Fethiye ve Marmaris körfezlerinde deniz tabanını adeta bir çarşaf gibi kaplayan balçık, sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz altındaki oksijen seviyesini de kritik eşiğin altına düşürüyor. Çin’den getirilen yeni gemiler, yüksek vakum gücü ve hassas tarama kapasiteleriyle bu kirliliği yerinden söküp alacak teknolojiye sahip. Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye Çevre Ajansı bünyesinde hizmet verecek olan bu gemiler, Fethiye’deki çalışmaların tamamlanmasının ardından rotayı Marmaris Körfezi’ne çevirecek.
Sektör temsilcileri ve çevreciler, bu çapta bir temizlik operasyonunun bölgedeki turizm ekonomisi için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Denizin kendi kendini temizleme mekanizmasının felç olduğu bu bölgelerde, mekanik müdahale artık bir seçenekten ziyade zorunluluk haline gelmiş durumda. Ancak bu büyük temizlik harekatının coğrafi dağılımı, kamuoyunda farklı bir tartışma başlığını da beraberinde getirdi. İzmir
Körfezi temizlik listesinin dışında kaldı
Bakanlığın Muğla’daki körfezler için attığı bu somut adım, gözleri bir kez daha Ege’nin merkezi İzmir’e çevirdi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan toplu balık ölümleri ve kenti etkisi altına alan ağır koku sorunuyla gündemden düşmeyen İzmir Körfezi, ne yazık ki bu yeni gemilerin çalışma takviminde yer bulamadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi imkanlarıyla kiraladığı sınırlı kapasitedeki gemilerle sürdürmeye çalıştığı tarama faaliyetleri, körfezin devasa kirlilik yükü karşısında yetersiz kalıyor.
Fethiye’de kurulacak olan şantiye ve montaj istasyonu, önümüzdeki yıllarda Ege ve Akdeniz’deki diğer riskli bölgeler için de bir model teşkil edecek. Ancak bu modern teknolojinin İzmir Körfezi’nin o meşhur ağır koku problemine neden çare olarak sunulmadığı, Ege’nin iki yakası arasındaki en büyük soru işareti olarak kalmaya devam ediyor. Kamuoyu, bakanlığın bir sonraki hamlesinde İzmir’i de bu kapsayıcı çevre vizyonuna dahil edip etmeyeceğini merakla bekliyor.