Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı İstanbul'da düzenlendi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantının ardından açıklamalarda bulunuyor. Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bölge ülkelerinin refah, kalıcı barış için hareket etmeleri acil bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu anlaşma bunu test edilmesi süresi başlamıştır. Bugün komitenin üyeleri olarak ilk toplantısına Türkiye olarak ev sahipliği yaptık. Anlaşmanın uygulanması için kapsamalı görüş alışverişinde bulunduk. İttifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık, resmi ismi Mekke Savunma İttifakı.
İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Ortaya konulan barışçıl vizyonun diğer dost ülkelerle birlikte ilerletilmesi temennimizdir. Mekke Savunma İttifakı, bugünkü ilk toplantısıyla bölgesel barış için sorumluluk almaya hazır olduğumuzu gösterdik."

Soru: İttifaka başka ülkelerin katılması mümkün mü?
Bakan Fidan: Bu anlaşma gereği mümkün, şartlar için görüşmelerin yapılması gerekiyor. İttifak genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır, bu ittifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz. Gelen müttefik iyi işleyen bir ittifaka dahil olmalı. Biz henüz o kurumu kurmaya çalışıyoruz.
Soru: Mekke Savunma İttifakı, bölgede nasıl bir rol üstlenecek?
Bakan Fidan: Bölgemizde sahici anlamda ittifak ve güven sağlanmadıkça sorunlar çıkıyor, bölgesel aktörlerin dışında küresel aktörlerin de karıştığı olaylar oluyor. Bunu gidermenin yolu, bölge ülkelerinin buna sahip çıkması. Ulus devletler çağında yaşıyoruz, herkesin sınırı belli. Maalesef uzun yıllar istikrarsızlığa zemin hazırlayacak çok problem yaşandı. Türkiye yaşananlardan ders çıkararak ortaya bir vizyon koydu.
Soru: İsrail'de resmi söylem giderek Türkiye'nin stratejik bir tehdit olarak gördüğü yönünde ilerliyor. Ankara'nın buna bakışı nedir?
Bakan Fidan: Netanyahu yönetiminin artan bir şekilde Türkiye'yi hedef alan bir yaklaşımları var. İnsanlığın ve uluslararası toplumun düşmanı haline gelmiş Netanyahu canisi ve soykırımcısı ciddiye alınacak biri değildir. Uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip, bu caniyi ve soykırımcıyı durdurması gerekiyor. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten usanmaya bu caninin durdurulması gerekiyor. Filistin devletinin kurulmasını istemiyor, işgalci yaklaşımın devamını istiyor. Sadece bize değil uluslararası sisteme tehdittir, bu zihniyetle uluslararası sistemin savaşması gerekiyor.