Erdağ açıklamasında, kullanılan dilin sadece talihsiz değil, bilinçli bir ayrıştırma ve düşmanlaştırma politikası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“‘100 yıllık narkoz’ demek, bu ülkenin bağımsızlık mücadelesine, Cumhuriyet’in kurucu iradesine ve halkın ortak değerlerine alenen hakaret etmektir. Bu sözler cehaletin değil, kasıtlı bir ideolojik körlüğün ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılayarak sendikacılık yapılmaz!”
“Homo laikuslar” ifadesine de sert tepki gösteren Erdağ, bunun açık bir nefret dili ve toplumu hedef gösterme olduğunu vurguladı:
“Bu ifadeler, milyonlarca yurttaşı ötekileştiren, hedef haline getiren son derece tehlikeli bir zihniyetin dışavurumudur. Sendika başkanı sıfatı taşıyan birinin ağzından çıkan bu sözler, emekçileri birleştirmek yerine birbirine düşman etmeyi amaçlamaktadır. Bu, sendikacılık değil; açıkça toplumsal fay hatlarını kaşıyan bir provokasyondur.”
Erdağ, Memur-Sen yönetiminin emekçilerin gerçek sorunlarından koptuğunu da belirterek ekonomik kriz, yoksulluk ve güvencesizlik karşısında suskun kalınmasına dikkat çekti:
“Bugün milyonlarca kamu emekçisi geçim derdiyle boğuşurken, iktidarın politikalarına tek kelime edemeyenlerin Cumhuriyet’e saldırarak gündem yaratmaya çalışması ibret vericidir. Emekçinin sofrasındaki ekmek küçülürken, onların derdi ideolojik nefret üretmek olamaz!”
Açıklamasının sonunda net bir çağrı yapan Erdağ şu ifadeleri kullandı:
“Tüm Yerel-Sen olarak buradan açıkça belirtiyoruz. Cumhuriyet bu ülkenin onurudur, laiklik bu halkın güvencesidir, emek mücadelesi ise bizim kırmızı çizgimizdir. Hiç kimse bu değerlere dil uzatamaz! Bu dili reddediyoruz, bu zihniyete boyun eğmiyoruz!”