Ege Postası
Geri

Başkan Yıldız NEO TV'de Çiğli Belediyesi'ne verilen soruşturma izninin perde arkasını anlattı: Siyasi bir cadı avı, alnım ak başım dik!

Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, NEO TV'de Çiğli Belediyesi'ne verilen soruşturma izninin perde arkasını tüm çıplaklığıyla anlattı. Sorunun 1998 yılına kadar uzandığını belirten Yıldız, sorunun çözümü için yapılan girişimleri tek tek anlattı ve "Sayın Müfettişin bize niye soruşturma izni verdiğini hala aklımız almıyor" dedi. Ayrıca durumu siyasi bir 'cadı avı' olarak nitelendiren Yıldız, "Elbette ki yargılanabilirim ama çok şükür, veremeyeceğim hiçbir hesap yok. Anlım ak, başım dik" diye de ekledi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP'den istifasına ilişkin konuşan Yıldız, "Cemil Başkan'dan kararını tekrar gözden geçirmesini rica ettik ama o böyle bir karar aldı" şeklinde konuştu. Ayrıca CHP içinde mutlak butlan tartışmasına da değinen Yıldız, "Cumhuriyet Halk Partisi koltuk savaşının verileceği bir yer değil. Bu sorun ihraçlarla, Kemal Bey'i tanımayanların oluşturacağı yeni hareketle de çözülmez" dedi ve 'kurultay' çağrısında bulundu.
Başkan Yıldız NEO TV'de Çiğli Belediyesi'ne verilen soruşturma izninin perde arkasını anlattı: Siyasi bir cadı avı, alnım ak başım dik!
Haberler / Yerel Politika
15 Temmuz 2026 Çarşamba 00:09
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, NEO TV’de yayınlanan 8.Gün programında gazeteci Mithat Umutoğulları’nın sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanlığı tarafından Çiğli Belediyesi’ne verilen soruşturma izni, CHP içinde ikilik yaratan mutlak butlan kararını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP'den istifası gibi gündemin öne çıkan başlıklarına ilişkin konuşan Yıldız, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

ÇİĞLİ BELEDİYESİ'NE SORUŞTURMA İZNİNİN PERDE ARKASI

Verilen soruşturma izni nezdinde konut yapı kooperatifi krizine ilişkin detaylı ve net açıklamalar yapan Başkan Yıldız, sorunun 1998 yılına kadar uzandığını belirterek sürecin bugünlere nasıl geldiğini anlattı.

Yıldız, şu ifadelere yer verdi:

“Ben göreve gelmeden önce çeşitli duyumlar ve Çiğli Belediyesi'nin geçmişten gelen bir konu. Bir konut yapı kooperatifine kat karşılığı verilmiş bir arsa, 1998 yılında rahmetli Galip Öztürk başkanın döneminden kalma bir sorun. Yani kalma bir sorun demeyelim, onun döneminde temelinde güzel bir projeyle başlamış. Güzeltepe’de şu anki bulunduğu yerleşim alanında bir heyelan, erozyon ve deprem tehdidine karşı, bu bölgedeki insanların daha üst taraftaki tepelik bölgelere kaydırılmasıyla ilgili bir kat karşılık inşaat sözleşmesi yapılmış. Ne yazık ki o dönemki inşaatlar tamamlandığında, belediyenin alması gereken daireler teslim edilememiş. Bu daireler üçüncü kişilere teslim edilmiş. Dönem değişiyor, rahmetli Ensari Bulut başkan geliyor. Ensari Bulut başkan bununla ilgili kooperatife bir süre uzatımı veriyor.

Bu süre uzatımı meclisten geçtikten sonra dönemi tamamlandıktan tekrar ikinci kez adaylaştırıldığında bir hastalık sorunu oldu, Allah rahmet eylesin kanser hastalığına yakalandı. Rahmetli olduktan sonra yine rahmetle andığımız Avukat Metin Solak başkanımız göreve geldikten sonra bu konuyla ilgili buradaki üçüncü kişilerin mağduriyetini gidermek ve belediyenin buradaki sorunlarından kaynaklı haklarını elde edebilmek adına, bir encümen kararıyla 22 bin 169 adadaki mülkiyeti bize olan arazimizdeki inşaat hakkını bu kooperatife vererek hem geçmişten gelen dairelerin hem de bu kat karşılığı yeni sözleşmeden gelen dairelere vererek bu sorunun çözümü için bir karar almış. Tabi bunlar şu anda soruşturma izninin içerisinde devam eden konular olmasıyla birlikte Metin Başkan dönemini bitiriyor, Sevgili Hasan Arslan başkanımız geliyor. O da bu sorunu çözmek için çeşitli adımlar atmış ama ne yazık ki çözülememiş. Süre uzatımı veriliyor. Ondan sonra Utku Gümrükçü başkan geliyor. Utku Gümrükçü başkan da sorunu çözemediği gibi bir satış kararı alıyor. Bu satış işlemi gerçekleşmeyince de kendi dönemimin tamamlanmasına müteakip 31 Aralık 2023'te ben göreve gelmeden önce aday adayıyken tekrar süre uzatımı veriyor. Ben göreve geliyorum. Ben göreve geldiğimde bu konunun çözümüne baktığımızda bizim bir meclis üyemiz var. Çok güzel bir benzetmeydi. Bir kadın evleniyor, rahmetli oluyor, eşi rahmetli oluyor, ondan bir çocuğu oluyor. Sonra kadının ekonomik şartlarından dolayı hayatın getirdiği zorluklarla başka bir beyefendiyle evleniyor. Ondan da bir çocuğu oluyor, o beyefendi de ölüyor. Tekrar evlenmek zorunda kalıyor, hayat şartlarından dolayı bir başkasıyla evleniyor. Ondan da çocuğu oluyor, o da ölüyor. Şimdi kadının üç çocuğu sahibi, üç tane kocası rahmetli olmuş. Kadının durumu ortada. Bu benzetmeyi niye veriyorum? Bu belki çok alakasız gelebilir ama bu sorun, hemen hemen böyle bir sorun. Biz göreve geldiğimizde, bu sorunun çözümü için meclisten -altını çizerek söylüyorum- kendi hisselerimize düşen payların satış kararına aldık. Bu satış işleminin gerçekleşmesi için dönemin emlak müdürü, şu anda da başkan yardımcımız Sayın Ömer Kurt'la beraber buradaki kat irtifaklarının kurulması gerektiğini gördük. Bu kat irtifakları Planlı Alanlar Yönetmeliği’ne göre 2017'deki değişiklik ve yine 2023'teki Planlı Alanlar Yönetmeliği’ne göre kat irtifakları kurulmadığı için bizim ana sözleşmemizle yüklenici firma ile o güne kadar toplam inşaat metre kare alanı üzerinden, daire üzerinden değil. Toplam inşaat metre kare alanı üzerinden"

"SOSYAL MEDYADA KARALAMA KAMPANYASI OLDUĞU İÇİN..."

Yıldız, adeta bir kördüğüme dönen kooperatif süreci kapsamında, sorunun çözümü için teknik ve hukuki çözümler yürüttüklerini belirti. Kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu ifade eden Yıldız, şunları söyledi:

"Bilirsiniz ki Bakanlığın mevzuatında yeni bir güncelleme olunca o güncellemeye göre mimari projeler değişiklik gösteriyor. Burada her bir dairedeki kat ittifakını kurarken ayrıca bir sorunu daha çözdük. SGK'nın buradaki taşkın hacizlerini tek tek temizledik. Tam satış kararını alırken Kaymakamlığın bize yazdığı yazıya istinaden, ‘Siz meclisten bu kararı almışsınız eğer bu satış işlemi gerçekleşirse kamu zararı oluşur. Ben bununla ilgili halihazırda 63 kişinin yargılanmasına başladım’ diye bir yazı geldi. Bu 63 kişinin içinde Tevfik Alyanak başkandan tutun, rahmetli Ensari Bulut, rahmetli Metin Solak, Hasan Arslan başkanımız ve Utku Gümrükçü başkan da var. Bunlarla birlikte ilk 2004-2009 yılları arasında belediye meclis üyelerini yapan, oy birliğiyle geçen tüm Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer muhalefet meclis üyeleri, bazı bürokratlar ve bazı encümen üyeleriyle birlikte 63 kişi yargılanıyordu.

Bu yazı gelince yine kendi meclisimizden almış olduğumuz yetkiyi tekrar iptal etmemize rağmen -bakın altını çizerek söylüyorum- tekrar iptal etmemize rağmen ana sözleşmede bağlı bulunduğumuz toplam inşaat metrekaresi azalmamakla birlikte, kat irtifakı kurarken metrekare artmasına rağmen, buraya gelen Mülkiye Müfettişi benimle ve ilgili bürokratımızla ilgili soruşturma izni verirken tekrar geçmişe dönük süre uzatımıyla ilgili, Utku Gümrükçü başkanla ilgili de soruşturma izni vermiş. Bununla birlikte 33 kişiyle ilgili ön inceleme başlatılmış ama toplam sayı 9-10 hakkında soruşturma izni verilmiş. Ne yazık ki sosyal medyada biliyorsunuz bir karalama kampanyası, bir mizah örgütü olduğu için orada çok hızlı ve seri şekilde dönemin belediye başkanı ben olmam sebebiyle benim güzel bir fotoğrafımın altında ‘Onur Emrah Yıldız hakkında soruşturma izni verildi’ deyince insanlar da bu dönemki siyasi konjonktüre bakınca haklı olarak ‘Eyvah, sıra Onur Emrah Yıldız’a geldi’ deyip bizi seven sevmeyen herkesin burada bir algısı oluştu”

SÜREÇTE SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN NELER YAPILDI?

Kendi döneminde kooperatif sorununa ilişkin yaptıklarını tek tek sıralayan Yıldız, “Bir, bu kooperatifin çözülmesi için Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi bölümünden resmi görüş aldım. İki, çok sevdiğim ve çok saygı duyduğum eski Baro Başkanımız ve eski Konak Belediye Başkanımız Sayın Sema Pekdaş ile bu konu üzerinde bürokratlarla çeşitli günlerde toplamda 10-12 saate varan toplantılar yaptık. Sonrasında kendi belediye meclis üyelerimizden sevgili Alev Koç, Rıfat Özer ve AK Parti grubundan Sayın Özgür Kaner. bir kereye mahsus toplantıda onu da çağırdık fikrini almak için. Sonrasında ise benim de avukatlığımda yapan Sayın Avukat Levent Kütük ile beraber bir yol ortası oluşturduk. Bu yol ortasında sevgili Alev Koç’a çok teşekkür ederim. O da meclis üyelerinin dışında burada bir hukukçu kimliğiyle bana çok katkıları bulunmuştur. Meclise şu yetkiyi getirdik: Ara buluculuk yetkisi aldık meclisten. Burada bu sorunun çözülmesi ve Çiğli'de Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı her zaman muhalefet olmuş dönemin Doğru Yol’u Anavatan’ı bugün AK Partisi'ne karşı, onların elindeki bu siyasi malzemeyi almak için çok ağır ve radikal kararlar aldık. Ne yaptık? Bir arabuluculuk heyetine kooperatifin yetkililerini çağırdık. ‘Bizim sizinle arabuluculuk heyetinde resmi dayanaklarımız olacak’ dedik. Nedir bu? Eskiden verdiğimiz arsadan karşılık bize vereceğiniz daireleri üçüncü kişilere satmışsınız ve o günden bugüne gelen daireler bizim elimize kalsaydı ve satılmadığını farz edersek -ki bu kamu zararıdır- satılmamış ki ortada hiçbir şey yok. Bu dairelerin ana sözleşme maddesi gereğince teslim edilemeyen her bir daire için aylık 100 dolar bazında, dairelerin dolar kuru değişkenlik gösterdiği için hukukçular bunun adına belirsiz alacak davası diyorlar. Belirsiz alacak davasını açtık. Ne tarihten itibaren? İlk verilmesi gereken tarihten itibaren bugüne kadar. Bu belirsiz alacak davası ara buluculuk heyeti sonuçlansa dahi ve biz iki yılın sonunda dairelerimizi alsak dahi bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Bunu cebimize koyduk.

Çok acı ve komiktir ki inşaat teknik sözleşmesini bir açtık bir baktık ya bu inşaat teknik sözleşmesi 1998'den kalma. Kapılar kapı değil, yerler karo, ıslak zeminler, duvarlar arasında yedi sıra bordür, dolapların altı var üstü yok. Aldık bunu, ‘Siz bizim size inşaat ruhsatı verdiğimiz tarihten itibaren kendi satış sözleşmesindeki satacağınız daireler neyse, aynısını belediyeye teslim edeceksiniz’ dedik. Planlı Alanlar Yönetmeliği’ne göre burada 1+1, 2+1, 3+1 tip dairelerde minimum daire başına yaklaşık 300 bin liralık bir kâr yaptık. Üç, şunu dedik: ‘Oldu ya, biz size inşaat ruhsatını verdik. Bunun bir süresi var, 2 yıl. Mücbir sebepten dolayı bu inşaat uzarsa, bunu da avukatım Sayın Levent Küt, çok net bir tavır koydu. Çiğli özelinde deprem, sel, pandemi ve yangın olursa bunlar günden sayılacak. 10 ili kapsayan bir deprem yaşadık. Bunun Çiğli ile alakası yok. Dört, ‘Şimdi, size ruhsat verdik, 2 yıl süremiz var. Oldu ya siz kooperatif olarak inşaatları tamamlayamadınız. Bizim buradaki tüm haklarımız bize geçiyor. Ancak biz size belirsiz alacak davası da açtık ama netice itibariyle geçmişten gelen soru işaretleri var’ dedik. ‘Bizim 80 dairemiz ne olacak? Bunu nasıl garanti altına alırız?’ diye de o gün o inşaat teknik sözleşmesine göre verilmesi gereken 80 dairenin SPK değerleme raporunu yaparak 180 milyon lira değerinde ek güvence teminat mektubu aldık.

Yeter mi? Yetmez. ‘Bizim sizden alacağımız şu kadar metrekare inşaat hakkımız var. Bunun üzerine size de Çiğli Belediyesi olarak geçmişten gelen tüm bu güvensizliklerden kaynaklı 700 metrekare de net inşaat vereceksiniz ve bu da yetmez’ dedik. ‘Kendi genel kurulunuzu toplayacaksınız. Kendi genel kurulunuzda bir karar getireceksiniz. Bize noterden sunacaksınız. Belediye size inşaat ruhsatı verdikten itibaren 2 yıl içerisinde, mücbir sebepler ki bunları da tarifledik. ‘Yurt içi yurt dışı ve İngiltere mahkemeleri de dahil olmak üzere, bu inşaatın tamamlanmaması durumunda hiçbir hak ve müktesep haktan faydalanamazsınız ve hiçbir hukuki hakkınız yoktur’ diye bir genel kurul kararı getirin dedik. Affedersiniz, bunun üzerine yapacak bir şey kalmadı” diyerek ilk kez bu kadar detaylı ve net anlattı.

"SORUŞTURMA İZNİ VERİLMESİNİ AKLIMIZ HÂLÂ ALMIYOR"

Verilen soruşturma izninin gerekçesini anlamlandıramadığını ifade eden Yıldız, konuyu Danıştay’a taşıdıklarını açıkladı. Ayrıca krizin tamamen çözüleceğine inandığının altını çizen Yıldız, sorunun ortadan kalkması hâlinde belediyeyi her açıdan güçlendirecek bir konumda olacağını söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

Şunu söyleyeyim, Sayın Müfettişin bize niye soruşturma izni verdiğini hala aklımız almıyor çünkü bu savunmanın hepsine kendisine hem şifahi yoluyla hem de yazılı yolla bildirmemize rağmen şunu söylemiş: ‘Siz göreve geldiğiniz 2024 tarihinde, 153 daire 8 dükkân vardı, şimdi 146 daire 8 dükkân var. 7 daire nerede?’ diyor.

“Biz de anlattık. Siz Mülkiye Müfettişi olabilirsiniz, ben de inşaat mühendisiyim, belediye başkanı da olabilirim ama bu ülkenin Bakanlığı bir mevzuat çıkarmış. 2017 ve 2023 yıllarında Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği. Burada da mimari projelerde değişmeler olmuş. Her şeyi bir kenara bırakın, eski ruhsat iptal etmişim, yeni ruhsat vermişim. Eski ruhsattan kaynaklı kamu zararı oluşabilecek benim dönemime ait bir iş ve işlem yok. Ben ve Ömer Kurt ile ilgili altını çizerek söylüyorum, hiçbir işlem gerçekleşmemiş. Amaç ne? Bilmiyorum. Biz danıştaya başvuru yaptık. Biz bu işte kesinlikle bu dönem üstümüze düşeni şöyle fazlasıyla yaptık. Şunu da inanarak söylüyorum: 2 yılın sonunda orada yapılacak belediyeye ait daireler bittiğinde Çiğli Belediyesi bu sorunu kökünden çözmekle birlikte bu sorunu Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel gündeminden çıkarıp Çiğli Belediyesi'nin envanterini ve mali yapısını çok ciddi güçlendirecek bir projeyi de hayata geçireceğimize hiç kimsenin şüphesi olmasın”

"SİYASİ BİR CADI AVI, VEREMEYECEĞİM HİÇBİR HESAP YOK"

Süreci siyasi bir "cadı avı" olarak nitelendiren Başkan Yıldız, veremeyeceği hiçbir hesabı olmadığını ifade etti ve şunları söyledi:

“Bunların hepsini topladığımızda şu çıkıyor: Siyasi olarak baktığınızda bir cadı avı söz konusu. CHP'li bir belediye olunca sosyal medyada biliyorsunuz şu anda popüler olan şey, sosyal medyada bir hesap aç, oradan ilgili belediye başkanlarına ‘Bunu almışsın, bunu katmışsın, bunu yemişsin, bunu atmışsın’. Her gün bunlara maruz kalıyorsun. Soruşturma izninin verilmesinde kızgınlığım yok. Ben belediye başkanıyım. 220.000 nüfusu yönetiyorum, bir bütçe yönetiyorum. Elbette ki yargılanabilirim ama çok şükür, veremeyeceğim hiçbir hesap yok. Anlım ak, başım dik”

"ÇİĞLİ'DE DOST SAYINIZI ARTTIRSANIZ DA DÜŞMANLARINIZ AZALMIYOR"

Kendisine yöneltilen eleştirelere de cevap veren Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Çok sevdiğim, onur duyduğum bir abim var. Onun çok güzel bir lafı vardır: ‘Onur, bin dost az, bir düşman çok’. Çiğli’de siz dost sayınızı arttırsanız da düşman sayısı hiç azalmıyor. Sebebini anlamlandıramıyorum. Ben bürokrasiden geldim. Ailem partili. Bir amcam gençlik kolları başkanlığı yapmış. Bir amcam iki dönem ilçe yöneticiliği yapmış. 99'da herkes partinin ne olduğunu bilmezken babam adaylık yapmış iki kere, seçim kaybetmiş. Şimdi ben bunu bazen söylüyorum ama bu bir gerçek. Kimse üstüne alınmasın. Ben bu partinin çocuk kollarından gelmeyim. Yani bu parti geleneğini bilmez bu partide ne zaman geldi… Bu söylemlere benim verecek cevabım yok. Benim vereceğim cevap, Çiğli sokaklarına, Harmandalı sokaklarına çıksınlar. Bizi sorduklarında vereceğimiz cevap orada yatıyor"

"YEREL SİYASETE BULAŞMAYI DOĞRU BULMUYORUM"

Belediyenin güçlü ve dengeli bir politikasından taviz vermeyeceğinin altını çizen Yıldız, belediyenin hizmet odaklı çalışması gerektiğini ve siyasete girmeyi doğru bulmadığını söyledi. Yıldız, şu şekilde konuştu:

"Çiğli Belediyesi'nin maaşının zamanında eksiksiz alacağı güçlü ve dengeli bir mali politika. Ben bu konuda hiçbir taviz vermeyeceğimi başından beri söyledim. Yeri geldiğinde eminim muhalefetteki arkadaşlar da bu konuda çabamı görmüşlerdir. Çiğli'nin geçmişten gelen asla kabul etmediğimiz yani SGK borcu ödenmemiş, doğru yapmış mıyız? Hayır. Vergi dairesi borcu ödenmemiş, doğru yapmış mıyız? Hayır. Bunları kabul ederek bunun çözülmesi ve Çiğli'nin siyasi gündemden çıkarılması için siyaset üstü bir anlayışla gitmem gereken her yere bir kurşun asker olarak gideceğimi söyledim. Bunu belediye meclisinde söyledim. İşçinin karşısında söyledim. Kahvehanede de söyledim. Bu konuda çok netim. Yerel siyasete bulaşmayı doğru bulmuyorum. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi yerelde zaten iktidar"

ÇİĞLİ BELEDİYESİNİN MALİ TABLOSU

Çiğli Belediyesi’nin mali tablosuna ilişkin bilgi veren Yıldız, “Şimdilik mali bilançomuz şu. Şu anda Sosyal Güvenlik Kurumu ile borçların ödenmesine yönelik üçüncü ayın 12’sinde bir mahkeme kararıyla taşkın hacizlerin kaldırılması ve mahkeme kararıyla verdiğimiz arsaların SGK'nın il müdürlüğümüzün satışa çıkarılmasını müteakip borçlarımızın düşmesi üzerine bugün yarın bir sonuç alacağız. Vergi dairesi borçlarının ödenmesine yönelik mülkiyeti bizde olup, üzerine kamu hizmet binaları olan ibadethaneler, sağlık ocakları, okul, kreş, varsa kamu kurumu hizmet binaları bunları da Çiğli vergi dairesinde bugün itibariyle resmi başvuru sürecini yaptık” ifadelerini kullandı.

TUGAY'IN İSTİFASI ÇİĞLİ'YE YANSIDI MI?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifasına yönelik fikirlerini aktaran Yıldız, bu kararın Çiğli’deki yerel yönetim sürecini etkilemeyeceğini belirten Yıldız, istifa öncesinde yaşanan fikir alışverişlerini paylaştı.

Yıldız, “Kendisinin bu yönde bir karar vereceğini söyledi ve hepimize fikirlerini sundu. Orada hepimiz ben de dahil, beklemesi gerektiğini, Cumhuriyet Halk Partisi kimliğimizle seçildiğimiz için Cemil Başkan'dan kararını tekrar gözden geçirmesini rica ettik ama o böyle bir karar aldı, kendi kararıdır. Çiğli'ye yansıyacak bir durum yoktur. Benimle Cemil Başkan arasında onun partinin istifa edip etmemesini değiştirecek bir durum söz konusu olamaz. En azından benim açımdan olamaz" dedi.

"CHP KOLTUK SAVAŞININ VERİLECEĞİ BİR YER DEĞİL"

CHP içerisinde adeta deprem etkisi yaratan mutlak butlan kararı akabinde gelişen tartışmaları da değerlendiren Yıldız, Kılıçdaroğlu'nun derhal kurultayı toplaması gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi basit bir parti değil. Cumhuriyet Halk Partisi koltuk savaşının verileceği bir yer değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nde liderler değişir ama bu partinin bir tüzüğü, bu partinin bir akışı vardır. Bu yaşanan mutlak kararını ben de bir vatandaş, bir partili olarak sokağa bakıyorum, esnafı geziyorum, kahveye bakıyorum, bulunduğum meydanın insanlara soruyorum. Ne yazık ki kimse doğru bulmuyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu kangrenden bir tek şartla kurtulur. Amasız, fakatsız Kemal Bey hemen kurultayı toplayarak bu sorunu ancak öyle çözer. Bu sorunun ihraçlarla, bu sorunun Kemal Bey'i tanımayanların oluşturacağı yeni hareketle de çözülmez. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bölünmesi hiçbir zaman bu partiye fayda getirmeyeceği gibi bu ülkede de fayda getirmez”

ÖZEL'İN BAŞKANLARLA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ZOOM TOPLANTISI

Özgür Özel’in ilçe başkanlarıyla gerçekleştirdiği Zoom toplantısına da değinen Yıldız, Özel’in tavrını ‘babacan bir tavır’ olarak nitelendirerek, “Adeta ateşten gömlek giydiğimiz bu süreçte bizleri böyle bir durum altında korunabileceğini düşündüğümüz bir yerde kalmamız ve partinin bölünmemesi adına burada durmamız gerektiğini hepimize ifade etti. Bu bakış açısı zaten onun ne kadar iyi ve yürekten Cumhuriyet Halk Partili olduğunu gösteriyor. Tüm bu süreçte yaşananlara rağmen hala parti rozetiyle grup toplantısı yaparken de ihraç edilmeyene kadar partide kalacağını ifade ediyor” dedi.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası