
Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında CHP’de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Solak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı sonrası attığı adımların parti içindeki gerilimi artırdığını savunurken, CHP tabanı ve seçmen nezdinde Özgür Özel ve ekibinin “demokrasi mücadelesi verdiği” yönünde bir algının güçlendiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarındaki bazı söylemlerin CHP’nin temel ilkeleriyle çeliştiğini savunan Solak, CHP seçmeninin Atatürk ilke ve devrimlerine, cumhuriyetçiliğe, laikliğe ve hukuk devletine bağlı olduğunu vurguladı. Gürsel Tekin’in “altı ok yüzde 25 oy alır” yaklaşımını da eleştiren Solak, CHP’nin değişim sonrası yerel seçimlerde yüzde 38 oy aldığını hatırlattı.
Solak, 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na umut bağlayan milyonlarca seçmenin bugün hayal kırıklığı yaşadığını ifade ederek, sürecin bu şekilde devam etmesi halinde CHP’nin kurumsal kimliğinin zarar göreceğini söyledi.

“GERGİNLİĞİ DAHA DA ARTIRMAK İÇİN BİR HAMLE YAPTI”
Solak, mutlak butlan kararının ardından CHP’deki gerilimin zaten en üst seviyeye çıktığını belirterek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısına başkanlık edeceğine dair yapılan duyuruyu “gerginliği artırmaya dönük bir hamle” olarak değerlendirdi.
Meclis grubundaki çoğunluğun Özgür Özel’in yanında olduğunu ifade eden Solak, Kılıçdaroğlu’nu 17 milletvekilinin desteklediğini, bu nedenle CHP grubunu toplayabilmesi için yeterli sayıda milletvekilinin bulunmadığını söyledi.
Solak, “Kemal Bey yıllarca o gruba başkanlık etmiş bir isim. O grubun nasıl toplanacağını, nasıl hareket edileceğini ve nasıl başkanlık edileceğini kendisi zaten çok iyi biliyor. Buna rağmen orayı germek için böyle bir adım attı” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun bir gün önce sosyal medya hesabından Parti Meclisi’ni işaret ederek kurultay sürecini başlatacaklarını duyurduğunu hatırlatan Solak, bu adımların zaman kazanmak amacıyla atıldığını savundu.
Meclis’in Dikmen Kapısı önünde yaşanan gerginliğe de değinen Solak, Kılıçdaroğlu’nu desteklemeye gelen grubun azınlıkta kaldığını, Özgür Özel’i destekleyenlerin ise çoğunlukta olduğunu belirterek, “Zaman zaman arbede yaşandı. Sonra dönüp genel merkeze gittiler. Kemal Bey Meclis’e gidemedi, açıklamasını genel merkezde yaptı” ifadelerini kullandı.
“KEMAL BEY SOKAĞI GÖRMEZDEN GELİYOR”
Solak, Kılıçdaroğlu’nun “Kurultayı toplayacağım” sözlerine ilişkin değerlendirmesinde, kurultay için karar alınması gerektiğini belirtti. CHP’de milletvekilleri, eski ve mevcut il başkanları, ilçe örgütleri ve kamuoyundaki CHP’lilerin büyük çoğunluğunun partinin bu süreçten bir an önce çıkması için kurultay yapılması gerektiği görüşünde olduğunu ifade etti.
Solak, buna rağmen Kılıçdaroğlu’nun kurultayı yapmamakta ve olağan kurultay sürecini başlatmakta ısrar ettiğini savundu. Tedbir kararıyla ilgili hukukçuların değerlendirmelerine de değinen Solak, Türkiye’nin önde gelen hukukçularının bu kararın kurultaya engel olmadığı yönünde açıklama yaptığını hatırlattı.
Özgür Özel ve ekibinin bir rüzgar yakaladığını belirten Solak, “Halk desteği var. Kemal Bey sokağı görmüyor değil, sokağı görmezden geliyor. Sokağın ona olan öfkesini ve tepkisini görmezden geliyor” dedi.
Solak’a göre Kılıçdaroğlu, kurultay sürecini mahalle delege seçimlerinden başlatarak bir ya da bir buçuk yıla yaymak istiyor. Bu süreçte Cumhur İttifakı’nın erken seçim kararı alması halinde kurultayın daha da ertelenebileceğini söyleyen Solak, Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu zaman diliminde örgütte kaybettikleri mevzileri geri almaya çalışacağını iddia etti.
Solak, Kılıçdaroğlu’na destek veren belediye başkanı sayısının da sınırlı olduğunu belirterek, “400’ün üzerinde belediye başkanı var. Bunların içinde Kemal Bey’e destek veren 4 belediye başkanı var. Onlardan biri hariç diğerleri de küçük belediyeler. Yani kamuoyunda bir desteği yok” diye konuştu.
“BU ASLINDA BİR TAKTİKTİR”
Programda Müslim Sarı’nın “Bu bir rüzgar, şu anda tepkiler var ama yavaş yavaş kırılacak” yönündeki değerlendirmesine yanıt veren Solak, bunun aslında bir taktik olduğunu söyledi.
Normal koşullarda bu değerlendirmenin doğru olabileceğini belirten Solak, geçmişte seçimden sonra Kılıçdaroğlu’na yönelik istifa çağrıları ve kamuoyu baskısı oluştuğunu, bu baskıyı kırmak için kongre sürecine gidildiğini ifade etti. Solak, “Kongreyi zamana yaydılar, baskıyı azalttılar ama kurultayı yine kaybettiler. Şimdi burada da aynı şeyi düşünüyorlar. ‘Biz yumuşatırız’ diyorlar” dedi.
Ancak Solak’a göre bu kez durum farklı. Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla dönmesi ve “polis marifetiyle genel merkeze gelmesi” partililerin büyük tepkisini çekti. Solak, seçmen nezdinde ise 78 yaşına gelmiş bir siyasetçinin topluma verebileceği yeni bir şey kalmadığı yönünde bir algı oluştuğunu savundu.
“SİZ 5’Lİ ÇETEYE ENGEL OLABİLDİNİZ Mİ?”
Solak, Kılıçdaroğlu’nun genel merkezde yaptığı açıklamalarda “5’li çete” vurgusu üzerinden Özgür Özel’e yönelttiği eleştirileri de değerlendirdi.
Kılıçdaroğlu’nun 13 yıl boyunca ana muhalefet partisi liderliği yaptığını hatırlatan Solak, “Bu 5’li çete dediğiniz iş insanları, hükümetin yaptığı devasa projelerin ihalelerini aldı. Siz ne yapabildiniz? Engel olabildiniz mi?” diye sordu.
Özgür Özel’in genel başkan seçildikten sonra siyasete rahat şekilde odaklanma fırsatı bulamadığını söyleyen Solak, 4-5 Kasım 2023 kurultayının ardından kısa süre içinde yerel seçimlere gidildiğini, aday belirleme süreciyle uğraşıldığını ve CHP’nin seçimden zaferle çıktığını hatırlattı.
Solak, daha sonra belediyelere yönelik operasyonların başladığını belirterek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri başta olmak üzere Adana, Antalya, Bursa ve başka illere uzanan süreçlerin Özgür Özel’in gündemini belirlediğini ifade etti.
Normalleşme sürecine de değinen Solak, başlangıçta Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı olduğunu düşündüklerini ancak bugün gelinen noktada bu sürecin CHP Genel Başkanı’nı oyalama taktiği olduğunun daha net anlaşıldığını söyledi.
Solak, “Türkiye çatısı altında yaşayan hiçbir vatandaş Türkiye’nin kötü olmasını istemez. Herkes refahını artırmak, iyi şartlarda yaşamak ve barış ortamında yaşamak ister. Ama normalleşme süreci normal şartlarda devam etseydi bugün bunları konuşuyor olur muyduk? Olmazdık. Biz orada yanılmışız” dedi.
“KENDİSİ DİREKT YARGILAYIP KARARI VERMİŞ”
Özgür Özel’in grup toplantısını kendisinin yapmasının olağan olduğunu ifade eden Solak, mazbatanın halen Özel’de olduğunu ve ortada yalnızca bir tedbir kararı bulunduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun tedbiren atandığını, bunun kesinleşmiş bir hüküm olmadığını belirten Solak, bu kararın “Partideki kirleri ayıklayacağım” ya da “Bunlarla yollarımı ayıracağım” şeklinde yorumlanamayacağını savundu.
Solak, Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin CHP’ye yönelik tüm iddiaları kabul etmek anlamına geldiğini belirterek, “Biz burada hepsi suçlu ya da hepsi suçsuz demiyoruz. Bilmiyoruz. Yargılama süreci devam ediyor. Ama kendisi direkt yargılayıp kararı verdi. Bu, masumiyet karinesine ve hukuk ilkelerine aykırı” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili kullandığı ifadeleri de eleştiren Solak, “Genel merkezde kendi belediye başkanlarına, tutuklu belediye başkanlarına yönelik ‘Biz bunlarla yollarımızı ayıracağız, partiyi kirden ve pastan arındıracağız’ demesi normal mi?” diye konuştu.
“ŞİMDİ RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ”
Solak, CHP tabanı, CHP’ye oy veren seçmen ve kararsız seçmen nezdinde Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nun da içinde bulunduğu ekibin “demokrasi mücadelesi verdiği” yönünde bir algının oluştuğunu söyledi.
Bu algının büyüyerek devam edeceğini savunan Solak, bir yıl önce Özgür Özel hakkında “Silivri’den talimat alan kukla genel başkan” ya da “İmamoğlu yönetiyor” gibi ifadelerin kullanıldığını hatırlattı.
Solak, “Şimdi rüştünü ispat etti. Siz aslında kendi elinizle onu büyütüyorsunuz” dedi.
CHP’nin seçilmiş genel başkanının Özgür Özel olduğunu vurgulayan Solak, 38. Kurultay’da görevi devreden genel başkanın görevinin o gün bittiğini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun mahkeme yoluyla tedbiren geri döndüğünü belirten Solak, Yargıtay’ın bu kararı hukuka aykırı bulması halinde yönetimin yeniden Özgür Özel’e devredileceğini ifade etti.
Solak, “O arada yaptığınız her şey sizi kamuoyunun önünde daha da itibarsızlaştırır” değerlendirmesinde bulundu.
“BİR İKİ İFADE ÜZERİNE 100 YILLIK PARTİNİN KURULTAYI İPTAL EDİLİYOR”
Kılıçdaroğlu’nun “Halkı sokağa çıkma çığırtkanlığı yapıyorlar” yönünde açıklama yapmasını eleştiren Solak, kendilerinin böyle bir çağrı görmediğini söyledi.
Normal bir kurultay yapıldığını, Kılıçdaroğlu’nun bu kurultayı kaybettiğini ve delegelerin de onun yönetimi altında belirlendiğini hatırlatan Solak, “Sonra çıkıp ‘Bu delege yapısı sakatlandı, mahkeme karar verdi, biz geldik’ diyorsunuz. YSK o gün karar vermiş, il seçim kurulları karar vermiş, itiraz edilmemiş. İtiraz için iki günlük süre var. Hiçbir şey yok. Aradan aylar geçiyor ve ‘Burada delege sakatlandı’ diyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Solak, iddialara ilişkin somut görüntü, belge ya da dekont bulunmadığını savunarak, “İki üç kişi bir araya gelip ifade veriyor. Bu ifadeler üzerine 100 yıllık partinin kurultayı iptal ediliyor” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararını çıkartanlara savaş açacağını söylemesini de eleştiren Solak, bu davayı açan Lütfü Savaş’ın Kılıçdaroğlu’na yakın bir isim olduğunu belirterek, “Daha dün sizi ziyaret etti, fotoğraf paylaştınız. Partiyi bu duruma siz getiriyorsunuz” diye konuştu.

“KEMAL BEY’DEN BİZ 13 YIL BOYUNCA BÖYLE BİR AÇIKLAMA DUYDUK MU?”
Solak, Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarında kullandığı bazı ifadelerin, 13 yıllık genel başkanlık döneminde hiç duyulmadığını söyledi.
Özellikle “Neo Osmanlıcılık” olarak yorumladığı sözlere dikkat çeken Solak, Kılıçdaroğlu’nun “Küçülerek değil, büyüyerek” yönündeki ifadelerinin hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı söylemlerle hem de ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarıyla örtüştüğünü savundu.
“Bunlar tesadüf olamaz” diyen Solak, Kılıçdaroğlu’nun 13 yıl boyunca adalet ve demokrasiden söz ettiğini, 2023 seçimlerinde de “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’yi adalete ve demokrasiye kavuşturacağız” söylemini kullandığını hatırlattı.
Solak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeleri erozyona uğrarken “Neo Osmanlıcılık” söylemleriyle ulus devletin tehlike altına alınmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.
CHP seçmeninin bu tür söylemleri kabul etmeyeceğini vurgulayan Solak, “Atatürk’ün partisinin ilkeleri belli. Atatürk ilke ve devrimlerine, cumhuriyetçiliğe, laik ve hukuk devletine bağlı. Bunları bir kalemde nasıl çiziyorsunuz?” dedi.
“GÜRSEL TEKİN’İN YAPTIĞI AÇIKLAMANIN ARKASINA SIĞINILIYOR”
Solak, Gürsel Tekin’in “CHP çatısı altına kim gelirse gelsin, altı ok yüzde 25 oy alır” yönündeki açıklamasına da tepki gösterdi.
Bu yaklaşımın CHP seçmenine nasıl bakıldığını gösterdiğini savunan Solak, CHP’nin 2011, 2015, 2018 ve 2023 genel seçimlerindeki oy oranlarını hatırlattı. Solak, partinin uzun yıllar yüzde 25 bandına sıkıştığını belirterek, “Eğer ‘Altı oku koysak yüzde 25 alırız’ diyorsanız, o zaman Kemal Bey’in orada olmasının hiçbir etkisi olmamış demektir” ifadelerini kullandı.
Solak, 38. Kurultay’da delegelerin Kılıçdaroğlu’nu gönderdiğini, dört ay sonra ise CHP’nin yerel seçimlerde yüzde 38 oy aldığını söyledi.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu şekilde devam etmesi halinde CHP’nin ciddi oy kaybı yaşayacağını ileri süren Solak, “DSP’nin yüzde 1’i gördüğü gibi onlar da yüzde 1’i görür” değerlendirmesinde bulundu.
“KARARI VERMİŞ SAYIN KILIÇDAROĞLU!”
Kurultayda delegelerin iradesini etkilemek için pavyonda para dağıtıldığı iddialarına ilişkin Kılıçdaroğlu’nun kesin konuşmasını eleştiren Solak, ortada görüntü ya da belge bulunmadığını söyledi.
Solak, “Kararı vermiş Sayın Kılıçdaroğlu. Savcı olmuş, hâkim olmuş ve kararı vermiş. Görüntü var mı? Yok. Belge var mı? Yok” dedi.
İddiaların bir delegenin ifadesine dayandığını belirten Solak, Kılıçdaroğlu’na Veysi Uyanık’ın bu davadaki beyanlarını ve bu kişinin oğlunun genel başkan yardımcısı yapılıp yapılmadığını sordu.
Solak, “Bir yandan ‘Arınacağız’ diyorsunuz, ‘ahlaklı, erdemli kurultay yapacağım’ diyorsunuz. Diğer yandan delege pazarlığı yaptığını iddia eden bir delegenin oğlunu genel başkan yardımcısı olarak atıyorsunuz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?” ifadelerini kullandı.
“SİZE OY VEREN MİLYONLARIN ŞİMDİ HAYAL KIRIKLIĞI OLDUNUZ”
Kılıçdaroğlu’nun “Koltuk derdim yok” sözlerini de değerlendiren Solak, bu durumda verilen mücadelenin ne için yapıldığının açıkça söylenmesi gerektiğini belirtti.
2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu “halkın umudu” olarak gören ve ona oy veren milyonlarca insanın bugün hayal kırıklığı yaşadığını savunan Solak, seçmenin bu süreci şaşkınlıkla izlediğini söyledi.
Solak, Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturması ve seçime partinin başında girmesi halinde seçmenden nasıl oy isteyeceğini sordu.
“13 yıl yenilmiş bir siyasetçisiniz. Sizden sonra gelen değişim rüzgarı millete umut verdi. O umut ışığını siz söndürdünüz” diyen Solak, 2023 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’na oy veren milyonların bugün aynı duyguyu paylaştığını belirtti.
Altılı Masa sürecinin de yaşananlardan sonra seçmen gözünde farklı algılandığını söyleyen Solak, “Ben tiyatro demiyorum ama insanların gözünde artık o süreç bir tiyatro, bir kumpanya gibi görülüyor. Bugün ‘hain’ sloganlarının atılmasının yegâne sebebi de insanların kendilerini aldatılmış hissetmesidir. Bu duygu kolay kolay geçmez” ifadelerini kullandı.
Solak, Kılıçdaroğlu’nun bundan sonra parti tabanında ve seçmen nezdinde kabul görmesinin çok zor olduğunu savundu.
“DÜZEN BOZULURSA HİÇ KİMSEYE YARAMAZ”
Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde CHP’nin kurumsal kimliğinin büyük zarar göreceğini belirten Solak, CHP’nin yıllardır muhalefette ya da ana muhalefet partisi konumunda olmasına rağmen Türkiye siyasetinde bir denge unsuru olduğunu söyledi.
Bu dengenin kaybolmasının hükümeti de sıkıntıya sokacağını ifade eden Solak, “Her şeyin bir düzeni vardır. Düzen bozulursa hiç kimseye yaramaz” dedi.
Sayfa başına git







