Ege Postası
Geri

CHP'li Bayır'dan NEO TV'de çarpıcı değerlendirmeler; Kardeşi kardeşe kırdırmayalım, çözüm kurultay

CHP eski İzmir İl Başkanı ve eski Milletvekili Tacettin Bayır, NEO TV’de CHP'de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Yaşanan sürecin yalnızca CHP İzmir İl Başkanlığı açısından değil, partinin genel durumu açısından da üzüntü verici olduğunu söyledi. İki taraftan birine keskin biçimde taraf olmadan, tarafların bir araya gelmesini, kırgınlıkların bitmesini ve kardeşin kardeşe kırdırılmamasını istediğinde hemen damgalandığını belirten Bayır, “Tacettin Bey butlancı olmuş” şeklinde yorumlarla karşılaştığını dile getirdi. Öte yandan Bayır, parti içindeki sorunun bir an önce çözüme ulaşması gerektiğini belirterek, kendi gördüğü kadarıyla bunun yolunun kurultaydan geçtiğini söyledi. Bayır, yaşanan süreçte geçmişten ders çıkarılması gerektiğini belirterek, 1994 yerel seçimlerini hatırlattı. Bayır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın istifasını da değerlendirdi. Tugay’ın istifasını hoş karşılamadığını belirten Bayır, bunun bir “ön alma” hamlesi gibi göründüğünü söyledi.
CHP'li Bayır'dan NEO TV'de çarpıcı değerlendirmeler; Kardeşi kardeşe kırdırmayalım, çözüm kurultay
Haberler / Politika
22 Haziran 2026 Pazartesi 17:30
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

CHP eski İzmir İl Başkanı ve eski Milletvekili Tacettin Bayır, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında Senem Gökdağ’ın sorularını yanıtladı. CHP’de yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayır, parti içindeki gerilimin sona ermesi gerektiğini belirterek, “Kardeşi kardeşe kırdırmayalım” çağrısı yaptı.

KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRMAYALIM

CHP eski İzmir İl Başkanı ve eski Milletvekili Tacettin Bayır, yaşanan sürecin yalnızca CHP İzmir İl Başkanlığı açısından değil, partinin genel durumu açısından da üzüntü verici olduğunu söyledi.

Bayır, sadece kendisinin değil, partiye uzun yıllar emek vermiş birçok ismin de bu süreçten büyük üzüntü duyduğunu belirterek, gün içinde sık sık telefonunun çaldığını ve eski partililerden benzer sorular aldığını ifade etti.

Ödemiş’ten, Beydağ’dan, Çeşme’den ve farklı ilçelerden arayan partililerin, “Tacettin Vekilim, ne olacak bu partinin durumu? Ne yapacağız? Buna bir çözüm bulamayacak mısınız? Eski milletvekilleri toplanmayacak mısınız?” diyerek kendisine seslendiğini aktaran Bayır, partililerin hem yol gösterdiğini hem de çözüm çağrısı yaptığını dile getirdi.

Bayır, partililerin bu inadın, restleşmenin ve kavganın sona ermesi için bir çözüm yaratılması gerektiğini söylediklerini belirtti. Bu doğrultuda sosyal medya hesabından bazı yazılar paylaştığını ifade eden Bayır, ancak zaman zaman yanlış anlaşıldığını ve bundan üzüntü duyduğunu söyledi.

İki taraftan birine keskin biçimde taraf olmadan, tarafların bir araya gelmesini, kırgınlıkların bitmesini ve kardeşin kardeşe kırdırılmamasını istediğinde hemen damgalandığını belirten Bayır, “Tacettin Bey butlancı olmuş” şeklinde yorumlarla karşılaştığını dile getirdi.

AKP’LİLER GELİYOR, TROLLÜK YAPIYOR

Bayır, parti içindeki tartışmalarda bir tarafa yönelik sert sözler söylemenin sorunu çözmediğini ifade etti.

“Kemal Bey’e laf etmek sorunu çözüyor mu? Ya da Özgür Bey’e laf etmek sorunu çözüyor mu?” diye soran Bayır, asıl rahatsızlığının partili arkadaşların sosyal medya üzerinden birbirlerine hakarete varan yazışmalar yapması olduğunu söyledi.

Partililerin sosyal medyada paylaştıkları içeriklerin herkese açık olduğunu unutmaması gerektiğini belirten Bayır, kendi paylaşımlarında da benzer durumlarla karşılaştığını ifade etti.

Paylaşımlar herkese açık olduğunda AK Partililerin de gelip yorum yaptığını belirten Bayır, bazı kişilerin CHP’lileri birbirine düşürmek için trollük yaptığını söyledi. Yapılan yorumların inanılmaz boyutlara ulaştığını ifade eden Bayır, bir Cumhuriyet Halk Partilinin asla bu yorumları yapmayacağını, hele kendisini tanıyan bir partilinin böyle davranmayacağını dile getirdi.

Bayır, bazı yorumcuların profillerini incelediğinde Tayyip Erdoğan fotoğraflarıyla karşılaştığını belirterek, yaşananların provokasyon olduğunu söyledi.

EKSİK AKTARMA OLABİLİR

Bayır, her iki genel başkanın da hukukçu danışmanlarına danışarak bazı kararlar verdiğini düşündüğünü söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddianamenin bir kısmını büyük ihtimalle okumadığını ifade eden Bayır, hukuk danışmanlarının ya da avukatların bazı bilgileri aktardığını, genel başkanların da bu bilgilerle hareket ettiğini belirtti.

Benzer bir durumun Özgür Özel açısından da olabileceğini söyleyen Bayır, bunun yanlış bir durum olmadığını, aksine kendilerinin hukukçu olmaması nedeniyle danışmanlara başvurmasının doğal olduğunu dile getirdi.

Ancak hukukçuların ya da danışmanların bazı noktaları eksik aktarabileceğini belirten Bayır, ince detayların bazen kaçırılabildiğini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu süreçte çok değişmiş bulduğunu ifade eden Bayır, birlikte 13 yıl çalıştıklarını hatırlattı. Kılıçdaroğlu’nun sessizliğine şaşırdığını söyleyen Bayır, artık daha net konuşmadığını belirtti.

Bayır, Kılıçdaroğlu’nda genel başkanlığı bıraktıktan sonra bir özgüven kaybı oluşmuş olabileceğini düşündüğünü dile getirdi. “Yanlış anlaşılırım, konuşursam partili bazı milletvekillerim zarar görür” kaygısının etkili olabileceğini ifade etti.

Kurultay sürecinde gündeme gelen iddialar nedeniyle bazı kişilerin zarar görebileceği düşüncesiyle Kılıçdaroğlu’nun konuşmamayı tercih etmiş olabileceğini söyleyen Bayır, Sözcü TV’deki yayında bazı isimler konusunda sıkıştırılmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun isim vermemekte direndiğini ve isim vermediğini aktardı.

ŞU ANDA PARTİ KARPUZ GİBİ BÖLÜNÜYOR

Bayır, bu süreçte hukukçuların ne söylediğinin önemli olduğunu belirtti. Özgür Özel’in, toplanan imzaların seçim kuruluna götürülmesini önerdiğini hatırlatan Bayır, bunun sonucunda seçim kurulunun ne yanıt vereceğinin görülmesi gerektiğini söyledi.

Özel’in, “Sizin üzerinizde tedbir var, kurultay yapamazsın” mı denileceğinin, yoksa “45 gün içinde size gününü belirleyeceğiz, şu gün kurultay yapabilirsiniz” mi denileceğinin öğrenilmesini istediğini ifade eden Bayır, bu işlem için verilen 10 günlük sürenin henüz dolmadığını bildiğini söyledi.

Bayır, bütün bu adımların bir hukukçuya danışılarak atıldığını düşünmek istediğini dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukukçu olmadığını ve bazı konuları bilemeyebileceğini belirten Bayır, bunun yadırganacak bir durum olmadığını ifade etti.

Bu nedenle hukukçulara danışılması gerektiğini vurgulayan Bayır, buna rağmen bile bile yanlış bir adım atıldığının ortaya çıkması halinde bunun büyük bir güven kaybı yaratacağını söyledi.

Bayır, partinin şu anda “karpuz gibi bölündüğünü” belirterek, bu gruplaşmaların bir seçim arifesinde ya da baskın seçim sürecinde CHP açısından çok büyük zararlar oluşturacağını ifade etti. Bu nedenle herkesin daha dikkatli düşünmesi gerektiğini söyledi.

1994’Ü DÜŞÜNÜN: SİYASETEN EN BÜYÜK HATALARINI YAPTILAR

Bayır, yaşanan süreçte geçmişten ders çıkarılması gerektiğini belirterek, 1994 yerel seçimlerini hatırlattı.

Deniz Baykal, Bülent Ecevit ve Murat Karayalçın gibi deneyimli üç liderin 1994 yerel seçimlerine üç ayrı sol parti olarak girmesinin siyaseten büyük bir hata olduğunu söyleyen Bayır, bu hatanın sonucunda Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’u kazandığını ve bugün ülkeyi yöneten siyasal sürecin önünün açıldığını ifade etti.

Bayır, İstanbul’un yüzde 26 oyla Tayyip Erdoğan’a teslim edildiğini hatırlatarak, o dönem üç sol partinin toplam oyunun yüzde 45’ler civarında olduğunu söyledi. Ankara’da da benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Geçmişteki olaylardan ders alınmaması halinde aynı hataların 20-30 yıl sonra yeniden tekrarlanacağını söyleyen Bayır, böyle bir durumda partinin 40 yılda da 100 yılda da iktidara gelemeyeceğini ifade etti. Bu nedenle yaşananlardan mutlaka ders çıkarılması gerektiğini vurguladı.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NE OY VEREN İNSANLARI ÜZÜYOR

Bayır, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda gece saatlerinde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, pazar günü olması ve saatin 23.00’e yaklaşması nedeniyle insanların büyük ölçüde evlerine çekildiğini söyledi.

Bu nedenle il binasında fazla insan bulunmadığını ifade eden Bayır, az insan olmasının kavganın boyutunu azalttığını belirtti. Bu yönüyle, gece yarısı gidilmesinin daha az insanın bulunması ve gerginliğin büyümemesi amacıyla planlanmış olabileceğini söyledi.

Bayır, arabuluculuk için bazı milletvekillerinin de çağrıldığını ve onların da il binasına geldiğini belirtti. Pazar günü olması nedeniyle milletvekillerinin İzmir’de bulunduğunu, pazartesi günü ise Ankara’da olacaklarını dile getirdi.

Bu nedenle gelişmelerin planlanmış olabileceğini söyleyen Bayır, daha az insanın bulunduğu bir zamanda kavga gürültü yaşanmaması amacıyla hareket edilmiş olabileceğini ifade etti. Bu yaklaşımı iyi niyetli bulduğunu belirten Bayır, daha büyük bir çatışma yaşanmadan sürecin tamamlanmasının memnun edici olduğunu söyledi.

Bayır, “Kardeşi kardeşe kırdırmanın kimseye faydası yok” diyerek, CHP’nin şu anda iki başlı bir yönetim görüntüsü verdiğini ifade etti. Bu tablonun dışarıdan bakıldığında CHP’ye oy veren insanları üzdüğünü ve hayal kırıklığına uğrattığını söyledi.

KURULTAYA GİDİLMESİ LAZIM

Bayır, parti içindeki sorunun bir an önce çözüme ulaşması gerektiğini belirterek, kendi gördüğü kadarıyla bunun yolunun kurultaydan geçtiğini söyledi.

Üzerinde anlaşılamayan noktanın kurultayın zamanı ve şekli olduğunu ifade eden Bayır, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gitmeyeceğini söylemediğini, aksine kurultaya gideceğini belirttiğini aktardı.

Kılıçdaroğlu’nun önce mahalle delege seçimlerini, ardından ilçe kongrelerini, il kongrelerini ve sonrasında olağan kurultayı yapmak istediğini belirten Bayır, diğer tarafın ise bu kadar süre beklenemeyeceğini savunduğunu söyledi.

Baskın seçim olasılığına dikkat çeken Bayır, kurultayın temmuza sarkması halinde seçimlere girememe tehlikesi doğabileceği yönünde hukukçular arasında bir tartışma bulunduğunu ifade etti.

Her iki tarafın da söylediklerinde haklı gibi göründüğünü belirten Bayır, ancak sonuca bakılması gerektiğini söyledi. Bir tarafa “haklı”, diğer tarafa “haksız” demenin sorunu çözmediğini dile getirdi.

Partililerin takım tutar gibi davranmasını anlayamadığını belirten Bayır, “Özgür Özel haklı, onu tutuyorum” ya da “Kemal Bey’i tutuyorum, Özgür hatalı” şeklindeki yaklaşımların doğru olmadığını söyledi.

CHP’nin ilkeleri, ideolojisi ve 103 yıllık geçmişi olduğunu vurgulayan Bayır, partinin kuruluşun ve kurtuluşun partisi olduğunu, Cumhuriyeti kuran parti olduğunu ifade etti. Böyle bir partinin sokak kavgası ya da komşu kavgası gibi görüntüleri kaldıramayacağını söyledi.

Bayır, tartışmaların hedef haline geldiğini belirterek, isteyen herkesin farklı görüşler taşıyabileceğini ancak son kararı halkın ve partinin vereceğini dile getirdi. Olayın çok tartışılır hale getirildiğini söyleyen Bayır, çevresindeki birçok kişinin “Ne oluyor size?” diye sorduğunu aktardı.

EMEKLERİMİZE YAZIK

Bayır, 43 yıldır CHP’ye emek verdiğini belirterek, bu emeklerin sonucunda partinin ilk kez iktidara bu kadar yaklaştığını söyledi.

Kendisinin de bu süreçte emeği olduğunu ifade eden Bayır, 8 yılda 41 ili gezdiğini ve birçok yerde örgütlenme çalışması yaptıklarını dile getirdi. Bazı illerde ilk kez belediye başkanlarının seçilmesine katkı sunduklarını belirten Bayır, bugün yaşanan tartışmalar nedeniyle bu emeklerin boşa gitmesinden kaygı duyduğunu söyledi.

Partinin oylarının bu noktaya gelmesinde Özgür Özel’in de Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Tacettin Bayır’ın da katkısı olduğunu ifade eden Bayır, bu emeğin korunması gerektiğini vurguladı.

SEN DAHA ÖNCE DALGA GEÇMİŞTİN

Bayır, Çağatay Güç’ün daha önce yaptığı açıklamalara da değindi. Güç’ün, “Çayımızı içer gönderirim” şeklindeki sözlerini hatırlatan Bayır, bu ifadenin biraz alaycı bir yaklaşım içerdiğini söyledi.

O dönemde bu söze güldüğünü belirten Bayır, “Demek ki yapamıyormuşsun” değerlendirmesinde bulundu. Utku Gümrükçü’nün yasal hakkını kullandığını ifade eden Bayır, buna nasıl engel olunabileceğini sordu.

BU OLAYI BÜYÜTEREK ANLATMANIN FAYDASI YOK

Bayır, yaşanan sürece ilişkin itirazların muhtemelen yapılacağını söyledi. Ancak mevcut hukuki durumda parti genel merkezinin yasalar gereği Kemal Kılıçdaroğlu’na genel başkan olarak teslim edilmesi, temsil ve imza yetkisinin, banka hesaplarının kontrolünün Kemal Bey’e verilmesi halinde bunun karşısında yapılabilecek fazla bir şey olmadığını ifade etti.

Kendisini asıl rahatsız eden noktanın kardeşi kardeşe kırdırmak olduğunu belirten Bayır, bu olayın televizyonlarda büyütülerek anlatılmasının CHP’ye hiçbir fayda sağlamadığını söyledi.

ÇAĞATAY BEY ÇOK ESKİ PARTİLİ FALAN DEĞİL

Bayır, CHP İzmir İl Başkanlığı’na atanan Utku Gümrükçü’nün partili olduğu konusunda bir tartışma olmadığını söyledi.

Gümrükçü’nün daha önce Deniz Yücel’in karşısında il başkanlığına aday olduğunu hatırlatan Bayır, Çağatay Güç’ün de bu ismi tanıdığını belirtti. Gümrükçü’nün yanındaki bazı isimlerin tanınmayabileceğini ifade eden Bayır, buna rağmen gelen kişinin başka bir partiden gelmiş gibi anlatılmasını doğru bulmadığını söyledi.

Çağatay Güç’ün çok eski bir partili olmadığını belirten Bayır, Güç’ün il başkanlığı döneminde ilçelere ancak bir tur yapabildiğini ifade etti. Çağatay Güç’ün kalbini kırmak istemediğini belirten Bayır, yine de her iki ismin de partili olduklarını unutmamaları gerektiğini söyledi.

CHP’nin televizyonlarda “kapılar kırıldı, şu oldu, bu oldu” şeklinde tartışılmasının partiye fayda sağlamayacağını belirten Bayır, olayın sanki başka partiden birileri gelmiş gibi anlatılmasını eleştirdi.

O sırada genel başkan yardımcılarının da orada olduğunu belirten Bayır, Murat Bakan ve Deniz Yücel’i gördüğünü ifade etti. Bu isimlerin bulunduğu yerde olayın büyümemiş olmasının önemli olduğunu söyleyen Bayır, gördüğü kadarıyla olayın büyümediğini ancak Çağatay Güç’ün yaşananları büyük bir olay gibi anlattığını söyledi.

Bayır, yaşananların genel merkezdeki boşaltma sürecine benzetilmesini de yanlış bulduğunu ifade etti.

BEN ÜÇÜNCÜ YOLCUYUM

Bayır, bundan sonra CHP binasının nasıl alındığı ya da nasıl edildiği şeklindeki tartışmaların televizyon kanallarında sürdürülmesinin partiye fayda sağlamayacağını söyledi.

Arkadaşlarının daha sağduyulu ve aklıselim hareket etmesi gerektiğini belirten Bayır, iki başkanla da görüştüğünü ve her ikisine de metanetli ve sakin olmalarını söylediğini aktardı.

Utku Gümrükçü’nün atandıktan sonra kendisini aradığını belirten Bayır, Gümrükçü ile eskiden de diyaloğu olduğunu söyledi. Gümrükçü’nün kendisine “Ne yapacağız, nasıl yapacağız, ne önerirsiniz?” diye sorduğunu aktaran Bayır, ona kendisini bir taraf gibi görmemesini söylediğini belirtti.

Bayır, “Ben üçüncü yolcuyum” diyerek bu aşamada taraf olmadığını ifade etti. Buna rağmen bir abi olarak Gümrükçü’ye tavsiyelerde bulunduğunu belirten Bayır, her iki tarafa da eşit mesafede olmasını, herkesi kucaklamasını söylediğini aktardı.

İl başkanının partiyi kucaklayan bir baba gibi olması gerektiğini ifade eden Bayır, hiç kimsenin ötekileştirilmemesi ve dışlanmaması gerektiğini söyledi. Gümrükçü’ye bu yönde abi tavsiyesinde bulunduğunu dile getirdi.

TUGAY’IN İSTİFASINA TEPKİ

Bayır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın istifasını da değerlendirdi. Tugay’ın istifasını hoş karşılamadığını belirten Bayır, bunun bir “ön alma” hamlesi gibi göründüğünü söyledi.

Siyasette farklı bir siyaset yapma biçimi bulunduğunu ifade eden Bayır, Cemil Tugay’ın “Önce ben yapayım, genel başkan benim bu çıkışımı görsün ve beni değerlendirsin” anlayışıyla hareket etmiş olabileceğini savundu.

Bayır, Tugay’ın istifa kararını, “Türkiye’de ilk ben istifa edeyim. Bak ben istifa ettim, sana sahip çıktım Özgür Özel. Sen beni bir dönem daha değerlendir” mesajı gibi okuduğunu söyledi. Bayır, Cemil Tugay’ın bir dönem daha başkanlık istediğini düşündüğünü ifade etti.

SİYASAL ACEMİLİĞİNE VERİYORUM

Bayır, tanıdığı kadarıyla bazı isimlerin Cemil Tugay’a istifa etmekten vazgeçmesini söylediğini belirtti. Ancak Tugay’ın, partiden disipline sevk edilmesi halinde ihraç edilmiş belediye başkanı olmak istememiş olabileceğini söyledi.

Bayır, “Madem o gruba zaten inanmıyorsun, o grup seni ihraç etse de bu senin için madalya olur. Niye üzülüyorsun?” diyerek Tugay’ın tutumunu siyasal acemilik olarak değerlendirdi.

Cemil Tugay’ın ardından bazı isimleri de sürüklemesinin hoş olmadığını söyleyen Bayır, Mustafa Özuslu ve diğer başkan vekili gibi isimlerin de bu süreçte anıldığını belirtti. Daha fazla istifanın olabileceğine işaret eden Bayır, bunun bir yönlendirme olduğunu söyledi.

Bayır, “Siz birilerine diyorsunuz ki ben ayrıldım, gidiyorum yeni kurulacak partiye, siz de gelin” değerlendirmesinde bulundu.

1994’TEKİ FİLMİ BİZE BİR DAHA SEYRETTİRİYORLAR

Bayır, CHP’nin tüm oylarının yeni kurulacak bir partiye kayabileceğinin garantisi olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanının yüzde 51 ile seçildiğini hatırlatan Bayır, CHP tabanının yüzde 10-15’inin mevcut partide kalması halinde, diğer tarafın da yüzde 10-15 alması durumunda 1994’teki tablonun yeniden yaşanabileceğini ifade etti.

Bayır, Özgür Özel’in pazarda bir vatandaşla yaşadığı diyaloğu hatırlatarak, yaşlı bir yurttaşın “Partiden istifa edelim, sen yeni parti kuruyormuşsun” dediğini, Özgür Özel’in ise “Hayır, hayır istifa etme, daha kurmadık, belli değil o iş” yanıtını verdiğini söyledi.

Henüz yeni parti kurulmasının yüzde yüz alınmış bir karar olmadığını belirten Bayır, böyle bir ortamda Cemil Tugay’ın istifa ederek başkalarına da “Ben istifa ettim, siz de arkamdan gelin” mesajı vermesini doğru bulmadığını ifade etti. Bayır, bunun CHP’li birine yakışmadığını söyledi.

Bayır, Cemil Tugay’ın 30 ilçesi bulunan İzmir’de 28 ilçenin CHP’de olmasına güvenmiş olabileceğini belirtti. Tugay’ın, Büyükşehir Belediye Başkanı olarak kendisi istifa edince belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve Büyükşehir Meclis üyelerinin arkasından geleceğini düşünmüş olabileceğini söyledi.

Ancak görüldüğü kadarıyla Cemil Tugay’ın ardından iki kişinin geldiğini ifade eden Bayır, Büyükşehir Belediye Meclisi toplandığında durumun belli olduğunu belirtti. Meclisin üçte birinin toplantıya geldiğini, üçte ikisinin gelmediğini söyleyen Bayır, Tugay’ın bunu düşünmesi gerektiğini ifade etti.

UTKU GÜMRÜKÇÜ’YE TAVSİYELER

Bayır, Utku Gümrükçü’nün herkesi kucaklaması gerektiğini söyledi. Gümrükçü’nün belediye başkanlarını ve ilçe başkanlarını toplaması gerektiğini belirten Bayır, ilçe başkanlarının Çağatay Güç’ün yanında kilit durumda bulunduğunu ifade etti.

Bu nedenle Gümrükçü’nün bir miktar zorlanabileceğini söyleyen Bayır, zorlanılan noktalarda ilçelerdeki ağabeylerin devreye girmesi gerektiğini dile getirdi.

Bayır, “Arkadaşlar bırakın bu kavgayı, sürtüşmeyi. Sonuçta sen seçilmiş ilçe başkanısın, o da atanmış il başkanı. Öyle ya da böyle birlikte yöneteceksiniz bu kenti, İzmir’i. CHP’nin başarısı için birlikte çalışacaksınız. O iş bitti, artık geride kaldı” denilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni çalışma planları yapılması gerektiğini belirten Bayır, buna ayak uyduramayan ilçe başkanları olması halinde il başkanının görevden alma yetkisinin bulunduğunu ifade etti.

Bayır, Gümrükçü’nün önce mevcut ilçe başkanlarıyla birlikte çalışmanın yollarını arayacağını, onlara bir kredi açacağını söyledi. Ancak bir iki kez uğraşılmasına, davet edilmesine ve talimat verilmesine rağmen çalışmalar hayata geçirilmezse farklı bir sürecin başlayabileceğini belirtti.

Pazar gezmeleri, ev ziyaretleri ve saha çalışmalarına ilişkin talimatların yerine getirilmemesi ve ilçe başkanının partinin aleyhine çalıştığının görülmesi halinde görevden alınabileceğini söyleyen Bayır, birlikte çalışmak isteyenlerle yola devam edileceğini, ancak “Ben seninle çalışmıyorum, senin il başkanlığını tanımıyorum” diyenlerin görevde tutulmayabileceğini ifade etti.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası