Ege Postası
Geri

Anadol'dan NEO TV'de 'mutlak butlan' için ses getirecek açıklamalar: CHP'nin yerel seçim başarısı birilerini harekete geçirdi

CHP eski Grup Başkanvekili ve eski Milletvekili Kemal Anadol, NEO TV'de mutlak butlan krizine dair çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bu kararın Büyük Orta Doğu Projesi'yle bağlantılı olduğunu öne süren Anadol, Türkiye demokrasini tehdit ettiğini belirtti. Ayrıca CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti olarak çıkmasıyla adeta demokrasiyi kaldırmak isteyen cephe tarafından alarm etkisi yarattığını iddia eden Anadol, "Onun içindir ki mutlak butlan kararı 2 senedir Türkiye'nin gündemini işgal ediyor" dedi. Öte yandan Anadol, Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimlere kadar kurultaya gitmeyeceğini ileri sürerek, "Seçimlere Kılıçdaroğlu'nun yaptığı milletvekili listeleriyle girilecek. Ne olacak o zaman? Örnek vereyim ben sandığa gitmem. Vatandaş da küsecek. Ben gitmiyorsam, niye vatandaş gitsin?" şeklinde konuştu.
Anadol'dan NEO TV'de 'mutlak butlan' için ses getirecek açıklamalar: CHP'nin yerel seçim başarısı birilerini harekete geçirdi
Haberler / Politika
5 Haziran 2026 Cuma 21:56
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Grup Başkanvekili ve eski Milletvekili Kemal Anadol, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında Sanem Gökdağ’ın sorularını yanıtlarken, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Programda, CHP içindeki 'mutlak butlan' gerilimi, mahkeme kararıyla genel başkan koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun hamleleri, parti içindeki krizler ve kurultay tartışmaları gündeme alındı.

"BU KARAR İKİ KANADIN ÇEKİŞMESİ DEĞİL, BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ'NİN BİR BÖLÜMÜ"

CHP’de adeta deprem etkisi yaratan ‘mutlak butlan’ krizine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Anadol, sürecin parti içi bir liderlik yarışının olmadığını, yaşanan krizin Büyük Orta Doğu Projesi ve uluslararası bir müdahale planıyla doğrudan ilişkili olduğunu öne sürdü.

Anadol, “Cumhuriyet Halk Partisi içindeki iki kanadın çekişmesi olarak algılanamaz. Mutlak butlan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki bir çekişmenin yarattığı sonuç olarak algılanamaz. Mutlak mutlan. Türkiye'de demokrasinin geleceğiyle bugünkü Erdoğan'ın mücadelesidir. Mutlak butlan sorunu, Büyük Orta Doğu projesinin bir bölümüdür, birimidir. Çünkü Türkiye'de ne olacağını Tom Barrack defalarca dile getirdi. Dikkatinizi çekerim, Amerika şimdiye kadar yaptığı her darbeye ‘Birlikte oraya demokrasi getireceğiz’ gerekçesini sunardı. Nereye olacaksa. Irak'a, Libya'ya, Suriye'ye her yere, ‘Demokrasi getireceğim’ diye müdahale etti. Ama eylemde bu yok. Artık bundan vazgeçti. Tom Barrack diplomat falan değildir. Trump'ın yakın arkadaşıdır. Dolayısıyla onun sözleri hem Trump'ın niyetlerini ortaya koyar hem de o derin devletin sözcüsü gibi konuşmaktadır. Tom Barrack artık ‘Demokrasi getireceğiz’ falan demiyor. Tam tersine, ‘Hazar’dan Akdeniz’e uzanan bir barış çizgisi’ diyor. İsrail'i koruyan bir çizgi ve bu çizgi üstündeki devletlerin ulus devlet olmasının çok zarar verdiğini ileri sürüyor. Eski Osmanlı sistemini savunuyor. Çeşitli etnik grupların, etnik ve mezhepsel grupların egemen olduğu bir devlet yapısını savunuyor. Mehmet Akif Ersoy ‘Medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar’ diyor ya, artık o canavar ağzını açtı, tek dişini de gösteriyor. Demokrasi falan yok. ‘Yedi ülkede rejimler değişecek’ diyordu. Libya, Suriye, Irak, İran… Türkiye yoktu bu 7 ülkenin içinde. Şimdi mutlak butlan kararıyla var olduğu ortaya çıkıyor. Mutlak butlan kararı istenilen gibi sonuçlanırsa Türkiye'de demokrasi olmayacak. Bu uluslararası bir proje. Büyük Orta Doğu Projesi onun arkasında da bütün dünyanın artık gerçek yüzünü tanıdığı Trump var. Trump'la beraber Amerika’nın derin devlet politikaları var” değerlendirmelerinde bulundu. 

"AMERİKA'NIN İSTEDİĞİ DEVLET BİÇİMİYLE ŞEKİLLENİYOR"

“Bunların belirtileri de var” diyen Anadol, “Devlet Bahçeli, ‘Cumhurbaşkanı yardımcısının biri Alevi olsun biri Sünni olsun’ demişti. Recep Tayyip Erdoğan sürekli Türk, Kürt bir de Arapları ilave etti. Böyle bir devletten bahsediyor. Bunlar tam Amerika'nın istediği devlet biçimiyle şekilleniyor" açıklamasında bulundu.

"DAHA BASILACAK DÜĞMELER VAR"

Anadol, mutlak butlan kararının ardından yapılacak farklı müdahaleler ve girişimler olduğunu öne sürerek, “Türkiye çok zor durumda. Maalesef çok üzülerek söylüyorum. Yarattığımız bir ihtiyar gençliği var. 20 yaşındaki çocuklarımız 40 yaşındaki insan gibi düşünmeye başladılar. Toplumda müthiş bir ‘Anti Erdoğan’ potansiyeli var. Gençler, çiftçiler, emekliler, çalışanlar vesaire… Umutsuz olan herkes. Bir daha seçim nasıl kazanacak? Daha basılacak düğmeler var. Evvela Türkiye'de Demokrasinin ortadan kalkması gibi” şeklinde konuştu.

CHP'Lİ VEKİLLERDEN İMZA KAMPANYASI: "BİZİ NİYE KOYMADINIZ DİYE ÖFKELENEN VEKİLLER OLDU"

CHP’li milletvekillerinin kurultay çağrısı için düzenlediği imza toplama sürecinin çok kısa sürede organize edildiğini ve katılımın çığ gibi büyüdüğünü belirten Anadol, 80 vekilin daha imza atacağını belirterek “213 rakamı alel acele toplanmış bir rakamdır. Senatörler, makamlık yapmış arkadaşlarımızdan oluşan 213 imza, 2-3 gün içinde toplandı. Sonradan ‘Bizi niye koymadınız’ diye dışarıda kalan milletvekillerinin öfkesiyle karşılaştık. Siz gelmeden evvel öğrendiğim rakama göre 80 milletvekili daha ilave edilecek" dedi.

"CHP BİRİNCİ PARTİ ÇIKTIĞINDA 'ALARM' OLARAK ALGILANDI VE BU KARAR ÇIKTI"

CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti çıkmasının, mevcut rejimi dizayn etmek isteyen kişiler tarafından 'alarm' etkisi yarattığını ileri süren Anadol, 'mutlak butlan' kararının bu nedenle verildiğini iddia etti.

Anadol, "Türkiye'deki rejim değişeceğine göre ve bu sistem içinde eksiyle gediğiyle son referandumdan sonra parlamenter sistemden demokratik, dünyada hiçbir yerde olmayan Cumhurbaşkanlığı rejimine geçtiğimize göre buna rağmen yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olabiliyorsa, Türkiye'deki demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyenler tarafından alarm olarak algılandı. ’Adamlar geliyor. CHP iktidar olabilir. Büyük olasılıkla olacak. Bunu önlemek lazım'. Neden? Modele uymayacak çünkü. Uymayacağı zaman da mutlaka buna bir müdahale olacak. Nasıl olacak o? Recep Tayyip Erdoğan, yapılan tüm objektif anketlerde kaybediyor. Kendisi de görüyor. O zaman çare ne? O 1000 odalı olduğu söylenen saraylarda sözleşmeli personeller var. Sabahtan akşama senaryo üretiyorlar onlar. Sürekli A, B, C, Z modelleri… Olasılıklara göre üretiyorlar. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP seçim kazanamayacağına göre ne yapmak lazım? Onlar buldular çaresini. İktidara en yakın parti hangisi? Cumhuriyet Halk Partisi. Şu anda en büyük rakip, birinci parti. Onu bölersek, ortadan kaldırırsak, zayıflatırsak… Zayıflatılması ayrı, ortadan kaldırılması ayrı. Hangisi gerekiyorsa onu yapacaklar. Onun içindir ki mutlak butlan kararı 2 senedir Türkiye'nin gündemini işgal ediyor” değerlendirmelerinde bulundu.

'KAPİTÜLASYON' BENZETMESİ

CHP’li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonların da bu kararın bir parçası olduğunu öne süren Anadol, “İki tane yumuşak karnı vardı iktidarın. Birisi Cumhurbaşkanımız diplomasızdı. Olduğunu söylüyor herkes. Doğru dürüst bir yanıt da anlamadık şimdiye kadar. İkincisi, büyük bir yolsuzluk vardı. Beşli çetenin aldığı ihaleler. Zafer alanı gibi yüzde doksan sekiz hatayla imzalanan mukabeleler, Türk yargısına güvenmeden Londra'da hakemlerin yetkisini kabul eden sözleşmeler… Bunlar bir araya geldiği vakit aynen Kanuni Sultan Süleyman ile başlayan ama imparatorluğun sonunu getiren kapitülasyonların günümüzde uygulandığını gösteriyor" şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU'NA 'DİPLOMA' ELEŞTİRİSİ

Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim stratejilerine dikkat çeken Anadol, "Kılıçdaroğlu’nun bu oyunun neresinde sorulduğunu baştan beri söylüyorsunuz. En azından kulağına söylediler, ‘Diplomasına itiraz et’ diye. Foça’da belediye meclisi üyesi olabilmek için adaydan dünyanın evrakı isteniyor. Diploması isteniyor. Peki CHP niye itiraz etmedi Tayyip Erdoğan seçime girerken? Kılıçdaroğlu demiş ki ‘Mağdur olur, bırakayım böyle girsin’. Bu gerekçe mi?" dedi.

2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu'nun seçim hamlelerine ilişkin konuşan Anadol, "Abdullah Gül aday olacakken, Meral Akşener ‘Ben örgütüme söz verdim. Aday olacağım’ deyince Abdullah Gül vazgeçti. Sağlamcı tabii, o zaman tek aday olmak istiyordu, vazgeçti. Meral Akşener aday oldu İYİ Parti adayı olarak. Bu kez oyunu bozuldu Kemal Kılıçdaroğlu’nun. ‘Gel bakalım Muharrem’… Daha çağırırken adamın itibarını sıfırladı ve hiçbir zaman yanında olmadı. Tam tersine, hem Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri var hem de Cumhurbaşkanı seçimleri var. Ne kadar Muharrem İnce’yi destekleyen milletvekili varsa hepsinin İsimlerini sildi. Hiçbirini milletvekili yapmadı. Kampanyanın ortasında Muharrem İnce’nin kollarını kesti ve binlerce sandık boş kaldı. Beş sene de böyle gitti mi? Bula bula cımbızla çeker gibi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Abdullah Gül'ü aday göstermesi ilginç değil mi?" dedi.

"KİŞİSEL HIRSTAN KAYNAKLI DEĞİL, ONA ÖYLE OLMASINI SÖYLEDİLER"

Ardından 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine değinen Anadol, Kılıçdaroğlu'nun adaylık dayatmasının arkasında kişisel hırs olmadığını iddia ederek, "Gelelim üçüncü beş seneye. Artık Recep Tayyip Erdoğan'a olan muhalefet potansiyeli çok büyümüş. Recep Tayyip Erdoğan’ın kaybetme olasılığı çok yüksek. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nde altılı masa kurulmuş, muhalefet birleşmiş. Meral Akşener tekrar masaya oturunca hata yaptı. O zamana kadar kadının bir hatası yok. ‘Ben İYİ Parti'den birisi Cumhurbaşkanı olsun demiyorum. Sizin iki tane başarılı belediye reisiniz var. Biri İstanbul, biri Ankara. Onlardan hangisini gösterirsen göster, biz destek olacağız. Senden olmaz’ dedi. Ama kabul etmedi, ‘İlla ben olacağım’ dedi. Şimdi biz ‘İlla ben olacağım’ deyince kişisel bir hırs gibi düşünüyoruz. Hayır. Ona ‘İlla sen olacaksın’ dediler" şekinde konuştu.

3 İSMİN ÖZEL-KILIÇDAROĞLU GÖRÜŞMESİ: "ALGI YARATMAK İÇİN YAPILAN İŞLER"

CHP’li milletvekilleri olan Engin Altay, Ali Öztunç ve Gürsel Erol’dan oluşan heyetin Kılıçdaroğlu ve Özel ile görüşmesini de ele alan Anadol, “Bunlar algı yaratmak için yapılan işler. ‘İki taraftan da işte hukukçular bir araya gelsin de bir çözüm bulalım’. Neye çözüm bulacaksın? Kurultay ya olur ya olmaz" şeklinde konuştu.

"SEÇİME KADAR KURULTAYA GİDİLMEYECEK. BEN SANDIĞA GİTMEM, VATANDAŞ NİYE GİTSİN?"

Kılıçdaroğlu'nun seçime kadar kurultaya gitmeyeceğini öne süren Anadol, bu durumun sandıkta ağır bir faturası olacağını belirterek, "Kurultayı yapmayacak, göreceksiniz. Kurultayı yapmayınca ne olacak? ‘Baştan başlayacağız’ diyorlar. O Gürsel Tekin ‘İki sene de biter’ diyor. Önce delege seçimleri yapacaklar istedikleri üyelerle. Ondan sonra ilçe kongreleri yapacaklar. Sonra il kongreleri yapacaklar ama bunları yaparken kim engel oluyorsa…Örnek vereyim, Karşıyaka Donanmacı Mahallesi'nde delege seçimi var. Saat kaçta? 19'da. Millet işten çıktıktan sonra veya pazar günü saat 10'da. Üyeler saat 10'da sabahleyin pazar günü gidiyor. ‘Delege seçimi yok. Saat sekizde geldik yaptık’. Kim buna itiraz edecek? Üyeler. Mercii neresi? İl Yönetim Kurulu. Orada kim var? Bunların atadıkları var. ‘Fazla mı ısrar ediyorsunuz? Mahkemeye mi gittiniz? Disiplin kuruluna sevk ederiz’. Ve ihraç... Böyle yöntemlerle seçimlere kadar kurultay olmayacak. Seçimlere kadar kurultay olmayacak. Yapmayacak ve seçimlere Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı milletvekili listeleriyle girilecek. Ne olacak o zaman? Örnek vereyim ben gidip oy vermem, sandığa gitmem. Vatandaş da küsecek. Ben gitmiyorsam, niye vatandaş gitsin?" değerlendirmesinde bulundu.

"1980 DARBESİ'NDEN DAHA KÖTÜ DURUMDAYIZ"

1980 Darbesi'ne atıfta bulunan Anadol, "O zaman yeni parti kurulur. Ona da engel olurlar. Çok kötümser konuşuyorum ama öyle. Bütün bunlar aşılmayacak mı? Umutsuzluk yaymak istemiyorum etrafa. Ona rağmen halkın iradesi bunları yener. Şartlar çok zor. Ben 12 Mart'ı yaşadım. 12 Mart'ta ben ilçe başkanıydım. ‘Sabotajcı’ diye içeri alındım. Çıktım milletvekili oldum. 1980 darbesinde hem milletvekiliydim hem de ben Barış Derneği Genel Başkan Yardımcısıydım. Barış Derneği'nden alıp götürdüler. Bir sene hapis yattım. Çıktım yine milletvekili oldum. Yasaklardan sonra. Yaşadım bunları. O dönemlerden çok daha kötü koşullardayız" açıklamasında bulundu.

KURULTAYA GİDİLMEZSE CHP SEÇİME GİREBİLİR Mİ?

Kurultaya gidilmemesi dahilinde CHP’nin seçime girememe tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği söylemlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Anadol, “Hemen iki ihtimal ortaya çıkacak. ‘Girebilir’ diyenler, ‘Giremez’ diyenler. Ama önemli olan şu, Tayyip Erdoğan eline bir koz veriyorsunuz. O isterse birini tercih eder, isterse öbürünü. Girip bir şey yapamayacağını anlarsa anketlerde, ‘Girsin’ diyecek. Yine önleyemiyor. Seçmen koşa koşa gidip rey verecekse giremezler. Yüzeysel olarak baktığımızda Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında bir yarışma, bir rekabet, bir çelişme değil. Doğrudan Büyük Orta Doğu projesinin daha derin bir yapının içinde aslında" dedi.

"ÖZEL CHP TARİHİNE GEÇTİ"

Özgür Özel'in saha performansını öven Anadol, "Özgür Özel gösterdiği yüksek performansla CHP tarihine geçti. 108 tane miting düzenlemek, iki defa bir ilçede hafta sonunda bir ilde, hem de CHP'nin en zayıf olduğu %70 AKP'nin aldığı Gümüşhane'de bugün miting düzenledi. Kalabalığı gördük. Halkı arkasına alıp yürütebiliyor. Parti işgal edildiği vakit örneklerini gördük" şeklinde konuştu.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası