Ege Postası
Geri

CHP'li Polat: Kentin haklarını söke söke alacağım

CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi ve İzmir Milletvekili Adayı Mahir Polat, Radyo Egepostası Yönetim Kurulu Başkanı Gazeteci Mithat Umutoğulları’nın konuğu oldu. Umutoğulları’nın sorularını yanıtlayan CHP İzmir Milletvekili Adayı Mahir Polat, ulaşılabilir, emekten yana, kentin haklarını söke söke alan bir vekil olacağı vaadinde bulundu. CHP'li Polat'tan 24 Haziran vaadi
CHP'li Polat: Kentin haklarını söke söke alacağım
Haberler / Yerel Politika
13 Haziran 2018 Çarşamba 09:33
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

HAZIRLAYAN: HALİDE DEMİR POLATLI/EGEPOSTASI- CHP örgütünün mütevazı olduğunu, milletvekillerinden sadece telefonlara yanıt vermesini beklediğini belirten CHP İzmir Milletvekili Adayı Mahir Polat, kendisini arayıp da ulaşamayan kimse olmadığını vurguladı ve seçilmesi durumunda İzmir’in hakkını arayan, emek cephesinden yana bir vekillik yapacağı sözünü verdi.

CHP Adayı Mahir Polat, nasıl bir vekil olacağını, “Bizim örgütümüz mütevazıdır. Telefona bakan bir milletvekili olsun istiyorlar. 3 yıldır YDK üyesiyim. Türkiye’den kim ararsa arasın yanıt verdim. Ona dokunulmasını istiyor. Seçim zamanı gelme diyor seçmen. Yatırımlardan hakkını alması için bağıran, çağıran biri olacağım. Emek cephesinden yana olacağım. İnsanların lokması büyüsün diye elimden geleni yapacağım. Kozak Yaylası’nda çam fıstığı altındır. Fıstık araştırma zirai enstitüsü kurulması için mücadele edeceğim. Kentin haklarını söke söke alan bir vekil olacağım. Ailem, çocuklarım bu kentte. Boş zamanlarımda da Anadolu’nun her yerinde gezeceğim” şeklinde dile getirdi.

İNCE İLE BİRLİKTE YÖNELİM CHP’YE

Cumhurbaşkanı adayları açıklanmadan önce İzmir’in kırsalında İYİ Parti’ye yönelik bir teveccühün olduğunu ancak CHP’nin adayının Muharrem İnce olduğunun netleşmesinin ardından bütün seçmenlerin yüzünü tekrar CHP’ye döndüğünü kaydeden CHP İzmir Milletvekili Adayı Mahir Polat, “Seçim tarihi belirlenmeden önceki süreçte, yani Cumhurbaşkanı adayları meydana çıkmadan önce, özellikle kırsal seçmeninde İYİ Parti’ye yönelik teveccüh vardı. Ancak adaylar belirlendiğinde durum tersine döndü. İnce ile birlikte seçmenin inanılmaz bir biçimde CHP’ye akışı olduğunu görüyoruz. İYİ Parti’den ziyade yönelim CHP’ye. Bunu görüyorum, birebir de yaşıyorum” dedi.

NORMALLEŞME, DEMOKRATİKLEŞME, TOPLUMSAL BARIŞ ÖZLEMİ VAR

24 Haziran seçimi öncesinde Türkiye’de de İzmir’de farklı bir rüzgar olduğunu, insanların normalleşmeye ve demokratikleşmeye özlem duyduğunu anlatan CHP İzmir Milletvekili Adayı Polat, rüzgarın partilerinin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’den yana olduğunu söyledi:

“Ellerim kırılsın bundan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy verirsem diyen onlarca çiftçiyle karşılaşıyorum. Çok farklı bir rüzgar var. Rüzgarlar zaman zaman esti Türkiye’de. Tayyip beyde de demokrasi rüzgarı esmişti. Şimdi bir normalleşme, demokratikleşme, toplumsal barış özlemi var. Bu da Muharrem Bey’de vücut buluyor. Rüzgar Muharrem Bey’den yana esiyor. Demokrasi kulesinin iniş izni verdiğini görüyoruz. Muharrem’in broşürünü ver diyor insanlar. Herhalde insanlar bizi kandırmıyor. İnanılmaz bir rüzgar var. Sayın Muharrem İnce’de sosyolojik bir gerçek var. İnsanlar iletişim kanallarının açık olmasını istiyorlar. Lidere dokunmak istiyorlar. İnce ile birlikte normalleşebileni, tiran olmayan bir Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini görüyor insanlar. Yıllardır Cumhurbaşkanından duymadığınız şeyleri duyuyorsunuz İnce’den.”

FETÖ’YE OKUL AÇTIRAN, HASRET DİZELERİ DİZEN CHP DEĞİL

Partisinin FETÖ ile birlikte hareket ettiği suçlamalarını sert bir dille eleştiren CHP YDK üyesi de olan Mahir Polat, “FETÖ’ye okul açtıran, hasret dizeleri dizen, Pensilvanya’da dizinin dibinde oturan CHP değil. Bank Asya açılışında yarışanlar bugün terör örgütü diyorlar. Terör örgütü ise bunu siz yaptını? Kamuya KPSS sınavlarında soruları çalıp bu örgütlere siz verdiniz, biz vermedik. 16 yıldır iktidarda olan sizsiniz. Bu insanlar sayenizde palazlandılar. Siz ve onlar arasında bir çıkar çatışması yaşadınız. Kendi pilotunuzun kendi insanınızı ve meclisini bombaladığı bir ortam yarattınız. İnsanda biraz utanma yüz kızarması olur. FETÖ’ye teşvik veren, himmet almalarına göz yuman biz miyi? Jandarma, polis istihbaratını yöneten biz miyi? Aynaya bakacaklar, ne yalan söyledik diyecekler, yüzleri kızaracak, ondan sonra konuşacaklar” ifadelerini kullandı.

BİZDE BETON YOK, KÖY KALAN TEK ŞEY VAR; BİZİM KÖYLÜMÜZ KÖYÜNDE TARIM YAPIYOR

CHP İzmir Milletvekili Adayı Mahir Polat, İzmir’in köy kaldığı eleştirilerine de yanıt vermeyi ihmal etmedi: “Betonlaşma oranının az olduğu bir kent İzmir. İzmir köy kaldı diyorlar. Bizde beton yok. Köy kalan tek şey var, bizim köylümüz köyünde kaldı. Köyünde tarım yapıyor, emeğinin hakkını alıyor. Biz de onların ürettiği iyi tarım uygulamalarıyla besleniyoruz. Keşke her taraf İzmir gibi olsa.”

AÇILIŞLARA ÇAĞIRIYORLAR, EN SEVMEDİĞİM ŞEY, KENDİ TABANIMA NİYE ANLATAYIM'

Açılışlara gitmekten hoşlanmadığını kaydeden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, partisinin vaatlerini ve politikalarını parti tabanı yerine halka anlatmayı daha doğru bulduğunu sözlerine ekledi: “Bizim seçmenimiz dışındakileri de dolaşıyoruz. Sokak temsilciliğinden sandık sorumluluğundan geliyorum ben. Neyin ne olduğunu biliyoruz. Açılışa çağırıyorlar. En sevmediğim şey. Ne anlatacağım ben ona. Zaten onu bildikleri için oradalar. Kurdelanı kes, herkese teşekkür et git çalış. İki saat oturup tarımı, çiftçiyi kendi tabanıma niye anlatayı? Partililer bu bilinçte zaten. Sahada olmak istiyoruz yahu. Dün Bayraklı’da bütün örgütle koştuk. İnşallah onların enerjisi diğer örgütlerimize de yansır.”

CHP ADAYI MAHİR POLAT’IN AÇIKLAMALARINDAN SATIR BAŞLARI:

Hep alanlardaydım zaten. Seçim tarihi belirlenmeden önceki süreçte, Cumhurbaşkanı adayları meydana çıkmadan önce, özellikle kırsal seçmeninde İYİ Parti’ye yönelik teveccüh vardı. Ancak adaylar belirlendiğinde durum tersine döndü. İnce ile birlikte seçmenin inanılmaz bir biçimde CHP’ye akışı olduğunu görüyoruz. Bizim seçmen çoban her şeyin en iyisini bilir. Soğana vurur cücüğünü alır. İYİ Parti’den ziyade yönelim CHP’ye göre. Bunu görüyorum, birebir de yaşıyorum. Ellerim kırılsın bundan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy verirsem diyen onlarca çiftçiyle karşılaşıyorum. Çok farklı bir rüzgar var. Rüzgarlar zaman zaman esti Türkiye’de. Tayyip beyde de demokrasi rüzgarı esmişti. Şimdi bir normalleşme, demokratikleşme, toplumsal barış özlemi var. Bu da Muharrem Bey’de vücut buluyor. Rüzgar Muharrem Bey’den yana esiyor. Demokrasi kulesinin iniş izni verdiğini görüyoruz. Muharrem’in broşürünü ver diyor insanlar. Herhalde insanlar bizi kandırmıyor. İnanılmaz bir rüzgar var.

İNCE SÖKE SÖKE HAKKINI ALIYOR

Bu bir şehir efsanesi. Belli bir kanadın pompaladığı bir düşünce. İnce söke söke hakkını alıyor. Benim seçmenim de seni izliyor. El değiştiren medyanın tirajının düştüğünü görüyoruz. CNN, TRT ya da NTV aynı zamanda birer ticari işletme. Diğerlerine de CHP’ye de yer vermezseniz güvenilirliğinizi kaybedersiniz. Bir toplumsal değişim var. İnce gelirse onlar ne yapacakla? Hesap vermeyecekler mi halkın huzurunda. Yanlı yayın yaptıkları için hesap vermeyecekler m? Medya patronlarını bağımsız olmaya davet ediyoruz. Medya güvenilir olmalı. Demokrasilerde üçüncü ve itici güçtür. Stk’lardan daha önemlidir. Bunu kullanmazsa, sen ben bizim oğlan ile olma. Bu bir lütuf değil. AK Parti’nin lütufu değil. Diyarbakır’a 100 bin kişiyi yığan Adalet ve Kalkınma Partisi mi'

İNCE İLE BİRLİKTE İNSANLAR NORMALLEŞEBİLENİ, TİRAN OLMAYAN BİR CUMHURBAŞKANI GÖRÜYOR

İnce’de sosyolojik bir gerçek var. İnsanlar iletişim kanallarının açık olmasını istiyorlar. Lidere dokunmak istiyorlar. İnce ile birlikte normalleşebileni, tiran olmayan bir Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini görüyor insanlar. Yıllardır Cumhurbaşkanından duymadığınız şeyleri duyuyorsunuz İnce’den.

BARIŞTIRA BARIŞTIRA YÖNETMEK İSTİYORUZ

Seçmenin toplumsal barışa ve kandırılmayan bir iktidara ve Cumhuriyet değerlerine dönmeye ihtiyacı var. Barıştıra barıştıra yönetmek istiyoruz. Bazı belediye başkanları sokağa park yaparken bile insanlara sorarak yapıyor.

FETÖ’YE OKUL AÇTIRAN, HASRET DİZELERİ DİZEN CHP DEĞİL

FETÖ’ye okul açtıran, hasret dizeleri dizen, Pensilvanya’da dizinin dibinde oturan CHP değil. Bank Asya açılışında yarışanlar bugün terör örgütü diyorlar. Terör örgütü ise bunu siz yaptını? Kamuya KPSS sınavlarında soruları çalıp bu örgütlere siz verdiniz, biz vermedik. 16 yıldır iktidarda olan sizsiniz. Bu insanlar sayenizde palazlandılar. Siz ve onlar arasında bir çıkar çatışması yaşadınız. Kendi pilotunuzun kendi insanınızı ve meclisini bombaladığı bir ortam yarattınız. İnsanda biraz utanma yüz kızarması olur. FETÖ’ye teşvik veren, himmet almalarına göz yuman biz miyi? Jandarma, polis istihbaratını yöneten biz miyi? Aynaya bakacaklar, ne yalan söyledik diyecekler, yüzleri kızaracak, ondan sonra konuşacaklar.

MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR

Tek kelimeyle söyleyeyim; meyve veren ağaç taşlanır. Kocaoğlu’nu seversiniz sevmezseniz. Yerelde kalkınma, yerinde dönüşüm gibi önerdiği modeller var. Sizin hükümetinize model sunuyor adam. Okul sütü modelini kopyalayıp aldınız. Birçok şeyi de alıp kopyaladınız. Toplumu duyan siyasiler olsalar CHP’li belediyeleri anlar ve takdir ederler. Dün gittiğimiz her yerde belediye başkanlarımızı ziyaret ediyoruz. Bayraklı’da idim dün. Postacılar Mahallesi’nde. Hasan Karabağ, bir tane projesini anlattı. Yılda 20 bin vatandaşın dişine bakıyor yahu. Tire’de başkan, çocuklarla ilgili tiyatro, spor çalışmaları yapıyor. Aziz Kocaoğlu sayesinde Tire süt havzasına dönüştü. Bayındır’da çiçekçilik yürüdü. Kırsal ile ana kent kol kola kalkınma projeleri yapıyor. İleri biyolojik atık su arıtma tesisleri yapıyor. Hazmedemiyorlar. Bu kenti ranta açmıyor büyükşehir belediyesi. İstanbul gibi yağmalanmıyor. Yeşil alanları giderek artıyor. Betonlaşma oranının az olduğu bir kent İzmir. İzmir köy kaldı diyorlar. Bizde beton yok. Köy kalan tek şey var, bizim köylümüz köyünde kaldı. Köyünde tarım yapıyor, emeğinin hakkını alıyor. Biz de onların ürettiği iyi tarım uygulamalarıyla besleniyoruz. Keşke her taraf İzmir gibi olsa.

AK PARTİ’YE OY VEREN MAKSİMUM 15 KİŞİYLE KARŞILAŞTIM

Koşarak çalışıyorum alanda. AK Parti’ye oy veren maksimum 15 kişiyle karşılaştım. Siyaset bir nezaket işidir. Onları da ikna etmeye çalıştım. Onlara bile vicdanlarına seslendim. Demirtaş’ı neden ziyaret etti diye sordu biri mesela. Oturup anlattım her şeyi. Sen Demirtaş’ı sabıkası yok, seçime girebiliyor, Cumhurbaşkanı adayı olabiliyor. İnce Tayyip Bey’i de ziyaret etti. Masaları kurup Oslo’da görüşen, Apo’nun yanına ekip gönderen sizsiniz. Mahkemede ne anlattı, Apo’nun el yazısıyla bir bakan bana evet oyu verin yazısı getirdi, ben uymadım dedi. O bakan mı Demirtaş mı terörist. Aponun postacılığını yapmak mı suç Demirtaş mı suçlu. Postacılık yapan bir bakandan bahsediyor.

DİYARBAKIR’DA TOPLUMSAL BARIŞIN VÜCUT BULMUŞ HALİNİ GÖRDÜK

Kıraathane ve kek işi söyledi en özgün. Güneydoğu üretime, hayvancılığa, ticarete kapalı. Gel mecliste tartışalım dedik. Sen milletin çocuklarını şehit olmaya davet ediyorsun. O milletin sahiplerinden neler döndüğünü saklıyorsun. Bu işi neden silahla çözmeye karar verdin, ya da Oslo’da ne görüştünü? Gelin tartışalım dedik. Diyarbakır’da da başka yerde de aynı şeyi söylüyor İnce. Anadilini, resmi dili ve uluslar arası dil öğrenecek diyor. Dün Diyarbakır’da toplumsal barışın vücut bulmuş halini gördük.

OTOBON YA DA DUBLE YOL YAPMAK SENİN GÖREVİN

2011 den buyana 35 projenin kaçı yapıldı. Yeterince etüt yapılmadan kaça mal oldu tünel. Kilometreleri belli. Ankara Metrosu kaça İstanbul metrosu kaça İzmir metrosu kaça mal old? Bunların hiçbiri açıklanmıyor. Hangi otobanı sayıyorla? Nereye kadar yaptıla? Türkiye bir dünya ülkesi olmaya mecbur. Dünyadaki durum Türkiye’yi zorluyor. Hükümetler istese de istemese de bazı değişimler zorunlu. Otoban yapmak senin görevin. Duble yol yapmak da görevin. En çok devlet ihalesini senin yandaş müteahhitlerin almış. Çevre yolu yapıyorsun, Menemen’de bitiyor. Çanakkale ile Manisa’yı entegre etmezsen büyümeyi sağlayamazsın. Dünya konjoktörü seni buna zorluyor. Yandaşa para indirmenin derdindesin. Cengiz İnşaat, dünya ölçeğinde en fazla devlet ihalesi alan kurumlardan biri.

EN SEVMEDİĞİM ŞEY AÇILIŞA KATILMAK, KENDİ TABANIMA NİYE ANLATAYIM'

Bizim seçmenimiz dışındakileri de dolaşıyoruz. Sokak temsilciliğinden sandık sorumluluğundan geliyorum ben. Neyin ne olduğunu biliyoruz. Açılışa çağırıyorlar. En sevmediğim şey. Ne anlatacağım ben ona. Zaten onu bildikleri için oradalar. Kurdelanı kes, herkese teşekkür et git çalış. İki saat oturup tarımı, çiftçiyi kendi tabanıma niye anlatayı? Partililer bu bilinçte. Sahada olmak istiyoruz yahu. Dün Bayraklı’da bütün örgütle koştuk. İnşallah onların enerjisi diğer örgütlerimize de yansır. 14 günde en çok şevklendiren örgüt oldu Bayraklı beni.

BİZİM ÖRGÜTÜMÜZ ÇOK MÜTEVAZİDİR, TELEFONA BAKAN VEKİL OLSUN DİYORLAR

Bizim örgütümüz mütevazi. Telefona bakan bir milletvekili olsun istiyorlar. 3 yıldır YDK üyesiyim. Türkiye’den kim ararsa arasın yanıt verdim. Ona dokunulmasını istiyor. Seçim zamanı gelme diyor seçmen. Yatırımlardan hakkını alması için bağıran, çağıran biri olacağım. Emek cephesinden yana olacağım. İnsanların lokması büyüsün diye elimden geleni yapacağım. Kozak Yaylası’nad çam fıstığı altındır. Fıstık araştırma zirai enstitüsü kurulması için mücadele edeceğim. Kentin haklarını söke söke alan bir vekil olacağım. Ailem, çocuklarım bu kentte. Boş zamanlarında da Anadolu’nun her yerinde gezeceğim.

 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası