kamu vicdanı tatmin edilerek alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“CHP TUTUKSUZ YARGILANMAYI SAVUNUYOR”

Belediye başkanlarına yönelik operasyonların yöntemini eleştiren Fırat, CHP’nin tutuksuz yargılama ilkesini savunduğunu söyledi.

Sabah saatlerinde evlere baskın yapılması yerine kişilerin ifade vermeye davet edilmesi gerektiğini belirten Fırat, yargılama sürecinin tutuklama tedbiri olmadan yürütülmesinin esas olması gerektiğini ifade etti.

CHP bünyesinde kurulan bir komisyonun iddianameleri, tanık beyanlarını ve gizli tanık ifadelerini incelediğini aktaran Fırat, hukuki sürece gerekli katkının verileceğini söyledi.

Operasyonların yalnızca siyasi olduğu yaklaşımının doğru olmadığını belirten Fırat, “Ortada bir iddia varsa hukuki olarak araştırılmalıdır. Ancak neden yalnızca CHP’li belediyelere operasyon yapıldığı ve AK Partili belediyeler için aynı süreçlerin işletilmediği sorusu da haklı bir sorudur” dedi.

“CHP TEMİZ PARTİ KİMLİĞİNİ KORUMALI”

CHP’nin geçmişten bugüne en önemli üstünlüğünün temiz ve yolsuzluklarla anılmayan bir parti olması olduğunu söyleyen Fırat, son dönemde yaşananların bu algıya zarar verdiğini belirtti.

Fırat, “CHP’nin genel başkanları kamuoyunun önüne ahlaki duruşlarıyla örnek olmuş insanlardı. Yaşanan süreç, toplumda CHP’nin de diğer partiler gibi olduğu yönünde bir algı oluşturdu. Bu, hepimizin düzeltmesi gereken bir durumdur” ifadelerini kullandı.

PARTİ DEĞİŞTİRENLERE “SİYASİ RÜŞVET” UYARISI

Belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin başka partilere geçmesi konusuna da değinen Fırat, kişileri partide tutmak amacıyla makam, ödül veya siyasi vaat verilmesini doğru bulmadığını söyledi.

Fırat, “Bir insanın parti aidiyeti yoksa ona ödül veya siyasi rüşvet vererek partide tutmak meşru ve ahlaki değildir. Asıl olan kurumlardır, asıl olan CHP’dir. CHP bütün kişilerden daha büyüktür” dedi.

TUGAY AÇIKLAMASI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ilişkin soruları da yanıtlayan Fırat, CHP ile Tugay arasında herhangi bir görüşme trafiği bulunmadığını söyledi.

Tugay’ın partiden ayrılmasının ardından yeniden hangi partiye geçeceği yönündeki tartışmaların yıpratıcı olduğunu belirten Fırat, olası bir geri dönüş talebinin ise CHP’nin yetkili kurulları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Fırat, “Böyle bir karar tek bir kişi tarafından verilmez. Parti kurulları konuyu tartışır, doğru olup olmadığına bakar ve kararını kamuoyuyla paylaşır. Ancak şu anda gündemde böyle bir durum bulunmuyor” dedi.

“CHP KURULTAYA GİDECEK”

CHP’nin kongre ve kurultay sürecine gireceğini belirten Fırat, hazırlıkların oluşturulan bir komisyon tarafından yürütüldüğünü söyledi.

Kurultayın bir demokrasi şöleni biçiminde gerçekleştirileceğini ifade eden Fırat, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmayacağına ilişkin kararın parti tabanının ve kurultay delegelerinin yaklaşımına göre şekilleneceğini kaydetti.

Fırat, “Sayın Kılıçdaroğlu, partinin tabanının yaklaşımına ve arınma sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığına bakacaktır. Ancak şu anda CHP’nin gündeminde adaylık tartışmaları yoktur. Öncelik, partinin kurumsal bütünlüğünün korunması ve saldırı sürecinin atlatılmasıdır” diye konuştu.

DOKUNULMAZLIK MESAJI

Milletvekili dokunulmazlıkları konusunda CHP’nin kişilerden bağımsız, ilkesel bir tutuma sahip olduğunu belirten Fırat, dokunulmazlıkların yalnızca kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılması gerektiğini söyledi.

Haklarında ciddi iddialar bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını kendilerinin talep etmesi gerektiğini ifade eden Fırat, “Dokunulmazlık, işlenen suçlara karşı bir kalkan haline gelmemelidir. Milletvekilleri de her vatandaş gibi yargı önünde eşit olmalıdır. CHP bu meseleye kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden bakmaktadır” dedi.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası