
Nalbantoğlu, CHP’nin 100 yılı aşkın tarihinde çeşitli eleştirilerle karşı karşıya kaldığını ancak partinin hiçbir dönem yolsuzluk ve ahlaksızlıkla yan yana anılmadığını söyledi.
CHP’de yürütülen disiplin süreçlerine ilişkin konuşan Nalbantoğlu, partinin çeşitli dönemlerde yönetim anlayışı, strateji ve politikaları nedeniyle eleştirilebileceğini ancak yolsuzluk ve ahlaksızlık iddialarının CHP ile özdeşleşemeyeceğini belirtti.
Nalbantoğlu, devam eden yargı süreçleri nedeniyle kişiler hakkında kesin hüküm vermenin doğru olmayacağını vurgulayarak, “Partinin adı yolsuzlukla ve ahlaksızlıkla anılıyorsa burada üstünde durulması gereken ve tedbir olarak alınması gereken tek iş arınma meselesidir” dedi.
Kılıçdaroğlu yönetiminin son dönemde ortaya koyduğu stratejinin de bu doğrultuda olduğunu ifade eden Nalbantoğlu, CHP’nin yönetim hataları nedeniyle eleştirilebileceğini ancak partinin adının yolsuzluk ve ahlaksızlıkla birlikte anılmasına izin verilemeyeceğini söyledi.

CHP’den ayrılarak başka siyasi yapılarda faaliyet gösteren isimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Nalbantoğlu, siyasi tercih değiştirmenin herkesin hakkı olduğunu belirtti.
Nalbantoğlu, ancak CHP üyesi olarak kalıp başka bir siyasi oluşum için çalışmanın parti kurallarıyla bağdaşmayacağını söyledi.
CHP’nin programı, tüzüğü, siyasi partiler mevzuatı ve etik kurallarının bulunduğunu belirten Nalbantoğlu, “Gitme hakkın sonuna kadar var. İstediğin gibi istediğin yere gidersin. Ama burada duruyorsan buradaki kurallara uyacaksın” ifadelerini kullandı.
Yeni siyasi oluşumların ardından CHP’nin TBMM’deki milletvekili sayısının 44’e düşmesi de programda gündeme geldi.
Nalbantoğlu, milletvekili sayısının önemli olduğunu ancak asıl belirleyici unsurun milletvekillerinin niteliği ve partinin ortaya koyduğu siyaset olduğunu savundu.
Ekim ayında Meclis’in açılmasıyla CHP’nin milletvekili sayısının yeniden artacağına inandığını söyleyen Nalbantoğlu, “44 kişiyle muhalefet yapamam diye bir şey yok” dedi.
CHP’nin 44 milletvekiliyle de doğru politikalar ve stratejiler üretebileceğini belirten Nalbantoğlu, bu kadronun ilk seçimde iktidara ulaşabilecek bir siyasi yapı oluşturabileceğini ifade etti.
Yargıtay’dan çıkması beklenen olası kararın ardından CHP’den ayrılan bazı isimlerin yeniden partiye dönebileceğini düşündüğünü söyleyen Nalbantoğlu, “Belli sözlerle bugün partiden ayrılmış arkadaşlar Cumhuriyet Halk Partisi’ne, gerçekten baba ocaklarına mutlaka döneceklerdir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Nalbantoğlu, CHP’den seçilmiş bazı belediye başkanlarının ayrılmasının ise parti açısından ciddi bir sorun olduğunu kabul etti.
Programda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP içindeki konumu ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı da gündeme geldi.
Nalbantoğlu, Yavaş’ın CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve parti üyesi olarak önemli bir isim olduğunu belirtti. Ancak Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda henüz seçim takviminin dahi netleşmediğini söyleyen Nalbantoğlu, adaylık tartışmalarının erken olduğunu savundu.
Yavaş’ın kamuoyu araştırmalarında önde görünen isimlerden biri olduğunu belirten Nalbantoğlu, zamanı geldiğinde CHP’nin en doğru adayı belirlemek için değerlendirme yapacağını söyledi.
Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının daha önce gündeme getirilmesini ise eleştiren Nalbantoğlu, milletvekillerinden İmamoğlu’nun adaylığı için imza istendiği dönemde kendisinin imza vermediğini hatırlattı.
Nalbantoğlu, o dönemde bunun doğru bir adım olmadığını düşündüğünü belirterek, “Bugün erkendir. Daha bu konuda geçecek çok zaman var, atılacak çok adım var. Çok acele etmemek lazım” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun “CHP’yi gerçek kuruluş kodlarına döndüreceğiz” sözlerinin ne anlama geldiği de programda soruldu.
Nalbantoğlu, bu ifadenin temelinde ahlak ve yolsuzlukla mücadele bulunduğunu söyledi.
CHP’nin hiçbir zaman yolsuzluk veya ahlaksızlıkla anılmadığını belirten Nalbantoğlu, partinin yeniden kuruluşundaki değerlere dönmesi gerektiğini ifade etti.
Nalbantoğlu, bu değerleri Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devletçilik ve parti kültürünün temelindeki ahlaki anlayış üzerinden tarif etti.
Türkiye’nin ekonomik sorunlarına da değinen Nalbantoğlu, ülkede yalnızca ekonomik kriz değil, aynı zamanda bir yönetim krizi yaşandığını savundu.
Asgari ücret, emekli maaşları, yüksek enflasyon, düşük sendikalaşma ve çalışanların geçim sıkıntısına dikkat çeken Nalbantoğlu, mevcut ekonomik politikaların toplumun geniş kesimlerinin sorunlarını çözmekten uzak olduğunu söyledi.
Nalbantoğlu, asgari ücretin toplumun genel ücret seviyesine dönüşmesini eleştirerek, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Ekonomik sorunların yanında adalet, uyuşturucu, suç ve toplumsal güvenlik gibi başlıkların da Türkiye’nin temel meseleleri arasında yer aldığını ifade eden Nalbantoğlu, CHP’nin bu sorunlara yönelik çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
Rıfat Nalbantoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir programına ilişkin de kamuoyunda gündeme gelen iddialara açıklık getirdi.
Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyaretinde Cemil Tugay ile görüşmek için “gizli bir saatlik boşluğu” bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Nalbantoğlu, programda böyle bir görüşme olmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun İzmir'e Ankara’dan uçakla geleceğini belirten Nalbantoğlu, ilk olarak Gaziemir’de Ege Serbest Bölgesi yöneticileriyle bir araya geleceğini, ardından esnaf ve sanatkâr temsilcileriyle görüşeceğini ve saat 16.30’da CHP İzmir İl Başkanlığı’nda MYK toplantısına katılacağını açıkladı.
MYK toplantısının ardından Kılıçdaroğlu’nun Karşıyaka’daki Suat Taşer Sanat Merkezi’nde saat 19.30’da halk buluşmasına katılacağını belirten Nalbantoğlu, toplantının ana temasının “Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye” olduğunu söyledi.
Program kapsamında uyuşturucu, kadın cinayetleri ve çeşitli toplumsal sorunlardan mağdur olan ailelerle de bir araya gelineceğini belirten Nalbantoğlu, bu buluşmanın ardından ailelerle ayrıca yemek yenileceğini ifade etti.
Programda Gelecek Partisi’nden bazı il ve ilçe yöneticilerinin CHP’ye katılacağı yönündeki kulis bilgileri de gündeme geldi.
Nalbantoğlu, kendisine ulaşan bilgilerin henüz kesinleşmiş bir geçiş takvimine işaret etmediğini ancak İzmir’de bu yönde bazı ön görüşmeler yapıldığını bildiğini söyledi.
Gelecek Partisi’nde geçmişte görev yapmış isimlerin CHP’ye katılmasından memnuniyet duyacağını belirten Nalbantoğlu, CHP’nin yalnızca başka siyasi partilerden gelecek isimlere değil, toplumun bütün kesimlerine açık olması gerektiğini vurguladı.
Programın sonunda Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de nasıl karşılanacağı sorulan Nalbantoğlu, İzmir’in CHP açısından özel konumuna dikkat çekti.
İzmir’i CHP’nin “başşehri” olarak nitelendiren Nalbantoğlu, İzmir’in CHP Genel Başkanı’nı ve partinin çalışmalarını yine büyük bir ilgiyle karşılayacağına inandığını söyledi.
Nalbantoğlu, CHP’nin önünde çözmesi gereken çok sayıda sorun bulunduğunu belirterek, partinin bundan sonraki süreçte geçmiş tartışmalardan çok Türkiye’nin sorunlarına ve çözüm önerilerine odaklanması gerektiğini ifade etti.
İŞTE MANŞET PROGRAMINI'NIN TAMAMI
Sayfa başına git







