EGEPOSTASI - Yeni Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, İzmir'in yıllardır çözülemeyen sorunlarından biri olan Basmane Çukuru'nun satışına ilişkin açıklamalarda bulundu. TMSF tarafından 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkarılan alan için 2 Aralık'ta yapılması planlanan ihaleye karşı çıkan Özkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a seslenerek kararın İzmir halkına bırakılmasını istedi.
Basmane Çukuru'nun geleceğinin yalnızca bir taşınmaz satışı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Özkan, bölgedeki yapılaşmanın kentin ulaşımını, tarihsel kimliğini ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyeceğini savundu.
104 bin metrekarelik inşaat hakkına tepki
Yaklaşık 20 bin metrekarelik arazinin 104 bin metrekarelik inşaat hakkıyla satışa çıkarıldığını belirten Özkan, 84 metre yüksekliğe ulaşabilecek yapıların kent merkezinde yeni sorunlar yaratacağını ileri sürdü.
Bölgenin mevcut yoğunluğuna dikkat çeken Özkan, Basmane Garı, metro bağlantıları, 9 Eylül Meydanı, Gazi ve Fevzipaşa bulvarları ile Kültürpark çevresinin yoğun insan ve araç hareketliliğine sahip olduğunu hatırlattı.
Özkan, açıklamasında şu soruları yöneltti:
"Bu binalara her gün gelecek binlerce insanın ulaşımı nasıl sağlanacak? Araçlar hangi yollardan girecek, nereden çıkacak? Otoparkların yaratacağı trafik nasıl yönetilecek? Kent merkezinde zaten yaşanan sıkışıklık nasıl önlenecek?"
Böylesine büyük bir yapılaşma öncesinde bağımsız ve kapsamlı bir ulaşım etki değerlendirmesi yapılması gerektiğini savunan Özkan, Kültürpark'ın yüksek yapılarla çevrelenmesinin kentin tarihsel kimliğine zarar vereceğini ifade etti.
"Bir belediye binası kazanırken bütün bir kentin yaşam kalitesini kaybetmeyi kabul edemeyiz"
Basmane Çukuru'nda belediyeye ayrılan yapı hakkına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özkan, belediye hizmet binası ihtiyacının yoğun ticari yapılaşmayı haklı çıkarmayacağını belirtti.
Özkan, "Belediyenin yüzde 30'luk yapı hakkının korunması, geri kalan yüzde 70'lik bölümün yoğun ticari yapılaşmaya açılmasını kendiliğinden haklı çıkarmaz. Bir belediye binası kazanırken bütün bir kentin yaşam kalitesini kaybetmeyi kabul edemeyiz" dedi.
Alanın mülkiyet geçmişindeki hukuki tartışmalara da dikkat çeken Özkan, meslek odalarının, hukukçuların ve kent savunucularının itirazları değerlendirilmeden geri dönülmez kararlar alınmaması gerektiğini vurguladı.
Özkan, "TMSF kamu alacağını tahsil etmek isteyebilir. Belediye kendi haklarını güvenceye almak isteyebilir. Ama hiçbir kurum, İzmir halkının ortak geleceğinden daha önemli değildir" ifadelerini kullandı.
Tugay'a seslendi: "Gelin, Basmane Çukuru için plebisit yapalım!"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a halk oylaması çağrısında bulunan Özkan, alanın geleceğine ilişkin kararın doğrudan İzmir halkı tarafından verilmesi gerektiğini savundu.
Özkan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Madem bu kararın İzmir için doğru olduğunu düşünüyorsun, madem kamu yararını savunduğunu söylüyorsun, o zaman gel, kararı İzmirliye bırakalım!
Gelin, Basmane Çukuru için plebisit yapalım!
Hukuki çerçevesi belirlenmiş, şeffaf, geniş katılımlı bir halk oylaması düzenleyelim."
Halk oylamasında İzmir halkına, alanın yüksek yoğunluklu ticari yapılaşmaya mı açılmasının yoksa ağırlıklı olarak yeşil alan, kültür ve kamusal yaşam alanı olarak mı düzenlenmesinin istendiğinin sorulmasını öneren Özkan, üniversitelerin, meslek odalarının, bilim insanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece dahil edilmesini istedi.
"Yüreğin yetiyorsa halka sor Cemil!"
Tugay'a yönelik eleştirilerini sertleştiren Özkan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Yüreğin yetiyorsa halka sor Cemil! Kendine güveniyorsan İzmirlinin karşısına çık! Halkın iradesinden korkmuyorsan kararını halka bırak!
Yok, İzmirliyi dinlemeden, itirazları görmezden gelerek bu satışa ve yapılaşmaya devam edeceksen, o zaman İzmir'in demokratik iradesiyle vereceği yanıtı da göze alacaksın.
Korkuyorsan devam et Cemil! Bak, İzmir sana sandıkta neler yapacak!"
Belediye başkanlığının kentin sahibi olmak anlamına gelmediğini belirten Özkan, belediye başkanlarının halkın iradesinin emanetçisi olduğunu ifade etti.
2 Aralık ihalesi için durdurma çağrısı
Basmane Çukuru için 2 Aralık'ta yapılması planlanan ihalenin durdurulmasını isteyen Özkan, sürece ilişkin hukuki ve teknik belgelerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
Alanın geleceğinin İzmir halkının katılımıyla yeniden planlanmasını talep eden Özkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Kırk yıllık bir yanlış, yeni bir yanlışla kapatılamaz.
Biz Basmane Çukuru'nun kapatılmasına değil, İzmir'in geleceğinin üzerine beton dökülmesine karşıyız!
Kentlerin sahibi sermaye grupları değildir. Belediyeler değildir. Siyasi iktidarlar değildir.
Kentlerin gerçek sahibi o kentte yaşayan halktır.
Basmane'nin sahibi de İzmir halkıdır.
Ve son sözü İzmirli söylemelidir!"
Özkan, son olarak "Gelin, plebisit yapalım! Yüreğin yetiyorsa halka sor Cemil! Gel halk oylaması yapalım. Sandığı koyalım halk karar versin. Bak demedi deme böyle yapmazsan o arkandaki para babaları da oraya çökemez. Demiş olayım. İzmir satılık değildir!" ifadelerini kullandı.