
EGEPOSTASI- CHP İzmir eski Milletvekili Tacettin Bayır, NEO TV ekranlarında yayınlanan, moderatörlüğünü Senem Gökdağ’ın yaptığı Manşet programına konuk olarak İzmir gündemini değerlendirdi.
Bayır, kooperatif davasından Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’ne kadar önemli konu başlıklarına değindi.
KOOPERATİF DAVASINA VENEZUELA ÖRNEĞİ
Bugün dördüncü duruşması görülen kooperatif davasına ilişkin konuşan Bayır, sürecin kasıtlı olarak uzatıldığını savunarak, Venezuela örneğinden bahsedip sürecin hızlı ilerlediğini belirtti.
Bayır, “Venezuela lideriyle ilgili suçlama 25 sayfa hazır. İddianame hazır. Bu akşam mahkemeye çıkıyor. Çok enteresan. Üç gün sonra iddianame hazır, mahkeme hazır. Bizde altı aydır tutuklu insanlar içeride. Neredeyse yatarı olmayan bir ceza. Mahkemeye çıkmış olsalar, iddianame hazır olmuş olsaydı, mahkemenin vereceği karar bir yıl olsa, bunun yatarı altı ay olsa. Bu nasıl bir mahkemedir, nasıl bir adalettir?” dedi.
Bayır, bugün görülen davadan beraat kararları çıkması ihtimaline karşın zimmet soruşturmasının devreye koyulduğunu öne sürerek, “Cumhuriyet Halk Partisi İzmir eski İl Başkanı Şenol Bey ve numune olarak yine İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer bu konuda tutuklu. Ayrıca birisinden bir hâkimin zaafiyeti veya hakkıyla vereceği kararda beraat ederse aman ha ‘Beraat etti bak suçsuzlarmış’ denmesin diye ikinci bir dosya yaratıldı. Bu dava ayrı sürüyor. Bu akıl alır gibi bu davalar aynı konu. Benzer konular, kişiler aynı. O zaman birleştirin bunları. Niye ayrı ayrı yargılıyorsun? Birisinden serbest bırakıyorsun, evine gönderiyorsun. Sonra gidip evinden alıyorsun tekrar. Bir anlamda partiyi, Cumhuriyet Halk Partisi'ni itibarsızlaştırmaya yönelik kişileri kullanarak partiyi hırpalamaya çalışan bir anlayış. Sayın Adalet Bakanı'na soruyorsun, ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ diyor. Nasıl hukuk devleti Türkiye ya? Diğer tarafta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı neredeyse yılı tamamlayacak. Hala iddianameyi hazırlayamadın.
Önceden bir suç olmadığı için sonradan yeni bir suç yaratmaya çalışıldığı için iddianame bir türlü hazırlanamıyor. Hazırlanan iddianamede de suç çıkamayacağı için mahkemeye çıkarmıyorlar. Ne yazık ki durum bu.” şeklinde konuştu.
ASIL NEDEN ASLANOĞLU’NUN O İFADELERİ Mİ?
CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun gündem olan ‘Güzelim metodu elimize yüzümüze bulaştırdık’ ifadelerini değerlendiren Bayır, “Safiyane, masumane bir ifade. İddia makamının ‘Bak sen kendin bile itiraf ediyorsun’ demesi gibi. Cümleyi esnetiyor sakız gibi. Tabii orada hedef alınan şey bir başka bir şey aslında. Olayın asıl temelinde yatan şey bana göre, yapı kooperatifleri bence bugün artık ev sahibi olma hayalini bile kuramayan insanlar için tek çıkış yolu olduğunu düşünüyorum. Yani kooperatif dayanışmasıyla konut sahibi olabilmenin ancak mümkün olabildiğini artık düşünüyorum. Yani bir insanın, bir çalışanın bu maaşlarla para biriktirerek gidip bir daire satın almasının pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. Ancak kooperatif yoluyla bu işler olabilir. Ben kendi adıma söyleyeyim şu anda kullandığım Çeşme’deki yazlığımı kooperatif kanalıyla almıştım. Yine Fahrettin Altay'da oturduğum evi kooperatif kanalıyla yani bizim gençliğimizde kooperatif kanalıyla almıştım. Küçük bir esnaf olarak atölyesi olan biri olarak. Aylık arttırdığım paraları kumbaraya atar gibi kooperatif ve taksitler haline yatırarak sahip olmuştuk.” açıklamasında bulundu.
“İKTİDAR KOOPERATİFLERİ TOKİ’YE RAKİP OLARAK GÖRDÜ”
İktidar kanadının kooperatifleri TOKİ’ye rakip olarak gördüğünü ve bu nedenle sürecin bu kadar uzatıldığını iddia eden CHP’li Bayır, “Mevcut iktidar, Cumhuriyet Halk Partisi kooperatifçilik yaparak TOKİ'nin alternatifi mi yaratmaya çalışıyor? Yapı kooperatifleriyle acaba TOKİ'ye alternatif mi olacak? TOKİ'nin rakibi mi olacaklar’ şeklinde düşündüğü için İzmir'de gibi bir anlayışla bu olayın üstüne gittiler.” ifadelerini kullandı.
“SUYUM KİRLİ DE OLSA, TRAFİK DE SIKIŞSA…”
İktidarın İzmir’in siyasi tercihi nedeniyle kente yatırım yapmadığını öne süren Bayır, “Ne yazık ki onlar bir anlayışları var. Bize oy vermeyen bir kente Asla destek olmayacağız, yatırım yapmayacağız, önlerini açmayacağız. Bu mantıkla bakıyorlar. 25 senedir İzmir'e böyle yaklaşıyorlar ama 25 yıldır da İzmirli seçmen ‘Kusura bakma ben suyum kirli de olsa, su kesintisi de olsa, trafik de sıkışsa sana destek vermeyeceğim. Biz Mustafa Kemal'in torunlarıyız, çocuklarıyız, cumhuriyetçiyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi destekliyoruz’ diyor. Ama iktidar bunu bir türlü anlamak istemiyor.” şeklinde konuştu.
“YORGUN VE ESKİ BİR YAPI”
Tartışmaların odağında olan Çankaya Katlı Otopark’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayır, “Yapı çok eski bir yapı, yorgun bir yapı. Depreme dayanıklı olmayan bir yapı. Allah göstermesin bugün kuvvetli bir depremde, üstünde arabalar, içinde insanlar olan bu yapının içindeki hem araçların enkaz altında kaldığını hem insanların kaldığını düşünecek olursanız bu risk göze alınamaz. Bu keyfiyetle karar verilecek bir şey değil. Cemil Bey'in keyfiyetiyle ya da oradaki esnafın keyfiyetiyle ya biz bunu kullanalım, devam edelim. Benim bildiğim bir kentin bazı odaları vardır, teknik odaları, mimarlar odası vardır, mühendis odası vardır, jeofizik mühendisler odaları vardır. Bu arkadaşlar bu teknik çalışmaları yaparlar. Derler ki ‘Biz bu binayı yıkıp tekrar yapmanın maliyeti, binayı güçlendirmenin maliyeti budur. Bu ikisi arasında tercih yapın.’ Hangisi daha verimlidir? Bu hesap yapılır” dedi.
“CEMİL BEY’İN YERİNDE OLMAK İSTEMEM”
Bayır, Çankaya Katlı Otoparkı için alternatif çözüm önerilerini şu şekilde açıkladı:
“Kendi adıma bu konuda Cemil Bey'in yerinde olsam, olmak istemem ama bugün itibariyle yapacağım şey şu: Odalardan görüş alırım. Bu görüş doğrultusunda ne gerekiyorsa onu yaparım. Yeni bir yatırımcı bulup yap işlet modeliyle bu otoparkı yeniden yaptırırım.
Aslında bunların hepsini tabii Büyükşehir Belediyesi Belediye başkanının bireysel olarak düşünmesini beklenemez. Bürokratların da bu konuda hazırlık yapıp öneri götürmesi lazım Cemil Bey'in önüne. Cemil Bey'in mesleği cerrah, estetik uzmanı, doktor. Bunu düşünemeyebilir ticareten. Ben ticaret adamı olduğum için yani sokaktan geldiğim için olaya hemen o taraftan bakıyorum.
“KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESECEĞİZ”
İkitdarın bu konuda İzmir’e destek olmayacağını öne süren CHP’li Bayır, “Artık biz İzmirliler olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi de İzmir Ticaret Odası da, Sanayi Odası da İzmir'in iş adamları da… Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Öyle gözüküyor. Yani bize AKP iktidarı bu konuda ne yazık ki destek olmayacak öyle anlaşılıyor.
Ne yazık ki İzmir’de bulunan AKP’li vekillerimiz de Sayın Cumhurbaşkanımıza bir şey diyemiyorlar, yaptıramıyorlar. Yani yatırım anlamında bir şey yaptıramıyorlar Çevre Şehircilik Bakanlığı'na. O zaman demek ki bu tarz şeyleri biz kendimiz ortak bir çözümle, yap işlet devlet modeliyle, farklı onlarla belediye gelirlerini arttıracak yeni kaynaklar bularak aşmaya çalışacağız.” dedi.
“CEMİL BEY ZOR BİR DÖNEME DENK GELDİ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yönetiminde çok fazla değişiklikler yaşandığı ve kendi fikirlerini uyguladığı iddialarına dair açıklamalarda bulunan Bayır, Tugay’ın zor bir dönemde başkan olarak göreve geldiğini savundu.
Bayır, şu şekilde konuştu:
“Haksızlık da yapmak istemem Cemil Bey'e. Her insanın bir farklı yoğurt yiyiş şekli vardır. Ben Aziz Bey'le birlikte çalışıyorum. Aziz Bey mesela bu konuda ticaret erbabı olduğu için hesap kitap konularında gerçekten çok iyiydi. Planlamaydı, tasarruftu… Bunları yapabilen birisiydi. Ama Cemil Bey'in tabii bir iki şanssızlığı oldu. Tam geçiş döneminde Genel Merkez’de bir Genel Başkan değişikliği, Genel Başkan değişikliğinin ardından burada bir aday belirleme yönteminin farklı olması, beklenen eski belediye başkanının yeniden aday olması beklenirken onun aday gösterilmeyip Cemil Bey'in aday gösterilmesi, o süreçte işe alınan yeni işçiler ve birtakım borçlar, ödenmeyen SGK primleri derken Cemil Bey gerçekten çok iyi bir tablo bulamadı.” ifadelerine yer verdi.
“KENDİ PARTİSİNİN BAŞKANI OLDUĞU İÇİN…”
Bayır, Tugay’ın koltuğu kendi partisinin başkanından devraldığı için borçlu bir belediye aldığını ifade edemediğini savunarak, “Kendi partisinin belediye başkanı olduğu için telaffuz da edemiyor çıktığı yerde. ‘Ben borçlu bir belediye aldım’ da diyemiyor. Bunun üzerine bir de Ankara'da Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödenmemiş prim borçları vesaire de yukarıdan makaslarını verince Cemil Bey gerçekten bütçesi çok sıkıntılı bir belediye devraldı. Şişirilmiş belediye kadroları, sendikaların yüksek talepleri, onun üzerine SGK kurumunun Ankara'dan gönderdiği paraya kesinti uygulaması gibi gibi.” açıklamalarında bulundu.
AK PARTİ’Lİ BAŞDAŞ’A YANIT: ÇARPITIYORLAR!
AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Baştaş'ın ‘Belediyelerin SGK borcu yok, iştirakleri vergilerini ödemiyor’ söylemlerini değerlendiren Bayır, durumun çarpıtıldığını savunarak şunları kaydetti:
“Olayı arkadaşlar çarpıtıyorlar. Belediyelerin borcu yok derken yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsal kimliğiyle sigortası falan yatırılmış. Evet borcu yok. Peki size göre İzmir Fuar, Grand Plaza şirketi, İZBETON şirketi bunlar belediyenin şirketi değil mi? O iştiraklar de belediye halkı hizmet veriyor. Şimdi Grand Plaza kime hizmet veriyor? İzbeton kime hizmet veriyor? Bunlar da halka hizmet veriyor. Olaya böyle baktığınız zaman o şirketlerin sigorta borçları, prim borçları var diyor. Tamam zaten maaşı da onlara veriyorsunuz. İşçi çalışanlarına veriyorsunuz, İZBETON çalışanlarına veriyorsunuz. Zaten personelin ağırlığı da orada aslında.
“CEMİL BEY’E KIZGINLIĞIM BU”
CHP’li Bayır, “İZSU diyorsun, ESHOT diyorsun mesela, İZELMAN diyorsun. Şirketler bunlar. Zaten personelin alt alta topladığın zaman yüzde sekseni bu şirketlerde çalışan personel. Dolayısıyla o personelin sosyal güvenliği tabii o ücretleri o şekilde geliyor. Öyle bir makaslama yapılıyor ki Ankara'dan bu adamın aylık ödeyeceği maaşlar atıyorum, 560 milyar lira toplam personel ödenecek maaş. Oradan gelecek 700 milyarın 560 milyarını direkt makaslıyor burada maaşı vermesi mümkün değil hale geliyor. Yani bunu doğru da anlatamıyor. Benim de Cemil Bey'e o konuda kızgınlığım veya şikayetim bu. Bunu doğru anlatamıyorlar. Bunu sizin bürokratlarınız, kendiniz yazılı, çizili bütün basına verin kardeşim. Çıkın televizyon kanallarına bunu anlatın.” dedi.
“İŞÇİLERİN GREVDE OLMASININ ASIL SEBEBİ UNUTULUYOR”
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın sanatçı sevgilisi Sevcan Orhan ile Phuket Tatiline ilişkin konuşan Bayır, işçilerin grevde olmasının asıl nedeninin unutulduğunu savundu.
Bayır, “Mesele şudur. Ben de bir işverenim. Sonuç itibariyle belki 5 yıldır da tatil yaptığım falan yok. Çünkü 5 yıldır ülke ekonomisi ve işletmemin ekonomisi bana tatil yaptırtmıyor ona izin vermiyor.
Burada şuna bakmak lazım. Olayın özünü de kaçırmamak lazım. Bazı arkadaşlar olayı direkt Görkem Duman’ın tatiliyle özleştirerek sanki Duman oradaki tatilini belediye işçilerinin maaşını alıp götürmüş cebine de yiyor gibi lanse edildi. Arkadaşlar bu paranın dağıtılmama sebebini kimse telaffuz etmiyor. İşçinin grevde olmasının amacı sebebi ne? Ona bakmak lazım.
Ha Büyükşehir ha Buca Belediyesi. Çok farklı değil. Bir kere Buca Belediyesi nüfusuna göre İzmir'in en büyük ilçesi. Nüfusuna göre Ankara'dan bir para alıyor. Ödenen vergiye göre bir para geliyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi gelen para Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından makaslarını verince Görkem Duman çalışanlarını maaşlarını veremez duruma geliyor.
Bunun asıl nedeninin para olduğunu, bu kaynağın Ankara'dan kesildiği meselesi Herkes bir kenara itmiş. Vay sen niye tatil yaptığına geliyor. Ha sen doğru buluyor musun? Hayır. Ben söyledim. Zamanlama olarak. O da önceden planlanmış zaten. İşçilerin nasıl maaşını verileceğini, hangi gün yatacağını falan da ayarlamış.
Bir işçi işveren ilişkisinde eğer 24 saat su kaldırmıyorsa o iş yürümez. Bir de bir buçuk yıla uzanan bir süreç bu. Bir yıla bir buçuk yıla. Çok uzadı çünkü. Demek ki görkem de anlatamamış çalışanlara. Az önce Cemil Bey'in anlatamadığını. Görkem Başkan da anlatamamış.” açıklamalarında bulundu.
CHP’Lİ O BÜROKRATA ELEŞTİRİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’ne verdiği geçici iznin sona ermesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Bayır, yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’nın süreçte sahada yeterince aktif rol üstlenmediğini ileri sürdü.
“Cumhuriyet Halk Partisi'nin yıllarını vermiş birisi, yöneticilik yapmış birisi olarak söyleyeyim. Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısının görevini tam yapmadığını düşünüyorum. Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'nın görevi nedir? Nerede ne sorun varsa, hangi problem varsa itfaiye gibi anında atlayacak, gidecek. Gel kardeşim buraya. ‘Sen bu kentin başkanı mısın? Ben de bu partiyi seni buraya atayan zihnin başkanıyım ve senden sorumluyum. Ben bunu halka anlatmakta zorluyorum. Sen bana oy kaybettiriyorsun. Buna ortak çözüm alacağız’ demeli. Aslında bizim Ege Belediyeler Birliği var. Kıyı Belediyeler Birliği var. Bu belediye birliklerinin ortak alacağı birtakım kararlarla, sendikalarla ortak tavır alabilir.
Bunu oturup konuşarak çözmek lazım. Özellikle bu konuda. Genel Merkezin, Sayın Özgür Özel dahil olmak üzere, yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı… Hangi belediyede hangi sorun var? Bunun röntgenini çekip derhal müdahale etmesi gerekiyor. Özellikle İzmir'le ilgili. Aksi takdirde hepimizin rüyasını kaçıracak bazı sonuçlara karşı karşıya gelebiliriz.” şeklinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“CHP’NİN KALESİ ARTIK İZMİR DEĞİL”
İzmir için ifade edilen ‘üvey evlat’ söylemlerini değerlendiren Bayır, CHP’nin İzmir’deki oylarının gerilediğini savundu.
Bayır, “Eskiden İzmir’e CHP'nin kalesi diyorduk. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesi artık İzmir değil. Cumhuriyet Halk Partisi kalesi Manisa oldu, Balıkesir oldu. Ne yazık ki İzmir'deki oylarımız bir miktar geriledi. İnşallah üzerimizdeki yorgunluğu, ölü toprağı bir an önce üzerimizden atacağız. Örgütlerimizle, il başkanımızla, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla tekrar sahaya ineceğiz. Hep birlikte çalışacağız.” dedi.
Sayfa başına git







