
EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, NEO TV'de yayınlanan Haber Aktif programında Alper Baran Esin'in sorularını yanıtlarken, İzmir ve ülke gündemine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.

"CHP'NİN YETERLİLİĞİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRMEYE HAKKI VE DE HADDİ YOK!"
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Nail Kocabaş’ın Kordon Yeraltı Otoparkının maliyetinin oldukça büyük olduğu ve CHP yönetiminin projeyi yürütebileceğinin mümkün olmadığını belirten ifadeleri için değerlendirmelerde bulunan İnanç, projeye dair herhangi bir çalışma bulunmamasına rağmen yapılan yorumun yanlış olduğunu belirtti. İnanç, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadrolarının yeterliliği veya yetersizliği üzerinden değerlendirmeye ne hakkı var ne de haddi var dersem haddimi aşmam. Siz kendinizi anlatırsınız projeyi eksik bulduğunuz yanlarıyla eleştirebilirsiniz ki daha başındayız. Bir tartışmayla gündeme gelen bir konu. Hani ortaya bir proje konmuş şu kadar metre büyüklükte, şu kadar inşaat yöntemiyle yapılacak denmedi. Fiyat çıkarabilmeniz için bir şeyleri çalışmanız lazım, bir çalışma yok. Teknik olarak mümkün müdür? Bakılacaktır. Bilimsel altyapısına bakılacaktır. İnşaat tekniklerinde hangi teknik kullanılırsa o otopark yapılabilir? Bakılacaktır. ‘Böyleyse şu kadar’ diyerek bir sözden niyet okuyup bu kadar rakam çıktı demek doğru değil. Bunlara katılmıyoruz. Bu arayış sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından da değil. Çeşitli kurumlar, sanayi odası, ticaret odası çeşitli görüşler açıkladılar. Burası kordondur. Burası denize sıfırdır. Hatta deniz seviyesinin altındadır. ‘Dolayısıyla bu yapılamaz’ diye bakılamaz. Yapılabilir. Denizin içinden artık otoyollar geçiyor” ifadelerini kullandı.
"CEMİL BAŞKAN HERKESE GÖZÜNÜ KULAĞINI KAPATMIŞ DEĞİL"
Çankaya Katlı Otoparkı’nın güçlendirilmesinin yapılması planlanan Kordon Yeraltı Otopark Projesi’ne kıyasla daha düşük maliyette olmasına ilişkin çıkan tartışmalara da değinen İnanç, “Düşünceye saygı duyarım. Ama Çankaya otoparkının bulunduğu alan tarihi alan. Altında tarih var. Yani ben de şunu eleştiririm: O koşullarda, o dönem onu oraya yapmakta ne kadar doğruydu diye eleştireyim. Kazı yapıyoruz biz bir taraftan. Hemen yan tarafında, Agoraya bitişik. Yani 8000 yıllık İzmir kent tarihinin çok önemli bir bölümünün üzerinde duruyor. Orada olmalı mıydı, olmamalı mıydı tartışmasını da bir tarafa bırakıyorum. Güçlendirmenin zorluğu var. Onu oraya yapacaksanız bunu niye güçlendirmiyorsunuz demek doğru değil. Sonra o otoparkın mülkiyetinin tamamı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin değil. Vakıfların ve Ziraat Bankası'nın orada hisseleri var. Dolayısıyla bir uzlaşma da çıkmadı. Cemil Başkanımız da herkese gözünü kulağını kapatmış değil. Gelen eleştirilere, ortaya atılan düşüncelerin, o düşüncelerin uygulanabilir olmasının doğruluğunu tartışarak bir sonuca ulaştırılacaktır" dedi.
AK PARTİ'Lİ KAYA'YA YANIT: "YAPILAN ELEŞTİRİ ETİK DEĞİL"
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ikinci dönem adaylık açıklamasına ilişkin Tugay'ın parti içerisinde polemik yarattığını iddia ederek ‘Gitmesi için Özgür Özel bile gün sayıyor’ açıklamasına da yanıt veren CHP’li İnanç, başka bir partinin iç işleyişine dair değerlendirme yapılmasının etik olmadığını belirterek, “Bir partinin, milletvekilinin, herhangi bir yöneticinin, il başkanının, meclis üyesinin, grup başkan vekilinin, başka bir partinin iç işleyişiyle ilgili görüş açıklaması bence etik değil. Buna ne sayın milletvekilimizin hakkı var ne bir başka AK Partili yöneticinin hakkı var. Cumhuriyet Halk Partisi'nde kurallar var, yöntemler var ve bunun kararını Cumhuriyet Halk Partisi bütünlüğüyle kendisi verir. Bütün bunları yok sayarak eleştiri getirmek doğru değil. Ben öyle bir şey görmüyorum. Biz Cumhuriyet Halk Partililer, demokratik iç işleyişi olan bir partinin mensuplarıyız. Dolayısıyla düşüncelerimizi özgürce söyleriz, özgürce tartışırız. Bu tartışmaya dışarıdan onların anlayışında baktığında kavga gibi görünüyor olabilir. Böyle bir şey yok. Vekillerimiz bir araya geliyor, belediye başkanımız bir araya geliyor, ilçe başkanlarımız, il başkanımız, geçen hafta genel merkez yöneticilerimiz buradaydı. Geliyoruz, ülkenin, İzmir'in konularını, partisi konularımızı da konuşuyoruz. Ama o arkadaşların konuşacağı konu bu değil. Ortaya koyduğu yöntemlerin zamanlamasını da dikkat alarak ikinci bir dönemi ister hakkıdır. Sayın Cemil Tugay İzmir'e hizmet ederken, gecesini gündüzüne katarken, bütün bu kısır tartışmaları öne çıkarmak doğru değildir" açıklamalarını kaydetti.
OPERA BİNASI NE DURUMDA?
Uzun süredir tamamlanamayan Opera Binası’nın neden geciktiğini ve beraberinde çıkan tartışmalara sert tepki gösteren İnanç, “Gecikmiş olmasının çeşitli nedenleri var. Orada bir proje tadilatı yapıldı. Geçen mecliste de Sayın Başkanımıza sorulmuştu. Proje tadilatı nedeniyle gecikmeler var. O tadilatlar bitecek. Proje müellifi olan mimarımızdan izin alındı, o çalışmalar bitti. Gecikmenin nedeni budur. Bu işler niye yürümüyor demeyi kendine siyaset malzemesi yapanların ülkede ekonomi nereye gidiyor sorusunu önce bir cevaplamalılar. Yani biz ülkedeki ekonomi koşulların zorluğu ortadayken... Vatandaşlarımız evine ekmek götürme telaşındayken, belediyelerimiz mevcut hükümet tarafından 31 Mart'tan bu tarafa yani bizim seçim kazandığımızda ve Türkiye'nin önemli şehirlerinin Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları tarafından yönetilmeye başladıktan sonraki uygulamaları bir baksınlar bakalım. Önce onun özeleştirisini yapsınlar. Geldikleri gibi belediyelerin kaynağını kesin, belediyelerin sigorta borçlarını hemen tahsil edin, silkeleyin yetmez. Özel Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarttılar. Yani neymiş? Devlete sosyal güvenlik prim borcu ya da vergi borcu olan belediyeler kredi kullanamazmış. Bütün bunlar engel değil mi? Oralarda arayın cevabını da oralarda bulun" diye konuştu.
AK PARTİ'Lİ YILDIZ'IN O İDDİALARINA SERT TEPKİ: "VİDEO ÇEKİP SİYASİ MALZEME YAPAYIM DİYE BAKIYOR!"
İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın ‘Mürselpaşa’ iddialarına da yanıt veren CHP’li İnanç, iddiaların doğruyu yansıtmadığını savunarak, “Çok uzun yıllar Gıda Çarşısı'ndan giriş çıkışların zor olduğu bir bölge. Mürselpaşa alt geçidi de onun iddia ettiği gibi değil. Ben buraya gelirken sayın Başkan Vekilimiz Levent Başkan'dan aldığım bilgiler var. Diyor ki proje kapsamında 80'lik ve 100'lük diyafram duvar imalatları tamamlanmış. Çarşı tarafında bulunan D5, D10, D11, D12 döşeme imalatlarıyla yağmur suyu direnaj işleri de tamamlanmış. 4 adet kuyu temel imalatı tamamlanmış. Bunlar işin en zor tarafı. Yerde çalışıyorsunuz. Biliyorsunuz orada tam 5 ayrı demir yolu hattı var. Ve bu battı çıktı da hem izban hem metro, demiryolu hatlarının altından geçecek. Zor bir proje. Yani öyle para bulunamamış falan değil. Bunları tamamlamış. Kentimizde son bir aydır bazı hesaplamalara göre bir yılda yağacak yağmur 1 ayda düştü. Doğru bir 20-25 gün gecikme olabilir. Proje yürüyor. Ayrıca da 2026 yılına kadar yapılan hak edişlerin tamamı da ödenmiş durumda” diyerek projenin akıbeti hakkında bilgi verdi.
Konu üzerinden AK Parti’li Yıldız’a sert çıkış yapan İnanç, “Bir eksik bulunduğu sanılıyor. İşte onun önünde bir tane video çekeyim, onu da sosyal medyadan yayınlayayım, bunu da bir siyasi malzeme yapayım. Böyle bakılıyor. Sadece İzmir'i mi su basıyor? Konya'yı basmıyor mu? Konya'daki obruklar niye oluştu?” ifadelerini kullandı.
AK PARTİ'Lİ BAŞDAŞ 'VİZYONSUZLUK' DEMİŞTİ: "ÖNERİLERİNİ DE SÖYLESİN!"
AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş’ın Alsancak bölgesinde yaşanan su baskınlarının asıl sebebinin ‘vizyonsuzluk’ olduğu eleştirilerine de sert çıkan İnanç, “Venedik'i su basmıyor mu? Niye? Orada da aynı soru var. Deniz seviyesinin altında kentleşme var. Dün veya bugün sabah haberlerde izlediğim bir İzmirli bilim adamı 1800'lü yılların ortasından bu yana İzmir'in zemininin 50 santim çöktüğünü, denizin de 30 santim üzerinde yükseldiğiyle ilgili tespitler olduğunu söylüyor. Bunlar tabii doğruluğu bilim adamları tarafından ortaya konacaktır. Ama sonuçta baktığınızda İzmir sahil kenti. İzmir'in rögar kapaklarını, rögar çaplarını ne kadar büyütürseniz büyütün. İşte biz bir taraftan yağmur suyu ayrıştırma kanalları yapıyoruz. Bir yandan da çalışıyoruz. Ama bir yandan şunu görün ki İzmir deniz kenti. Deniz taştığında, rogarlardan geri bastığında yapacağınız çok şey kalmıyor. Yani biraz şöyle aklımızı ve mantığımızı kullanarak baktığımızda yükselen denize ne yapılabileceğini o zaman Sayın Konak İlçe Başkanı önerilerini de söylesin. O nasıl çözecek?" dedi.
KARŞIYAKA BELEDİYESİ'NDEKİ MAAŞ KRİZİ NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR?
Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan maaş krizinin, Tugay’ın döneminde borçların yapılandırılmaması nedeniyle bu sorununun giderek büyüdüğü tartışmalarına yönelik değerlendirmelerde bulunan İnanç, niyetin 'CHP'li belediyelere algı yaratılması olduğunu iddia ederek “Bu sadece Karşıyaka Belediyesi ile de sınırda değil, hatta sadece CHP'li belediyelerle ilgili de değil. Orada da ödenemeyen, geriden gelen maaşlar var. İşte deniliyor ki 'Geçen bir ilçe belediye başkanı, belediyemizin, MHP'nin yönettiği ilçe belediyemizle ilgili. Orada da maaşların ne kadar olduğuna bakmak lazım. Yapılandırma konusunda eleştiri getiriyorlar, ben hep mecliste de söylüyorum. Bunların yöntemleri var. Siz hükümetsiniz. Cumhurbaşkanımız bir kararname ile nasıl ki belediyelerin kredi kullanmasının önüne bir engel çıkardıysa, bu sosyal güvenlik prim borçlarının yeniden yapılandırılarak, oluşan faiz yükünün yüzde 65 belediyeler üzerinden kaldırılarak yeni bir düzenleme yapılması lazım. Burada niyet şu, çok net. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler çalışamasın. Vatandaşın memnuniyetsizliği artsın. Biz de buradan siyaset devşirelim. Burada siyaset alanı açalım kendimize. Böyle bakıyorlar. Yanlış olan bu" açıklamasında bulundu.
"R İLE T YER DEĞİŞTİRİNCE BU KADAR BÜYÜK FARK MI OLUR?"
Körfezlerin temizliği konusuna da değinen İnanç, bütçe dağılımındaki farklara dikkat çekerek, "Aynı durumda olan İzmit Körfezi ile İzmir Körfezi meselesi var. İzmir Körfezi'nin temizliği falan konuşuluyor. O da başka bir tartışma konusu ama bakıyorsunuz hükümetin yatırım bütçesine... İzmit Körfezi için 900 milyon kaynak ayrılmış. İzmir Körfezi için 15 milyon kaynak verilmiş. R ile T yer değiştirince bu kadar büyük afaki farklar mı olur? " ifadeleriyle tepki gösterdi.
İZBB MECLİSİ'NDEKİ 'GÜRLEK' KAVGASI: "DİLİNİN AYARINI BİLECEKLER!"
İzmir Büyükşehir Meclisi’nde AK Parti Torbalı Meclis Üyesi Gizem Duman’ın kullandığı ifadeler nedeniyle çıkan tartışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP’li İnanç, “Ben o genç kardeşimizi koruyarak da bir taraftan, meclisteki konuşmamda da öyle. Asla kişiliğini hedef almadım. Asla söyledikleri bir tane sözden falan. Orada Akın Gürley'in hırsızlığı önlediğini İstanbul'da falan gibi laflar. Ben oradan hareket ettim. Arkadaşlarımızın da protestosu orada başladı. Ve giderek şimdi... Bakın Gürley'in kim olduğu. 31 Mart yerel seçimlerde CHP'nin birinci parti çıkmasından sonra hükümetin takındığı tavır. 19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte belediyelerimize yapılan operasyonlar. Bütün bunların planlayıcısı, savcısı olan şahsın Adalet Bakanı olarak atanmış olması... Bir ödüllendirme mi? Bir taltıf mı? O anlamlara gelebilecek şeyler içeriyor. İtiramız oradır. Daha ortada iddianame yok. Söyledim orada da, bu sizin bakan yaptığınız, sayın bakanın, ben de çok ileri cümleler kullanmayayım, sayın bakanın hazırladığı iddianamelerden bir tanesinde kanıtlanmış hırsızlık var mı? Nasıl kullanabilirsiniz bu kelimeyi? Bu kelime öyle insanlar için kolay kullanılabilecek bir kelime mi? Sayın Grup Başkan Vekili arkadaşlarını toplayıp meclis salonunda açıklama biz işte İzmirliler işte gevre simide gevrek deriz. Hırsıza hırsız deriz. Bu kabadayıla ne gerek var? Kime söylüyorsun? Arkadaşlar da biraz dilinin ayarını bilecekler.
Bu davada 704 yıl ceza öngördüğünüz, iddianameye yazdığınız. çete lideri dediğiniz adamı. Korumalarıyla. Mahkeme salonlarına gelmesini işinize sindiriyorsunuz. Biz efendim bize hırsız dedirtmeyiz size biz bu davada hırsızlık yok dediğimizde alınıyorsunuz. Adalet mülkün temel olmaktan çıktı bunların sayesinde. Mülk adaletin temel oldu. Kimin mülkü çoksa adaleti o tesis ediyor" diyerek sert çıktı.
"LAL BAŞKANIN ÇAĞRILMASI MANİDAR"
Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’nin ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmasını ‘manidar’ bulduğunu ifade eden CHP’li İnanç, “Lal Başkan'ın böyle bir durumda çağrılması manidar. Lal Başkanımız gereğini yapmıştır. Çare üzerine ifadesini vermiştir. Adli tip kurumuna örnekler sunulmuştur. Sonuçlarını göreceğiz" dedi.
"İTİBAR SUİKASTİ DEĞİL MİDİR?"
İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca'nın yaptığı açıklamalara da dikkat çeken İnanç, söz konusu açıklamalardan kısa süre sonra İzmir’de gerçekleştirilen operasyona değinerek, 'itibar suikasti' değerlendirmesinde bulundu. İnanç, "Ama burada başka şeyler var. Adalet Kalkınma Partisi'nin grup sözcüsü bir takım İstanbul, Adana ve Antalya'da ihale alan firmalarla aynı firmaların ya da yakınlarının İzmir'de de ihale aldığını, dolayısıyla çok yakında iltisaklı hale gelip İzmir'i de içerebileceğiyle ilgili filan sözleri var. Teklitvari sözleri. Evet, itiraz ettim. Dedim ki 'Ne münasebet? Ne demek istiyorsun? Yani İzmir'e de gelirler, operasyon mu yaparlar? Nereden biliyorsun? Haber mi alıyorsun?' Aynı gün -cumartesiydi- İzmir'de aralarında belediye çalışanlarımızın da bulunduğu 22 tane insanı operasyonla gözaltına aldılar. Pazartesi günü de ifadelerini aldılar, serbest bıraktılar. Şimdi ben soruyorum. Bu 22 arkadaşımıza tebligat gitseydi, ‘Gelin şuraya ifade verin’ denseydi gitmezler miydi? İtibar suikastı değil mi yani bu? Bu nedir?" ifadeleriyle tepki gösterdi.
Sayfa başına git







