Paylaşılan görüntüler de iddiaları destekler nitelikte. İlk bakışta cam cephe olduğu dahi fark edilmeyen bina için vatandaşlar, “Camlar o kadar kirli ki, yakında kuşlar bile burayı beton duvar sanacak” diyerek yaşadıkları durumu mizahi bir dille anlatıyor. Bir başka sakin ise, “Dışarıdaki manzarayı görmek istiyorsanız pencereyi açmanız gerekiyor. Çünkü camdan bakınca zaten bir şey görünmüyor.” sözleriyle tepkisini dile getiriyor.
.jpg)
Ancak mesele yalnızca görüntü kirliliğiyle sınırlı değil.
Site sakinlerinin aktardığına göre, kısa süre önce yaşanan elektrik kesintisinde jeneratör sistemi devreye girmedi. Bunun sonucunda bazı vatandaşlar asansörlerde yaklaşık bir saat mahsur kaldı. Olayın ardından güvenlik ve teknik altyapıyla ilgili endişeler daha da arttı.
.jpg)
İddialara göre, binadaki bağımsız bölümlerin önemli bir kısmının mülkiyetinin hâlen projeyi geliştiren Biva Mimarlık’ta bulunması nedeniyle yönetim üzerinde de belirleyici bir söz hakkı bulunuyor. Bu durumun, site sakinlerinin taleplerinin hayata geçirilmesini zorlaştırdığı ve alınması gereken kararların gecikmesine neden olduğu öne sürülüyor.
Vatandaşlar, milyonlarca lira değerindeki dairelerde yaşamalarına rağmen en temel ortak alan hizmetlerinin dahi yerine getirilmediğini ifade ediyor. Özellikle yüksek katlı ve tamamen cam cepheli bir binada dış cephe temizliğinin yıllardır yapılmaması, hem estetik hem de yapı bakımının sürdürülebilirliği açısından soru işaretleri oluşturuyor.
Site sakinleri şimdi şu sorulara yanıt bekliyor:
* Üç yıldır dış cephe temizliği neden yapılmıyor?
* Jeneratör sistemi neden devreye girmedi ve bu konuda herhangi bir teknik inceleme yapıldı mı?
* Asansörde mahsur kalan vatandaşların güvenliği konusunda hangi tedbirler alındı?
* Yönetim, sakinlerin taleplerine neden yeterince cevap veremiyor?
Bir dönem modern yaşamın sembollerinden biri olarak tanıtılan Biva Tower’ın, bugün “hayalet bina” benzetmeleriyle anılması ise, yaşanan sorunların geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Lüks bir rezidansta oturan vatandaşlar, dışarıdaki manzarayı değil, önce camlarını görmek; güvenlik endişesi taşımadan asansöre binmek ve ödedikleri aidatların karşılığını almak istediklerini dile getiriyor.