Ege Postası
Geri

CHP’li Musa Çam’dan NEO TV’de ‘mutlak butlan’ değerlendirmesi: ‘Karar siyasi bir müdahaledir, hedef erken seçim’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski İzmir Milletvekili Musa Çam, NEO TV ekranlarında mutlak butlan kararına tepki gösterdi. CHP'li Çam, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı sonrası ortaya atılan “mutlak butlan” iddialarını sert şekilde eleştirdi. Kurultay sürecinde resmi itiraz yapılmadığını, varsa itiraz merciinin YSK olduğunu söyledi. Sürecin daha sonra mahkemeye taşınmasını “yargı eliyle siyasete müdahale” olarak nitelendirdi. Çam, CHP içindeki tartışmaların büyümesi halinde iktidarın bunu fırsata çevirebileceğini belirtti. Eylül, Ekim veya Kasım ayında baskın bir erken seçim kararı alınabileceğini söyleyerek parti tabanını “bu tuzağa düşmemek” konusunda uyardı.
CHP’li Musa Çam’dan NEO TV’de ‘mutlak butlan’ değerlendirmesi: ‘Karar siyasi bir müdahaledir, hedef erken seçim’
Haberler / Politika
22 Mayıs 2026 Cuma 17:22
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski İzmir Milletvekili Musa Çam, NEO TV ekranlarında yayınlanan ve Ertuğrul Turan’ın sunduğu 'Beyaz Masa' programına konuk oldu. Gündeme damga vuran "mutlak butlan" (kurultayın iptali) kararı, CHP içindeki tartışmalar, Ekrem İmamoğlu davası ve olası bir erken seçime dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Çam, partisinin yol haritasına ilişkin önemli mesajlar verdi.

Çam’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

"MUTLAK BUTLAN KARARI YARGI ELİYLE SİYASETE MÜDAHALEDİR"

4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Genel Kurul’un ardından başlayan tartışmalara değinen Musa Çam, kurultay sürecinde herhangi bir itirazın yapılmadığına dikkat çekti. Seçim kurullarına yasal süre içinde başvurulmadığını belirten Çam, sürecin yargıya taşınmasını eleştirdi:

"Sayın Özgür Özel, medeni bir cesaret göstererek genel başkanlığa aday oldu ve seçildi. Kurultayda bir usulsüzlük olsaydı, bunun itiraz mercii Yüksek Seçim Kurulu’dur (YSK) ve itirazlar iki gün içinde yapılır. Ancak o dönem kimse itiraz etmedi. 2025 yılının Şubat ayında, eski Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve beraberindeki bazı isimler, yasal süreyi kaçırdıkları için yargı yoluna giderek partiyi mahkeme kapılarına düşürdüler. Bu, doğru bir iş değildir ve siyasi partilerin iç işlerine açık bir müdahaledir. Bu kararı şiddetle reddediyoruz."

Çam ayrıca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi partilerin iç işlerine karışılmaması gerektiği yönündeki tutumunu ise "takdire şayan bir devlet adamlığı davranışı" olarak nitelendirdi.

"AKP, KARŞISINDA PARÇALANMIŞ BİR ANA MUHALEFET İSTİYOR"

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin %35 oy bandını aşarak 1977’den bu yana ilk kez birinci parti konumuna yükseldiğini hatırlatan Çam, bu başarının iktidarda büyük bir rahatsızlık yarattığını vurguladı:

  • Erdoğan'ın Endişesi: "Recep Tayyip Erdoğan, önüne gelen her kamuoyu araştırmasında CHP'nin birinci parti olduğunu görüyor. Bu yüzden CHP'nin kendi içinde kavgalı, didişen ve husumet duyan bir yapıya bürünmesini istiyorlar."
  • Bağımsız Yargı Eleştirisi: "Özellikle 2017'deki referandumdan sonra Türkiye'de bağımsız bir yargı sistemi kalmamıştır. Yukarıda 'tek adam' ne derse, aşağıda yargı da onu söylüyor. Bu karar hukuki değil, siyasidir."

"KEMAL KILIÇDAROĞLU KURULTAYDA ÇEKİLMELİYDİ"

Önceki dönem Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sosyal medyada yapılan saygısızlıkları (posterlerinin çiğnenmesi vb.) kesin bir dille kınayan Çam, parti büyüklerine vefasızlık yapılmaması gerektiğinin altını çizdi. Ancak Çam, Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimi gecesi veya en geç kurultaydaki ilk turun ardından çekilmesi gerektiğini ifade etti:

"Kemal Bey partimize 13 yıl hizmet etti, emeği büyüktür. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedildiği gece televizyona çıkıp, 'Bana emanet edilen bu koltukta elimden geleni yaptım, şimdi veda zamanı. Gelecek kurultayda aday değilim' demeliydi. Yapmadı. Kurultayda ilk turda Özgür Özel 18 oy önde çıkınca, Kemal Bey'in odasında 'Kürsüye çıkıp Özgür kardeşimin elini kaldırayım' dediği, ancak yanındakilerin 'Gidemezsin, bırakamazsın' diyerek onu engellediği biliniyor. Kemal Bey böyle bir gidişi hak etmedi ancak bunun sorumlusu da koluna, yakasına yapışan o gruptur."

Bu süreçte Kılıçdaroğlu'nun "Benim yarıştığım kurultayda şaibe yoktur, Özgür Özel'in yanındayım" demesini arzuladığını belirten Çam, her iki lidere de (Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu) partiyi toparlama çağrısı yaptı.

"HEDEF EYLÜL VEYA EKİM AYINDA ERKEN SEÇİM"

Yaşanan hukuki kaosun ve "mutlak butlan" krizinin Türkiye ekonomisine faturasının çok ağır olduğunu söyleyen Çam, borsa düşüşleri ve İmamoğlu soruşturmasının toplam maliyetinin 60 Milyar Doları bulduğunu belirtti.

İktidarın bu kargaşayı fırsata çevirmek isteyeceğini belirten Çam, "Eğer bu süreç doğru yönetilmezse, iktidar 'Görüyorsunuz birbirlerini yiyorlar, 85 milyon bunlara emanet edilir mi?' diyerek Eylül, Ekim veya en geç Kasım ayında baskın bir erken seçim kararı alacaktır. Bu tuzağa düşmemeliyiz" diyerek partilileri uyardı.

İMAMOĞLU VE TUTUKLU BAŞKANLARA DESTEK: "94'TE ERDOĞAN TUTUKLANMAMIŞTI"

CHP'li belediye başkanlarına yönelik tutuklama ve kayyum dalgasını eleştiren Musa Çam, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişini hatırlattı:

  • 1994 Hatırlatması: "Erdoğan 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda 10 ayrı davada yargılandı ama hiçbiri için görevden alınıp tutuklanmadı. Başbakan olduğu 2002 yılına kadar davaları sürdü, sonra hepsi beraatla kapandı."
  • Hukuksuz Tutuklamalar: "Varsa bir yolsuzluk elbette yargılansın. Ancak insanları baştan suçlu, hırsız, terörist ilan edip hapse atmak, gizli tanık ifadeleriyle kumpas kurmak doğru değildir."
  • Adalet Bakanı'na Tepki: Çam, iç tüzük ve kanunların açık olmasına rağmen, yeni Adalet Bakanı'nın eski milletvekillerinin Silivri ve Buca cezaevlerindeki tutuklu belediye başkanlarını ziyaret etmesini hukuksuzca engellediğini dile getirdi.

"MEYDANLARA İNECEĞİZ, BU YENİ BİR GEZİ DEĞİL"

Genel Başkan Özgür Özel’in parti otobüsü üzerinden yaptığı "direniş ve meydan" çağrısının yeni bir Gezi Parkı eylemi provokasyonu olup olmadığı sorusuna Çam, net bir yanıt verdi:

"Amacımız Gezi'yi yeniden inşa etmek değil. Cumhuriyet Halk Partisi, cumhuriyeti kuran partidir. Anti-demokratik uygulamalara ve bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalamayız. İsmet İnönü döneminde DP'nin baskılarına karşı nasıl direndiysek, bugün de parti meclisimizin alacağı kararlar doğrultusunda sokağa inilmesi gerekiyorsa ineceğiz. Kimsenin burnunun kanamadığı, meşru ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız."

"ŞİMŞEK NE YAPARSA YAPSIN, YABANCI YATIRIMCI GÜVENMİYOR"

Eski bir Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in çabalarını da değerlendiren Çam, hukukun olmadığı bir ülkeye sermayenin gelmeyeceğini belirtti. Kısa süre önce Avrupa Konseyi temasları için Strazburg'da olduğunu hatırlatan Çam; "Türkiye itibar kaybediyor, uluslararası arenada 'güvenilmez ülkeler' kategorisine sürükleniyoruz. Yatırımcı Türkiye'den kaçıp Mısır'a, Afrika'ya, Uzak Doğu'ya gidiyor" dedi.

"HAK, HUKUK, ADALET YÜRÜYÜŞÜ DEVAM EDİYOR"

Seçim bölgesi olan İzmir’in 14 ilçesini ve 480’den fazla mahallesini her bayram adım adım gezdiğini, ancak son yargı darbesi nedeniyle programlarına ara vererek partisinin mücadelesine omuz verdiğini belirten Çam, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yılgınlık yok, direniş var. Tıpkı 2017'de Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde Ankara'dan İstanbul'a milyonlarla yürüdüğümüz gibi, bugün de Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu ile omuz omuza verip bu birliği yeniden sağlayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidara taşıyacağız."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası