
Yalova'da 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki evinin penceresinden 'düşerek' hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısına çıktı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya hakkında "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açılan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ve Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter katıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada, zaman zaman ağladığı görülen sanık Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamayı kabul etmediğini söyledi.
Duruşma, Gülter'in savunmasıyla devam etti.
Gül Tut'un ölümüyle ilgili "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı dava açılan Sultan Nur Ulu da duruşmada tanık olarak dinlendi.
SALONDAKİ KAMERANIN FİŞİ TELEFON ŞARJ ETTİĞİMİZ İÇİN ÇEKİKTİ'
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasına, aranın ardından avukatların sorularıyla devam edildi. Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, "Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi" diye yanıt verdi.
'ANNEMLE ARAMIZDA BÜYÜK BİR PROBLEM YOKTU'
Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, "Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu" dedi.
‘ANNEMİN DİJİTAL MERAKI VARDI’
Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, "Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı" diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise "O an kendimde değildim. Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım" diye yanıt verdi.
'7 YILDIR YASAKLI MADDE KULLANMIYORUM'
Olay sırasında alkollü olmadığını ve yasaklı madde kullanmadığını da söyleyen Tuğyan Ülkem Gülter, "Daha önce yasaklı madde kullanıyordum ama 7 yıldır kullanmıyorum" dedi.
'OLAYA KARIŞAN HERKESTEN ŞİKAYETÇİYİM'
Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:
Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim."
'BELKİ SANIK KOLTUĞUNDA BEN OLACAKTIM'
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen ablası Kader Tut, yeğeni Tuğyan Ülkem Gülter’in suçu üzerine atmak için kendisiyle ilgili plan yaptığını iddia ederek, şöyle konuştu:
Çok elim bir olay yaşandı. Aradan 1 yıl geçti, acısı hala devam ediyor. Kim ya da kimler yaptıysa, en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Olaydan kısa süre önce Gül ile dargındık. Ara sıra tartışır, küserdik. Tuğyan aradı, ilk defa barışmamız için yalvardı. Hatta Karmen'in doğum günü olduğunu Çınarcık’a gelmemi istedi. Çok ısrar edince geldim ama doğum günü hazırlığı yoktu. Yalandan doğum günü partisi yaptık. Akşamına Gül ile alkol aldık. Ben sigara elimde lavaboya giderken kül halıya düştü. Tuğyan hemen annesine söyledi, hatta küllüğü de koltuğa döktüğümü söyledi. Gül de haklı olarak bana kızdı, kavga ettik. Ben ayrıldım ve Antalya'ya evime gittim. Benim ayrılışım Tuğyan'ın planını bozdu. Oradan ayrılmasaydım belki sanık koltuğunda ben olacaktım. Suçu bana atacaktı.
Ben Gül ile bir küser, bir barışırdım. Tartışırdık, sonra beni arardı ya da Antalya'da programı olduğu zaman, 'Lütfen konsere gel' der, barışırdık. Tuğyan çok şirret, sorunlu bir çocuktu. Hiç iyi bir evlat olmadı."
‘TUĞYAN, ‘SONRA ÖLDÜRECEĞİM’ DEMİŞTİ’
Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı tanık Çağrı Kutlu, “Olaydan önceki mayıs ayında Tuğyan ile Armutlu sahilde oturduk. Tuğyan bana 'annemin Tuğberk ile araları çok iyi. Ben de iyi geçineceğim. Sonra öldüreceğim' dedi” diye konuştu.
‘TUĞYAN İYİ ROL YAPAR’
Mahkemeye yine SEGBİS ile bağlanan Tuğyan’ın eski sevgili Kervan Eminoğlu ise “Ben o gece orada değildim. 2025 yılı mayıs ayında İstanbul'a taşındım. Tuğyan'la o zaman ayrıldık. Tuğyan ile Güllü aralarında sürekli sorun oluyordu. Bir küsüyorlardı, bir barışıyorlardı. Öldürmeyi gerektirecek bir sorun yaşamadılar. Bir ara Çağrı Bey diye biri ile konuştu. 'Bu kim?' diye sordum. Bana 'Annemin eski arkadaşı, şimdi intikam almak istiyor. Bu yüzden konuşuyorum' dedi. Ben 'Annenin husumetlisiyle konuşman iyi değil' diye uyardım. Bu olaydan bir kaç gün sonra Tuğyan beni aradı ve Çağrı ile annesinin barıştığını söyledi” diye konuştu.
Önceki ifadesinde Tuğyanın çok merhametli olduğu karıncayı bile incitemeyeceği yönündeki sözlerinin sorul’ması üzerine Kervan Eminoğlu, "Tuğyan iyi rol yapar. İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar" dedi.
‘ANNESİNİ PENCEREDEN ATTIĞINI GÖRDÜM’
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Sultan Nur Ulu, “Biz, odadaydık ve eğleniyorduk. Güllü içeri girdi. O sırada ben aynaya döndüm ve daha önce yaşadığım bir kazadan dolayı olan yaralarıma bakıyordum. Arkamı döndüğümde Tuğyan’ın annesini pencereden attığını gördüm. Sonra bana 'Koş' dedi. Ben şoka girmiştim. Çok korkmuştum ve ilk ifadem farklıydı. Cenaze günü Tuğyan bana 'Beni yakarsan bende seni yakarım' dedi. Ben bunu avukatıma söyledim. Kendime dikkat etmemi, delillerin toplanmasını beklememi söyledi. Daha sonra avukatına gerçekleri söylemek istediğimi, artık dayanamadığımı söyledim. Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım. Tuğyan daha öncesinden bana planına dair bir şey söylemedi. Ayrıca, ben yaralarıma bakarken çözülen ses kaydında, ‘hadi görüşürüz bay’ laflarını duymadım. Yaralarıma odaklanmıştım” dedi.
‘KATİL DEDİĞİN BİRİNİ NEDEN TESELLİ ETTİN’
Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Sultan’a, “Olayın ardından cenazedeki görüntülerde 'Katil' dediğin birini neden göğsüne bastırıp teselli ettin? 'Katil' dediğin birine neden böyle merhamet gösterdin?” sorusunu yöneltti. Sultan Nur Ulu ise cevap olarak, “Seyhan hanım cenazenin görüntüleneceğini ve basında servis edileceğini söyledi. Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm” diye konuştu.
Sultan Nur Ulu, devam eden duruşmada sorulara cevap vermeyi sürdürüyor.
‘GÖZ GÖZE GELDİK VE YAŞADIĞINI DÜŞÜNDÜM’
Verilen aranın ardından duruşmaya devam edildi. Güllü’nün eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz, tanık olarak dinlendi. Deniz ifadesinde, “Olay günü çığlık sesi duydum ve kapım çaldı. Sesi duyunca kapıya zaten yönelmiştim. Sultan ve Tuğyan bağırarak aşağı iniyordu. Ben indiğimde olay gerçekleşmişti.
Aşağıda önce Gül hanımın yerde yattığını gördüm ve nefes alıp almadığına baktım. O an gözleri açılmıştı. Göz göze geldik. Yaşadığını düşündüm. Telefonum yoktu. Sultanın elinde telefon görünce telefonunu alıp sağlık ekiplerini aradım. Nişantaşı'na ses analizleri için gideceğim gün aracı Tuğyan kullanıyordu. Sultan da vardı. Kaçma planlarıyla ilgili ses kayıtlarını tartışıyorlardı. Sultan, 'ben senin arkanı toplamak zorunda mıyım' dedi. Bende ne demek istediğini sorduğumda 'abla gerekli gereksiz her şeyi anlatıyor' dedi.
‘KELEBEĞE ‘HADİ GÖRÜŞÜRÜZ’ DEMİŞTİR DİYE DÜŞÜNDÜM’
Tuğyan’ın avukatı Merve Uçanok’un “Güllü hanımın kendisine yakın olan penceresinden bir şey verir miydiniz? Sorusuna cevap veren Deniz ise "Hayır arada demir parmaklık var” diye cevap verdi.
Olayın gerçekleşme biçiminde ilk başlarda daha farklı düşündüğünü söyleyen Çiğdem Emir Deniz, “Ben olay örgüsünü şöyle düşünmüştüm. Kelebek gördüyse ona ‘hadi görüşürüz’ diyerek atmıştır diye düşündüm. Öyle esprili bir yanı vardı” ifadelerini kullandı.
‘SULTAN’IN BASKI ALTINDA İFADE VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’
Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı ‘Üst soya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ardından Sanık Tuğyan Ülkem Gülter son savunmasını yaptı. "Sultan'ın baskı üzerine bu şekilde ifade verdiğini düşünüyorum. Kardeşim Tuğberk'in annemle benim gibi kavgaları olmuştur. Annemle bir kavgalarında annem KADES'e de basmıştır. Ama sonra barışmışlardır.
Kardeşim de benim gibi gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor. Cezaevinde geçirdiğim süreyle alakalı 10 aydır zor bir süreç geçirdim. Bana kötü gözlerle bakılıyor. Ben 10 aydır defalarca asıldım, hüküm giydim. Her gün linç edildim. Özel hayatım, aile hayatım her gün boy boy paylaşılmaya devam edildi. Beni en çok yaralayan şey annemin acısını yaşayamam ve sonrasında kızımı görememem. Benim vicdanımda sakladığım bir suç yok. İsterlerse beni suçlasınlar. Ben yapmadığım bir şey için suçlanıyorum. Vicdanım temiz. Gerçeği bir ben bir Allah biliyor” dedi.
TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Avukat Merve Uçanok, olay anını canlandırdı. Yanında getirdiği Güllü'nün düştüğü odanın fotoğrafıyla pencere pervazını heyete gösterdi. Uçanok, Sultan'ın ifadesiyle bilirkişi heyetinin hazırladığı raporla çeliştiğini söyledi. Sultan yalan söylediğini ifade etti.
Güllü'nün daha önce alkollüyken evinde düştüğüne ilişkin hastaneye başvurduğunu da dile getiren Uçanok, "Olay sırasında Sultan da söylüyor Güllü cama yöneliyor. Zaten Çiğdem'i kontrol ediyormuş. Dengesini kaybedip düşme ihtimali çok yüksek" dedi.
Uçanok, Sultan'ın Tuğyan'ı koruduğuna ilişkin ses kaydını mahkemeye sundu. Mahkeme heyeti, savunmalar için ek süre verirken, tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.
'MUHTEMELDİR Kİ DİĞER DURUŞMALARDA MAHKEME KARARINI VERECEK'
Kader Tut'un avukatı Hasan Kocabek, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, "Bugün ilk duruşmasına girdik. Yedi saatlik uzun bir duruşmadan sonra duruşma yakın tarihe ertelendi. Mahkeme sanık Tuğyan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Müşteki avukatlar olarak bizlerin, savunmalarımızı, beyanlarımızı sunmak ve yine karşı taraf sanık müdafilerinde beyan ve savunmalarını esas hakkındaki savunmalarını sunmak üzere süre verildi.
Müşteki avukatlar olarak bizlerin, savunmalarımızı, beyanlarımızı sunmak ve yine karşı taraf sanık müdafilerinde beyan ve savunmalarını esas hakkındaki savunmalarını sunmak üzere süre verildi. Muhtemeldir ki diğer duruşmada mahkeme kararını verecek. Dosyayı kapatacak" dedi.
GÜLLÜ'NÜN ÖLÜMÜ
Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden 'düşerek' hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yanı sıra Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı.
Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.
Tut'un ölümüyle ilgili Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.
Sayfa başına git







