Ege Postası
Geri

Güldoğan'dan NEO TV'de CHP İzmir için çarpıcı iddia! 'Güç, Gümrükçü'ye 'Mümkünse polisle gelin, arbede çıkartmamız gerekiyor' dedi'

NEO TV'de konuşan Siyaset bilimci Veysel Güldoğan, CHP İzmir il binasında yaşanan arbedeye ilişkin çarpıcı iddialar gündeme getirdi. Çağatay Güç'ün Utku Gümrükçü cephesinin binaya gelmeden önce Gümrükçü'ye "Mümkünse polisle gelin. Arbede çıkartmamız gerekiyor" dediği yönünde iddialar bulunduğunu aktaran Güldoğan, gerilimin kasıtlı olarak tırmandırıldığını ve bu durumdan 'siyasi bir çıkar' elde edilme hedefinin olduğunu öne sürdü. Ayrıca Güç'ün il başkanı seçilme sürecinin demokratik olmadığını savunan Güldoğan, "Güç'ün yanında olan belediye başkanlarının çoğu, eğer seçime girseydi Çağdaş Kaya'yı destekleyecekti" dedi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP'den istifa etmesine ilişkin konuşan Güldoğan, Tugay'ın Özgür Özel'le olan diyaloguna dikkat çekerek, "Genel Başkanınız bile sizi yalanlıyor" dedi.
Güldoğan'dan NEO TV'de CHP İzmir için çarpıcı iddia! 'Güç, Gümrükçü'ye 'Mümkünse polisle gelin, arbede çıkartmamız gerekiyor' dedi'
Haberler / Yerel Politika
24 Haziran 2026 Çarşamba 00:11
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEPOSTASI- AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı, siyaset bilimci Veysel Güldoğan ve MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Hanzade Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Programda, kent siyasetinde bomba etkisi yaratan CHP İzmir'deki arbede, Çağatay Güç'ün açıklamaları, Kemal Kılıçdaroğlu'nun röportajı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP'den istifa etmesi gibi birçok önemli konu başlıkları masaya yatırıldı.

"CHP İZMİR ÖRGÜTÜNÜN ZAYIF OLDUĞUNU BURADAN TESPİT EDEBİLİRSİNİZ"

İzmir’de CHP il binasında yaşanan atama krizi ve arbedenin yankıları sürerken, Güldoğan'dan çarpıcı eleştiriler ve değerlendirmeler geldi. Yaşanan arbedenin CHP'nin İzmir örgütünün zayıf olduğunu kanıtladığını savunan Güldoğan, şu şekilde konuştu:

“Cumhuriyet Halk Partisi'nin aslında baktığınızda İzmir'de il örgütünün ne kadar zayıf olduğunu buradan da tespit edebilirsiniz. Daha önce de biliyorsunuz bir daha önceki devlet güvenlik mahkemesi binası vardı. Meslek fabrikası dendi sonradan. Orada da bir nöbet bekleyişi olmuştu ve yaklaşık bir 10 gün sonra da o nöbeti sona erdirmişlerdi. Çünkü nöbete katılım çok az olmuştu. Şimdi burada da baktığınızda İzmir'de 30 ilçesi olan bir şehrin 30 ilçe başkanlığının tüm üyelerini yaklaşık 200 bin üyesi olan bir parti. Gerçekten de burada güçlü bir il örgütü olsaydı ben bu anlamda çok daha farklı olacağını düşünüyorum. Ancak anladığım kadarıyla burada bir danışıklı dövüş de var. Görevden alınan il başkanı Sayın Çağatay Güç'ün aslında bir şekilde Sayın Gümrükçü'nün buraya gireceğini, yeni atanan il başkanını kendi ekibiyle birlikte il başkanlığına geleceğini bildiğini düşünüyorum. Anladığım kadarıyla il başkanı biraz da Özgür Özel'e... Buradan bir mesaj göndermek istiyor. Yani kolay teslim etmedik mahiyetinde. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir gelenek mi oldu bu bilmiyorum ama… Çağatay Güç’ten de ‘Çık git’ mahiyetinde söylediğini söyledi. Ama görüntülerde öyle daha farklı bir söylem olduğunu gördük. Keza yeni atanan il başkanın da kendisine küfür edildiğine dair bir söylemi var. Bunlar tabii Türkiye'deki siyaset adına da hoş olmayan görüntüler. CHP iç meselesi olarak görünse de maalesef gündem şu anda aslında birçok Türkiye'nin dış politika ile ilgili gündemi varken maalesef Türkiye'nin hatta gündemine oturdu diyebilirim İzmir'deki bu son olaylar"

"GÜÇ ATAMAYLA İL BAŞKANI SEÇİLDİ, ÇAĞDAŞ KAYA ADAY OLSAYDI KAZANAMAZDI"

Siyasi Partiler Kanunu’nun acilen değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Güldoğan, görevden alınan Çağatay Güç’ün mevcut yönetimi atanmış olmakla eleştirmesini tutarsız bularak geçmişteki kongre sürecini hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı:

“Genel merkezin talimatları doğrultusunda gerçekleşen atamalar oluyor. Sayın Çağatay Güç ‘atanmış il başkanı’ diyor, mevcut yeni atanan il başkanı için. Sayın Çağatay Güç nasıl il başkanı oldu? Başka bir aday vardı da seçime girdi de en yüksek oyu kendi aldı da mı seçildi yani? Hayır. Sayın Çağatay Güç de zamanında genel merkezin atamasıyla geldi, il başkanı oldu. Önceki dönem Buca İlçe Başkanı Sayın Çağdaş Kaya aday olsaydı Çağatay Güç'ün hiçbir şansı yoktu. Çağatay Güç sonuçta Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter Yardımcısı olan bir bürokrattı. Yani daha önce gençlik kollarında veya il yönetiminde ilçe başkanlığı yapmış birisi değildi. Dolayısıyla yani karşısına örgüt içinde ilçe başkanlığı yapmış faal olarak çalışan kim olsa aslında zaten seçimi olacaktı. Ancak Çağatay Güç de bir atamayla il başkanı olarak seçildi. Sayın Çağatay Güç'ün Konak İlçe Başkanlığındaki toplantıda yanında olan belediye başkanlarının çoğu, eğer seçime girseydi Çağdaş Kaya'yı destekleyecekti. Siyaset uzun soluklu bir iş. Ve aynı parti çatısı altında aslında bu tür görüntüleri vermemek gerektiğine inanıyorum. Bir an önce Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde de birlik ve beraberliğin sağlanması tek temennimiz. Çünkü gerçekten de Cumhuriyet Halk Partisi Türk siyaseti içinde önemli bir partidir”

"YANLIŞ İLİKLENEN DÜĞMELER SÖZ KONUSU"

Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan MHP'li Şimdi ise, kurultayın şaibeli yapıldığı iddialarının ardından yaşanan tüm olayların çorap söküğü gibi birbirini takip ettiğini savunarak, "Yanlış iliklenen bir düğme söz konusu. Dolayısıyla bir kere yanlış iliklendi mi ondan sonra iliklenen bütün düğmeler yanlış olarak yürüyor. Yani butlan kararıyla iptal edilmiş olan büyük kurultayların Cumhuriyet Halk Partisi'nin yanlış iliklendiği, oradaki delegelerin iradesi çeşitli saiklerle, nedenlerle, özellikle akçeli sebeplerle fesada uğradığı için ondan sonra gelen bütün her şey de yanlış iliklenir şekilde devam ediyor. Hukukun olmadığı yerde işte biraz önce gördüğümüz şeylerle karşılaşıyoruz. İtiş kakış, vurdu kırdı... Kendi siyasi arkadaşlarının, tırnak içinde yoldaşlarının birbirlerine tokuşmasını görüyoruz. ‘Butlancılar’ diye küçümsendiğini görüyorum bir tarafın, Cumhuriyet Halk Partisi'nde. Oysa var olan şey, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın amir hükmü gereğince verilen bir mahkeme kararı. Siyasi partiler hiçbirimizin babasının malı değil. Hepsi gene anayasayla güvence altına alınan kurumlar. O siyasi partinin il başkanlığına hukuken gelen bir kişi, bir gün bekledi, iki gün bekledi, üç gün bekledi, dört gün bekledi. Öncesinden çiçek göndermeleri de ılımlı bir yaklaşım söz konusu. Burada sanki bir vuruşarak çekilme mizanseni hazırlandı. Ama bu İzmir demokrasisine ve ülke demokrasisine de yakışmadı. Bütün bunlar usuletle, suhuletle ve saygıyla çözülebilir ama maalesef bu tercih edilmedi" dedi.

"KILIÇDAROĞLU'NUN DEĞİŞİKLİĞE GİTMESİ DOĞAL"

Kılıçdaroğlu’nun il başkanlıklarında değişikliğe gitme hamlesinin doğal olduğunu savunan Şimdi, “Dediğim gibi burada yanlış iliklenen bir ceket söz konusu. Genel kurullarındaki o irade fesadı, paraların döndüğü iddiası işi buralara kadar getirdi” şeklinde konuştu.

"GÜÇ, GÜMRÜKÇÜ'YE MAHCUP OLUR"

Görevden alınan Çağatay Güç ile yerine atanan Utku Gümrükçü’yü parti geçmişleri ve tecrübeleri açısından kıyaslayan Güldoğan, Gümrükçü'nün siyasi geçmişi olduğunu hatırlatarak, “Eğer parti geçmişi açısından bakarsanız, Sayın Çağatay Güç bu anlamda mahcup olur Utku Gümrükçü'ye karşı. Utku Gümrükçü'nün daha bir geçmişine baktığımızda Çağatay Güç'ten çok daha eski bir partili ve aldığı görevler itibariyle de çok daha tecrübeli bir Cumhuriyet Halk Partili olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı.

"GÜÇ, GÜMRÜKÇÜ CEPHESİNE 'MÜMKÜNSE POLİSLE GELİN' DEDİ"

Konuya ilişkin değerlendirmelerine devam eden Güldoğan, çarpıcı iddialar gündeme getirdi. Güç'ün Gümrükçü cephesine 'Mümkünse polisle gelin, arbede çıkartmamız gerekiyor' dediğini ileri süren Güldoğan, gerilimin tırmandırılmasının temel amacının siyasi çıkar elde etmek ve mağduriyet yaratmak olduğunu savundu. Güldoğan, şu şekilde konuştu:

"Sayın Çağatay Güç ‘Bir gece operasyonu’ vesaire diyor. Zaten biz aldığımız duyumlarda Sayın Çağatay Güç'ün yeni kurulacak parti için bir yer kiraladığını öğrenmiştik. Burada bu kadar gürültü çıkarmaya, bu kadar kavga gürültüyle il başkanlığı binasını teslim etmeye gerek var mıydı? Yine aldığımız bir duyumla, Çağatay Güç ve oradaki ekip gelecek olan yeni il başkanı ve çevresindekilere ‘Mümkünse polisle gelin. Orada bir arbede çıkartmamız gerekiyor. Bizim de sonuçta Özgür Özel'e bir açıklama yapmamız lazım’ diyorlar. 'Bakın biz burayı kolay bırakmadık, savaştık, mücadele ettik. Polis gücüyle zorla aldılar' demek açısından. ‘Özgür Özel'in bir şekilde gözüne girelim, herhangi kurulacak bir yeni oluşumda da en azından görev garantimiz olsun’, orada çatışmaya giren ve arbede yaşayan arkadaşlar da büyük ihtimal ilk seçimde biz de sıralamada nerede oluruz mahiyetinde düşünceleri var diye düşünüyorum. Sizin polisle karşı karşıya kalmamanız lazım. Çünkü vatandaş hiçbir zaman polisle karşı karşıya kalmaz"

"DİĞER VEKİLLER ÖZEL İLE KILIÇDAROĞLU ARASINDA MI KALDILAR?"

CHP'li çoğu vekilin il binasında yaşanan kritik sürece sessiz kalmalarını sert şekilde eleştiren Güldoğan, şu ifadelere yer verdi:

"Deva Partisi'nden Gelecek Partisi'nden gelip de Cumhuriyet Halk Partisi'nde milletvekili olan arkadaşlar var. Onlar neredeler? ‘En azından bu süreci de böyle geçirelim’ diye mi siz Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçiş yaptınız? Murat Bakan ve Deniz Yücel haricinde diğer milletvekilleri neredeler? Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu arasında mı kaldılar? Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki milletvekillerinin kafası karışık anladığım kadarıyla.

Deniz Yücel'in anladığım kadarıyla git gelden ziyade olabildiğince biraz daha ara bulucu görevini ifade ettiğini düşünüyorum. Ancak bahsettiğimiz, ismini geçirdiğimiz milletvekilleri dışında Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki diğer milletvekilleri yine sınıfta kalmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin görevden alınan il başkanı da aslında iyi bir il başkanı olmadığını şuradan da anlayabiliriz. Gerçekten de bunu samimi olarak o il başkanlığına siz 30 ilçeden üyelerinizle birlikte sahip çıkabilirdiniz diye düşünüyorum. Ama anladığım kadarıyla öyle bir destek de yok. Görevden alındıktan sonra bence işte belli başlı bazı ilçeleri görüyorum"

"İZMİR'DE AJANS ÇALIŞMASINI BAŞARAMADILAR"

Ardından Güldoğan, eleştirilerine şu şekilde devam etti:

"Genel merkezdeki o olaylarda da Sayın Özgür Özel'in TOMA'nın üstüne çıkması, ondan sonra ıslak gömleklerle, o gömlekle yürüyüşü vesaire bunların hep bir ajans çalışması olduğunu yorumlamıştım. Bence İzmir'de de bu ajans çalışmasını tam başaramadılar. Bu resimler uğruna bence Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğine çok büyük zarar verdiler”

GÜÇ'E 'OPERASYON' ÇIKIŞI: "KOLLUK KUVVETLERİ Mİ YAPTI?"

Güç'ün 'gece yarısı operasyonu' nitelendirmesine de sert çıkan Güldoğan, “Gece yarısı operasyonu nedir ya? Gelen Cumhuriyet Halk Partisi'nde daha önce birçok görevde bulunmuş, en son belediye başkanlığı yapmış birisi. Yani gece yarısı operasyonunu size ne kolluk kuvvetleri yaptı ne başka bir partiden yapıldı. Sizin yıllarca partinizde görev almış, daha önce ‘abi’ dediğiniz, ‘başkanım’ dediğiniz insanlar kendi partilerine gelmek istiyorlar. Buna karşı çıkan yine sizsiniz” ifadelerine yer verdi.

"O 5 BİN KİŞİYLE KARDEŞ KAVGASINA MI YOL AÇACAKSINIZ?"

MHP’li Şimdi ise, Güç'ün açıklamalarını ele alarak, “Kabadayılık ve hukuk aynı anda ilerleyemiyor. Yani bunun bir terazisi var. Eğer kabadayılıktan bahsediyorsak hukuk yok, hukuktan bahsediyorsak kabadayılık yok. Yani hem polisten medet ummak hem de 5 bin kişiye... O 5 bin kişiyi oraya yığdığımız zaman bir kardeş kavgasına mı yol açacağız? Peki bu 5 bin kişi kimin 5 bin kişisi? Maaşlarını İzmir halkının verdiği belediye çalışanları aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi'nin militanı mıdır? Her şeyi geçtik. Çöpe, çukura, sineğe, trafiğe alıştık. Bir de artık kendi vergilerimizi militan mı besleyeceğiz?” çıkışında bulundu.

KILIÇDAROĞLU'NUN 'SÖZCÜ TV' YAYINI: "LİNÇ EDİLMEYE ÇALIŞILDI"

Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV yayınına ilişkin konuşan Şimdi, yayının kendisini irite ettiğini belirterek, “Kemal Kılıçdaroğlu 3 gazeteci tarafından linç edilmeye çalışıldı. 48 yaşındayım. Uzun süredir beni bu kadar irite eden bir yayın izlememiştim. O her üç gazetecinin de millatan önce değil, daha 2,5 sene önce Cumhurbaşkanı olması için canla başla çalıştıkları bir isim var karşılarında. Şaibe iddialarını dile getirdiklerini bile unutmuşlar. O gazeteci hanımın beden dili karşısında yüzündeki mimikler, o gerginlik. Yani karşısında aslında yok etmemesi gereken bir nesne varmış gibiydi. O kadar iğneleyici sorular. Ters cümleler. Karşısındaki kişinin saygınlığını sıfırlamaya yönelik hareketler yaptı ki ama bu bence röportaj yapılan kişiyi yüceltti. Karşısında gazeteci yoktu. 3 tane hasım vardı ve orada bir röportaj yapılmadı, bir kavga verildi. Son derece rahatsız edici buldum” diyerek Kılıçdaroğlu’nu savundu.

"KILIÇDAROĞLU'NU O KADAR MAĞDUR EDİYORLAR Kİ BİZ SAVUNMAK ZORUNDA KALIYORUZ"

Konuya ilişkin görüşlerini aktaran Güldoğan, yayına çıkan gazetecileri eleştirerek, CHP'nin yaşadığı sürecin AK Parti'den bağımsız olduğunu ifade etti ve şu şekilde konuştu:

“Sayın Özgür Özel ve ekibi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir siyaset stratejisi izliyorlar ve Sayın Kılıçdaroğlu'nu gerçekten de o kadar mağdur ediyorlar ki biz burada Sayın Kılıçdaroğlu'nu desteklemek zorunda bırakılıyoruz. Onlar da bunun üzerinden kendilerine bir rant kapısı olarak görüyorlar. Sayın Özgür Özel ve ekibinin yaptığı şey, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhur İttifakı'nın diğer mensubu olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Kılıçdaroğlu'na en azından destek vermesiyle, ‘Bakın görüyor musunuz onlarla iş birliği içerisinde olan bir Kılıçdaroğlu’ mahiyetinde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu saatten sonra bence Cumhur İttifakı'na gönül vermiş insanları. Kılıçdaroğlu'nun çok da destekler mahiyette açıklama yapmaması gerekiyor. Çünkü Özgür Özel ve ekibinin tek tutundukları dal o. Mahkemelerde şikayetçi olan da Cumhuriyet Halk Partili, sanık da Cumhuriyet Halk Partili. Şimdi bu televizyon programında da bundan 2 -3 sene önce Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu ülkeyi yönetmesi için canhıraş çaba gösteren... Medya mensupları da orada. Şu anda hakaretvari şekilde bir röportaja maruz kaldı Sayın Kılıçdaroğlu. Bunu yapan yine aslına bakarsanız, Sayın Kılıçdaroğlu'nun bundan 3 sene önce canhıraş çalışan destekçileri. Ne oldu da şimdi iş buraya döndü? Röportajda görevli olan basın mensupları… Kendilerini acaba o gece yastığa kafalarını koyduklarında nasıl hissettiler? Sayın Kılıçdaroğlu'nun da mağdur olması veya tekrar genel başkan olması vesaire hiçbir şekilde bizimle ilgili olan bir şey değil. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi iç hesaplaşmasıdır” 

İNCE'NİN SESSİZLİĞİ

Muharrem İnce’nin CHP’nin içinde bulunduğu duruma ilişkin sessiz kalmasına da değinen Güldoğan, “Sayın Muharrem İnce, Cumhuriyet Halk Partisi de tekrar üye oldu. Ama bu süreçte hiçbir medyada, yazılı veya görsel medyada ben Sayın Muharrem İnce'nin bir açıklama yaptığını görmedim. Akıllara şu soru geliyor. Sayın Muharrem İnce'nin de yapılacak ilk genel kurulda aday olma gibi bir durumu söz konusu mu acaba?” sorusunu yöneltti.

TUGAY'A SERT ÇIKIŞ: "SİZİN YENİ PARTİYE GEÇİP GEÇMEMENİZ BİZİ İLGİLENDİRMİYOR, SİZDEN HİZMET BEKLENİYOR"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın istifasına ilişkin görüşlerini aktaran Güldoğan, Tugay'ın siyasi açıdan gündeme gelmesini sert biçimde eleştirerek, kente ilişkin vaatlerde bulunduğu projeleri hatırlattı. Güldoğan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“5-6 ay öncesinde Sayın Tugay bütün basın mensuplarının karşısına çıkıp ‘Alsancak'ta dolgu alanının altına kapalı otopark yapacağım’ demedi mi? Buradan Sayın Tugay'a sormak istiyorum. Hangi partide görev yaptığı belli değil şu anda Sayın Tugay’ın. Bağımsız bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Sayın Tugay bu söylediğiniz projeyle ilgili son 6 ay içerisinde neler yaptınız? Onu da geçtik. O projeyi yapamayacaksınız. Siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz. Peki Sayın Tugay. Belediye başkan adayı iken vermiş olduğumuz bazı sözler var. ‘Biz göreve geldikten sonra belediye hizmet binamızı hemen yapacağız ve faal hale getireceğiz’ demiştiniz. Yaklaşık olarak yine 5-6 ay önce ruhsat imzalarını atıp basına poz verdiğiniz Belediye hizmet binasıyla ilgili son gelişmeleri sizden duymak istiyoruz İzmirliler olarak. İzmir'in en köklü kulübü, Karşıyaka Spor Kulübü ile ilgili, Karşıyaka Stadı ile ilgili dönemsel açıklamalar yapıyorsunuz. Lütfen Karşıyaka Stadı'nın son haliyle ilgili hangi aşamadayız, neler yaptınız? Bunları merak ediyoruz İzmirliler olarak. Yine Sayın Tugay'a sormak istiyoruz. Yarım kalan Opera Binası ile ilgili neler yaptınız veya neler yapmayı planlıyorsunuz? Körfez temizliği ile ilgili neler yaptınız, neler yapmayı planlıyorsunuz? Topu sadece bakanlığa atıp körfezle ilgili herhangi bir çalışma yapmayı düşünmüyor musunuz? Yoksa sizin yeni kurulacak partiye geçmeniz veya bağımsız olarak devam etmeniz gerçekten de İzmirler olarak artık bizi ilgilendirmiyor. Biz sizden hizmet bekliyoruz"

"GENEL BAŞKANINIZ BİLE SİZİ YALANLIYOR"

Özgür Özel'in Tugay'la olan diyaloguna dikkat çeken Güldoğan, 'yalan' çıkışında bulunarak şu ifadelerle eleştirilerini sürdürdü:

"Sayın Tugay'ın ‘Özgür Özel bana eline koluna sağlık dedi’ açıklamasından bir gün sonra Sayın Özel ‘Ben öyle bir şey söylemedim’ diyor. Yani Genel Başkanınız bile sizi yalanlıyor. Gerçekten de İzmir'de böyle bir belediye anlayışıyla yönetilmek hepimizi çileden çıkartıyor. Siz de gayet iyi biliyorsunuz ki siz Karşıyaka Belediye Başkanlığı adaylığı bile zor görünürken, siyaseten Özgür Özel'i destekleme kararı aldınız ve talih kuşu size kondu. Hasbelkader İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı oldunuz. Şimdi de bir satranç oynar gibi yeni hamleler mi yapmayı planlıyorsunuz? Yeni kurulacak partide tekrar görev alayım, tekrar aday olayım mahiyetinde mi planlarınız var? Bunu bilmiyorum. Bunu da konuşmak istemiyoruz işin açıkçası"

"CHP İKİYE DEĞİL ÜÇE BÖLÜNMÜŞ VAZİYETTE"

MHP’li Şimdi ise, “Özgür Bey basına verdiği demeçte hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ne istifa etmesin diyor. Ama Cemil Bey’i istifa ettiriyor. Şimdi Cemil Bey'i burada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığına getiren süreç aslında biliyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'nun kendisiyle ilgili yapmış olduğu olumlu referanstı. Sadece kurultayda Özgür Özel'i desteklemesi değildi ki Karşıyaka Belediye Başkanlığı zamanında Cemil Tugay'ın kimi inşaat şirketleriyle olan bazı ilişkileri ve aynı inşaat şirketlerinin aslında Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı için dolaylı yoldan arka kapıdan vermiş olduğu destekle ilgili de bazı şaibeler vardı. Bütün bu parçaları birleştirdiğimiz zaman aslında Ekrem İmamoğlu'nun yaşananlardan son derece rahatsız olduğu, CHP içerisinde hiçbir şekilde bir mücadele verilmemesi, bütün enerjinin kurulacak yeni partide devam etmesi olduğunu anlıyoruz. Şu anda gördüğüm aslında Cumhuriyet Halk Partisi ikiye bölünmüş değil sanki üçe bölünmüş vaziyette” değerlendirmesinde bulundu.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Ege Postası