CHP’deki butlan yönetiminin bazı isimlerin ihracını istemesi, siyasi sonuçlar doğurmaya başladı.
CHP'li Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ın Grup Başkanvekili görevleri düşürülerek, unvanları TBMM resmi internet sitesinden kaldırıldı.
9 İSME İHRAÇ TALEBİ
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun oluşturduğu MYK 9 ismin ihraç edilmesini istemişti.
Bu isimler arasında, Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut yer aldı.
BAŞARIR VE GÜNAYDIN'IN GRUP BAŞKANVEKİLLİKLERİ DÜŞTÜ
Son olarak Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın CHP Grup Başkanvekilliği görevlerinin düştüğü TBMM'nin resmi internet sitesinde de yer aldı.
BAŞARIR'DAN TEPKİ
Grup Başkanvekilliği düşürülen Başarır sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
Başarır, "Bugün yapılan, CHP Grubunun iradesine, Meclis hukukuna ve demokrasiye açık bir darbedir. Burada mesele bizlerin makamı değil; mesele 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve demokrasimizin düşürüldüğü utanç verici durumdur! Bizler dün olduğu gibi bugün de emeklinin, işçinin, çiftçinin, haksızlığa uğrayan herkesin sesi olmaya devam edeceğiz. Bu makamlar bizi var etmediği gibi, bu hukuksuzluk da bizi susturamayacak!"
GÖKHAN GÜNAYDIN: "TBMM'NİN BUNA UYMASINI ÜZÜNTÜYLE KARŞILAMAK LAZIM"
Gökhan Günaydın, ise şunları söyledi;
"Grup başkanvekilinin düşürebilmesinin yegane yolu 70 milletvekilinin hakkınızda güvensizlik oyu kullanmasıdır. Olmayan MYK, olmayan yetkisini kullanarak parti meclisinin de yetkisini ihlal ederek, gasp ederek bizleri Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk etti. Olmayan MYK'nın verdiği hukuksuz bir karardır. TBMM'nin buna uymasını üzüntüyle karşılamak lazım, biz gerekli duruşumuzu bozmadan devam ederiz."
DENİZ YÜCEL: "MÜCADELEMİZ HİÇBİR ZAMAN ÜNVANLAR ÜZERİNDEN OLMADI"
Yol arkadaşlarımız Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın Grup Başkanvekilliklerinin düşürülmesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili grubunun iradesine, demokratik teamüllerine ve kurumsal hafızasına vurulmuş darbedir.
Bizim mücadelemiz hiçbir zaman unvanlar ve koltuklar üzerinden olmadı. Ancak partimizin demokratik değerlerinin aşındırılmasına da asla seyirci kalmadık kalmayacağız.
Dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında durmaya, mücadeleye devam edeceğiz.