
EGE POSTASI- CHP İzmir eski İl Başkanı ve eski milletvekili Tacettin Bayır, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bayır, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’e 1994 yerel seçimlerini hatırlatarak birlik çağrısı yaptı. Bayır, Cemil Tugay’ın CHP’den istifasını da değerlendirirken, partide yaşanacak olası bir bölünmenin Cumhurbaşkanlığı seçimi açısından büyük risk taşıyacağını söyledi.
KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL’E 1994 HATIRLATMASI
Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in şu anda karşıt iki uç gibi göründüğünü belirten Bayır, bu tablonun kendisine 1994’teki parçalanmayı hatırlattığını söyledi.
Bayır, “Şu anda partinin eski genel başkanı ve yeni genel başkanı inanılmaz karşıt iki uç gibi görünüyorlar. Bu bize tabii 1994'teki parçalanmayı hatırlatıyor. Hatırlarsanız Sayın Deniz Baykal o zaman Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanıydı. Sayın Murat Karayalçın Sosyaldemokrat Halkçı Parti'nin genel başkanıydı. Ecevit de Demokratik Sol Parti'nin genel başkanıydı. Ve 1994'te bu üç lider bir araya gelmeyi beceremeyince biz İstanbul ve Ankara seçimlerini kaybetmiştik” dedi.
O dönemde yaşanan ayrışmanın Türkiye siyasetine büyük etkileri olduğunu vurgulayan Bayır, “Ve o günden bugüne hala o gün iktidar olanlar hala iktidardalar. Bugün itibarıyla o gün bir araya gelemeyen Sayın Baykal, Sayın Karayalçın ve Sayın Ecevit'in ülkemize miras bıraktığı bu siyasi iktidarın alaşağı edilebilmesi için şimdi Sayın Kılıçdaroğlu'nun da Sayın Özel'in de bunu bir düşünmesi ve hatırlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR ÖZEL ÇABALIYOR ŞU ANDA
CHP’de yaşanacak olası bir kopuşun Türkiye’ye, Cumhuriyet’e, siyasete ve CHP’ye maliyetinin hesaplanması gerektiğini belirten Bayır, düşünmeden atılacak adımların parçalanmayı kaçınılmaz hale getireceğini söyledi.
Bayır, “Yani burada alternatif olarak hemen bir parti kurup ayrılmanın Türkiye'ye, Cumhuriyet'e, siyasete, Cumhuriyet Halk Partisi'ne maliyeti ne olacaktır? Bu hesapların yapılması gerekiyor. Eğer bunları düşünmeden hareket edilirse, partililer de bunları değerlendirmeden karşılıklı kılıçları çekerlerse, ağzına alınmayacak lafları birbirlerine ederlerse kopma ve parçalanma kaçınılmazdır” diye konuştu.
Özgür Özel’in ortak bir çıkış yolu bulmak için çabaladığını ifade eden Bayır, “Şimdi bunun örneğini nerede görüyorsunuz? Henüz Özgür Özel çabalıyor şu anda. ‘Acaba bir ortak çıkış yolu bulabilir miyiz’ diye. Partinin aksaçlıları, eski genel başkanları çabalıyor. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyeti kuran bir parti. Yani bu partinin parçalanmasına kimse izin vermemelidir. Alet olmamalıdır” dedi.
Partiden istifa edenlere de tepki gösteren Bayır, “Ama bakıyorsunuz şimdi siyaseti henüz özümseyemediğini düşündüğümüz birileri, bu arada istifa ediyor partiden. Yani istifa olayı kesinlikle çok yanlıştır. Yanlış bir çıkıştır. Bu ikinci bir partiyi işaret etmektir. İstifa etmek demek” ifadelerini kullandı.
CEMİL BEY'İN BU İSTİFASI BAŞKALARINA DA YANLIŞ YOL GÖSTERİYOR
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifasını değerlendiren Bayır, belediye başkanlarının il başkanı belirleme yetkisinin olmadığını söyledi.
Bayır, “Ya şimdi tabii şundan, nerede görülmüştür belediye başkanını denetleyecek il başkanını belediye başkanı kendi seçer mi? Zaten öyle bir şey yaptı geçen sefer, yaptığı yanlıştı. Yani kendi genel sekreter yardımcısını istifa ettirdi, il başkanı olarak atattı. Bu bir hataydı. Şimdi aynı şeyi ‘Ben bu il başkanı olmazsa yapmam bu görevi, partiden istifa ederim’ resti çekiyor. Böyle şey olur mu? Ne zamandan beri büyükşehir belediye başkanları il başkanı atıyor?” dedi.
Tugay’ın istifasının başka isimlere de yanlış örnek olduğunu belirten Bayır, “Dolayısıyla Cemil Bey'in bu istifası başkalarına da yanlış yol gösteriyor. Sanki onu Genel Başkan'a danışmış da istifa etmiş gibi başka arkadaşlar da Cemil Bey'in arkasından ön kapmak için istifa ediyorlar. Sayın Özel'in haberi vardır bence. Hatta ‘İstifa etme’ demiştir bence. Çünkü bugün haberlerde izledim ben, Sayın Özgür Özel bir pazarda geziyor. Bir yaşlı beyefendi ‘Ben istifa edeceğim partiden, bu iş düzelmezse’ diyor. ‘Yok yok istifa etme düzelteceğiz’ gibi ifadeleri var Sayın Özgür Özel'in” ifadelerini kullandı.
200 BİN ÜYEYE SORARAK İSTİFA EDECEKSİNİZ
Cemil Tugay’ın belediye meclis üyeleriyle yaptığı görüşmeye de değinen Bayır, istifa kararının birkaç kişinin fikriyle alınamayacağını söyledi.
Bayır, “Cemil Bey yani Fuarda belediye meclis üyelerini topluyor, Büyükşehir meclis üyelerini. Yarısı geliyor meclis üyelerinin, onlara soruyor ‘İstifa edeyim mi, etmeyeyim mi?’ diye. Bu iş böyle olmaz. 200 bin üyesi var İzmir'in, Cumhuriyet Halk Partisi'nin. Eğer siz soracaksanız 200 bin üyeye sorarak istifa edecektiniz. Öyle 3-5 kişinin fikriyle partiden istifa falan edilmez. Burası Cumhuriyet Halk Partisi” dedi.
CEMİL BEY BİR HABER ALDI DA MI AYRILDI PARTİDEN
CHP’de son dönemde ciddi bir dalgalanma yaşandığını belirten Bayır, bazı belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesini de hatırlattı.
Bayır, “Şimdi şöyle bir şey var, biliyorsunuz son bir aydır Cumhuriyet Halk Partisi'nde ciddi bir dalgalanma var zaten. Bu dalgalanmada işte Aydın Belediye Başkanı’nın, Afyon Belediye Başkanı'nın istifa ederek AKP'ye katılmaları söz konusu oldu. Bunun dışında Bursa'da belediye meclisi AKP'nin elinde olduğu için Bursa bizde olan belediye AKP'nin eline geçti” dedi.
AK Parti iktidarının belediye başkanlarını baskı altına aldığını savunan Bayır, “Yani burada AKP iktidarının, belediye başkanlarını bir kıskaç altına aldığını, yargı sopasıyla, denetim sopasıyla birtakım tehditlerde bulunduğu aşikar. Bunu herkes biliyor” ifadelerini kullandı.
Tugay’ın istifasına ilişkin dikkat çeken bir soru işareti olduğunu söyleyen Bayır, “Bu süreçte insanın aklına şu da gelmiyor değil, bilmediğimiz bir şey mi var İzmir Büyükşehir Belediyesi? Yani bir denetimden geçti de bunun haberini aldı da onun için mi ayrıldı acaba Cemil Bey partiden? Bunu da bilemiyoruz. Çünkü açıklamasının içinde bunlar net değil yani ifade etmiyor. Ama yakışmadı, olmadı” dedi.
Bayır, Tugay’ın aday gösterilmesine de eleştiride bulunarak, “Yani ben bu arada Cemil Bey'i eleştirelim ama Cemil Bey'i oraya seçen bu genel merkez yapısını da eleştirmek durumundayım. Yani Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir dönem yerel yönetimlerle ilgili bu kadar efendim kayyum atanan, yargılanan, içeriye alınan… Seçmeyi de becerememişiz, onu da ifade edelim” diye konuştu.
PARTİLİLİĞİ TARTIŞILIR İNSANLARA NİYE TESLİM ETTİNİZ BU BELEDİYELERİ
CHP Genel Merkezi’nin yerel yönetimlerdeki tercihlerini eleştiren Bayır, partililiği tartışmalı kişilere belediyelerin teslim edilmesinin yanlış olduğunu söyledi.
Bayır, “Yani genel merkez yönetimin tamamının hatalı olduğunu düşünüyorum. Yani bu onu gösteriyor çünkü. Bunu başka türlü izah edemeyiz yani. Mutlaka değişir. Hak eden, emek veren, partililiği tartışmasız kişiler olsaydı öyle parti değiştirmek kolay değil” dedi.
Aydın ve Afyon örneklerini hatırlatan Bayır, “Siz şimdi Aydın'da CHP'nin oyuyla seçiliyorsunuz. Kapatıyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi kapısını, AKP'ye geçiyorsunuz. Aynı şekilde Afyon'daki arkadaşımız öyle. O zaman bunların partililiği tartışılır insanlar. Partililiği tartışılır insanlara niye teslim ettiniz bu belediyeleri diye sorarlar insana” ifadelerini kullandı.
“AKP'YE GİTMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Tugay’ın, istifa edenlerin sadece partiden değil makamdan da istifa etmesi gerektiği yönündeki açıklamalarını değerlendiren Bayır, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceğini düşünmediğini söyledi.
Bayır, “Pek ona benzemiyor işin doğrusu. Çünkü diğer tarafta zemin, altyapı hazırlanmıştı AKP'ye geçiş için. Şimdi burada Cemil Bey'le ilgili böyle bir altyapı hazırlandığını hissetmedik, bilmiyoruz. Yani varsa önümüzdeki günlerde çıkar ortaya. Ben kişisel olarak Cemil Bey'in CHP'den sonra bağımsız kalacağına, AKP'ye gitmeyeceğini düşünüyorum” dedi.
Böyle bir ihtimalin tamamen dışlanamayacağını da belirten Bayır, “Ama oraya da giderse yapacak bir şey de yok. Yani sandıkta kazanamadıkları birçok yeri İzmir bugüne kadar CHP'nin kalesi konumundaydı. Tayyip Bey'in buna bakacağını zannetmiyorum. Kim olduğuna bakmaksızın AKP'ye kazandırmak isteyebilir” ifadelerini kullandı.
KARDEŞİ KARDEŞLE KARŞI KARŞIYA GETİRİLMESİNİ DOĞRU BULMAM
CHP içindeki sert tartışmalara da dikkat çeken Bayır, aynı partinin mensubu olan kişilerin karşı karşıya getirilmesini doğru bulmadığını belirtti.
Bayır, “Yani düne kadar aynı partinin mensubu olan bu insanların bu şekilde karşı karşıya gelmesi, getirilmesi hiç hoş bir durum değil tabii. Yani kim hazırlarsa hazırlasın, nereden kumpas hazırlanırsa hazırlansın. Bu kumpasın yapılmasını yanlış bulduğumuz kadar bu işin sertleştirilmesini, böyle kardeşi kardeşle karşı karşıya getirilmesini de doğru bulmam” dedi.
Utku Gümrükçü ve seçilmiş il başkanı üzerinden değerlendirmede bulunan Bayır, “Yani Utku Gümrükçü bu partinin belediye başkanlığı yapmış, partinin üyesi bir arkadaşımız. Diğeri de seçilmiş bir il başkanımız. Şimdi bu iki kardeşi karşı karşıya getirip kavga ettirmek doğru değil” ifadelerini kullandı.
CHP’nin geçmişte kapatıldığı dönemi hatırlatan Bayır, “Yarın bir gün hatırlarsanız 1980'de Cumhuriyet Halk Partisi kapatıldığında 12 yıl kapalı kaldı. 1992'de açıldı. O parti açılana kadar başka partilerde mücadeleye devam etmiştik. SODEP'te, SHP'de. Daha sonra CHP tekrar açıldı girdik ama o arada 12 yıl kaybettik. Ve Türkiye çok şey kaybetti” dedi.
“YÜZDE 51 GEREKLİ, ASLA BİR BÖLÜNME VE PARÇALANMA YAŞAMAMALIYIZ”
Yeni parti kurulması ya da CHP’nin iki gruba ayrılması fikrine karşı çıkan Bayır, Cumhurbaşkanlığı seçimi için yüzde 51’in gerekli olduğunu vurguladı.
Bayır, “Şimdi tekrar bu partinin terk edilerek, Cumhuriyet Halk Partisi terk edilerek yeni bir parti kurulması, mevcut partilerin iki gruba ayrılmasını düşünen arkadaşlara tavsiyem şudur; yüzde 51 gereklidir. Bir kişiye bile ihtiyacımız var bizim Cumhurbaşkanlığı seçiminde. Asla bir bölünme ve parçalanma yaşamamalıyız” dedi.
Kılıçdaroğlu ve Özel’e özveri çağrısı yapan Bayır, “Mutlaka bu konuda Sayın Kılıçdaroğlu da Sayın Özel de gerekli özverilerde bulunup, gerekirse eski genel başkanların hakem heyeti oluşturarak bir yere gelmeliler. Fedakarlık yapılması gereken kişilerden fedakarlık istenmeli. Bir an önce de kurultaya gidilmeli diyorum. Yani kardeşi kardeşe kırdırmanın bir anlamı yok şu an” ifadelerini kullandı.
ÖZEL’Cİ YA DA KILIÇDAROĞLU'CU OLMAK ZORUNDA DEĞİLİM
Partide kayyum ve tedbir tartışmaları yaşandığını belirten Bayır, hukukçuların da süreçle ilgili farklı görüşlere sahip olduğunu söyledi.
Bayır, “Şu anda tabii bir kayyum olduğu için bunun ve tedbirli verildiği için daha önce başımıza böyle bir şey gelmedi. Yani bu konuda hukukçular ne söylüyor? Yasal olarak Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa Mahkemesi ne söylüyor? Bunları bilemiyoruz tabii şu anda” dedi.
Hukukçuların iki ayrı görüşte olduğunu belirten Bayır, “Açıkçası hukukçulara bakıyoruz, yani iki ayrı grup var. Hukukçular da kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Kimisi ‘Kurultaya gidilemez, tedbir var’ diyor. Kimisi ‘Gidilebilir, tedbir mazeret değil’ deniyor. Kim doğru söylüyor, kim yanlış biliyor? Ortaya çıkması lazım bunlar” ifadelerini kullandı.
Kendisinin taraf olmak zorunda olmadığını vurgulayan Bayır, “Bizim gibi bu partinin taraf olmak zorunda kalmayan, yani ben laf aramızda 7 tane genel başkanı eskitmiş 43 yıllık bir siyasetçiyim. Burada Özgür Özel’ci ya da Kılıçdaroğlu'cu olmak zorunda değilim. Ben önce vatanım diyorum, önce partim diyorum. Ne yapıp yapıp bu iki insanın bir araya gelmesi, bu iki grubun birbirini kırmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani bu Tayyip Bey'in ekmeğine yağ sürmek demektir. AKP'yi tekrar seçtirmek demektir. Bunu görmeliyiz. 1994'te oyuna tekrar gelmemeliyiz” dedi.
“BİZİ BİRBİRİMİZE KIRDIRIYORLAR. BU OYUNA GELMEMELİYİZ”
Yaşanan süreçte kimin haklı olduğundan çok mevcut durumun nasıl düzeltileceğinin konuşulması gerektiğini belirten Bayır, sosyal medyada partililerin birbirine kırdırıldığını söyledi.
Bayır, “Bunun çok önemi yok kimin tarafından başladığı, kim haklı kim haksız çok önemli değil. Önemli olan durum. Mevcut durumu nasıl düzelteceğiz bunu konuşmak lazım” dedi.
Sosyal medyada yaşanan tartışmalara dikkat çeken Bayır, “Yani sosyal medyada bakıyorum şimdi ben bir şey yazdım sabahleyin sayfamda. Birlik beraberlikten bahseden, CHP'den bahseden. Ya altına bir sürü partili olmayan troll diyeyim, AK Partili diyeyim yazı yazmış. Hakaretler dolduruyor. Siz zannediyorsunuz ki onlar CHP'li. Oysa CHP'li değil onlar” ifadelerini kullandı.
Bayır, “Ama bizi birbirimize kırdırıyorlar. Yani taraf oluyorlar. İşte ben Özgür Özelciyim diyor, Kılıçdaroğlu'na hakaretler yazıyor sosyal medyadan. Yani bilgisayar tuşlarıyla siyaset yapıyorlar, bizi birbirimize kırdırıyorlar. Bu oyuna gelmemeliyiz. Ne yazık ki geliyoruz. Yani her iki taraf da bir miktar bundan etkileniyor ve bileniyor, daha fazla keskinleşiyor, ağza alınmayacak hakaretler ediyorlar” diye konuştu.
PARTİDEN AYRILMAMASI İÇİN YETERLİ BİR NEDEN
Özgür Özel’in değerlendirmelerine atıfta bulunan Bayır, partiden ayrılma konusunda kamuoyundaki oranların dahi ayrılmamak için yeterli gerekçe olduğunu söyledi.
Bayır, “Şimdi bakın az önce sizin okuduğunuz haberde de kendi ifadeleriyle kendisine bir şey söylemek isterim Sayın Özgür Özel'in. Diyor ki yüzde 50, yüzde 49 oldu şu anda durum. Yani arkandayız yürü diyenler yüzde 50'ye geldi diyor. Yüzde 49 partiden ayrılma diyor. İşte bu bile partiden ayrılmaması için yeterli bir neden” dedi.
CHP’nin bölünmesi halinde başarı şansının azalacağını belirten Bayır, “Çünkü siz yüzde 38, yüzde 40 bile olsanız şu anda CHP olarak yüzde 20 ile ayrılıp gideceksiniz demektir. Yüzde 20 ayrılmayacak, CHP'de kalacak. Yüzde 20 CHP'de kaldığı zaman siz nasıl başarılı olacaksınız Cumhurbaşkanlığı seçiminde? Mümkün değil. Dolayısıyla matematik bilen herkes bu işin parçalanmaması, yani yeni bir partinin doğru olmadığını bu rakamlardan anlayabilir çok rahatlıkla. Dolayısıyla her iki taraf da şapkasını öne koyup düşünmeli, doğruyu mutlaka bulmalı” ifadelerini kullandı.
ALTERNATİF ÇÖZÜM ÖNERİSİ
CHP’deki krizin çözümü için alternatif bir öneri de sunan Bayır, disipline sevk edilen bazı milletvekillerinin parlamentoda ayrı bir grup gibi konumlanabileceğini söyledi.
Bayır, “Mesela bir alternatif çözüm de bu disipline verilen arkadaşların, milletvekillerinin tıpkı İYİ Parti'ye zamanında seçime girsin diye gönderilen 20 arkadaş ve 15 arkadaş vardı. Bunlardan biri de bendim biliyorsun. 20 kişilik bir grup kurarak parlamentoda yeni bir parti konumunda orada durabilir o arkadaşlar. Bir stepne olarak” dedi.
Bu formülle CHP içinde ortak yol aranabileceğini belirten Bayır, “Dolayısıyla bu tarafta parti içerisinde zaten disipline verdiği için o 7-8 arkadaş disipline verilmişti biliyorsunuz. Bağımsız ayrı bir partide gibi olabilir onlar. Bir süre böyle gidilebilir, ortak yol aranabilir. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalır. Bir ortak yol, ortak nokta oluşturulabilir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bayır, “Dolayısıyla bu taraftan Kemal Bey de rahatlar. Ya tamam işte sen olmasın dediğin arkadaşlar da ayrıldı. Bağımsız meclis ayrı grup kurdular. Yani arınmadan bahsediyordu. Buyurun arındırdık. O arkadaşlar da orada duruyor denebilir yani bir orta nokta bulunabilir” dedi.
KEMAL BEY GENEL BAŞKANLIĞA ADAY OLMAYACAK
Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa aday olup olmayacağına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bayır, kendi öngörüsünün Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağı yönünde olduğunu söyledi.
Bayır, “Yani orada tabii bir heyet oluşturulabilir. Hakem heyeti gibi olabilir. Onların vereceği karar neyse uygulamaya sokulabilir. Bu arada ben az önce yeni bir kurultaydan bahsederken siz devamlı konuşmacı arkadaşlarımızla televizyona çıkanlar da Kemal Bey'in tekrar genel başkanlığa aday olacağı şeklinde bir beyanda bulunuyorlar. Ben daha önce sizinle yaptığımız programda da söylemiştim. Benim hissiyatım ve öngörüm Kemal Bey genel başkanlığa aday olmayacak” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun bir ismi işaret edebileceğini belirten Bayır, “Ama birisini işaret edebilir mi? Edebilir. Bence bir ekiple Özgür Özel'i de tekrar işaret edebilir. Şartlar yerine geldikten sonra” ifadelerini kullandı.
ÜÇÜNCÜ BİR YOL AÇILMALI
Kılıçdaroğlu’nun “arınma” talebine işaret eden Bayır, hakkında dava bulunan kişilerin geçici olarak geri planda tutulmasıyla anlaşmanın önünün açılabileceğini söyledi.
Bayır, “Yani şimdi ne diyordu? Sayın Kılıçdaroğlu ne diyordu? Arınma istiyorum. Şu şu davası olan arkadaşlar davası bitene kadar CHP kimliği taşımasın. Peki tamam. Onları kızağa al. Kızakta bekliyorlar. Davalarında beraat edene kadar kızakta tutalım onları. Zaten sorun kendiliğinden hallolmuş oluyor. Yani anlaşmanın önü açılmış oluyor” dedi.
Üçüncü bir yolun zorlanması gerektiğini belirten Bayır, “Yani bunun yolu zorlanmalı, üçüncü bir yol açılmalı. Ben bunu iddia ediyorum zaten. Benim gibi düşünen çok ciddi sayıda partili arkadaşlar var. Ve biz bunu yapmak için herhangi bir talebimiz yok. Bir belediye başkanlığı, bir milletvekili talebimiz yok. Zaten talebimiz olmadığı için çok rahat konuşabiliyoruz. Yani taraf olup bir kez daha seçilme heyecanında olan arkadaşlara saygı duyuyorum ama çok keskin taraf oluyorlar. Bizim kaybedecek bir şeyimiz yok” ifadelerini kullandı.
BİR DÖNEM DAHA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINI GARANTİ ALTINA ALMAK İÇİN Mİ…
Cemil Tugay’ın istifasına ilişkin farklı ihtimalleri de değerlendiren Bayır, bu adımın Özgür Özel’in önünü açmadığını, aksine yeni parti kurmaya zorlayan bir etki yarattığını söyledi.
Bayır, “Tugay, ya da disipline verildiği için hani disiplin sonucu partiden atılmış olmamak için de olabilir. Özgür Başkan'ın önünü açmamış, tam tersine önünü tıkamış oluyor. Başkalarına da kötü örnek olmuş oluyor şu anda. Yani Özgür Başkan henüz ikinci parti kurmaya karar vermemişken Özgür Başkan'ı ikinci parti kurmaya zorlamak için istifa ediyor. Böyle şey olur mu? Yanlış bu” dedi.
Tugay’ın ardından gelen istifalara da dikkat çeken Bayır, “Diğer arkadaşlar da kötü örnek olduğu için iki tane Büyükşehir Belediyesi'nde bürokrat Mustafa Özuslu ve Levent Yıldır arkadaşlar da arkasından istifa etti mesela” ifadelerini kullandı.
Bayır, “İnsanın aklına şu geliyor, Cemil Bey acaba bir dönem daha Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı garanti altına almak için mi bu atılımı, hamleyi yaptı? Yeni partinin büyükşehir adayı, kurulacak yeni partinin büyükşehir adayı olmak. Yani ben öyle algılıyorum mesela. Cemil Bey'in siyaset yapma biçimi erken taraf olan yol alır” dedi.
ÜÇE PARÇALANIR YANİ İKİYE DEĞİL…
CHP’de olası bir bölünmenin yalnızca ikiye değil, üçe parçalanma riski taşıdığını söyleyen Bayır, sağduyulu bir üçüncü yol arayışının da bulunduğunu ifade etti.
Bayır, “Yani burada Kemal Bey'in yanında olacaklar var. Özgür Bey'in yanında olacaklar var. Ama bizim gibi sağduyulu düşünen, yıllarını bu partiye vermiş bir üçüncü yolcular da var. Her iki tarafa da siz ne yapıyorsunuz diyecekler. Yani taraf olmayacak. Üçüncü bir yoldan gitmek isteyen ciddi bölümde de partililer olacağını düşünüyorum ben. Üçe parçalanır yani ikiye değil” dedi.
SİYASETÇİ DEDİĞİNİZ ÇIKIŞ YOLU YARATIR
CHP’de aday ve yönetici belirleme süreçlerine ilişkin de konuşan Bayır, üyelerin daha etkin rol alması gerektiğini söyledi.
Bayır, “Yani bunu biz daha önce yıllardır söylüyoruz zaten. Sadece genel başkanı değil, milletvekilini, büyükşehir belediye başkanını, il başkanını bile üyelerle seçelim diye ben yıllardır söylediğim şey” dedi.
Muharrem İnce örneğini hatırlatan Bayır, siyasetin çıkış yolu üretme sanatı olduğunu belirtti.
Bayır, “Yani şimdi o da yıllarını vermiş bu partiye bir insan. Muharrem İnce çok şey gördü, ayrıldı, parti kurdu, geri döndü. Yani bir orta çıkış yolu bulmak zorunda. Siyasetçi dediğiniz çıkış yolu yaratır. Yani bizim siyasetçiler tam tersine çıkmaz sokağa doğru sürüklüyorlar bazı şeyler” diye konuştu.
İki tarafın talepleri olduğunu belirten Bayır, “Şimdi burada iki tarafın talepleri var. Çok telaffuz edilmese de ben hissedebiliyorum. Özellikle Kemal Bey'in taleplerinin bir kısmını belki Özgür Bey karşılayabilir bir formülle. Az önce ifade ettim aslında konuşmamın içinde vardı. O formül edilebilirse bu sorun ortadan kalkar ve çözülür diye düşünüyorum. Partinin genel başkanı olmak gibi bir derdi olduğunu sanmıyorum. Kesinlikle buna inanmak istiyorum” dedi.
Bayır, sürecin çok fazla sesle sağlıklı yönetilemeyeceğini de belirterek, “Yani herkesi dinlememeli. Ben çok demokrat davranıp herkesi dinliyor, her kafadan da bir ses çıkıyor. Bu sefer sağlıklı karar alınamıyor” ifadelerini kullandı.
Sayfa başına git







