Ege Postası
Geri

DİSK’ten ‘torba’lı asgari ücret eylemi: Masa başında değil sokakta belirleyin

Dün Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), asgari ücreti 3 başlık halinde değerlendirip sınıflara göre ücret verilmesini önerdi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilciliği, TÜİK’in önerisini protesto etmek ve asgari ücret taleplerini yenilemek için bir basın açıklaması düzenledi. Sendika adına açıklamayı yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Asgari ücretlinin asgari ücretini belirleyenler uzaktan masa başında değil; sokakta, pazarda, halkın içinde asgari ücreti belirleyin” dedi.
DİSK’ten ‘torba’lı asgari ücret eylemi: Masa başında değil sokakta belirleyin
Haberler / Güncel
23 Aralık 2020 Çarşamba 12:20
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- Yeni yıla sayılı günler kala milyonlarca çalışanın gözü 2021 yılı asgari ücretinde. 4 Aralık tarihinde başlayan Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri tarafların dinlenmesiyle devam ederken siyasi parti liderleri ve sendikalar enflasyon ve yaşam standartlarını göz önünde bulundurarak asgari ücret önerilerini kamuoyuyla paylaşıyorlar.

Ancak dün TÜİK, asgari ücrette ağır iş, orta ağır iş ve hafif ağır iş ayrımı yaparak her bir sınıf için farklı ücret verilmesini önerdi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilciliği daha önce, insani yaşam koşularının sağlanabilmesi için asgari ücretin net 3 bin 800 lira olması gerektiğini söylemiş ve asgari ücretin vergilerden muaf tutulması önerisini sunmuştu.

Sendika bugün İzmir İl SGK Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasıyla bir kez daha asgari ücret taleplerini dile getirdi. Yapılan açıklamada tiyatral bir şekilde torba yasa teklifine gönderme yapılırken, ayakkabı kurusundan dolar ve Eurolar yere döküldü.

Sendika adına açıklamayı yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, TÜİK’in önerisini sert bir dille eleştirirken, asgari ücret ile vatandaşların sefalete sürüklendiğini söyledi.

“İŞÇİ SINIFI AĞIR BEDELLER ÖDEMEKTEDİR”

Bir yandan ekonomik kriz bir yandan da Covid-19 salgınının yarattığı ağır etkilerin karşısında devletin görevinin vatandaşları korumak olduğunu söyleyen Sarı, “Sosyal politikalar ile emekçi sınıfları korumaktır. Bugün yapacağınız en önemli iş, salgının ve ekonomik krizin yarattığı yoksullaşmaya karşı asgari ücreti insan onuruna yaraşır bir düzeye çekmektir. İnsan onuruna yaraşır bir asgari ücret salgının yarattığı kayıplara ve ekonomik krize karşı çalışanları korumanın en önemli aracıdır. 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın alınabilirken 2020’de yıllık net asgari ücretle sadece 10 Cumhuriyet altını alınabilmektedir. 2016’da 430 ABD doları olan asgari ücret, güncel kurlara göre 300 doların altına düşmüştür. Kurlardaki artış ile beraber iğneden ipliğe her şeye zam gelmekte, işçiler yoksullaşmaktadır. Türkiye uluslararası sermaye için ucuz emek cenneti haline getirilirken, Türkiye işçi sınıfı ağır bedeller ödemektedir” dedi.

“2020 asgari ücreti daha yılın ikinci ayında açlık sınırının altına düşmüştür” diyen Sarı, uygulanan ekonomik politikaların gelir dağılımında işçilerin aleyhine sonuçlar doğurduğunu ifade etti ve “Pandemi sürecinde milyonlar daha da yoksullaşırken bir avuç sermaye sahibi ise karlarını katlamıştır. Çarklar dönerken, işçiler sağlıklarını ve yaşamlarını kaybederken patronlar zenginleşmiştir. Bu adaletsizliği gidermek için insan onuruna yaraşır bir asgari ücret belirlemek şarttır. 40 yılı aşkın bir süredir uygulanan saldırgan sermaye yanlısı politikalar nedeniyle gelir dağılımı işçilerin aleyhine bozulmaktadır. 1978’de kişi başına milli gelirin yüzde 3,4 üzerinde olan asgari ücret, aradan geçen 42 yılda kişi başına milli gelirin yüzde 40 altına düştü. Bu adaletsizliğe son vermek şarttır; özellikle de pandemi koşullarında bu adaletsizliği gidermek milyonlarca işçi ve ailesi için yaşamsal bir önemdedir” diye konuştu.

Asgari ücret tespitinde işçinin ailesinin de hesaba katılması gerektiğini söyleyen Sarı, asgari ücrete ilişkin taleplerini şu şekilde sıraladı; “Ülkemizde asgari ücret antidemokratik bir biçimde belirlenmektedir. Çoğunluğu hükümet ve işveren temsilcilerinin oluşturduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda karar oyçokluğu ile alınıyor ve kesin nitelik taşıyor. Asgari ücret tespit süreci Türkiye’nin en büyük ücret pazarlığı olmasına karşın bu pazarlıkta işçilerin ve sendikaların elinde grev hakkı yoktur. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, 2021 asgari ücretine dair taleplerimizi bir kez daha tekrarlıyoruz:

·  Salgın döneminde asgari ücret farklı hesaplanmalıdır. Brüt asgari ücret net olarak ödenmelidir!

·  2021 asgari ücreti Covid-19 salgınının hanelere getirdiği yeni yükler dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

·  Bütçeden asgari ücrete nakit desteği sağlanmalıdır.

·  Asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılmalı, tüm ücretlilerin asgari ücret kadar gelirinden vergi alınmamalıdır.

·  Salgın döneminde asgari ücret SGK işçi primleri bütçeden karşılanmalıdır.

·  Asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, ailesi de esas alınmalıdır.

·  Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.

·  Asgari ücret bütün işçi ve memurlar için ortak saptanmalıdır.

·  2021 asgari ücreti net 3.800 TL olarak saptanmalıdır.

Asgari ücretlinin asgari ücretini belirleyenler uzaktan masa başında değil; sokakta, pazarda, halkın içinde asgari ücreti belirleyin"

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası