Ege Postası
Geri

Güldoğan NEO TV'de konuştu... Tugay'a 'İki yüzlü' çıkışı ve çarpıcı 'bankamatik personel' iddiası: Çok fazla ihbar alıyoruz!

AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan, İzmir kamuoyunda 'bankamatik personel' tartışmalarına yönelik çarpıcı bir iddiada bulundu. Güldoğan, Büyükşehir’de ve ilçe belediyelerinde bankamatik personel olduğu yönünde ihbarlar aldığını belirterek, "Elimizde belgelerle bunları bu ekranlarda da duyuracağız" dedi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın, onay bekleyen kredilerin bazı AK Parti'li vekiller tarafından engellendiği söylemlerine de tepki gösteren Güldoğan, "Beceriksizliğinizi bu şekilde örtmeye çalışmayın. Siz Meslek Fabrikası’nda, eski DGM binasında ön tarafta eylem yaparken arka taraftan belediyenin eşyalarını, malzemelerini çıkartıyorsanız… Sizin bu iki yüzlülüğünüzü bir an önce bırakmanız gerekiyor" dedi. Ayrıca Güldoğan, Meslek Fabrikası üzerinden algı çalışması yapılmaya çalışıldığını öne sürerek, "Açılan tüm davalar da tahliye süreci reddedilmiş bir bina üzerinden artık İzmir'i bu kadar germeye gerek yok" dedi.
Güldoğan NEO TV'de konuştu... Tugay'a 'İki yüzlü' çıkışı ve çarpıcı 'bankamatik personel' iddiası: Çok fazla ihbar alıyoruz!
Haberler / Yerel Politika
15 Nisan 2026 Çarşamba 00:30
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan ile MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Ertuğrul Turan’ın sorularını yanıtladı. İkili, programda Türkiye ve İzmir siyasetine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 

ÖZGÜR ÖZEL'İN ARA SEÇİM TALEBİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim talebine ilişkin konuşan Güldoğan, dünya gündemine dikkat çekerek, “Türkiye'nin hemen yanı başında olan bu çatışma varken, kuzeyde Rusya ve Ukrayna savaşı devam ederken, Türkiye kendi içerisinde terörsüz Türkiye sürecini devam ettirirken, Suriye'de yeni kurulan bir devlet mekanizması yapılanması söz konusu iken ve İsrail'in Gazze'deki Filistin halkına karşı yaptığı katliam devam ederken Libya'da Doğu Akdeniz'de şu anda gerçekten de işte mavi vatan bizim için önemli olan enerji arayışı devam ederken, şu anda Hürmüz Boğazı ile ilgili konuşurken Türkiye'de ana muhalefetin erken seçimi gündeme getirmesinin mantığını ben kendi adıma hiçbir şekilde çözemiyorum” şeklinde konuştu.

Ardından Güldoğan, “Sekiz tane milletvekili şu anda boşluk var ve ana muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel dedi ki, 'Gerekirse erken seçim olması için mevcut milletvekillerinin yüzde beşinin boşalmış olması gerekiyor bir şekilde. Dedi ki 'Gerekirse yirmi iki tane milletvekilini de istifa ettiririz'. Ondan sonra otuz milletvekili boşa düşmüş olunca da otomatikman ara seçim yapılır. Buradaki amacın ne? Benim aklıma gelen tek bir amaç var. Şu anda tutuklu bulunan birini milletvekili dokunulmazlığına büründürmek anlamında bunu yapıyor olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

"CHP'NİN OYLARINDA DÜŞÜŞ VAR"

Güldoğan, "Çünkü baktığınızda son anketlerde birkaç anket şirketinin sonuçlarına baktım. Baktığım iki anket şirketinin de sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi, birin ikisinde de ikinci parti durumunda, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oyları artış göstermiş bu süreçte ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyları düşüş göstermiş. Hatta bir anket şirketinde yüzde otuzunun da bayağı altında Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyları. Ankara'da yine bir soruşturma açıldı İstanbul'un durumu ortada İzmir'in durumu ortada. Elinizdeki belediyelerle ilgili bu kadar verimsiz ve kötü çalışmalar yaparken, şu anda ülke gündemine erken seçimi sokmak, bence Cumhuriyet Halk Partisi'ne de yapılmış bir ihanettir” ifadelerini kullanarak CHP’nin oylarının düşüş gösterdiğini ileri sürdü.

OPERASYONLAR İZMİR'DE BAŞKA İLÇELERE Mİ SIÇRAYACAK?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İl Başkanları’yla Ankara’da bir araya gelmesini de ele alan MHP’li Şimdi, “Uşak’ta başlayan Bornova'ya sirayet eden, belki İzmir'de başka ilçelere sirayet edecek olan bir durumun bir de Ankara'ya sıçraması söz konusu. Tabi bu aklımızda, acaba başka illere ya da yöneticilere de yapılacak bir operasyon mu söz konusu? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi kendi içerisinde kimin bankamatik memuru olduğunu, kimin işe gitmeden maaş aldığını en iyi bilebilecek durumda. En son Karabağlar ilçe başkanı için böyle bir iddia ortaya atıldı. CHP'nin Ankara il başkanı, aslında CHP Ankara il başkanı olduğu için değil, Gaziemir Konut Yapı Kooperatif'in yönetim kurulu kararlarının hepsinde yönetim kurulu başkan vekili sıfatıyla o evrakları imzaladığı için tutuklandı” ifadelerini kullandı.

"BANKAMATİK PERSONELLER CHP'Lİ BELEDİYELERDE YOĞUN SAYIDA MEVCUT"

İzmir’in gündeminde yer alan ‘bankamatik işçi’ iddialarına dair değerlendirmelerde bulunan Güldoğan, bazı belediyelerde fiilen çalışmadan maaş aldığı öne sürülen personellerin bulunduğunu iddia ederek, bu durumun yaygın olduğunu savundu.

Güldoğan, “Gayet iyi biliyoruz ki maalesef Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin birçoğunda bu tür çalışanlar çok yoğun sayıda mevcut. Hatta en son yine Karabağlar Belediye Meclisinde de AK Parti Grup Başkan Vekili Sayın Fırat Eroğlu'nun da bir beyanı oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Karabağlar ilçe başkanının da defaten Karabağlar belediyesine bağlı şirketlerde çalışıyor görüldüğü, yine Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Karabağlar’ı ziyaret ettiğinde, yanında Karabağlar İlçe Başkanı var ama o dönemde Karabağlar İlçe Başkanı normalde Karabağlar belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde personel. Yani mesai saatinde olması gereken yerde değil, aktif siyaset yapıyor. Bunlar belgelerle fotoğraflarla mevcuttur. Yine Cumhuriyet Halk Partisi Kemal Paşa ilçe başkanıyla ilgili de bu tür iddialar var. Baktığınızda aylarca Karşıyaka Belediyesi'nde sekiz aydır ödemeyen işçi maaşları varken kim bilir Karşıyaka'da da kaç tane bankamatik işçisi dediğimiz, hiçbir şekilde işe gitmeyen ama düzenli olarak maaşını alan, orada yaşayan vatandaşların vergileriyle hak etmedikleri şekilde maaş alan kaç kişi var… Bence İzmir Büyükşehir Belediyesinden başlayıp tüm otuz ilçe belediyesinin de bence bir şekilde şeffaf olarak tüm personel yapısını dökmesinde fayda var diye görüyorum” ifadeleriyle Büyükşehir de dahil tüm ilçe belediyelerinin personel yapısını şeffaf biçimde açıklaması gerektiğini savundu.

EŞKİ'NİN AÇIKLAMASINA ELEŞTİRİ: "HAFİFLETİCİ BİR SEBEP OLAMAZ"

Öte yandan Bornova Belediyesi’ne yönelik başlatılan soruşturmanın ardından Başkan Ömer Eşki’nin kamuoyuna yaptığı açıklamaya da değinen Güldoğan, “En son yaptığı açıklamada zaten bu hatasını kabul ettiğini söyledi, özür diledi ve dedi ki ‘Ben bunu cebimden ödeyeceğim’. Şimdi yani bunu cebinizden ödemeniz bu suç için hafifletici bir sebep olamaz. Böyle bir şey ortaya çıkmadan, böyle bir beyanda bulunsaydı, o zaman gerçekten biz de samimi bulurduk. Ama maalesef bu ortaya çıktıktan sonra böyle bir şey söylemesi bence daha da antipatikleştirdi bu durumu” şeklinde eleştirdi.

GÜLDOĞAN'DAN ÇARPICI AÇIKLAMA: "ÇOK FAZLA OLDUĞU YÖNÜNDE İHBAR ALIYORUZ"

Büyükşehir’de ve ilçe belediyelerinde yine bankamatik personel olduğu yönünde ihbarlar aldığını belirten Güldoğan, “Benim tahminimce Büyükşehir Belediyesi'nde de diğer ilçe belediyelerinde de çok fazla olduğu yönünde telefonlar alıyoruz, ihbarlar alıyoruz. İlerleyen süreçlerde gerçekten de hassas bir konu bu. Elimizde belgelerle bunları bu ekranlarda da duyuracağız tabii” ifadelerini kullandı.

"BAŞINI ÖNE EĞDİRECEK BİR DURUM"

Konuya ilişkin söz alan MHP’li Şimdi, “Peki bu WhatsApp yazışması çıkmasaydı, Uşak Belediye Başkanı tutuklanmasaydı yine ödenecek miydi bu para? Bence ödenmeyecekti. Çünkü o maaş ödenmeye devam edecekti ve bu olay kapanacak, gidecek, ahirette hesap sorulacaktı. Kendisinin haberi var mıydı yok muydu? Olmazsa bile mahiyetinde de hani böyle bir şeyin olması bence başını öne eğdirecek bir şey bu” ifadelerini kullandı.

CHP'Lİ GÜRBOĞA HAKKINDAKİ 'BANKAMATİK' İDDİALARI

CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa hakkındaki iddiaların basit bir işlemle yalanlanabileceğini belirten Güldoğan, “Karabağlar Belediye Başkanı Sayın Helil Kınay da diyor ki 'Böyle bir şey yok.'. Çok basit ya, böyle bir şey demeye gerek yok. Tamamen 30 saniyede yapılacak bir şey. E-devlet üzerinden SGK dökümünü çıkartırsınız, çağırırsınız basını. Dersiniz ki ‘Buyrun arkadaşlar, bize atılan iftira, SGK dökümü burada ilçe başkanımızın hiçbir şekilde Karabağlar Belediyesi'nde çalışmadı. Biz haklı çıktık. Görüyorsunuz bize iftira atılıyor’ Ya bunu söyleyeceksiniz ya da Bornova Belediye Başkanı’nda yaptığı gibi ‘Biz de özür diliyoruz. İlçe başkanlığı burada maalesef kendisi aktif siyaset yaparken bir şekilde gelir kaynağı sağlamamız gerekiyordu. O yüzden Karabağlar Belediyesi'nde çalışıyor gösterdik. O da bir bankamatik işçisiydi’ deyip özür dileyeceksiniz. Ama bu bununla bitmeyecek. En son yine Buca'da da ortaya çıktı. Bundan iki ay önce Cumhuriyet Halk Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Buca Belediyesi'nde çalışıyor görünüyordu. Mecburen o da istifa etmek zorunda kaldı. Yine Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanının sekreterinin Buca Belediyesi'nde çalıştığı en son tespit edildi. Böyle bir iddia var” şeklinde konuştu.

"EGO VE KİBİR İNSANA HER ŞEYİ YAPTIRIR"

Güldoğan, İzmir'deki yerel yönetim ve parti yapılanmasına ilişkin konuşarak, “Ego ve kibir insana her şeyi yaptırır. Bakın, bir ilçenin veya bir ilin belediye başkanı siyaseten protokolde ilçe başkanı veya il başkanı onun önünde gelir ama maalesef bizim ilçe belediye başkanları ne yapıyorlar? Diyorlar ki, ‘Ben yanımda çalışan birini ilçe başkanı yaparsam, benim sözümden çıkmaz.’ Dolayısıyla ‘Ben bu kentin yerel yönetiminden sorumluyum ama teşkilat da benim elimin altında kalsın’ mantığıyla yapılan hareketler bunlar. Siz bunu İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde de görebilirsiniz. Aynı mantık. Yıllarca her seferinde Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanı, İzmir İl Başkanı'nı belirlemek ister. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe örgütünü elinde tuttuğu anda ilçe belediye başkanı kendini daha güçlü hissediyor. Bence Karabağlar'da, Buca'da, diğer ilçelerde de gördüğümüz bu ilçedeki yöneticilerin, ilçe başkanlarının belediyede çalışmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi de tabii ki budur” değerlendirmesinde bulundu.

TUGAY'IN "KREDİ ONAYLARIMIZ ENGELLENİYOR" AÇIKLAMASI: "TEK TEK İSPATLAYIN!"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Bakanlıklarda onay bekleyen kredilerin AK Parti’li milletvekilleri tarafından engellendiği yönündeki çarpıcı iddialarını masaya yatıran Güldoğan, Tugay'ın iddialarını ispatlaması gerektiğini belirterek, “Biraz önce Karabağlar Belediyesi’ni örnek verdik. Aynı şey İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı için de geçerli. Sayın Cemil Tugay, sizin şu anda iddianızı bir şekilde ispat etmeniz gerekiyor. Lütfen bu beyanınızı ispatlayın. İsmini verin. Deyin ki ‘Bu kişiler bakanlıklara telefon açmıştır ve bu yüzden dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin onaylanacak belgeleri onaylanmamıştır’. Beceriksizliğinizi bu şekilde örtmeye çalışmayın lütfen. Siz şimdi Meslek Fabrikası’nda, eski DGM binasında ön tarafta eylem yaparken arka taraftan belediyenin eşyalarını, malzemelerini çıkartıyorsanız… Sizin bu iki yüzlülüğünüzü bir an önce bırakmanız gerekiyor. Zaten İzmirliler artık sizin bu vizyonsuzluğunuzdan dolayı büyük projelerden bahsetmiyor. Yani İzmir'de yaşayan kimse bir ara söz konusu olan Körfez geçiş projesini konuşmuyor bile. Çünkü bunlar artık İzmirliler için ütopik projeler olarak görünüyor. Bu da sizin vizyonsuzluğunuz yüzünden bu durumda. Yani yağmur yağıyor, bütün yollar tıkanıyor. Şehirde altyapı yatırımı hiçbir şekilde yapılmıyor. Ya çöp toplanmayan bir şehirde büyük proje konuşturmuyorsunuz. İzmirli vatandaşlar da net olarak şu anda sadece çöplerinin toplanmasını, yağmur yağdığında yolların tıkanmamasını ve gerçekten de musluklarından su akmasını bekliyorlar. Belediyeciliği bu kadar basit bir duruma indirgediniz. Maalesef İzmir'de yaptığınız tek şey vizyonsuzluğunuzla birlikte beklentileri düşürmek. Başka bir şey değil” ifadeleriyle Başkan Tugay’ı eleştiri yağmuruna tuttu.

"NEDEN GİDİP CEZAEVİ ÖNÜNDE EYLEM YAPMIYORSUNUZ?"

Eleştirilerine devam eden Güldoğan, Tugay’ın kooperatif davasına ilişkin ihbarda bulunduğu iddialara da atıfta bulunarak, “Baktığınızda yaptığınız eylemin de halk tarafından hiçbir karşılığının olmadığını da çok net bütün İzmir kamuoyu da gördü. Siz illa eylem yapacaksanız şikayet ettiniz. Sizden önceki belediye başkanının tutukluluğuyla ilgili eylem çağrısında bulunsaydınız ya, o zaman da yine aynı duruma düşerdiniz. Nasıl ki eski DGM binasının tapusu vakıflar genel müdürlüğüne ait olmasına rağmen yapılan yatırımların yüzde yetmişini İzmir Valiliği ve İZKA Kalkınma Ajansı yapmışken, siz bunu iki yıl önce nasıl ki İstanbul'u bir vakıfa peşkeş çekecekken mahkeme kararıyla durduruldunuz, şu anda da mahkeme kararı olmasına rağmen siz eylem yapıyorsunuz ya, mahkeme kararına rağmen neden gidip de cezaevinin önünde eylem yapmıyorsunuz? Siz mi şikayet ettiniz de acaba şu anda cezaevinde eski belediye başkanı? O yüzden mi eylem yapmıyorsunuz? Bunun İzmir halkının düşünmesi lazım. Açılan tüm davalar da tahliye süreci reddedilmiş bir bina üzerinden artık İzmir'i bu kadar germeye, gündemi bu kadar meşgul etmeye de kimsenin hakkı yok. Gerçekten içler acısı bir durumdayız ve yerel yönetimler şu anda Meslek Fabrikası ve kredinin onaylanmaması üzerinden bir algı çalışması yapıyorlar” şeklinde konuştu.

"TUAGY'IN İDDİALARINI İSPATLAMASI GEREKİYOR"

Konuya ilişkin konuşan Şimdi, Tugay’ın iddialarını ispatlaması gerektiğini ifade ederek, “Müddei iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Hangi kredilerle ilgili Büyükşehir Belediyesi tüm evraklarını ve yeterliliklerini tamamlayarak bir başvuru da bulundu ve ona rağmen hangileri reddedildi? Bunların Cemil Bey tarafından tek tek açıklanması lazım. Büyükşehir belediye başkanlıkları sürekli sitem eden, talepte bulunma makamları değil icraat makamlarıdır. Onlar üretirler, bir çözüm oluştururlar ve şehri rahatlatırlar. Fakat Cemil Bey göreve başladığı günden beri sürekli bir sitem ve eleştiri halinde. Bu krediler rantable krediler mi? Yani alınan krediler nerede kullanılacaktı, ne yapılacaktı da bu şehre bir katma değer yaratılacaktı? Yoksa bu alınan krediler de gene bankamatik memurlarını finanse etmek için mi kullanılacaktı? Başka bir sorun daha var. İki senedir kullanılan krediler, alınan krediler nerede kullanıldı? Yoksa alınan bu krediler, iki sene önce alınan kredilerin borcunu kapatmak için mi kullanılacaktı?” ifadeleriyle Tugay’ı eleştirdi.

MESLEK FABRİKASI'NIN HUKUKİ BOYUTU: "BELEDİYENİNMİŞ GİBİ BİR İMAJ VAR"

Meslek Fabrikası’nın hukuki boyutunu ele alan MHP’li Şimdi, Vakıflar Kanunu’nun net hükümler içerdiğini belirterek, “Hep böyle bir orman kanunudur deriz ya, orman kanunları çok nettir ve ağırdır. Orman Kanunu gibi net olan kanun türlerimizden birisi de Vakıflar Kanunudur. Vakıf malları, çok iyi korunur. Vakıflar Bölge Müdürlüğü de Genel Müdürlüğü de Mazbut Vakıf dediğimiz 1923'ten önce kurulan eski vakıfların hamisidir. O vakıfların mallarını Vakıflar Genel Müdürlüğü, hatta Cumhuriyet ilk kurulduğunda Evkaf Bakanlığıydı bu. Vakıflar demek Evkaf. Atatürk'ün son derece önem verdiği bir kurumdur vakıflar. Zaten, Türk milleti de birazcık da vakıf medeniyetidir bizim medeniyetimiz. Burasının vakfa ait olduğu ortaya çıkıp tapu artık vakıflar genel müdürlüğüne geçince Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün burada yapabileceği bir şey yok. Ben size, ‘Sizin şurada bir malınız var’ desem, o malın tapusunu da size versem, ne yapacaksınız? Elbette ki malınızın peşinde koşacaksınız. İçinde orayı işgal eden birisi varsa müdahale edilmesini isteyeceksiniz ki vakıf mevzuatı burada daha hızlı bir mevzuat. Dediğim gibi, 1923'ten beri sanki orası belediyeninmiş gibi bir imaj var. Yok böyle bir şey. DGM binasıydı. Ben orada kaç tane görüşmeye girdim? Orada oturulmuş ikinci bir gezi ya da burada sanki İzmir'in bir malı korunuyormuş gibi bir hava yaratılarak bu çöp, çukur ve sinekten geçinmeyen şehrimizde hayali bir sahte kahramanlık yaratılmaya çalışılıyor” şeklinde konuştu.

"KENDİ MİLLETVEKİLLERİ YANLIŞ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR"

Eleştirilerini sürdürmeye devam eden MHP’li Şimdi, “Vakıflar Bölge Müdürlüğü burada yapacağı projeyle kamuoyuna daha çok hizmet vereceğini düşünüyor. Zaten bu meslek fabrikasının da ne kadar rantabıl olduğunu bilemiyoruz. Ayrıca bu Adıgüzel Vakfına yapılan devre bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri Tuncay Özkan Bey, Murat Bakan Bey de karşı çıkıyorlar. Yani onun en başta yanlış olduğunu bizzat kendi milletvekilleri zaten söylüyor. Burada suni bir gündemle İzmir'in asıl sorunları şu anda göz ardı edilerek hayali bir kamuoyu yaratılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

"DAHA ELİNDEKİ BİNALARI BİTİREMİYORSUN"

Konuya ilişkin eleştirilerde bulunan Güldoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetine devrettiği Pınarbaşı Hamamı’na değinerek, “Belediye de buraya büyük bir yatırım yapıyor, hamamı gerçekten restorasyonunu yapıyor, sonra hamamcılar odasına teslim ediyor ve hamamcılar odası orayı işletme pandemiyle birlikte işletmeyi bırakıp terk ediyor. Belediyeden de bir Allah'ın kulu gidip de oraya 'Ya burası ne oldu ne etti' demiyor ve orası şu anda izbe bir durumda yıllardır o şekilde duruyor. Yani devletin malı tamamen belediyeye kendimizin verdiğimiz vergilerle oraya bir yatırım yapıyor. O yatırım sonrasında da şu anda kapısı olmayan bütün her şey sökülmüş, izbelik, uyuşturucu kullanılan bir bina haline geliyor. Yani sen daha elindeki binaları bitiremiyorsun. Bakın İzmirli vatandaşlar buradan sesleniyorum. 2009 yılında başlanmış ve 17. sezonuna girdiğimiz opera binası ne durumda? Yani, sen buraya şu ana kadar ne kadar para harcadın? Benim bildiğim 3 milyar Türk lirasına yakın bir para harcamadı ve şu anda orası her geçen gün çürümeye mahkûm edilmiş durumda” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası