İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde 75 saat sonra cansız bedenlerine ulaşılan ikizler Çınar ve Sayra Alpgündüz'ün anneleri Tülin Batmaz, 3 yıl önce evlatlarının adını yaşatmak için Sayra&Çınar Vakfı'nı kurdu. Vakıf aracılığıyla kütüphaneler ve çeşitli yardım projeleri hayata geçirilirken, binlerce öğrenciye eğitim ve kırtasiye desteği sağlandı.

Batmaz, Ağustos 2025'te Elazığ dönüşü Sivas yakınlarında yeğeninin kullandığı aracın şarampole yuvarlanması sonucu ağır yaralandı. Kazada erkek kardeşini kaybeden Batmaz; beyin kanaması, omurga kırıkları, karaciğer parçalanması, şah damarında yırtılma ve sırtındaki kırığın kalbe batması nedeniyle ağır ameliyatlar geçirdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi ve İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi gören Batmaz, 11 ay hastanede kaldı, 15 ameliyat geçirdi. Batmaz'ın sol kolu ile ses telleri felç oldu. Batmaz, 26 Haziran'da taburcu edildi.

11 AY HASTANEDE YATTI, AYAKTA KALMA SEBEBİ VAKIF OLDU
Kaza anını ve hastane sürecini anlatan Tülin Batmaz, yaşama sevincini ve gücünü vakıftaki öğrencilerinden aldığını belirtip, "Şarampole uçmuşuz, çok fazla takla atılmış. Ben beyin kanaması geçirdim, omurgam kırıldı, karaciğerim parçalandı, kalp ameliyatı geçirdim. Vücudumun her yerinde platinler var. 11 ay hastanede yattım ve 15 ameliyat geçirdim. Kazada kaybettiğimiz erkek kardeşimin vefatını bana 5-6 ay sonra söyleyebildiler. Sivas'taki hastaneye 10-15 öğrencim gelmişti. Onları sürekli hatırladım, görüştüm ve oradaki yaşama sevincim onlar oldu. İzmir Şehir Hastanesi'nde destek oldular. Vakıf benim ayakta kalmam için en büyük sebebim oldu. Bence ayakta kalmamın tek sebebi vakıftır. Yapacak işlerimin henüz bitmediğini düşünüyorum" dedi.

'İLK İŞİM EVİM VE ARABAM BAŞTA OLMAK ÜZERE HER ŞEYİMİ VAKFA BAĞIŞLAMAK OLDU'
Ölümün eşiğinden döndüğü anları paylaşan Batmaz, "Hastanede ziyaretime gelenler 'Sen bir mucizesin' dediklerinde olayın çok farkında değildim. Hakikaten ölümle burun buruna gelmişim. Sanki ölümü yaşadım ve orada Sayra ile Çınar'ı gördüm, 'Anneciğim daha erken gitmen lazım, yapacak çok şeyin var' dediler. Bütün öğrencilerimden de bunu duydum. Bana sürekli 'Sen gitmemelisin, bizim yanımızda kalmalısın' dediler. Bu kazanın bana en büyük kazancı şu oldu; çok çabuk ölebiliyoruz. Döner dönmez ilk işim evim ve arabam başta olmak üzere her şeyimi vakfa bağışlamak oldu" diye konuştu.

5 BİN ÖĞRENCİYE KIRTASİYE DESTEĞİ VE BÜYÜK SANAT SERGİSİ
Vakıf faaliyetlerinin aralıksız sürdüğünü ifade eden Batmaz, "Kütüphaneler açıyoruz. Gittiğimiz okullardaki ihtiyaç sahibi öğrencilere eğitim ve kırtasiye malzemesi göndermek istedik. Şu anda 5 bine yakın kırtasiye malzemesi hazırladık ve ilk partimizi Erzurum'a gönderdik. Şimdi yeni bir döneme giriyoruz, üniversite öğrencilerimizin burs dönemi başladı. 14 bin öğrencimizden başvuru aldık. Bu çok müthiş bir rakam. Ayrıca 14 Ekim'de İstanbul'da Bedri Baykam küratörlüğünde vakıf yararına büyük bir resim sergimiz olacak. Ressamlardan ve heykeltıraşlardan bağışlar aldık, tüm geliri vakfa aktarılacak" dedi.

'HASTANEDE YOĞUN BAKIMDAYKEN BİLE ÖĞRENCİLERİ SORDU'
Tülin Batmaz'ın kardeşi Sezin Kiremitçi (39) ise ablasının mücadelesinin örnek olması gerektiğini belirtip, şu ifadeleri kullandı:
"2020'den beri geçirdiğimiz süreçler insanlara umut aşılamanın bir sınavıydı. Sayra ve Çınar'ın ardından ablamın vakfı kurması, ardından yaşadığı ağır kaza ve 11 aylık hastane sürecinin üzerine tekrardan öğrencilerimizle hayata tutunuyor olması bir mucizedir. Sivas'taki süreçte ablamı buraya sağ getirebileceğimize inancımız yoktu. Doktorlar çoklu travmalar nedeniyle umutlu değildi. Tam bitti dediğimiz anda ablam hayata tutundu. Yoğun bakımdayken öğrencilerin yanına girmesine izin verildi, hepsini tek tek tanıdı. Bilinci hiç kapanmadı ve o halde bile 'Çocukları doyurdunuz mu, eğitim süreçleriyle ilgileniyor musunuz?' diyerek bize görevler veriyordu. Onun bu yaşama tutunma şekli bize daha çok yapacağımız şey olduğunu gösteriyor"

GENÇLER VAKIFLA GELECEĞE UMUTLA BAKIYOR
Vakıf çatısı altında gönüllü olarak çalışan ve destek alan gençlerden Eskişehir Teknik Üniversitesi mezunu Yağmur Çavuşoğlu (21) ise "Çocuklarla ve gençlerle çok kapsamlı etkinlikler yapıyoruz. Kütüphane açılışları öncesinde kitapları kolileyip Erzurum'a gönderdik. Şu anda da okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar için kırtasiye malzemelerini hazırlıyoruz" dedi.

Ela Karakulak (21) ise "Çocukların gülümsemesi o kadar huzur veriyor ki. Erzurum, Rize, Mardin ve Adıyaman'a gittik, parklar ve kütüphaneler açtık. O çocukların mutluluğunu görmek kelimelerle anlatılamaz" ifadelerini kullandı.
Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu Ela Karcı (25) ise "Sayra&Çınar Vakfı'nın bir öğrencisiyim. Bunca zamandır pek çok dezavantajlı öğrenciye destek olduk, kütüphaneler ve parklar açtık" dedi.

Ege Üniversitesi mezunu Deniz Gültekin (21) de "Vakfın Gençlik Konseyi'nde öğrencilerle birlikte çalışıyoruz. Kurslar alarak kendi gelişimimize katkı sağlıyoruz. Dezavantajlı durumdaki kardeşlerimize yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu. (DHA)