
EGEPOSTASI- İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde, 1 Nisan tarihinde saat 16.00’da, çamur dolu çukura düşen atık toplama kamyonunun şoförü Sabri Kılınç (38), hayatını kaybetmişti.
Kılınç’ın ailesinin avukatı Mahmut Temel, NEO TV’de Gün Ortası’na konuk olarak önemli açıklamalarda bulundu.
“GPS CİHAZINA BAKILSAYDI NEREDE OLDUĞU ORTAYA ÇIKACAKTI”
Temel, “Vefat eden Sabri Kılınç bu kurumda yaklaşık 15 yıl boyunca çalışan, görevini layığıyla yerine getiren bir vatandaş. Aynı zamanda evli iki çocuk babası. Olay, 1 Nisan’da gerçekleşiyor. Kendisi katı atık araçlarını süren ve Kemalpaşa’da bulunan yerden katı atıkları toplayıp Çiğli’deki atıksu merkezine teslim etme görevini yapan biri. O gün 14 sıralarında eşitle telefon görüşmesi gerçekleştiriyor. Akabinde 14.20 civarlarında da arıtma merkezine aracıyla giriş yapıyor. Kantar uygulamasına giriş yapıyor. Olay mahalliyle kantardan giriş yapılacak mesafe 5 dakikalık bir yol. Buradan geçtikten sonra yükse ihtimalle 14.25 sıralarında bu elim kaza meydana geliyor. Eşi saat 2’de görüştükten sonra birkaç kere aramış ama ulaşamamış. İş çıkışında servisten kendisi inmeyince çok panik olmuş. Çalışma arkadaşlarını defalarca arıyor. Arkadaşları da bilgileri dâhilinde olmadığını, kurum yetkilileriyle görüştükten sonra bilgi aldıktan sonra dökmüş yapacaklarını söylüyor. Akabinde arayıp diyorlar ki ‘GPS cihazında kontrolünü yaptık. Herhangi bir problem yok. Şu an aracı Kemalpaşa güzergâhından hareket halinde’ deniyor. Aslında GSP cihazına bakılsaydı kendisinin atıksu merkezinde olduğu ortaya çıkacaktı. Bir başka yetkili ‘telefonun şarjı bitmiş, bundan dolayı sizinle iletişime geçememiş, sinyal alamadık’ diyor” ifadelerini kullandı.
“8-9 SAAT ÇAMURUN İÇİNDE KALARAK VEFAT ETTİ”
Tugay’ın ‘işçi görevlendirildiği yerde değildi’ ifadelerine yanıt veren Kılınç, “Atıksu merkezinde birden fazla holler varmış. Tugay 200 metrekare farklı bir yere dökülmesi gerektiğini iddia ediyor. ‘burası yasak bölgeydi, neden döktüklerini bilmiyoruz’ diyorlar. Bu konuda söylenen beyanlar gerçeği yansıtmamakta. Vefat eden Kılınç, oraya birçok kez dökmüş. Farklı kişiler de oraya döküm yapıyormuş. Olay mahalline baktığımızda, yasak olduğunu gösteren bir emare yok. Soruşturmanın gizliliği neticesinde çok fazla bilgi veremiyoruz. Gerekli önlemler alınmadığı dosya kapsamında bellidir. Burada farklı yönlendirmelerin sebebini anlamış değiliz. Aile de anlamış değil. Kurum yetkililerinin, farklı yönlendirmeleri sonucunda orada Kılınç, yaklaşık 8-9 saat çamurun içinde kalarak vefat etmiştir. Çünkü tahminimize göre olay 14.25-14.30 sıralarında olmuştur. Ailesi aracı 23.30- 00.00 civarlarında bulmuştur. Aracı da oradan 01.30’da çıkarmışlardır” dedi.
“AİLE, TANIDIKLARI SAYESİNDE CENAZEYİ ÇIKARMIŞ”
Vinci çağıranın kim olduğuyla ilgili Kılınç “Saat 23.30’a kadar bu arama silsilesi devam ediyor. GPS cihazına bakıp ‘evet eşiniz buradaymış’ gibi bir söylenti söz konusu değil. Eşinin görev yeri oraya olduğu için Ulviye Hanım babasını oraya gönderiyor. Sonrasında kapıda kurum yetkilileriyle karşılaşıyor. Bir araca biniyorlar. Yetkililerden biri yasak olduğu iddia edilen bir yere direkt aracı sürdürüyor. Madem yasaktı neden aracı oraya sürdürdünüz. Demek ki oraya döküldüğünü çok net bir şekilde biliyordunuz. Harmandalı’dan ailenin yakınları, eşi, dostu çevresi gelince yetkililer oradan ayrılıyor. Nereye gittiklerini bilmiyoruz. Jandarma ekipleri geliyor. Burada neden yetkili yok diye serzenişler var. Bir takım çevreleri sayesinde kendileri vinç buluyor. Ödemeleri kendileri gerçekleştiriyor. Bunları da Ceyda Bölünmez Çankırı paylaşmış. Akabinde kendi güçleriyle oradan çıkartıyorlar. Kurumun bir tane mercisi oraya gelmiş değil. Son anlarda bir itfaiye grubu gelmiş. Destek vermişler ama olayın başlangıcına baktığımızda aile ve ailenin tanıdıkları sayesinde çıkarmışlar” ifadelerini kullandı.
“KURUMUN TAKİPSİZLİĞİ SONUCU KAZA MEYDANA GELDİ”
MHP İzmir İl başkanı Veysel Şahin’in bir yetkilinin çok sarhoş olduğuna dair iddiasına yanıt veren Temel, “Orada 2 yetkilimiz varmış. Ailenin de bize aktardığına göre bir yetkilinin çok sarhoş olduğuna yönelik beyan var. Ancak buna yönelik bir delilimiz yok. Orada 2 yetkilinin 2’si de ayrılıyorlar. Sabah 06.00 civarında olay yerine geliyorlar. İlerleyen aşamalarda savcılık tarafından yapılacak araştırmada ortaya koyulacaktır. Ama bu aşamada onların iddialarının tam tersi bir süreç var. Kurumun iç işleyişindeki bu takipsizlik sonucu bence bu elim kaza meydana gelmiş. Saat 23.30’a kadar o araç oradan çıkmadı diye bir Allah’ın kulu sormamış. Bence kurumun kendi iç işleyişini çalıştırmalı. Devriye attıklarını söyleyen bir grup var. Devriye atsalar kazayı fark ederlerdi. Devriye atamasalar bile o aracın orada durması, vefat edenin hep beraber oturdukları yere gelmemesi fark edilmeliydi. 8-9 saat boyunca orada kalması çok üzücü bir durum” dedi.
“YASAK OLAN YERDE HİÇBİR ÖNLEM ALINMADIĞI SABİT”
Yasaklı bölgeyle ilgili bir resmi bir yazı olup olmadığına yönelik Kılınç, “Buna yönelik bir iddia var. Ama bizim elimizde buna yönelik bir evrak yok. Şu an da elimize geçen bir belge yok. Belki de vardır. Yasaklı belge olsa bile müvekkilimiz 15 yıl boyunca bu kurumda çalışmış. Herhangi bir ikaz almamış. Nereden ne alınacağı nereye ne döküleceği tamamen talimat üzerinde yapılan işlemler. Müvekkilimizin kendi kafasına göre oradan atığı alıp başka bire yere bırakması gibi bir durum söz konusu olamaz. Belirtilen yerde de hiçbir önlem alınmadığı sabit. Normalde 2 kişi çalışma söz konusu. Biri araç sürerken diğeri geri parklarda, manevralarda yardımcı eleman olarak hep varmış. Ancak yanında çalışan kişi 3-4 gün önce izin almış. Yanına yardımcı bir eleman talep etmesine rağmen verilmemiş. Ailenin iddiası bu yönde. Onların iddiası da küçük araçların tek başına sürüldüğü yönünde. Bu zaten soruşturma aşaması bittiğinde ortaya çıkacaktır. Şu an da şikâyet dilekçeleri verildi. Akabinde ifadeleri alınan kurum yetkilileri de var. Karşıyaka cumhuriyet savcılığımız konunun üzerinde duruyor. Dosya kapsamında bilirkişi raporları, keşifler devam ediyor. İlerleyen aşamalarda kimin kusurlu olup kimin kazaya sebebiyet verdiğinin ortaya çıkacağı kanaatindeyiz. Bizim ve ailenin cumhuriyet başsavcılığına güveni tamdır. Kimlerin kusurlu olduğunun ortaya çıkacağı konusunda hiçbir kuşkumuz yok” ifadelerine yer verdi.
KURUMUN ÇAYCISI KENDİNİ MÜDÜR DİYE TANITMIŞ!
Olay sırasında ailenin MHP Çiğli İlçe Başkanlığı ile bir iletişimi olup olmadığıyla ilgili Kılınç, “Burada aile kesinlikle her defasında siyasi bir alana çekmek istemiyor. Bu işin ne MHP’si, CHP’si ne de AK Parti’si durumu söz konusu. Burada vefat eden biri var. 2 çocuğu var. Kesinlikle hiçbir partiyle diyalog halinde değiller. Hiçbir zaman da olmayacaklarını bizi iletiyorlar. Ailenin bize aktardığı kadarıyla başlangıç itibarily ebir çaycı görevlendirilmiş. Oradaki görevinin çaycı olduğunu iddia ediyorlar. Kendisini müdür olarak tanıtmış. Yüksek ihtimalle olayın durumunu anlamak adına gittiğini düşünüyor. Sonrasında müdürler de gitmiş” diye konuştu.
“AİLESİ CEMİL TUGAY’I GÖRMEK İSTERDİ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın aileyi ziyarete gitmediğini belirten Kılınç, “Müteveffanın babası Bekir Kılınç yıllarca bu kurumda çalışmış, muhtarlık yapmış. İddia edildiği gibi farklı bir siyasi partinin düşüncesine de sahip değil. Aile, Cemil Tugay’ı görmek isterdi. Ailenin psikolojik durumu çok kötü. Kendilerinin tek düşüncesi sorumluların ceza alması. Yanlış bilgilendirme yapıldığı için eşi bu durumdan çok muzdarip. Yanlış bilgilendirmelerini anlamış değiliz. Bu kapsamda bir önce sorumluların ceza almasını istiyorlar” ifadelerini kullandı.
“VİNCİ ÖZEL ŞAHISLARDAN TALEP EDİP ÖDEMEYİ YAPTILAR”
Tugay’ın ‘görevli olan kişi ile babası birlikteydi’ iddiasına Kılınç, “23.30’da baba oğlunu bulmak adına kurumun önüne gidiyor. 2 kurum yetkilisiyle görüşüp içeri giriyorlar. Cenazeye ulaşıldığı andan itibaren 5-10 dakikalık panik süreci oluyor. O kişiler oradan ayrılıyorlar. Kurum, yardımcı olmak ister miydi bilmiyorum. Ama kesinlikle ailenin talebi üzerine özel şahıslardan vinç talep ediliyor. Ödemesi de müvekkillerimiz tarafından oluyor. Bu konuda manevi anlamda da bir destek verilmiyor” dedi.
Sayfa başına git







