Ege Postası
Geri

Büyükşehir’de yüksek tansiyonlu meclis: Soyer ile Hızal arasında ‘Dava’ restleşmesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer idaresinde gerçekleştirildi. Kent geneline ilişkin birçok konunun masaya yatırıldığı oturuma, Urla ilçesine ilişkin yapılan tartışmalar ve bir önceki ay yapılan meclislerde Başkan Soyer hakkında söylediklerinden dolayı Başkan Soyer ile AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal arasında yaşanan ‘dava’ restleşmesi oldu. 
Büyükşehir’de yüksek tansiyonlu meclis: Soyer ile Hızal arasında ‘Dava’ restleşmesi
Haberler / Yerel Yönetimler
8 Kasım 2021 Pazartesi 20:50
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer idaresinde gerçekleştirildi. Yoğun gündemli geçen oturuma damgasını vuran konu ise Urla ilçesine ilişkin gelen önergeler üzerine yapılan tartışmalar ve Başkan Soyer ile AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızla arasında yaşanan ‘dava’ restleşmesi oldu. 

“BİZ RÜYA GÖRMEDİK”

Oturum başlangıcında konuşan Başkan Soyer, önceki ay gerçekleştirilen meclislerde kendisine ve kent gündemine dair ortaya atılan iddialara yanıt verdi. Dünya Bankası kredisine ilişkin iddiaları da yanıtlayan Başkan Soyer, “Elektrik Fabrikasıyla ilgili… Orada hukuki problem olduğu için verilemediği söylenmiş. Orada hukuki bir sorun yok. Çok net bir şekilde iptal edilen ve yeniden ihaleye çıkmayan iradenin önünde hiçbir engel yok. Yine başka bir arkadaş bizim 340 milyon dolarlık kredi talebimizle ilgili ‘Böyle bir kredi yok’ demiş. Biz rüya görmedik. 4 ay boyunca müzakereler yapıldı ve bunların sonunda 5 Mayıs’ta Hazine ve Maliye Bakanlığımızın bize yazdığı bir yazı var. Yazıda diyor ki Dünya Bankası’ndan bir heyet Dünya Bankası tarafından finanse edilmesi planlanan kredi için değerlendirmelerde bulunak üzere sanal bir misyon gerçekleştirilmiştir. Gönderilen ekte de Dünya Bankası işle olan mutabakat var. Geçtiğimiz hafta bakanlık temsilcilerimiz Dünya Bankası ile görüşmeye gitti. Diliyorum ki İzmir’in için yapılan bu çalışma İzmir’in haklarını teslim ederek sonuçlanacaktır. Sabırsızlıkla bekliyoruz. Ama böyle bir kredi yok söylemleri doğru değil. Yine bir arkadaşımız borç batağında bir Seferihisar Belediyesi bıraktığımı ve maaş ödemelerinin bile yapılamadığını söylemiş. Böyle bir şey yok. Belediyenin geriden gelen maaş ödemesi yok. ‘Seferihisar Belediyesi’ni 10 yılda batırdı İBB’yi 2,5 yılda batırdı’ denmiş. Bunlar doğru değil. Bunların bu şekilde dillendirilmesi de doğru değil. Toleransım çok olabilir ama bana oy veren insanların haklarını savunmak da bana düşer. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanına da aşağılayıcı ve bu kadar ağır ithamlar doğru değil. Bir gün bir meclis üyesi arkadaşımın eşiyle ya da işiyle ilgili bir şey dediğimi duydunuz mu? Bizim bu şehirde siyasetin seviyesini korumak bizim vazifemizdir. Biz kararların çoğu oybirliğiyle geçiyor diye iftihar ediyoruz. O zaman bunlar neden söyleniyor. Evet bizim birbirimizi eleştirecek çok şeyimiz var ama bu şekilde olması doğru değil. Evet belediye çalışma yönetmeliğiyle ilgili bir hukuki mevzuat var. Grup Başkanvekili arkadaşlarımızdan bu konuyla ilgili oturup konuşmalarını istiyorum. Konuşma süreleri nasıl olacak, önergeler nasıl oylanacak. Bunun netleşmesi lazım. Daha da önemlisi birbirimizle bu meclis çatısı altında görüşürken birbirimizi eleştirecek ve saldırı olacak ifadelerden kaçınmamız lazım. Türkiye buna ihtiyaç duyuyor. Türkiuye2nin bu kadar can yakıcı ve ağır sorunları varken biz de bu kadar uyumlu bir çalışma halindeyken bu tür ifade ve söylemlere yer yok. Buna izin vermememiz lazım. Bu nedenle hepinizden rica ediyorum. Konuşurken kimseyi incitecek ve kıracak ifadeler kullanmaktan kaçınalım. Bu, bize oy veren insanların da hakkını korumak ve olarak başka türlü bir siyasetin de mümkün olduğunu göstermektir. Hep samimiyet diye dillendirdiğimiz şey yalanı asla kaldırmaz. Biz yalanı dışlamalıyız. İyilik ve performans üzerinden rekabet etmeliyiz” dedi. 

İZBETON FORMÜLÜ MECLİSTE

Oturumda gündeme gelen konulardan biri, geçtiğimiz haftalarda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyaretiyle gündeme gelen Karabağlar Uzundere’de yaklaşık 9 yıldır devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları yer aldı. Vatandaşların ve AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin “Yapamıyorsanız tapuları verin TOKİ yapsın” çağrısının ardından Büyükşehir, alandaki kentsle dönüşüm çalışmalarında yaşanan sorunla ilgili büyükşehir iştiraki olan İZBETON A.Ş. formülünü devreye sokma kararı aldı. 

Dönüşümün, Karşıyaka Örnekköy’deki dönüşüm çalışmalarını da yürüten İZBETON tarafından yapılmasını öngören önerge gündemde “Karabağlar ilçesi, Uzundere Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanında III. Etap olarak belirlenen 11187 ada 9 parsel, 11198 ada 8 parsel, 11199 ada 5 parsel, 11200 ada 6 parsel, 11201 ada 11 parsel, 11202 ada 9 parsel ve 1117 parseldeki mevcut yapılarda "6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" kapsamında yaptırdığımız "riskli yapı tespiti" doğrultusunda ihaleye hazır olan III. Etapta olası depremlere karşı inşaat yapım işi hızlandırıp tamamlayarak hak sahiplerine Yeni Konut / Ticari Bağımsız Birimlerin teslimini hızlandırmak için Belediyemiz ile Belediye iştirakimiz İZBETON arasında imzalanacak Protokol ve eki olan Özel Teknik Şartnamenin görüşülmesi” ifadeleriyle yer aldı. 
İlgili önerge komisyonlara gönderildi. 

110 MİLYONLUK BORÇ YETKİSİ MECLİS ÜYELERİNE SUNULDU

Oturumda ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 110 milyon lira borçlanması hususunda Başkan Soyer’e yetki verilmesi hususu da gündeme geldi. 

Belediyenin 2021 Mali Yılı Bütçesinde yatırım, kamulaştırma ve diğer harcamalar için nakdi veya gayri nakdi olarak, dilimler halinde kullanılmak üzere alınması öngörülen borçlanma yetkisi önergesi oy birliğiyle ilgili komisyonlara havale edildi.

KENT GENELİNDE EMSAL ARTIŞI MECLİS GÜNDEMİNDE

Oturumda gündeme gelen bir diğer konu da Başkan Soyer’in geçtiğimiz ay duyurduğu ve depremin ardından gündeme gelen emsal artışı önergesi oldu. 

Başkan Soyer, ekim ayı meclisinde yalnızca Bayraklı bölgesine verilen emsal artışı kararına depremzedelerin ve muhalefetin tepki göstermesinin ardından kent genelinde emsal artışı çalışması yapacaklarını belirtmiş ve “Kent genelinde depremde ağır veya orta hasar görmüş binaların tamamına parsel bazında emsal artışı verilmesi teklifini önümüzdeki ilk meclise sunacağım” demişti.

İlgili emsal artışı önergesi kasım ayı ilk oturumunda meclis üyelerine sunuldu. Önerge, görüşülmek üzere İmar, Afet-Deprem ve Kentsel Dönüşüm komisyonlarına oy birliğiyle gönderildi.

Mecliste ayrıca K alanlarını belirlenmesi için verilen sürenin uzatılması da İmar, Afet-Deprem ve Kentsel Dönüşüm komisyonlarına sevk edildi.

URLA’DAKİ ÖZEL ALAN ÖNERGESİ TANSİYONU YÜKSELTTİ

Oturumda görüşülen bir diğer konu da Mayıs ayında gündeme gelen ve Urla merkezde 1292 ada 1 parsel, 1293 ada 1 ve 5 parseller, 794 ada 127 parsel ve 154 ada 80 parselin bulunduğu alanda, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda, "Özel Proje Alanı" belirlenmesine yönelik hazırlanan planda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişiklik önerisi oldu.
İlgili önergenin komisyonlarda oyçokluğu ile reddedilmesi konusu mecliste tansiyonu yükseltti. 

Önergenin tekrar görüşülmesi yönünde fikrini belirten Başkan Soyer, “Urla'da tüm vatandaşlarımızın da hassasiyeti olduğunu gördük. Meclis üyesi arkadaşlarımızdan ricam tekrar çalışıp getirilmesi” ifadelerini kullandı.

“ACISINI URLALILARDA ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ”

İlgili önergeye ilişkin söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Urla Belediye Başkanı iken FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan ve yerine kayyım atanan Burak Oğuz üzerinden, CHP grubunun siyasi bir karar aldığını ve Urla’ya hizmet gitmesinin engellendiğini iddia etti ve  “Bu konu yaklaşık 6 ay önce meclisin gündemine geldi. Bu ilk gündeme geldiğinde komisyonda çok fazla tartışılmadan bu meclis gündemine taşınıp, meclis gündeminde reddedilmeye çalışılan bir konuydu. Biz bunun kavgasını verdik ve tartışalım dedik. O gün usulü bir takım nedenlerle iade edilmek zorunda kaldı. Geldiğimiz noktada bunlar teknik konuda tartışıldı. Bu konuda Barış arkadaşımız gerekli açıklamaları yaptı. Bugüne kadar ilk kez uygun olmayan planla karşılaşmadık. Defalarca ilgili belediyesinde iletişime geçildi ve düzeltmeler yapıldı ya da görüşme sonrası İBB tarafında düzeltme yapıldı. Aslında Urla'da siyaset yapan Urla CHP Meclis üyesi arkadaşlarımızın söz almasını isterdim. Kendilerine tavsiyede bulunak isterim. Siyaset cesurca yapılması gerekiyor. Ağzınızda gevelemenizin anlamı yok. Urla'da bir süreç yaşandı. Emsali ile ilgili problem vardı, teknik sorunla yaşanıyor dersiniz hem meclise saygısızlık olur hem Urlalılara saygısızlık olur. Buradaki asıl niyetin farklı bir şey olduğunu hepimiz biliyoruz. Urla'da seçim yapıldı ve CHP'li bir belediye başkanı seçildi mi seçildi. Seçilen kişi sonra FETÖ ile bağlantılı çıktı. Bunun nedeni ben miyim? Hayır. Bunun kabahatlisi bu sahsı aday yapan.  Şimdi ne oluyor peki? Bunun acısını Urlalılarda çıkarmaya çalışıyorsunuz. Siz o gün itiraz ettiniz, döndünüz CHP İl Başkanı Avukatlığını yaptı. Bugün Urla’nın menfaatine olan bir projenin karşısına çıkıyorsunuz. Bu, mevcut plan. Bundan yaklaşık 1 ay kadar önce İl başkanınız bir açıklama yapıyor ve ‘Merkezi hükümet İzmir’i cezalandırıyor, İzmir’e yatırım yapmıyor’ diyor. Bu, son 15 yılda CHP kanadından AK Parti’ye yapılmış bir suçlama. Biz bunu öyle olmadığını anıtlarıyla gösterdik. Şimdi bu durumdan kim kimi cezalandırıyor görebiliyoruz. Urla Belediyesi proje için para mı istiyor Hayır. Kendi öz kanyağımla yapacağım diyor. Teknik destek de istemiyor. Bu, kimin menfaatine olacak? Urlalıların menfaatine olacak. Yeşil artırılacak, otopark yapılacak. Neden karşı çıkıyorsunuz? Çünkü oraya aday yaptığınız FETÖ iktisatlı bir Belediye Başkanının görevden alınmasını içinize sindiremediniz. Bunun kabahatlisi Urlalılar ya da İzmirliler değil. Gidin suçlu kimse ona sorun ama Urla’ya yapılacak yatırımların önünü kesmeyin. Ayrıca bu önerge konusunda aylardır çocukla oynar gibi bu ay gitsin, tekrar görüşülsün diyerek oyalıyorsunuz. Böyle bir şey yok. Biz neleri geçirdik buradan. Biz burada İzmirlilerin menfaatine olan hiçbir konuda siyaset yapmadık. İstişare ve ortak akıl diyorsunuz ya, ortak akıl bunun neresinde? Hiçbir yerinde yok. Komisyonda görüştük ve sonrasında düzeltilmesi gereken hiçbir konuyu gündeme getirmeksizin siyasi bir karar vererek önergeyi reddediyorsunuz. Urlalılara büyük saygısızlık yapıyorsunuz” dedi.

“SİYASİ KARAR SUÇLAMALARI BÜYÜK HAKSIZLIK”

Yapılan eleştirilerin ardından söz alan CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, “siyasi karar” tanımlamalarının yanlış olduğunu ifade etti ve “AK Partili Grup Başkanvekili arkadaşımıza çok şaşırıyorum. Bugün gündemimizde oy birliğiyle geçen 3 madde Urla’yla ilgili. Bir tanesi reddedilmiş ve ‘Urlalılara saygısızlık ediyorsunuz, hizmet üretilmiyor’ deniliyor. İBB’yi siyasi karar almakla suçlamak çok büyük haksızlık. Ayrıca oradaki ilk çalışmayı yapan da İBB’dir Burada İmar Komisyonu nerede teknik ve hukuki yanlış gördüyse bunu ifade etti. Bunlar düzeltilirse görecekler ki İBB, Urla yararına olacak her türlü kararı almaya hazırdır” diye konuştu.

“TAMAMEN SİYASİ GEREKÇELERLE REDDEDİLDİ”

İlgili önergeye ilişkin söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız ise, ilgili önergenin ilçenin kayyım tarafından yönetilmesi üzerinden CHP tarafınca siyasallaştırıldığını savundu ve şunları söyledi; “Meclisi açarken siyaset ilkeler üzerinden yapılmalıdır dediniz. İlkeler üzerinden durumu değerlendirdiğimizde komisyon başkanımız 6 aydır değişiklik gelmedi dedi. Ama anlıyoruz ki bu size bugün intikal etmiş ki tekrar değerlendirelim diyorsunuz. Eğer bizim yaptığımı çalışmalar size intikal etseydi bugün bu önerge meclisten geçerdi. Geçen ayki mecliste bu konuyu, bir sonraki aya bırakıp geçirelim diye grup başkanvekilleri ve sözcüler olarak konuştuk. Biz, birçok ilçede yeşil alanlar konusunda değişiklik yaptık. Bornova’da masal evi, Buca’da pazaryeri yaptık. Konuyu siyasallaştırdığımız söyleniyor ama bunun sebebi biz değiliz. Şimdi gelinen noktada şunu söylemek istiyorum: Ortak akıl bu mecliste var. Biz komisyonlarda bir şeyi görüşüp karara bağlıyoruz sonra da mecliste ‘Pardon’ deniliyor. Bu alandaki revizyon için hiçbir engel yok. Bu nedenle siyasi bir karar verdiğiniz. Biz iyi niyetimizle bu önergeyi uzattık. Ama mecliste Urlalıların faydasına olan bir önergeyi tamamen siyasi gerekçelerle reddettik.”

Tartışmaların ardından meclis üyelerinin oylarına sunulan önerge, Cumhur İttifakı’nın ‘ret’ oylarına karşılık Millet İttifakı’nın ‘kabul’ oylarıyla oyçokluğu ile kabul edildi. 

SOYER İLE HIZAL ARASINDA ‘DAVA’ RESTLEŞMESİ

Gündemde “Urla ilçesi, Bademler Mahallesi, 240 ada, 1 parselde “Belediye Hizmet Alanı (Eğitim Tesisleri ve Tarımsal Faaliyetleri Destekleyici Tesisler Yer Alabilir)” amacıyla hazırlanan, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı önerisinin oyçokluğu ile uygun bulunduğuna ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu” ifadeleriyle yer alan ve ilçede tarım lisesi yapılmasını öngören gündem maddesi Başkan Soyer ile Hızal arasında ‘dava’ restleşmesiyle sonuçlandı.
Konuya ilişkin konuşan AK Partili Meclis üyesi Hüsnü Boztepe, “Dünyanın her yerine giderebiliyorsunuz ancak buradan 16-17 kilometre uzakta Harmandalı var. Oraya gitmediniz. Burası gerçekten korkunç. Bırakın siz tarım lisesi yapmayı, siz asli görevinizi yapın. Siz sırası geldiğinizde Dış işleri bakanı oluyorsunuz ancak bir tek belediye başkanı olamıyorsunuz” dedi.

Boztepe’nin sözlerine tepki gösteren Başkan Soyer ise, “Ne demek bir tek belediye başkanı olamıyorsunuz? Karabağlar da okul yaparken milli eğitim bakanlığına soyunmuş olmuyorum belediye başkanı oluyorum da tarım lisesi yaparken mi belediye başkanlığı yapamıyorum? Benim gitmediğimi ne biliyorlar” diye konuştu. 

Önergeye ilişkin söz alan Hızal, alanda ne yapılmak istediğinin net olmadığını ifade ederken Başkan Soyer’e hizmetsizlik eleştirisinde bulundu ve “Buraya yapacağınız tarım lisesinin maliyeti 50-60 milyon neyse… Bu şekilde mi tarımı kurtaracaksınız? Gidin Milli Eğitim Bakanlığı ile Valiliğe ‘Biz bu şehre okul kazandırmak istiyoruz’ deyin gelin o protokolü birlikte imzalayayım. Bu konuyu Urla Meclis üyeleri tartıştı mı? Siz belediye hizmet alanı adı altında bir özel okul yapmayı planlıyorsunuz. Bir şirket eli ile yapacaksınız. İzmir'in bütün sorunları ortadan kalktı biz şimdi eğitime el attı. Vaat ettiğinizi kreşleri yapamamışken siz Üniversite yapmayı planlıyorsunuz. Siz İçleri Bakanı oldunuz, Tarım Bakanı oldunuz ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olamadınız” ifadeleriyle tepki gösterdi.

Hızal’a yanıt veren Başkan Soyer, oturum başlangıcında yaptığı konuşmaya gönderme yaparak, “Ben özen göstermiştim, isim zikretmemiştim. Ama ‘Seferihisar Belediyesi’ni 10 yılda, İBB’yi 2,5 yılda batırdı’ sözlerini sarf eden kişi Özgür Hızal’dır. Bu benim kişilik haklarıma saldırıdır” ifadelerini kullanması üzerine Hızal “dav açın” çıkışında bulundu. 

Hızal’a yanıt veren Başkan Soyer ise, “Açacağım. Ben haklarımı tek başına savunmasını bilirim” ifadelerini kullandı. 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası