Ege Postası
Geri

Eczanede başlayan mesaisi tarlada bitiyor

İzmir'in Menemen ilçesinde eczacılık yapan Yeliz Dermancı (49), gün içinde iş yerinde hastalara şifa dağıtırken, mesai sonrası ve tatil günlerinde ise tarlada çiftçilik yapıyor. Dermancı, “Eczanemle tarla yakın olduğu için öğle arası da dahil her bulduğum fırsatta geliyorum. Hatta bazen önlüğümle tarlaya, şalvarımla eczaneye gidiyorum” dedi.
Eczanede başlayan mesaisi tarlada bitiyor
Haberler / Güncel
8 Ağustos 2026 Cumartesi 11:28
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Yeliz Dermancı, 2011 yılında çiftçiliğe de merak salarak tarımsal üretim yapmaya başladı. Çiftçiliği daha profesyonel yapmak için Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarım Bölümü’nü de okuyan Dermancı, “28 yıllık eczacıyım, 14 yıldır da tarımla iç içeyim. Amatör olarak tarımsal üretim yapmaya çalışıyorum. Profesyonelleşmek için ikinci üniversite olarak tarım okudum. Tarım teknikeriyim" dedi.

'ÖNCE ÇOK GELEN AĞAÇLAR YILLAR GEÇTİKÇE AZ GELMEYE BAŞLADI'

Menemen'e taşınarak 2011 yılında kendi eczanesini açtığını söyleyen Dermancı, “Aynı yıl Emiralem köyüne taşındık. Bir anda iki çocuğumuzun yanına yüzlerce ağacımız, bir sürü sokak hayvanımız oldu. Bahçeyi aldığımızda mandalina ağaçları vardı. Çok fazla boş alan vardı, o alanlara zeytinle ve meyve ağaçlarıyla doldurduk. Çocuklarımız seviyor diye erik diktik. Bahçede önce sayısı çok gelen ağaçlar yıllar geçtikçe az gelmeye başladı. Çiftçi olabilmek için daha çok ağaç dikmem gerektiğini düşündüm, dağda bir yer daha satın alıp oraya 1300 tane ağaç diktik. Bataklık olan kaynak suyu vardı, orayı kocaman bir gölet yaptık. Enerjimizi de güneş enerjisinden kullanıyoruz. Ağaç dikmek keyifli ve bütüne hizmet ettiğimizi hissediyorum” ifadelerini kullandı.

'DOĞA DOSTU TARIM YAPMAK SEÇENEK DEĞİL, GELECEK İÇİN SORUMLULUK'

Pestisit kullanmadan tarımsal üretim yapmaya öncelik verdiklerini aktaran Dermancı, “Mandalinada feromon tuzaklar kurduk. Eczacı olduğum için zaten botanik, farmakognozi dersi aldım. Bitkisel ilaç yapmak ve denemek ayrı bir zevk, mandalina da başarılı olduk. Çilekte kurşuni küf hastalığında bakteriyel bir uygulama yaptım, çok başarılı oldu. Eczacılığımı da kullanarak yaptığım bitkisel formülasyonlarla denemeler yapabilmek çok keyif veriyor. Bunu sertifika sürecine de taşımak gerekiyor. Organik tarım sertifikası sürecindeyiz. Artık doğa dostu tarım yapmak seçenek değil, gelecek için sorumluluğumuz. Aile çiftliklerine çok önem veriyorum. Hepimizin temiz üretilmiş ürünler yiyebilmemizi sağlayabilecek bir sistem" diye konuştu.

'ÖNLÜĞÜMLE TARLAYA, ŞALVARIMLA ECZANEYE GİDİYORUM'

Köyde hayatın çok erken başladığını, mesai öncesi saat 08.00'e kadar çiftlikteki işleri tamamladıklarını aktaran Dermancı, “Eczanemle tarla yakın olduğu için öğle arası da dahil her bulduğum fırsatta geliyorum. Hatta bazen önlüğümle tarlaya, şalvarımla eczaneye gidiyorum. Eczaneyi kapattıktan sonra tekrar tarlaya geliyorum. Hafta sonları da sürekli tarladayız. Tatillerimizde de çiftlikte olmayı çok seviyoruz” dedi.

Dermancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hayalim; uçtan uca tamamen organik sertifikalı bir şekilde bütün ürünlerini kendim ürettiğim ve konserveleştirdiğim bir tesisimizin olması. Buna çocuklarımızı da dahil etmek istiyoruz. Kızım Eczacılık Fakültesi kazandı. Bir hayalim de eczaneyi kızıma devredip tam zamanlı çiftçi olmak." (DHA)

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası