Ege Postası
Geri

Ercan Tatı’dan NEO TV'de çarpıcı değerlendirmeler; 'Bütün suçlar Görkem Duman’ın mı?'

NEO TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Haftasonu programında,  Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtlayan eski Buca Belediyesi Başkanı Ercan Tatı, ilçede yürütülen soruşturmalar, belediyenin mali yapısı ve Buca Cezaevi alanına ilişkin planlar hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tatı, "Belli ki İddianame biraz iddialı çıkacak. Bu konuşulanlardan. Bir kere ben şöyle söyleyeyim. Şu anda belediye başkanımız Sayın Görkem Duman. Herkes onun üzerine gidiyor. tamam gene söylüyoruz etik değildi ama gitti bir tatile, gitsin. Bütün suçlar Görkem Duman’ın mı? Kardeşim Görkem Duman bütün Buca'yı 1 yılda mı bu hale getirdi. Bu bir önceki yönetime kadar gider. Yani burada belli ki bir sistem var. Belli ki bir ufak da dönen, bakın çok büyük iş olduğunu zannetmiyorum" dedi.
Ercan Tatı’dan NEO TV'de çarpıcı değerlendirmeler; 'Bütün suçlar Görkem Duman’ın mı?'
Haberler / Yerel Politika
14 Şubat 2026 Cumartesi 18:48
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGE POSTASI- NEO TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Haftasonu programında,  Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtlayan eski Buca Belediyesi Başkanı Ercan Tatı, ilçede yürütülen soruşturmalar, belediyenin mali yapısı ve Buca Cezaevi alanına ilişkin planlar hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 

“Sürekli aynı konuyu konuşmaktan üzgünüm”

Programda konuşmasına ülke ve kent gündeminin geri planda kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek başlayan Tatı, Buca’ya ilişkin iddiaların kamuoyunu meşgul etmeye devam ettiğini söyledi.

Tatı, İzmir’in turizm ve tarım potansiyelinin konuşulması gerektiğini vurgulayarak, yaşanan gelişmeler nedeniyle gündemin sürekli soruşturmalara kilitlendiğini ifade etti.

Operasyon iddiaları: “Bir telefon kaydıyla başladı”

Eski başkan, sürecin bir otelde yürütülen denetim sırasında ortaya çıkan iletişim kayıtlarıyla derinleştiğini öne sürerek, bazı kişilerin belediye ile vatandaş arasında “aracılık” yaparak menfaat sağladığı iddialarının soruşturmanın temelini oluşturduğunu söyledi.

Ruhsat süreçleri ve sonrasında yaşanan gelişmelerin “çorap söküğü gibi” ilerlediğini belirten Tatı, itirafçı beyanlarının dosyanın kapsamını genişletebileceğini dile getirdi.

“Soruşturma genişleyebilir, yeni gelişmeler olabilir”

Soruşturmanın henüz tamamlanmadığını savunan Tatı, dosyanın geçmiş yıllara uzanabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

Dosyanın yalnızca bugüne ait olmadığını, İmar ve ruhsat işlemlerinin de incelemeye dahil edilmesi halinde kapsamın büyüyebileceğini, Yeni gözaltı ve ifadelerin gündeme gelebileceğini ifade etti. “Bu bir depremdi, artçıları olacak” sözleriyle sürecin devam edeceğini öne sürdü.

Belediyenin mali durumu: “Kredi bulmakta zorlandılar”

Belediye çalışanlarının maaşlarının ödenmesine ilişkin de konuşan Tatı, yaklaşık 365 milyon liralık kredi sürecinde finansman bulmanın kolay olmadığını belirtti.

Kredinin dış destekle değil, belediyenin kendi girişimleriyle sağlandığını ifade eden Tatı, birçok bankanın mali tablo nedeniyle kredi vermekte isteksiz davrandığını söyledi.

Tatı, "Buca Belediyesi'nde çalışanlar bu hafta içerisinde bütün alacaklarını aldı. Kim ödedi onu? Belediye ödedi ama nasıl ödendi derseniz. 365 milyon lira bir kredi olayı vardı ya. Belediyenin finansal mali durumu kötü göründüğü için her bankada, İller Bankası vermiyor bir kere. Her banka kredi vermiyor. Kredi bulmakta zorlandılar. Biraz uğraştılar. Hiç olmazsa maaşlar karşılayacak şekilde. Ucu ucuna son anda yetiştirdiler. Kim verdi diye yani büyükşehir göndermedi. Kendileri kredi buldu. Her ne kadar riski bir kredi de olsa en azından." dedi.

“Bir yılda bu tablo oluşmaz”

Görevdeki Belediye Başkanı Görkem Duman üzerinden yürütülen eleştirilerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tatı, sorunların geçmiş yönetimlere uzanabileceğini savundu.

“Bir yılda bir ilçenin bu hale gelmesi mümkün değil” diyen Tatı, belediyelerde kurumsal disiplinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

"Bütün suçlar Görkem Duman’ın mı?"

Belli ki İddianame biraz iddialı çıkacak. Bu konuşulanlardan. Bir kere ben şöyle söyleyeyim. Şu anda belediye başkanımız Sayın Görkem Duman. Herkes onun üzerine gidiyor. tamam gene söylüyoruz etik değildi ama gitti bir tatile, gitsin. Bütün suçlar Görkem Duman’ın mı? Kardeşim Görkem Duman bütün Buca'yı 1 yılda mı bu hale getirdi. Bu bir önceki yönetime kadar gider. Yani burada belli ki bir sistem var. Belli ki bir ufak da dönen, bakın çok büyük iş olduğunu zannetmiyorum ama rüşvet rüşvettir. Hırsızlık hırsızlıktır, küçüğü büyüğü yok. O yüzden çalışan arkadaşların da çok hassas ve çok dikkatli olması lazım. Bütün gözler belediye ve belediye çalışanların üzerinde. Türkiye'de büyük bir işsizlik var ve deniyor ki; Buca Belediyesi'ni söyleyeyim ‘1000 kişilik yerde 3000 kişi çalışıyor bir de bu kadar para alıyorsunuz.’ Ya insanlar bunu diyor susturamazsınız. Herkesin gözü belediye ve belediye çalışanların üzerindeyken çok çok daha hassas olmaları gerekir. Umarım burada biter. Umarım bu kadarla kalır. Tedirginliklerim çok. İnşallah genişlemez.

İmar eleştirisi: “Aynı sokakta 4 kat ve 14 kat nasıl olur?”

İlçedeki yapılaşma düzenine de değinen Tatı, farklı yüksekliklerde verilen ruhsatların kamu vicdanını zedelediğini belirterek imar kararlarının teknik gerekçelerle açıklanması gerektiğini söyledi.

Plansız büyümenin kaçak yapılaşmayı teşvik ettiğini ifade eden Tatı, rant baskısının yerel yönetimler üzerindeki en büyük risklerden biri olduğunu dile getirdi.

Tatı, "Yüksek bir yerine. Mesela hipodroma. Hipodromu şeref türbüne çıkıyorum. Tüm Buca ayaklarımın altında. Ben inşaatçı, gıdacıyım. Baktığımda Yan yana iki bina. Bir tanesi nasıl 14 kat ve 12 katlı olup öbürü 4 katta kalır? Düşünüyorum, buna nasıl ruhsat verirsiniz? Eğer burası 12 kat 14 kat ruhsat veriyorsanız tamam niye verdiniz demiyorum. Bunu niye 4 kat verdiniz? Bunun niye hakkını yediniz? Veya 4 kat ise bu ne yaptı da 14 kat oldu?" diye konuştu.

“Belediye başkanının en büyük dayanağı yasadır”

Tatı, belediye yönetimlerine hukuki zeminden ayrılmamaları çağrısında bulunarak yerel yönetimlerin karar süreçlerinde mevzuata sıkı şekilde bağlı kalması gerektiğini söyledi.

Belediye başkanlarının görev süresince yalnız kaldığını ifade eden Tatı, yöneticilerin “tek gerçek rehberinin yasa” olduğunu vurguladı.

Parti içi özeleştiri: “Önce kendimizi düzeltmeliyiz”

Tatı, mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi içinde de özeleştiri yapılması gerektiğini belirterek yerel yönetim performansının siyasi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

İlçelerde oy kaybı yaşandığını savunan Tatı, yerel yönetimlerin hizmet üretme kapasitesinin seçmen davranışını doğrudan etkilediğini ifade etti.

"Görkem Bey'in belediye başkanı olması için. Hiç bu kadar çalışmamıştım"

Tatı, " Son seçimde çalıştığım kadar hiç çalışmamıştım. Sırf Görkem Bey'i tehlikeyle gördüğüm için Görkem kardeşimizin veya Görkem Bey'in belediye başkanı olması için. Hiç bu kadar çalışmamıştım. O yüzden önce bu kadar emek veren bir insan olarak daha sonra soyu sopu gelmişi geçmişi Buca mezarlığında gömülü bir insan olarak, Buca'nın eski Belediye Başkanı olarak 10 yılını İl Genel Meclisi üyesi olarak Buca'nın köylerine vermiş insan olarak canım acıyor. Ve ben kardeşlerimin, arkadaşlarımın Buca iktidarının başarılı olmasını istiyorum. Ve şu lafı söylemek çok acı. Şu anda seçim olsa şu parti kazanır bu çok acı bunun için karamsarlığa kapılmayın. Bunlar 1,5 yılda oldu. Önümüzdeki 3,5 yılda toparlanır ama kendimize gelmemiz lazım.

"Sorunlu ilçelerimiz var"

‘İzmir Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesi’ deniyor ya. Ancak son seçimler gösterdi ki. Başka kalelerimiz de var. Ve gidişattan memnun olmayan özellikle yerel yönetimlerden memnun olmayan büyükşehir açısından demiyorum. Bakın bana göre tek iyi giden büyükşehir. Büyükşehir lokomotif vazifesini görüyor. Ancak ilçelerde dağılma var. Arkadaki vagonlar dağınık gidiyor. Ve ilçe ilçe oy kaybımız var. Ben demiyorum ki Karşıyaka, Narlıdere bunlar zaten Cumhuriyet Halk Partisi'nde kızsalarda Cumhuriyet Halk Partisi var ama sorunlu ilçelerimiz var.

Benim açımdan söylersem ben daha önce bu işleri yaşamış bir insan olarak Sayın Cemil Tugay'ın mı ilçe belediye başkanlarıyla derdi var? İlçe belediye başkanlarının mı Cemil Tugay'la derdi var? Şimdi nasıl Görkem Bey’e diyoruz ki ‘sen Buca’da teksin’. Cemil Tugay da İzmir'de tek. Yani onun da etrafını beslemek lazım. Onun da gittiğiniz zaman projelerinizi anlatmak lazım. Yani sorun götürmek iş değildir. Politika üretmek gerekiyor aslında. Ama o sorunun karşısında çözüm veya çözüm önerileri sunarsanız Sayın Belediye Başkanı, bu adam siz daha ciddi dinler. İlçe ve hediye başkanları için de aynıdır. Herkes sorun getirir. Ama sorunun karşısında çözüm veya çözüm önerisi getirenler sizin gerçek dostunuzdur."

Büyükşehir vurgusu: “Lokomotif Büyükşehir”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarını ise ayrı değerlendiren Tatı, kentin ana projelerinde ilerleme olduğunu belirterek Büyükşehir’in “lokomotif görevi” gördüğünü söyledi.

Bu noktada mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile önceki dönem Belediye Başkanı Tunç Soyer dönemlerinde başlayan yatırımların sürdürülmesinin önemli olduğunu dile getirdi.

Tatı, "Hakkını yemeyelim Tunç Soyer başladı metroyu ve kuvvetli bir şekilde Sayın Cemil Tugay metro olacak dedi. 2027'de ışıklar görüldü. Siz ilçe işini bırakın. Şu anda ilçede görev yapanlar gitsinler o metro inşaatında çalışanlara önüne bir demlik koysunlar çay versinler. Mecazi konuşmuyorum yani. Çünkü biz insanlara evet bizim ilçe başkanımız gitmiştir, şu olmuştur, bu olmuştur ama bakın hizmet üretiyoruz diyebilelim. Bunun için de lokomotifiniz orada." dedi.

Buca Cezaevi alanı tartışması yeniden gündemde

Tatı’nın en dikkat çekici değerlendirmeleri ise eski cezaevi arazisine ilişkin oldu. Alanın geçmişte adliye ve geniş rekreasyon alanı olarak planlandığını belirten Tatı, sonrasında projelerin değiştiğini söyledi.

Projeye ilişkin karar süreçlerinde İller Bankası’nın etkili olduğunu öne süren Tatı, konut ağırlıklı planlamanın ilçenin trafik ve nüfus yoğunluğunu artıracağı görüşünü dile getirdi.

Tatı Buca cezaevi alanı ile ilgili değerlendirmeleri şöyle:

"Şimdi Buca cezaevi gündeme oturdu. 78 bin metrekare bir alan, bir bölümünü belediye toplantısına geldi.Ben orayı belediye başkanıyken, gidip Başsavcı ile görüşüp ortasına bir adliye binası yapmak için proje yapmıştım. Olduğu gibi etrafı da rekreasyon alanı. 78 bin metrekare alan. Çünkü Buca’nın bir yeşile ihtiyacı var ama bir adliyeye de ihtiyacı var. Ve o etrafı, şu dörtgenin hepsinin esnafı dolaştım. Sakın dedim mülkünüzü satmayın. Buraya meydan ve adliye gelecek.

"Binali Yıldırım'a gitti, baskı yaptı, iptal oldu"

Nasıl olduysa benden sonraki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adayı ‘bu olursa Ercan Tatı projesi olacaktır’ diye Binali Yıldırım'a gitti, baskı yaptı, iptal oldu. Nereden nereye geldik? Sonra duydum, cezaevi yıkıldı. Ben hala bekliyorum. Bir tane meydanımız yok. Ya otopark olacak, ya deprem toplanma alanı olacak. Bir laf çıktı ortaya. Ya İller Bankası'na izin alın. İller Bankası nedir? İller Bankası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı bir kurumdur. İller Bankası ne iş yapar? Evet. Siz duyuyorsunuz İller Bankası, İller Bankası ne iş yapar bilmiyorsunuzdur. İller Bank'ı zannediyorsunuz ki sıradan bir banka. İller Bankası Türkiye'nin yerel yönetimlerine finansman ve teknik destek sağlar. İller Bankası demiş ki; metro istasyonu oraya olacaktı. Biraz daha sevindim etrafa etkisi olur diye. Metro istasyonu buraya yapmayacaksınız. Neden? Nedeni yok. Biz kabul etmiyoruz. Ve İller Bankası kabul etmediği için oradan metro istasyonu kalktı. Yeni bir güzergah yapıldı.

"Bu kararı nasıl onayladınız?"

İller Bankası şu okuduğum projede, tam bir bölümün okuyabildiğim projede, %50, %50 diyor ya, %50 konut. %50 konut en az 500-600 konut demek. 500-600 araç demek. Bizim zaten en büyük sıkıntımız Menderes Caddesi'nde araç. Geri kalanı yeşil. Ama yeşilin içinde okul var, kreş var, bilmem ne var. Yani sana 10 dönüm bir park yapacaklar. Bizim yeşil yeşil diye bağırmamız geçecek. Buca cezaevinin değil, Buca’ya oturun bir sandalye koyalım, 100 kişiye soralım. Bu cezaevinin ne olmasını istiyorsunuz? Bakın 90'ın yeşil alan olsun der. Siz halkın böyle istediği bir yerde bu kararı nasıl onayladınız?

"Çağdaş Kaya olsaydı, geçirmezdi"

Kaldı ki bu karar nasıl alındı? Çünkü ben el kaldıran arkadaşlarıma bakıyorum. 2 yıldır, 3 yıldır cezaevi içerisinde eylem yaptılar. Kendileri kampanya düzenlediler. Bizim milletvekillerimiz geldi kampanyaya destek oldu, imza verdi ‘Yeşil alan olsun’ diye. Meclis üyelerimiz ‘yeşil alan olsun’ diye imza verdi. Dernekler yeşil alan olsun diye imza verdi. ‘Yeşil alan olsun’ diyenler inşaat olsun diye parmak kaldırdı. Ne değişti? Yani bu düşüncenizi değiştiren nedir? Ben onu merak ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tabii ki partilerde bir disiplin olur.Grup kararı diyebilirsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi toplandı grubu. Evet ben orayı yeşil istiyordum ancak grup olarak böyle bir karar aldık. Hangi grup? Grubun başkanı kimdi? Grubun başkanı yok. Çağdaş Kaya’ydı. Ayrıldı. Ve Çağdaş Kaya olsaydı, Çağdaş Kaya bu gruptan bunu geçirmezdi.

Ben Çağdaş Kaya'yla da görüştüm. Geçirmezdi. Veya ‘durun bakalım’ derdi, ‘bir inceleyelim’ derdi. Nereden, ne kaçırıyorsunuz ki patır kütür onayladığınız, 3 yıldır, 5 yıldır yeşil yeşil dediğiniz yere bir anda elinizi indirdiniz, boyunuzu kaldırdınız. Hayır, binaya ranta demiyorum.

"Bugün oynayanlar meclis üyesi arkadaşlarım dahil figüran"

Asıl endişemi söyleyeyim mi? 3 yıl, 5 yıl, 10 yıl once Bir senaryo çizeyim size. İçinde milletvekillerin de olduğu, ancak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin milletvekillerinin de olduğu, yerel yönetimin de olduğu bir grup bu işe karar veriyor. Bir senaryo yazılıyor. Bugün oynayanlar meclis üyesi arkadaşlarım dahil figüran. O oynanıyor. Siz yeşil yeşil diye bağırdığınız zaman böyle bir senaryo yazılıyor. Şu kadar yeşil gösterelim. Göstermelik yeşil olması lazım. Şu kadarını bina yapalım. Ve İller Bankası'nın ilk kez bu kadar inadını görüyorum.Demek ki yukarıdan o kadar baskılar ki buraya şu olacak bu olacak. Herkes de köşe kapmasını oynamış. Bize sadece film izlemek kalmış. Arkadaşlar ezberi bozun. Bakın ezberi bozun.

'Görkem gel bu ezberi boz'

Kalkın Buca'nın meclisi ve Buca Belediye Sayın Görkem Duman kardeşime de diyorum. ‘Görkem gel orada otur ben de senin arkanda olacağım. Bu ezberi boz. Buca’nın yeşile ihtiyacı var arkadaşlar. Buca’nın bir toplama bölgesine ihtiyacı var."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası