Ege Postası
Geri

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum'dan 'Erdoğan'ın yeniden adaylığı' için seçimlerin yenilenmesi formülü

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, erken seçim tartışmalarını reddederken; TBMM'nin "seçimlerin yenilenmesi kararı" alması halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028’de yeniden aday olabileceğini söyledi. Uçum, olası seçim tarihi olarak dikkat çeken bir günü işaret etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum'dan 'Erdoğan'ın yeniden adaylığı' için seçimlerin yenilenmesi formülü
Haberler / Politika
15 Haziran 2026 Pazartesi 10:24
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'dan dikkat çeken bir "seçim tarihi" çıkışı geldi.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmaya ihtiyacı yoktur ama Türkiye’nin bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ihtiyacı vardır" diyen Uçum, olası "seçimlerin yenilenmesi" tarihi olarak 16 Nisan 2028'i işaret etti.

"SEMBOLİK TARİH" VURGUSU

Uçum, "TBMM’nin böyle bir kararı alması halinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği referandumun günü olan 16 Nisan’da yani referandumun on birinci yıl dönümünde genel seçimlerin yapılması güçlü bir sembolik mana da taşır" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, son zamanlarda gündeme gelen erken seçim tartışmalarını AA Analiz için değerlendirdi.

"Yeniden erken seçim ve baskın seçim gibi konular gündeme getirilmeye çalışılıyor. Başkanlık sistemine geçildikten sonra her fırsatta erken seçim konusunu öne çıkarmaya çalışanları gördük. Erken seçim tartışmasını ne zaman deneseler bu tartışma hep sonuçsuz kaldı. Buna rağmen vazgeçmiyorlar. Bu sebeple yeni sistemde erken seçim tartışmalarına tekrar göz atmak isabetli olabilir" ifadelerini kullanan Uçum, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi sağlayan 24 Haziran 2018 seçimlerini takiben yapılan 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra da bir "erken seçim" tartışması gündeme taşınmaya çalışılmıştı. O zamanki tartışmalar sırasında 'parlamenter sistem tecrübesiyle başkanlık sisteminde erken seçim beklentisine girmenin gerçekçi olmadığını' defalarca ifade etmiştik. Nitekim 18 Haziran 2023’te yapılması gereken seçimler bayram ve mevsim koşulları sebebiyle bir ay kadar geriye alınarak 14 Mayıs 2023’te yapıldı. Yani bazılarının beklediği gibi ve anlamına uygun bir 'erken seçim' gerçekleşmedi. Seçimler teknik sebeplerle bir ay kadar geriye alınmakla birlikte normal döneminde yapıldı." diye yazdı.

"ANAYASAL SİSTEMDE ERKEN SEÇİM KAVRAMI YOK"

Uçum, "Bu tecrübeye rağmen 14 ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde gerçekleşen Meclis ve Cumhurbaşkanı seçimlerini takiben yapılan 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra da 'erken seçim' tartışması yine gündeme getirildi. O tartışmadan da bir sonuç çıkmadı. Şimdi de muhalefet yine bir erken seçim tartışması açmaya çalışıyor. Bunun da tutmayacağı açık ancak konunun doğru anlaşılması için anayasal sistemi bir kez daha hatırlamakta fayda var" ifadelerini kullanarak, şöyle devam etti:

"Öncelikle belirtelim ki anayasal sistemde erken seçim kavramı yok. Gerek cumhurbaşkanı gerekse meclis beş yıllık sabit süreyle seçiliyor. Ancak bu süre her iki kurum açısından da garanti sabit süre değil esnek sabit süredir çünkü bu süre içerisinde meclis veya cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesi kararı verebilir. Bunun siyasi ve toplumsal sonucunun adı 'erken seçim' olabilir. Ama hukuki anlamı ve adı seçimlerin yenilenmesidir.

Bu durumda konuyu eski sistemin kavramı olan 'erken seçim' adıyla tartışınca doğal olarak eski sistemdeki erken seçim tecrübelerinin gerekçeleriyle meseleye bakılıyor. Bu da yeni sisteme tamamen yabancı ve eskimiş argümanlarla bir seçim tartışmasına sebebiyet veriyor.

Bu nedenle tartışma 'Seçimlerin yenilenmesi' kavramı üzerinden yapılmalı ve soru, 'seçimlerin yenilenmesi hangi sosyal, siyasi, ekonomik ve hukuki koşullarda olabilir' diye sorulmalıdır. Aksi takdirde bağlamında ve doğru bir tartışma yapılamaz. Dolayısıyla işin hukuki ve olgusal boyutuna bakmak seçimlerin yenilenmesi kararının nasıl verileceği ve sonuçlarının neler olacağını değerlendirmek gerekir."

"CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN SEÇİMLERİN YENİLENMESİNİ İSTEMEK SON ÇARE OLARAK VERİLEBİLECEK BİR KARARDIR"

"Seçimlerin yenilenmesi kararını cumhurbaşkanı verebilir" bilgisini paylaşan Uçum, şöyle devam etti:

"Birinci döneminde bu kararı verdiğinde kalan süresinden feragat etmiş olur. Ayrıca yeniden aday olacaksa seçilme konusunda siyasi ve sosyal riski göze alır. Bir cumhurbaşkanı ikinci döneminde seçimlerin yenilenmesi kararı verirse bu sefer de hem kalan süresinden feragat eder hem de bir daha aday olamaz. O zaman cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin yenilenmesini istemek ancak son derece olağanüstü koşullarda ve başka bir çarenin kalmadığı hallerde istisnaen yani son çare olarak verilebilecek bir karardır.

Seçimlerin yenilenmesi kararını meclis verecekse 360 milletvekilinin (3/5 oranın) bu kararı vermesi gerekir. Elbette bu kararı verecek milletvekilleri de yeniden seçilmek isterlerse kararı verirken siyasi ve sosyal riskleri göze almak zorundadır. Buna göre meclisin bu kararı vermesi de nitelikli çoğunluk gerektirdiğinden ve bunun içinde ancak olağanüstü şartlarda bir mutabakat sağlanabileceğinden istisnai bir durum olacaktır. Eski sistemde basit çoğunlukla verilebilen erken seçim kararlarının bile belli şartlarla ve zorluklarla alınabildiği gözetildiğinde, yeni sistemde bunun ne kadar zor ve son derece istisnai olacağı daha iyi anlaşılabilir."

"ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI GERÇEKÇİ DEĞİL"

"Şu aşamada Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) seçimlerin yenilenmesi kararını vermesini beklemek gerçekçi değil" görüşünü paylaşan Uçum, "Genel olarak içinde bulunduğumuz dönemde dünyada ve bölgedeki tüm gelişmelere rağmen Türkiye, siyasal sistemin işleyişi açısından olağanüstü bir durum içinde değildir. Ayrıca meclis ve hükümeti yenilemeyi gerektiren istisnai bir koşul da yoktur. Tam tersine bölgedeki durum, savaş koşulları, Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci gibi son derece önemli sebeplerle bugün Türkiye’yi "erken seçim" gündemiyle meşgul etmeye çalışmak ciddi sorun olur. Bu nedenle bugün karşılığı olabilecek bir erken seçim tartışması gerçekçi değildir. Bu durumda 2028’e kadar olağanüstü şartlar ve istisnai durumlar oluşmadığı sürece 'erken seçim' tartışması somut bir gündem olamaz ve soyut tartışmadan öteye gidemez" değerlendirmesini yaptı.

"ERDOĞAN’IN BİR KEZ DAHA ADAY OLMASI İÇİN YENİ ANAYASAYA VEYA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ YOK"

Uçum, şunları kaydetti:

"Bununla birlikte bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması için yeni anayasaya veya anayasa değişikliğine ihtiyaç yoktur. Mevcut anayasada zaten bu konuda imkan vardır. İstisnai adaylık dediğimiz bu imkan TBMM’nin 7 Mayıs 2028’de yapılması gereken genel seçimlerden belli bir süre önce alabileceği seçimlerin yenilenmesi kararıyla devreye girer.

Örneğin 2027 yılının son çeyreğinde veya 2028’in başlarında TBMM en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da tercih ederse son kez aday olur. Daha önce defalarca ifade ettiğimiz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerek kapsamlı birikimi gerekse etkili ve dünya ölçüsündeki liderliğiyle bir dönem daha dış ve iç süreçlerde Türkiye’ye hizmet etmesi ülkenin ihtiyacıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olması ve seçilmesi, yüzyılı aşkın süredir devam eden Cumhuriyetimizin kuruluşunu tamamlamak bakımından tarihi eşikte olduğumuz bu dönemde Türkiye’ye büyük katkı yapar."

"TÜRKİYE’NİN BİR KEZ DAHA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A İHTİYACI VARDIR"

"İşin özü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmaya ihtiyacı yoktur ama Türkiye’nin bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ihtiyacı vardır. Ülke liderliği birikimi, dünyadaki güçlü ve birçok konuda öncü siyasi etki açısından Türkiye’nin büyük bir değeri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 2028 seçimlerinde son kez adaylık yolu açmak TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararı vermesi açısından gerekli koşul olarak sayılabilir ve sayılmalıdır.

Cumhur İttifakı'nın bu konuda kararlılık göstereceği hem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce yaptığı açıklamalarla hem de AK Parti yetkililerinin beyanlarıyla şimdiden bellidir. Mecliste bu yönde güçlü bir eğilim oluşabileceği de öngörülebilir. Ancak olağan gidişatta bu hususun 2027'nin sonlarından önce gündeme gelmesi beklenen bir durum olarak gözükmüyor. Dolayısıyla bu konunun da henüz zamanının gelmediği açıktır."

"BİR İHTİMAL OLARAK ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERİN 16 NİSAN 2028 PAZAR GÜNÜ YAPILMASI"

Seçimlerin yenilenmesi kararı için 16 Nisan'ı işaret eden Uçum, "2027'nin son çeyreği ila 2028'in ilk çeyreğini oluşturan altı aylık periyotta seçimlerin yenilenmesi konusunun seçimlerin hangi günde yapılacağına odaklanacağı öngörülebilir. Olası günlerden biri de 16 Nisan 2028 Pazar günüdür" dedi.

Uçum, yazısını şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması için TBMM’nin 28. Dönemin son yasama yılında normal seçim günü olan 7 Mayıs 2028'den önce uygun bir zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı alması yeterlidir. TBMM bu kararı aldığında zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan mevcut anayasa gereği istisnai adaylıktan yararlanarak son kez aday olma hakkına sahip olur.

Önümüzdeki dönemde yapılacak genel seçimlerden bir yıl öncesinde süreye ilişkin herhangi bir yasal değişiklik olmazsa, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'na göre seçimlerin yenilenmesi kararından sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk pazar günü seçim yapılır. Buna göre TBMM, 2028'de 9 Şubat ila 15 Şubat’a gelen günlerden herhangi birinde seçimlerin yenilenmesi kararını alırsa seçim, Kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılır.

TBMM’nin böyle bir kararı alması halinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği referandumun günü olan 16 Nisan’da yani referandumun on birinci yıl dönümünde genel seçimlerin yapılması güçlü bir sembolik mana da taşır.

İktidar açısından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin üçüncü seçimlerinin referandum günü yapılması sistemin teyidine ilişkin anlam ifade eder. Muhalefet bakımından ise eleştirdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin halk tarafından kabul edildiği gün genel seçimleri yapmak sistemin muhasebesi açısından imkan sağlar.

Ayrıca birçok başka yönden de önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 günü yapılması en uygun seçenek olabilir. Ancak bu sadece bir öneridir. Elbette bu konuda takdir de nihai karar yetkisi de TBMM'dedir."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası