Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TBMM Başkanlığı tarafından yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla tören salonunda düzenlenen resepsiyona katıldı. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, fon skandalına ilişkin yaptığı açıklamada, "Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım. 800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor. Sağdan soldan toplanacak paralar 8 milyar bile değil. Geri kalanını kim ödeyecek, kim bunun sorumlusu? Hepsinin teşhir edilmesi lazım" ifadelerini kullandı.
“KANUNLARDAN ALLAHTAN KORKMAYAN İNSANLAR BU TÜR YANLIŞ İŞLER YAPACAKLAR”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, fon skandalına ilişkin yaptığı değerlendirmede, şunları söyledi:
"Türkiye'nin tek meselesi fon krizi değil. Bu olayları anlatırken, yaşarken aslında utanıyorum, üzülüyorum, sıkılıyorum. Türkiye bunları hak etmiyor. Biz böyle bir hikaye yazmamıştık, böyle günleri yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik. Hatırlarsanız üçlü hükümet vardı AK Parti kurulduğunda, DSP, ANAP ve MHP hükümetleri. Onların döneminde 2000 ve 2001 ekonomik krizleri yaşandı. Bunun üzerine Kemal Derviş gelip bakan oldu. Biz AK Parti olarak enkaz üzerinde tek başımıza iktidara geldik. Öyle bir krizin bir daha yaşanmaması için hep beraber çalıştık, başımızda da başbakanımız vardı. Hamdolsun Türkiye'de işler düzelmişti ama son yıllarda fon krizi veya buna benzer birtakım yanlış işler bizi gerçekten üzüyor.
Türkiye'nin sorunu sadece ekonomik kaynaklı sorunlar değil, bir toplumsal çürüme yaşıyoruz. Halk bunun farkında, en azından bizler farkındayız. Siyaset kurumu büyük sıkıntı geçiriyor. Ahlaki değerlerde büyük bir erozyon var, etik değerler unutulmuş durumda. Bütün bunların yanında elbette utanmayı unutan insanlar yanlış işler de yapacaklar. Kanunlardan, Allah'tan korkmayan insanlar bu tür yanlış işler yapacaklar.
"İNSANLAR UTANMA HİSSİNİ KAYBETMİŞSE HER ŞEYİ YAPABİLİR"
İslam bir devlet modeli öngörmüyor. İslam önce istişareye değer verilmesini istiyor, ikincisi şeffaflık, üçüncüsü hesap verebilirlik istiyor. Seküler ahlaka sahip insanlar için de kanunlar, belli düzenler var. Kendini dindar bilen insanlar için de bir hesap günü var. Eğer insanlar bunu tamamen unutmuşsa bütün kötülükler gelebilir. İnsanlar utanma hissini kaybetmişse her şeyi yapabilir.
Bu işleri yapan insanların saçlı sakallı, başlarının örtülü olması, aynı zamanda İslami değerlere çok büyük zarar veriyor. Biz yeni yetişen gençlerimize örnek bir model takdim etmekten uzak kalıyoruz ve maalesef bu kötü örnekler insanları inançtan da soğutuyor.
"SONUNA KADAR GİDİLECEKTİR. HEPSİNDEN HESAP SORALIM"
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a 78'den beri dava arkadaşlığı yapıyorum. Onun inandığı değerlere ben de inanıyorum ama geldiğimiz noktada, bugün Melisimiz’de yaptığı konuşmaya da baktığımız zaman, onun bu değerlere sahip çıktığı kadar sahada böyle olmadığını görüyorum. Bütün sahayı da bürokrasi alanını da siyaseti de bu yeni değerler üzerine inşa etmemiz lazım. Sonuna kadar gidilecektir, görelim. Ortaya ne çıkacak, bilelim. Bunlardan, hepsinden hesap soralım. 800 milyarlık bir kayıptan bahsediliyor. Sağdan soldan toplanacak paralar 8 milyar bile değil. Geri kalanını kim ödeyecek, kim bunun sorumlusu? Hepsinin teşhir edilmesi lazım. Ben Cumhurbaşkanımızın sözlerine güveniyorum, bunun gerçekleşmesini diliyorum. Eğer bunlar gerçekleşmese seçimler kaybedilir ama en kötüsü insanlar inanca, bize karşı duydukları tüm hisleri kaybederler. Böyle olsun istemiyorum"