
EGEPOSTASI- CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, NEO TV ekranlarında yayınlanan Beyaz Masa programında Ertuğrul Turan’ın sorularını yanıtlayarak parti içinde yaşanan ayrışma, İzmir örgütündeki yeniden yapılanma, Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçiminde yaşanan kriz ve CHP’li Meclis Üyesi Harun Bila’nın seçim sonrası verdiği görüntüler hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
CHP’deki ayrışmanın başlangıcına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümrükçü, 2023 kurultayının ardından başlayan hukuki sürece dikkat çekti.
Gümrükçü, bir anlaşmazlık durumunda başvurulacak makamın mahkemeler olduğunu belirterek, kurultaya ilişkin iddiaların da yargıya taşındığını söyledi.
“Bir anlaşmazlık yaşadığında, bir sorun yaşadığında bir vatandaşla ya da bir kurumla başvurduğun yer neresi? Adalet makamı, yani adliye, yani mahkeme. 2023 yılında yapılmış kurultayda kurultaya hile karıştırıldığı iddiasıyla yapılan başvurular sonucunda çok uzun bir süredir devam eden ve hâlâ karara bağlanmamış bir mahkeme süreci var. Bir iddia var, bu iddia kesinleşmemiş” diyen Gümrükçü, tedbir kararının yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik olmadığını savundu.
Gümrükçü, önceki yönetimin bütün organlarıyla yeniden göreve getirilmesine ilişkin süreci şöyle anlattı:
“Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 60 kişilik Parti Meclisi, onun üzerinde Yüksek Disiplin Kurulu, bütün isimler geriye dönüyor. Yani burada Kemal Bey’e özel verilmiş bir karar, onu geri getirme çabası değil. Tedbir olarak bir önceki yönetimin bütün isimleriyle göreve başlaması var.”
Partinin kişilere göre şekillendirilemeyeceğini belirten Gümrükçü, CHP’nin tarihsel kimliğine vurgu yaptı.
“Bizim partimiz kişiye özel kurulmuş bir parti değil. Hiç kimsenin kendi siyasi sıçrama tahtası da değil. Kuruluşu belli, hangi mücadelenin içinden geçtiği belli. Cumhuriyeti kuran parti, devleti kuran parti. Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi programını bayrağına işlemiş, altı okla simgeleştirmiş bir parti, devrimin öncü partisi, öncü örgütü” ifadelerini kullanan Gümrükçü, İzmir İl Başkanlığı görevini de bu anlayışla kabul ettiğini söyledi.
Gümrükçü, parti içindeki ayrışmanın büyümemesi için başından itibaren uyarılarda bulunduğunu ifade ederek, “Nefret dili kullanmayın dedik. İnsanları ayırmayın dedik. Ötekileştirmeyin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin birliğini bozmayın dedik. Dinletemedik. Ayrılık büyüdü” dedi.

İzmir’de görevi devraldığı süreçte yaşananlara da değinen Gümrükçü, gerilimin daha ilk günden başladığını savundu.
“İlk düğme yanlış iliklendi İzmir’de. Bunu da ilikleyen biz değiliz arkadaşlar” diyen Gümrükçü, parti binasında yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı.
Gümrükçü şunları söyledi:
“Önce dediler ki ‘Çay ikram ederiz, yollarız.’ Ondan sonra ben yakınlarda kahve içmeye gittim. ‘Aman ile gelecek’ dediler, kapıları kilitlediler, içeriye kendilerini kilitlediler. Hani çay ikram edeceklerdi? Sonra gerginlik azalsın diye çiçek yolladım. Sonuçta aynı partinin üyeleriyiz o tarih itibarıyla. Çiçeği aldılar, kırdılar. Çiçek getiren arkadaşları tartakladılar, binadan attılar.”
Göreve geçiş sürecinin yalnızca 15 dakika sürdüğünü söyleyen Gümrükçü, buna rağmen yaşananların günlerce kamuoyunda gündemde tutulduğunu ifade etti.
Gümrükçü, devir teslim yapılmadığını, partiye ait bazı hesapların şifrelerinin de teslim edilmediğini belirterek sert ifadeler kullandı.
“Pazar akşamı geldik, pazartesi itibarıyla görevli bütün arkadaşlar gelmedi. Giderken yanlarında sosyal medya hesaplarının şifrelerini de götürdüler. Hâlâ alamadık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal medya hesaplarının adını değiştirip kendi partilerinde kullanan, gayri ahlaki yöntem kullanan arkadaşlar bunlar” diyen Gümrükçü, yaşananların taraflar arasındaki mesafeyi daha da büyüttüğünü söyledi.
“Ben diyalogdan yana bir insanım. Bugüne kadar hep diyalogla siyaset yürüttüm. Herkesle her şeyi konuşabilirim” ifadelerini kullanan Gümrükçü, buna karşın yaşanan bazı olayların iletişimi zorlaştırdığını kaydetti.
Gümrükçü, parti içindeki ayrışmanın en somut sonuçlarından birinin Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçiminde ortaya çıktığını söyledi.
“Acilen, acilen genel merkezler düzeyinde başka yerlerde Menderes gibi krizler olmaması için mekanizmalar kurulması şart” diyen Gümrükçü, Menderes’te yaşanacakların önceden görülebildiğini dile getirdi.
“Göz göre göre oldu. Ben dün de söyledim basın toplantısında. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi” ifadelerini kullandı.
Programda CHP ile Yeni Parti arasında yaşanan gerilimin AK Parti’ye yarayıp yaramadığı sorulan Gümrükçü, buna açık şekilde “Diyebiliriz” yanıtını verdi.
Gümrükçü, başından itibaren parti içindeki sert dilin ve ayrışmanın bu sonucu doğuracağını söylediğini belirterek şöyle konuştu:
“Yapmayın, bu nefret dilinden vazgeçin, sevgi dili inşa edelim. Birbiriyle rekabet elbette ki olur ama birbiriyle konuşan, aynı sol görüşse eğer solun altında çeşitli fraksiyonlar olur, farklı renkler olur. Ama bunların arasında bir iş birliği olabilir. Aynı Cumhurbaşkanı adayını destekleyebiliriz. Yakıp yıkıp gitmeyin diye uyarılarımı yaptım.”
Gümrükçü, Menderes’te yaşanan sonucun da bu ayrışmanın doğrudan yansıması olduğunu söyledi.
Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçimindeki oy matematiğini de anlatan Gümrükçü, ilk üç turdaki oy sayılarına dikkat çekti.
“Birinci, ikinci, üçüncü tura geldik. Üçüncü turda en yüksek oy alan iki aday dördüncü turda oylanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin matematiği belli. Beş, bir de beş, iki de beş. Üçüncü turda CHP’nin aldığı beş. Senin aldığın 8, 9, 10 olursa, ki öyle olacağı ilk iki turdan ve bizimle diyalog kurmamalarından belli, zaten üçüncü turda CHP’nin adayı girmediği için CHP ile bir uzlaşı söylemi boş bir laftan ibaretti” dedi.
Sürecin Yeni Parti açısından doğru yönetilmediğini savunan Gümrükçü, CHP’nin yaklaşımının Menderes’te belediye yönetiminin CHP’de kalması yönünde olduğunu söyledi.
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dedik ki Menderes’te belediyeyi CHP kazandı. Belediye başkanı da ne yaşanırsa yaşansın Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmedi. Dolayısıyla burada bir model geliştirilebilirse, bir iş birliği, bu başka yerlerde de başka şekillerde uygulanabilir” ifadelerini kullandı.
Gümrükçü, Yeni Parti yöneticilerinin CHP yönetimiyle kurumsal iletişim kurmak yerine doğrudan CHP’li meclis üyeleriyle görüşmesini siyasi nezakete aykırı olarak değerlendirdi.
“Düşünün sizin partili arkadaşlarınız var. Sizin haberiniz, bilginiz, izniniz, onayınız olmadan o arkadaşlarla bir pazarlığın içine girmiş. Bunu kendisi söylüyor zaten. Bu bir kere siyasi nezakete aykırı” diyen Gümrükçü, Mehmet Ali Akar isminin kendilerine de ikinci kanallardan ulaştığını söyledi.
Gümrükçü, CHP grubunun Akar’la ilgili bir itirazının olmadığını belirterek, “Biz de kendi grubumuzdaki arkadaşlara soruyoruz. Mehmet Ali Bey’de bir sorun var mı? Yok. Emekli bankacıdır, Belediye Başkan Vekilliği sürecini yönetir, bizim için bir sorun yoktur diyorlar. Tamam diyoruz. Ama bunlar hep ikinci kanallardan geliyor. Resmi, kurumsal iletişim yok” dedi.
Gümrükçü, seçim günü Yeni Parti tarafından açıklanan adayın CHP’li meclis üyelerinin önerisi olduğunun söylendiğini ancak CHP’lilerin bunu reddettiğini anlattı.
“Pazartesi sabah 9.30’da bir beyefendinin adını açıkladılar kendi kendilerine. Açıklarken de meclis üyelerine demişler ki CHP’li arkadaşlar bu ismi önerdi. Ben de yanımdalar. İsmi de ilk defa orada gazeteden okudu arkadaş. Dedim ki ‘Sizin bundan bilginiz ve onayınız var mı?’ ‘Yok başkanım.’ Benim yanımda ayrı ayrı aradılar; ‘Biz bu arkadaşa oy vereceğimizi söylemedik. Böyle bir pazarlık yapmadık. Size isim önermedik’ dediler.”
Gümrükçü, buna rağmen sandık üzerinden bir sonuç alınmaya çalışıldığını savundu.
Gümrükçü, üçüncü tur öncesinde temas kurulması için bir girişim olduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini, ardından Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Parti adayının desteklenmesi yönünde talimat geldiğini açıkladı.
“Sayın Kılıçdaroğlu’nun talimatı geldi. Yani ‘Yeni Parti’ye bir şekilde oy verin’ diyor. O ara ben şunu söyledim: Oylamayı durdurun. Üçüncü tur başlamış. Başlamasın, yapmayın. 8 kere, belki 18 kere söyledim. Olmadı” ifadelerini kullanan Gümrükçü, oylamanın durdurulmaması nedeniyle sürecin geri dönülmez noktaya geldiğini savundu.
Menderes Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından AK Partili isimlerle verdiği samimi görüntüler kamuoyunda çok konuşulan CHP’li Meclis Üyesi Harun Bila hakkında da konuşan Gümrükçü, disiplin sürecinin başlatılacağını açıkladı.
Gümrükçü, “Bugün başlatıyoruz disiplin sürecini. Şimdi sizden ayrılınca yönetim kurulu toplantısı var” dedi.
Bila’nın seçim sonrasında verdiği görüntünün yanlış olduğunu belirten Gümrükçü şöyle devam etti:
“Herkese ‘hayırlı olsun’ diyebilir. Ama böyle bir atmosferde böyle bir fotoğraf verildiyse, hem de daha o ilçe binasında muhtemelen olmuştur, yanlış yapmıştır bana göre.”
Buna karşın tek bir fotoğraftan bütün CHP’lilerin saf değiştirdiği sonucunun çıkarılmasını da eleştiren Gümrükçü, “Bu fotoğrafla bütün Cumhuriyet Halk Partililer sanki saf değiştirdiler, hepsi AK Parti ile beraber gibi bir sonuç çıkarmak ancak siyasal mühendislik manasına gelir. Kötü niyet içerir” ifadelerini kullandı.
Harun Bila’yı daha önceden tanımadığını belirten Gümrükçü, Bila’nın meclis üyesi adaylığının mevcut CHP yönetimi döneminde gerçekleşmediğine dikkat çekti.
“Ben Harun Bey’i tanımam, ben bu süreçte tanıştım. Geçmişten beri siyaset yaptığım bir arkadaş değil. Bu belediye başkan adayını da biz aday göstermedik. Bu meclis üyesi listesini de biz yapmadık” diyen Gümrükçü, buna rağmen parti disiplinine aykırı bir durum varsa gerekenin yapılacağını söyledi.
“Vermemiş olabilir, doğru. Biz de gereğini yaparız. Parti genel başkan talimatıdır. Uymamıştır. Gereği bellidir. Ondan yana bir şey yok” ifadelerini kullandı.
Menderes’te yaşanan sonucun temel nedeninin CHP’deki bölünme olduğunu savunan Gümrükçü, ayrılan isimlerin belediye meclislerindeki aritmetiği hesaba katmadığını söyledi.
“CHP’nin bölünmesi Menderes’teki kaybın birinci derecede sorumlusu. CHP’yi bölen de mahkeme kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi değil, bu partiden ayrılmak isteyen arkadaşlardır” diyen Gümrükçü, özellikle İzmir’deki belediye meclisi dengelerinin dikkate alınmadığını savundu.
Gümrükçü şöyle konuştu:
“Adalet ve Kalkınma Partisi meclis aritmetiğinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerisindeydi. Nasıl öne geçti, nasıl birinci parti oldu? Sizin yanlış istifa kararınız yüzünden. Peki Menderes’te istifa ettirdiniz. İstanbul Büyükşehir’de niye ettirmediniz? Meclis çoğunluğu kaybedilmesin diye. Yani orada siyasal matematiğiniz çalışıyor da Menderes’te niye çalışmıyor?”
Gümrükçü, iki siyasi yapı arasında kurumsal bir iş birliği modeli oluşturulmaması halinde benzer krizlerin başka belediyelerde de yaşanabileceği uyarısında bulundu.
“İki ayrı kurumsal siyasi parti varsa eğer bunlar arasında kurumsal bir mutabakat olmazsa, bugünü, yarını, geleceği şekillendirecek bir iş birliği süreci oluşmazsa bundan sonra hep böyle olur” diyen Gümrükçü, “Böyle yaparsanız kaybetmeye alışacaksınız. Burada Menderes’te bir ders alın ve bu hatanızdan dönün” ifadelerini kullandı.
Yeni Parti’nin CHP yönetimiyle temas kurmama yönünde bir yaklaşım içerisinde olduğunu ileri süren Gümrükçü, bu tavrın sandıkta iş birliğini imkânsız hale getirdiğini savundu.
Gümrükçü, CHP grubunun salondan ayrılması sırasında Yeni Partili isimlerden herhangi bir temas gelmediğini belirterek tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Oy istemez mi insan ya? ‘Nereye gidiyorsunuz, gitmeyin’ demez mi? Belediye seçimine girince çocuğa ‘Şuraya park yapacağım, oraya top sahası yapacağım’ diyorsun. Bu da bir seçim. İnsanlar bir şey söylemezler mi?”
Gümrükçü, CHP’nin kurumsal kimliğinin yok sayılarak yalnızca meclis üyeleri üzerinden sonuç alınmaya çalışılmasının doğru olmadığını ifade etti.
Yeni Parti’nin yerel yönetimlerden sorumlu yöneticileriyle temas kurmaya çalıştığını ancak geri dönüş alamadığını da anlatan Gümrükçü, kurumsal iletişim eksikliğinin sonucu belirlediğini söyledi.
Kendi açıklamalarının bazı bölümlerinin bağlamından koparıldığını savunan Gümrükçü, medya üzerinden kendisine yönelik bir linç kampanyası yürütüldüğünü iddia etti.
“Ben diyorum ki bu kafayla giderseniz bundan sonra birçok seçim kaybedilebilir, kaybedeceksiniz. Lafın başı belli, sonu belli. Aradan cımbızla çekiyor. Bir modern Engizisyon kurmuşlar. Ellerindeki medya güçlerini de kullanıyorlar” ifadelerini kullanan Gümrükçü, kendisine ve ailesine yönelik hakaretlerden de yakındı.
Yeni Parti’den CHP’nin iç işlerine yönelik açıklamalar gelmesini eleştiren Gümrükçü, “Herkes kendi işine baksın” dedi.
Gümrükçü, CHP’de geçmişte kendisinin de görevden alındığını, aday gösterilmediğini, disipline verildiğini ve kongrelerde kaybettirildiğini anlatarak, bütün bunlara rağmen partisinden ayrılmadığını söyledi.
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde ben görevden alınmış, aday gösterilmemiş, disipline verilmiş, ilçe kongresinde kaybettirilmiş, il kongresinde kaybettirilmiş, önümde provokasyon yapılmış bir adamım ben 26-27 senede. Bütün bunları yaşamama rağmen ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesine bağlıyım ve devam ediyorum. Partililik böyle bir şey” ifadelerini kullandı.
Menderes ile Etimesgut arasında yapılan karşılaştırmaları da değerlendiren Gümrükçü, iki sürecin birbirinden farklı olduğunu söyledi.
“Etimesgut’la Menderes’in zamanlamaları, süreçleri, günleri farklı” diyen Gümrükçü, siyasi partilerin zaman zaman başka partilerin adaylarını destekleyebileceğini söyledi.
Gümrükçü, Menderes için Kılıçdaroğlu’nun Yeni Parti adayının desteklenmesi talimatını verdiğini hatırlatarak, “Biz şöyle yapsaydık; Sayın Kılıçdaroğlu Yeni Parti’ye oy verin demek yerine bize gidin AK Parti’ye oy verin deseydi o Etimesgut’un karşılığı olabilir” ifadelerini kullandı.
Gümrükçü, Belediye Başkan Vekilliğinin AK Parti’ye geçmesi nedeniyle Menderes halkının seçimde ortaya koyduğu siyasi tercihin zedelendiğini kabul etti ancak sorumluluğun CHP’ye yüklenemeyeceğini savundu.
“Menderes halkının tercihi zaafa uğramıştır, biz zaten onu söylüyoruz. Biz elbette üzülüyoruz. Bir Cumhuriyet Halk Partili arkadaşımızın orada devam etmesini istedik. Bütün temasımız o yöndeydi” dedi.
Gümrükçü sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sen adayı gösterdiysen, adayı sen belirlediysen, kimseye sen sormadıysan, kimseden oy istemediysen kaybeden de sensin. Kaybettiren de, Menderes’te bir şey kaybedildiyse onu kaybettiren de sensin. Herkes kendi yaptığı siyasetin sonucunu ödesin. Onun faturasını bize ödetmeye çalışmayın.”
Gümrükçü, CHP ile kurumsal iletişim kurulmadan benzer yöntemlerin devam ettirilmesi halinde başka yerlerde de aynı sorunların yaşanacağını söyledi.

İzmir’de yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Gümrükçü, CHP İzmir İl Örgütü’nün yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe aldığını belirtti.
“Cumhuriyet Halk Partisi İzmir’de öncelikle bir örgütsel süreç yürütüyor. Dediğim gibi yüzde 99’unu tamamladı” diyen Gümrükçü, partinin toplumla son yıllarda zayıflayan ilişkisini yeniden güçlendirmeye çalıştığını söyledi.
Havra Sokağı, Kadifekale, Basmane, esnaf odaları, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla temas kurduklarını belirten Gümrükçü, “Toplumla kucaklaşan, toplumun sesine kulak veren, sahada, çarşıda, pazarda, meslek örgütünde, dernekte, STK’da, kahvaltıda, spor kulübünde buluşan bir Cumhuriyet Halk Partisi kurmaya çabalıyoruz” dedi.
CHP’nin İzmir’de geçmiş seçim sonuçlarını da masaya yatıracağını ifade eden Gümrükçü, Menemen ve Aliağa başta olmak üzere kaybedilen ilçelerin analiz edileceğini söyledi.
“Mahkeme, butlan kararını anlatacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay süreci ne zaman başlayacak onu anlatacağız. Yanlış yapılan belediye tercihlerini anlatacağız, neden yanlış yapıldığını anlatacağız. Menemen’in, Aliağa’nın neden kaybedildiğini anlatacağız, nasıl yeniden kazanılacağını organize edeceğiz” dedi.
Yeni kadrolar oluşturacaklarını söyleyen Gümrükçü, bütün çalışmaların “altı okun çerçevesi içerisinde” yürütüleceğini vurguladı.
CHP’nin kongre ve kurultay takvimine ilişkin soruya da yanıt veren Gümrükçü, kesinleşmiş bir tarih bulunmadığını ancak Eylül-Ekim döneminin konuşulduğunu söyledi.
“Bir genel kurultay takvimi ilan edilecek. Eylül ayı diye söyleniyor takvim için. Belki Ekim’in ilk haftası falan olur. Üyelikler, askılar, sonra mahalleler; öyle bir süreç tasarlanıyor” diyen Gümrükçü, devam eden mahkeme sürecinin de takvimi etkileyebileceğini belirtti.
Gümrükçü, sürecin Eylül-Ekim aylarında başlayıp Şubat-Mart dönemine kadar uzayabileceğini ifade ederek, “En büyük endişem bu süreçte bir baskın erken seçimle karşı karşıya kalmak olur” dedi.
Sol ve muhalefet içerisindeki ayrışmaya karşı çıkan Gümrükçü, 1994 İstanbul seçimlerini örnek gösterdi.
“1994 yılında DSP, SHP, CHP ayrı adaylar çıkardı. Sayın Erdoğan oradan yüzde 27-28 ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni aldı” diyen Gümrükçü, sol içindeki bölünmenin uzun vadede ağır sonuçları olabileceğini savundu.
“Menderes’te bunun olumsuz sonuçlarını da gördük. Maalesef buradan ders çıkarıp yeni bir iletişim modeli kurulması gerektiğini söylüyorum. Ben burada üzerime düşen vazife neyse yaparım. Aynı şeyi arkadaşlardan da bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Programın sonunda medya ve gazetecilik üzerine de değerlendirme yapan Gümrükçü, günümüzde gazetecilik yapmanın zorlaştığını söyledi.
“Bu dönemde gazetecilik yapmak zor. Gerçek gazeteci bulmak da zor. Bir taraftarlık almış başını gitmiş. Toplumu doğru anlatma değil de içinden lafları cımbızla çekerek kendi görüşüne, kendi tercihine menfaat sağlama dönemi başlamış” diyen Gümrükçü, NEO TV’nin yayın çizgisine teşekkür etti.
Gümrükçü’ye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP dışında bir siyasi oluşuma katılıp katılmayacağı da soruldu.
Gümrükçü, Tugay’ın CHP’den ayrılmasını beklemediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben Cemil Bey’in bireysel olarak kendi tercihiyle CHP dışında bir oluşuma üye olacağını, özgür Cemil Bey olarak düşünmüyorum. Daha önce de söylemiştim.”
Gümrükçü, Tugay’ın siyasi çizgisine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben Cemil Tugay’ı tanırım. Cemil Tugay bir Cumhuriyet Halk Partilidir. Bir Atatürkçüdür. O çizgisinde bir değişiklik olacağını zannetmiyorum.”
Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçebileceği yönündeki iddialara da açık yanıt veren Gümrükçü, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“AK Parti’ye geçmez yani, zannetmiyorum. Şaşırırım yani.”
Haberin Videosu
Sayfa başına git







