Ege Postası
Geri

Başkan Engin’den deprem çıkışı: Neredeyse muhalefeti suçlayacaklar!

Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, TR35 TV’de yayınlanan Birol Soylu ile 10. Köy programında gündeme dair önemli değerlendirmeler yaptı.
Başkan Engin’den deprem çıkışı: Neredeyse muhalefeti suçlayacaklar!
Haberler / Yerel Politika
9 Mart 2023 Perşembe 22:11
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, TR35 TV’de yayınlanan Birol Soylu ile 10. Köy programında önemli açıklamalarda bulundu.

Deprem bölgesindeki izlenimlerini aktaran Başkan Ali Engin, ‘’Ben Adıyaman ve Maraş ilçelerine gittim. Manzara herkesin gözlemlediği gibi çok kötü. Bu noktaya neden gelindi. Burası yılların ihmali. 30-40 yıllık bir ihmal varsa bunun 20 yılı bugün ‘ne yapabiliriz’ diyen iktidarın ihmalidir. Neredeyse muhalefet suçlanacak… Vatandaş günler sonra devlet nerede diye isyan etti. Devlet nerede diye soranları savcılığa veriyorlar. Maalesef biz gittiğimizde çadır yoktu 1 ay geçti hala çadır yok. O bölgede yeni bir planlamaya ihtiyacımız var. Tarımda güçlü bir bölge. Yarın sabah kalkıp konut yapalım yerine bir master planı hazırlamamız gerekiyor. Ortadoğu pazarını dikkate alarak yeni bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor. Bunlar kalkıp 1 ay içinde temel attılar. Bu acele neden? Bizim bu bölgeyi Ortadoğu merkezi haline getirmemiz lazım. Sadece şehir merkezinde tarihi binaları restorasyonla yeniden ayağa kaldırmalıyız. Amik ovasında yıkılan binaların yerine yüksek kat verilmemeli. Hızla şehrin zeminini sağlam yerine kurmalıyız. Oralarda anaokulları, yeşil alanlar olmalı. Yıkılanların bir kısmı gece kondu yani çarpık yapılaşma. Sanayi bölgeleriyle hızla oraya işgücü çekmeliyiz. İstanbul2daki Hataylılar, Maraşlılar artık kendi memleketine dönmek isteyecek. O toprakların ekilmesi, o fabrikaların çalışması ve kültürün yeniden yaşaması lazım’’ dedi.

KÜÇÜK EVLERE DÖNELİM ÖNERİSİ  

Daha ekonomik çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Engin, ‘’Bizim ekonomik çözümler üretmemiz lazım, kültürümüzü değiştirmemiz lazım. Küçük metrekarelik evlere özendirmek lazım. Araziler sıfır maliyet. Bunu lükse harcayacağına ihtiyaca harcamak lazım. Kültür olarak küçük evlere dönmek zorundayız. Kentsel dönüşüm açısından da bu şekilde olmalı. Daha ucuz ve borçsuz bir ev yapmalıyız. Bu ülkede bu potansiyel var. Yeni kurulacak iktidarın odağını o bölgeden çekmemesi lazım. Oraları yeniden yaşanabilir hale getirmeliyiz. Narlıdere’ye bin 200 kişi geldi ve depremzedelere destek oluyoruz’’ ifadelerini kullandı.

“İZMİRLİ DEPREMZEDELER HALA MAĞDUR”

Depremde Narlıdere tarafından yapılan yardımları aktaran Ali Engin, ‘’Biz AKM’de bir karargah kurduk. Bir hafta boyunca tırlar dolusu yardım geldi. 17 TIR, 20’ye yakın kamyon ve 1 milyon değerindeki bağışları ihtiyaca göre gönderdik. İzmirlilere teşekkür ediyoruz ama bu yardımlara devam etmeliyiz. Bugün konteyner ihtiyacı birinci sırada. O şehirlerin yeniden ayağa kalkması en erken 2-3 yıl alacak. İzmirli depremzedeler hala kapı kapı geziyor ve mağdurlar. Biz devlet nerede diye sorduğumuzda suç mu işlemiş oluyoruz? Soyer burada en büyük çabayı veriyor. Türkiye’nin ve İzmir’in dayanışma ruhunu gördük Halk TV’deki kampanya çok önemliydi’’ dedi.

SIVILAŞMA UYARILARINA TEDBİR YANITI

Karşıyaka için yapılan sıvılaşma uyarısı hakkında önemli açıklamalarda bulunan Ali Engin, ‘’ Burada en büyük kaybımız can kaybı. Şehir yeniden inşa edilir. Bu deprem güvenlik şuurumuzu doğuracaktır.  Bizim oda denetimlerimizi arttırmamız lazım. Daha hassas olmamız lazım. Biz odalarla özel protokoller yapacağız ve projelerde oda denetimi isteyeceğiz. Deprem bize ders oldu. Bizim depremi gündemde tutmamız lazım. Yanıltıcı bilgileri düzeltmek isterim. En kötü zeminde bile inşaat yapılabilir, yüksek kat yapmayabiliriz, sıvılaşma olan yere kazık çakmalıyız. Zemin tartışması tedbir için yapılabilir. Burada oturmayın gibi abartmalar yapmamalıyız. Halkı paniğe sevk etmeyelim. Bostanlı, Alsancak için söylüyorum. Mevcut her zemine işaret yapılmalı. İzmir olabildiğince tedbirleri almalı. Biz bu işi imar artışı işe çözmemeliyiz. Paranız yoksa yarısını müteahhite vereceksiniz ve küçük dairelerde oturacaksınız’’ dedi.

“BAŞKANLIK DÖNEMİNDE KRİZ YÖNETMEYİ ÖĞRENİYORUZ”

Başkanlık döneminde yaptıkları hizmetler hakkında açıklamalarda bulunan Engin, ‘’Başkanlık dönemimiz bize kriz yönetmeyi öğretti. Her belediye başkanı olabildiğince başarılı olarak görevini bitirmek ister. Biz Narlıdere’de doğal afetlerin ve ekonomik krizin üstesinden gelmeye çalışırken onlarca güzel eser yaptık. Gurur duyduğum en güzel eser Yukarı Köy restorasyon projesi. Proje bitmek üzere ve şehir merkezinde sokak sağlıklaştırma çalışmalarını, aydınlatmasını gerçekleştirdik. Şimdi orayı bir çekim merkezi haline getireceğiz. Eylül ile birlikte metro seferleri başlayacak. Pir Sultan Abdal parkımızı İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapıyoruz. Anaokulları, cafeler, sosyal tesisler yaptık. Belediye binamızın altında bir istiklal mağazası vardı orayı tahliye ettik, vatandaşın günlük kullanacağı bütün birimleri aşağı indiriyoruz. Sokak sağlıklaştırmalarına önem verdik. 3 kmlik merkezde yağmur suyu kanalı yaptık. Yeni yeşil koridorlar oluşturduk. Bisiklet yolu yaptık. Bütün bu zorluklar içerisinde bu hizmetleri yaptığımız için çok heyecanlıyım, gururluyuz.  İşçilerimizin maaşlarını ödeyebiliyoruz, çalışanlarımıza borcumuz yok. Her kurum gibi geçmişten gelen devlete borçlarımız var, piyasaya borcumuz yok. Belediyemizin malına sahip çıkıyoruz. En önemli projelerimizden biri kadın temizlik ekibi. 30’a yakın kadınımız Narlıdere’nin altını üstüne getiriyor. Çocuk senfoni orkestramız var. Kentsel yenileme projelerimizi bitirdik. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte 5 bin konutluk 1/1000lik onaylanan planlar için ŞPO’nun davası lehimize sonuçlandı. Diğer davalar biterse yavaş yavaş başlayacağız. Burada sadece bir kentsel yenileme olmayacak.  Proje hava kirliliğini, kadın sorununu, sosyal donatı alanlarını, uyuşturucu ile mücadeleyi güçlendirecek’’ dedi.

“MİLYONLARCA KONUT BORÇ İLE DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”

Depreme hazırlık için yapılan  çalışmaları aktaran Ali Engin, ‘’Biz 5 bin konutluk alanı 5 katlı tuttuk. Zemin sorunu olmasın, orman dokusunu kapatmasın, şehir yapısını bozmasın diye 5 katlı tuttuk iyi ki de öyle tutmuşuz. Fakat oralarda da kazık sistemini ve zemin iyileştirmesini yapmalıyız. Bu zeminler kaygan olabilir. Yeni bir imar artışı ön görmüyoruz. Vatandaşa şunu öneriyoruz; parası olan yaptırdın, parası yoksa yarısını mütahhite versin. Başka çaresi yok bu durumun. Çok uzun vadeli borçlanmaya doğru bakmıyorum. Milyonlarca konutu borç ile dönüştüremeyiz’’ ifadelerine yer verdi.

“EKONOMİYİ BU HALE HÜKÜMET GETİRDİ”

Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz hakkında açıklamalarda bulunan Engin, ‘’Türkiye’de gayrimenkul fiyatları artıyor, otomobil galerilerinde ikinci el ya da sıfır araç yok, bankalarda 300 milyar dolarlık mevduat var. Ekonomi büyük. O zaman bunu şu şekilde algılamak lazım.  En az iki katı daha kayıt dışı. Devletin bilgisi olmayan bir varlık. Bizim milli gelirimiz aslında 9 bin dolar değil 15-20 bin dolar. Ama biz bunu adil bölüşemiyoruz ve kayda alamıyoruz. Devlet bugün vergi alamadığı için  ya borçlanmak zorunda kalıyor ya da para basıyor. Para bastığında enflasyon oluyor. Enflasyon modern hırsızlıktır. Cebimizdeki paraları alıyorlar. Enflasyon olanı zengin etti. Kur korumalı Mevduatta hangi cari açık azalacaktı, ihracat artacak, dolar düşecekti? Yüzde 30’dan aşağı faiz yok. Merkez Bankası yine faiz düşürdü. Bu ekonomik politika iflas etmiş. Seçime 2 ay kala seçimi geçirelim üzerinden bir tedbir paketi var. Bizim yeni dönemde bir üretim ekonomisi, yeni kaynak girişi olacak. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kesinleşmesi, Meral hanımın geri dönmesi sonrası Türkiye CDS primini 500’e indirdi. Yani bugün daha ucuza borçlanabiliyorsun neden daha iyi bir hükümet gelecek, Merkez Bankası bağımsız olacak, Ali Babacan ekonominin yönetimine geçecek. Yurtdışından para gelecek. Ekonomi bu hükümetten dolayı bu hale geldi. Hukuk tanımazlık, otoriterleşme, istikrarsız dış politika, yanlış ekonomik modeller, üretime değil de tüketime ve sosyal yardıma dayalı bir siyaset anlayışı, üniversitelerin çoğaltılması, meslek okullarına önem verilmemesi neden oldu. Bu kadar üniversite öğrencisine ne gerek var? Bu çocukların zamanına yazık, devletin parasına yazık. Bu sefer işçi yok, usta yok diye Suriyeli çalıştırıyorsunuz. Bunlar sürdürülebilir şeyler değil. Bunun sorumlusu CHP mi, iş adamları mı, o çocukların annesi babası mı? Biz kalkınmaya karşı değiliz, biz kaynağı anaokullarına yatırsaydık o nesil yeni bir buluş yapar ve bizi zenginleşirdi. Boğaziçi’ni ne hale getirmeye çalışıyorlar, o zeki çocukları boğuyorlar. ODTÜ’yü ne hale getirdiler. Ekonomiyi bu uygulamalar batırdı. Türkiye çok kıymetli ve güçlü bir ülke. Bu kadar olumsuzluğa rağmen halen ayakta. Halen AB ile müzakere ediyor. Biz bu sıkıntıları hak etmiyoruz, sadece doğru yönetilmiyoruz’’ ifadelerine yer verdi.

CHP İL YÖNETİMİNE TAM DESTEK

CHP İzmir İl Yönetimi hakkında sorulan soruyu yanıtlayan Engin, ‘’ Siyaset bir meslek değil. Bu işin okulu yok. İdealist ve partide bir özelliği ile öne çıkmış olmak gerekiyor. Yeni il yönetiminde meslek sahibi arkadaşlarımız var, tecrübeli arkadaşlarımız var, daha önce görev yapan arkadaşlarımız var. Biz de destek vereceğiz. İl yönetimi bizi temsil eden insanlar. Sadece onlara bırakmayacağız hep beraber çalışacağız. CHP köklü bir parti. Kadroları güçlü bir parti. Bazen bu sebeple kavgalar meydana gelebiliyor. Bu seçim Cumhuriyet tarihinin en önemli bir seçimi. Bir iktidar değişimi olacak. Kampanyada CHP bayraklı değil sorunları çözecek 2 bin 500 sayfalık bir programı göreceğiz. Hayata ilişkin, dış politikaya, hukuk sistemine, eğitime ilişkin her konu var. Bu konularda mutabık 6 parti var ve bu doğrultuda yönetilecek. Konusunda uzman insanlar var. Partilerde bürokratlar, eski devlet adamları, eski valiler vs var. İşini iyi bilen insanlar gelmeli. Bizim önemli bir eğitim politikası izlememiz lazım. Tarıma önem vereceksiniz. Gıda güvenliği sağlarsanız pandemiyi iyi yönetirsiniz. Aşı ve sağlık kuruluşlarına önem verirseniz doktorlar yurt dışına gitmezse kimseye muhtaç olmazsınız. Bizim doğal kaynaklarımızı tahrip etmemiz lazım. Bunların hepsini yeni hükümet yapacaktır’’ dedi.

“İSTİSMAR EDİLEN ALANLAR YOK OLDU, OY DEPOLARI KALMADI”

2023 genel seçimlere ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Başkan Engin, ‘’Ben yıllarca siyasetçi olarak seçimler gördüm. CHP’ye oy verilmemesinin bazı nedenleri vardı. Başörtüsü gibi meseleler vardı. Kılıçdaroğlu helalleşme dedi. Artık kızlarımız her okula gidiyor devlet memuru oluyor.  Bunlar artık istismar alanı değil. İktidar kutuplaştırmayı arttırmaya çalıştı. Artık bu alan oy deposu değil. Şimdiye kadar bir bölünüyoruz, parçalanıyoruz, dış güçler denildi. Gördük ki biz dünyanın bir parçasıyız. İsrail, Mısır, Suriye ile barışmaya çalışıyoruz. Amerika’ya bizi de ziyaret et diyoruz. Artık dış güçler oy deposu da kalmadı. Kuzey Irak’ta şöyle oldu, böyle oldu. TSK güçlü bir ordu gerekli tedbirleri iktidar değişse de alır. Siz içerideki Kürtlerden ne istiyorsunuz? HDP’de siyaset yapan siyasetçiden ne istiyorsunuz? Diyarbakırlı Kürt’ten ne istiyorsunuz. 90’lı yıllarda o katliamları yapan insanların resimleri açan insanlara neden isyan etmiyor ve aynı gün serbest bırakıyorsunuz? Buradan da artık istismar alanı kalmadı. Havaalanı yaptık, yol yaptık ama bunların hiçbiri bizim değil. Biz geçemiyoruz’’ dedi.

  Haberin Videosu

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası