Ege Postası
Geri

Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye çok sert 'statü' tepkisi

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin "statü" çıkışına dair "İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta" dedi. "Çok seviyorsan; eline bir rozet alıp İmralı’ya git ve Abdullah Öcalan’ın yakasına tak" diyerek Bahçeli'ye seslenen Dervişoğlu, "Ne söylerse söylesin ayağa kalkan bir seyircisi de var. Çok seviyorsan rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak da yanına al. 57 senelik çınar Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın" şeklinde konuştu. Mutlak butlan tartışmalarını hatırlatarak "Şantaj altında bu komisyon masasına oturan CHP’ye de seslenmek istiyorum" diyen Dervişoğlu, "Tutuklu yargılamanın olağan hale geldiği bir ülkede, en iyi ihtimalle tutuksuz yargılanması gerekenlerin, Öcalan denen insan müsveddesinden daha kötü muamele görmesi size garip gelmiyor mu?" diye sordu.
Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye çok sert 'statü' tepkisi
Haberler / Politika
25 Şubat 2026 Çarşamba 11:54
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.

Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında kurulan komisyonda tamamlanan ortak rapora değinen Dervişoğlu, "Yazılanların bir kısmı komik, bir kısmı ise trajiktir. Komiktir çünkü: Meclisi 23 Nisan törenlerinden ibaret gören, istişareyi ve yasama sürecini yıllar önce mülga eden Cumhur İttifakı, Meclis’in temsil kabiliyetini fark etmiştir(!) Buna da yeni ittifak ortaklarının, bizzat İmralı’nın projesi vesile olmuştur. Yine komiktir, zira aynı rapor; aylardır yapılan toplantılar, sergilenen mangal şovları ve kendinden çok emin açıklamalara rağmen örgütün silah bırakmadığını da itiraf etmektedir. Trajiktir çünkü 'devlet projesi' olarak tarifledikleri, çok ulvi amaçlar yükledikleri bu asrın projesine 'katkı verenler' için ekstra yasal koruma yani dokunulmazlık talep edilmektedir. Yine trajiktir çünkü; kelimelere takla attırarak, kavramları eğip bükerek bir yere varacaklarını zannediyorlar. Silahla bölemediklerini, zihinleri bölerek gerçekleştirmek istiyorlar. Yıldırmak, razı etmek istiyorlar. İlan ediyorum: Avuçlarını yalayacaklar" dedi.

"'Suça sürüklenmiş masum teröristler mi' diyecekseniz?"

Sözde ortak raporun tel tel döküldüğünü savunan Dervişoğlu, "Teröristin topluma adapte olup olmadığını, mutlu olup olmadığını; yürütme, kendi içinde bir mekanizma ile izleyip rapor edecekmiş! Her infaz indirimi ile sokaklara salınan katillerden; kadınları, çocukları, Cumhuriyet yurttaşlarını koruyamayan yürütme; bomba yapma, patlatma, dağda yaşama, silah kullanma eğitimi almış bu teröristleri; trafikte sürücü, evlerimizde komşu, belediyede memur yapacak sonra da izleyip raporlayacakmış. Ne diyeceksiniz mesela? Bunları nasıl tanımlayacaksınız? 'Suça sürüklenmiş masum teröristler mi' diyecekseniz? Bu memlekette 40 sene bölücü terör yaşanmış, kimse kardeşiyle teröristi karıştırmamış. Yaptığınız niye ihanettir biliyor musunuz? Siz, tam da bu kardeşlik duygusunu dinamitliyor, insanlık düşmanlarını Kürt’e temsilci diye atıyorsunuz! Ne halt ettiğinizi gerçekten düşündünüz mü? Böyle zehirli bir fikri, bu topraklara nasıl akıttınız? Hiç mi Allah korkunuz yok! Hiç mi vatan mefhumunuz yok! Hiç mi insan sevginiz yok! Sınırlardaki mayınları kaldırıp, vatandaşların arasına bu mayınları nasıl döşersiniz? Soruyorum: Bunu nasıl yaparsınız? Böyle bir ihanete nasıl sebep olabilirsiniz?" ifadelerini kullandı.

"İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "İmralı'nın statüsü" çıkışına değinen Dervişoğlu, "Türk siyasetinin en büyük zaaflarından biri kavramları kaybetmesi, bilerek yok etmesidir. Bugün gelinen noktada, Bahçeli’nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan 'İmralı’nın statüsü' tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur. Ve bu tartışma masum değildir. İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta. Statü; devletler için olur.

Statü kavramını İmralı ile yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilidir. Bu dil, geçmişte 'çözüm süreci' adı altında denendi, sonuçlarını bu millet kanıyla ödedi. Yine 'kurucu önder' ifadesi; dil sürçmesi değil, bir zihniyet beyanıdır. Bir terör örgütünün elebaşını, ima yoluyla dahi olsa 'kurucu', 'önder', 'merkez' gibi kavramlarla anmak; devletin kurucu iradesine hakarettir, şehitlere ihanettir, hukuka karşı işlenmiş bir suçtur" şeklinde konuştu.

“İmralı, bir siyasal adres değil Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır”

İmralı üzerinden yeni bir merkez inşa etmeye çalışan her yaklaşımın, ister istemez devletin kurucu felsefesini pazarlık konusu yapacağına işaret eden Dervişoğlu, "Bu, milliyetçilik değil; stratejik körlüktür. Devlet, terörle konuşmaz, hükmeder. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; terörle müzakere eden bir yapı değildir. Teröristten 'denge unsuru' çıkaramaz. Cezaevlerini siyasal koordinat yapmaz. İmralı’nın adı geçtiği her yerde devlet kaybeder, terör kazanır. Çünkü terör, tam da bunu ister; sembolleşmek ister! İmralı diye diye; aslında terör örgütünün, onun cani başının ve mensuplarının emellerine hizmet ediyorlar. İmralı, bir siyasal adres değil Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır. Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin; yanlıştır, tehlikelidir ve tarih önünde sorumluluk doğurur. Devlet, kelimelerle yıkılmaz sanılır. Oysa devletler önce dilden düşer; kelimeler gevşediğinde kavramlar çözülür, meşruiyet aşınır, egemenlik tartışılır hâle gelir. Kimse o caniye yeni bir statü kazandırmaya kalkışmasın. Onun statüsü, ehli vatanın gözünde değişmez. O şeytan evladının ismi de cismi de bellidir. O canidir, emperyalizmin kölesi ve kuklasıdır, bebek katilidir, bölücü bir haindir ve Türkiye düşmanıdır" dedi.

"Çok seviyorsan yakasına rozet takıp eş başkan olarak yanına al"

Dervişoğlu, "Neymiş, bir sürece büyük katkılarda bulunmuş. O katkıların da karşılıksız bırakılmaması gerekliymiş. Bu yüzden bir statü kazandırılması icap ediyormuş. Kafaya bakın kafaya! Çok seviyorsan; eline bir rozet alıp İmralı’ya git ve Abdullah Öcalan’ın yakasına tak. Bir de gel bu grup salonuna, İYİ Partililer ben ne deyince ayağa kalıyor onu gör. Bunu neden söyledim biliyor musunuz? Ne söylerse söylesin ayağa kalkan bir seyircisi var. İnsan neler söylendiğine kulak kabartmaz mı? Bu ifadeler Türkiye’yi nereye götürür hiç düşünmez mi? Ne derse ayağa kalkıp alkışlıyorlar. Çok seviyorsan rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al.

57 senelik çınar Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın. Sonunda bu millet hem senden kurtulur hem de Abdullah Öcalan belasından" diye ekledi.

"Yeni bir çözüm süreci üzerinden anayasa değişikliğine hazırlanıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni bir çözüm süreci üzerinden, bir anayasa değişikliğine hazırlandığını vurgulayan Dervişoğlu, "Bu sayede yeniden aday olabilecek ve mümkünse iktidarını istediği birisine devredebilmenin hem fiili hem de yasal çerçevesini oluşturabilecek. Gözümüzün önünde sergilenen müsamerenin, Erdoğan'ın iktidarını sürdürmesinden başka bir amacı yoktur. Ortaya atılan jeopolitik hikayelerin, demokratikleşme masallarının gizlemek istediği tek gerçek budur. Şunu aklımızda tutmamız lazım. Böyle bir iktidarın ne çözümcülüğü ne demokratlığı ne de milliyetçiliği samimi ya da hakiki olabilir. Sözlükten kafiye seçer gibi, dolaptan gömlek seçer gibi kendilerine kimlik buluyorlar. Bu iktidar için tek hakikat, kendini devam ettirmek ve hiçbir kanuna, kuruma hesap vermeden hiçbir devlet düsturuna uymadan kamu kaynaklarına sahip olmaktır. Onları dilediği gibi pay etmek ve sarayın etrafındaki hendeği sağlam tutmaktır. Bu uğurda istismar edemeyecekleri hiçbir değer, yıkmaktan imtina etmeyecekleri hiçbir cumhuriyet kurumu da yoktur. İktidarın bu telaşını, kendi meşrebince milliyetçiliğe veya demokratlığa yoranların ise tek beklentisi, önlerine düşecek kırıntılardan nasiplenebilmektir" dedi.

"Şantaj altında komisyon masasına oturan CHP’ye seslenmek istiyorum"

Mutlak butlan tartışmalarını hatırlatarak "Şantaj altında bu komisyon masasına oturan CHP’ye de seslenmek istiyorum" diyen Dervişoğlu, "Tutuklu yargılamanın olağan hale geldiği bir ülkede, en iyi ihtimalle tutuksuz yargılanması gerekenlerin, Öcalan denen insan müsveddesinden daha kötü muamele görmesi size garip gelmiyor mu? En fazla bakan imzasıyla icra edilebilecek onlarca adli ve idari işlemin, iktidarın umurunda bile olmaması size garip gelmiyor mu? Öcalan’ın çalışma şartları iyileştikçe, hapisteki muhalif siyasetçilerin koşullarının daha da kötüleşeceğini gerçekten anlamıyor musunuz? Öcalan rahatladıkça, bırakın muhalefeti, siyasetin imkansız hale geleceğini görmüyor musunuz?" diye sordu.

“Kora kor mücadele edebileceğim bir CHP istiyorum”

Türk milletinin bu iktidarı öyle ya da böyle değiştireceğinin altını çizen Dervişoğlu, "Emin olun ki, ben Türkiye’nin selameti için 'bizim yolumuz doğrudur' diye 'kora kor mücadele edebileceğim' bir CHP istiyorum. Kalkınma yollarının kavgasını vermek, orta direğin dertlerini biz daha iyi çözeriz demek istiyorum. Mücadele edebileceğimiz bir Türkiye inşa etmenin yolu ise hassasiyetlerde birleşmekten geçer. Devleti, devlet aklının iplerini çözmüşlerin elinden kurtarmaktan; Cumhuriyeti, onun ruhuyla kavga edenlerden kurtarmaktan; Türk milletini, Iraklaşmaktan, Lübnanlaşmaktan korumaktan geçer. Bu şantaja boyun eğmeyin! Buradan sesleniyorum: Kendi varlığınızı çok önemsemeyin. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun diye yola çıkmışız!  Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti, O’nun kurduğu partiden çok daha fazla önemsemenin vakti gelmiştir. Korkunun ecele faydası yoktur. Siz korkmayın ki, ecelin kendisi korksun. Siz korkmayın ki, kendisini Cumhuriyet’e cellat bellemiş olanlar korksun!" ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası