
EGEPOSTASI - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesinin ardından kent siyasetinde yaşanan gelişmeler NEO Haber ekranlarında masaya yatırıldı.
NEO Haber Genel Müdürü ve gazeteci Halil Solak, Denge programında Cemil Tugay'ın parti değiştirme kararının arka planına, CHP'den ayrılış sürecine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesinde anketlerin etkisine ve siyasi partilerin tutumlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin kısa sürede alınmış bir karar olmadığını savunan Solak, sürecin yaklaşık bir buçuk yıllık bir geçmişi olabileceğini öne sürdü.
Özgür Özel'in Tugay'a yönelik açıklamalarını da değerlendiren Solak, YENİ Parti liderinin İzmir halkından kentte özür dilemesi gerektiğini ifade etti.
Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halil Solak, parti değişikliğinin önceden planlandığı görüşünü dile getirdi.
Tugay'ın CHP'den ayrılmadan önce yaşadığı siyasi anlaşmazlıklara dikkat çeken Solak, şu ifadeleri kullandı:
"Cemil Tugay AK Parti'ye geçti. Şimdi bunu bu geçişten sonra daha rahat söyleyebiliriz ki bunu planlamış. Hani o kavgası, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son İzmir İl Başkanlığı önünde verdiği kavga, daha sonra 'Özgür Özel'le birlikte yol yürüyeceğiz, siz kurun partiyi, ben istifa ediyorum.' Bunların hepsini kafasında planlamış. Son böyle birkaç görüşmelik bir olay değil. Bir buçuk yıl bunun bir geri planı olduğunu düşünüyorum."
Tugay'ın AK Parti ile temaslarının CHP'deki kurultay davalarının gündeme geldiği döneme uzanabileceğini savunan Solak, bu değerlendirmesinin kendi öngörüsü olduğunu vurguladı.
Solak, şöyle konuştu:
"Planlı olmasa, programlı olmasa bu işler. Bence bu ne zaman başladı biliyor musunuz? Öngörüme dayanarak söylüyorum. Ne zaman bunların bu kurultay davaları başladı, ismi kurultay davalarıyla geçmeye başladı. O günden sonra ben yavaş yavaş kafasını bu tarafa çevirip bir temas kurduğunu ve kurduğu temasları da ciddi şekilde yürüttüğünü, buna yönelik ciddi çalışmalar yaptığı, Bilal Saygılı'yla görüşmesi... İlmek ilmek işledi bu süreci."
Tugay'ın geçmişte AK Parti ve MHP tarafından belediyecilik hizmetleri üzerinden sıklıkla eleştirildiğini hatırlatan Solak, parti değişikliğinin ardından iktidar kanadının tutumunun değişmesini sorguladı.
Solak, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çünkü bakıyorsunuz, Cemil Tugay aynı Cemil Tugay. Değil mi? Yani iki buçuk yıldır İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, onun öncesi beş yıl Karşıyaka Belediye Başkanı, yedi buçuk yıldır var İzmir'de.
Dönüyorsunuz bakıyorsunuz sürekli eleştirilen hizmetleriyle, söylemleriyle. Değil mi? AK Parti cephesinden, Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi tarafından da sürekli eleştirilen bir isimden bahsediyor. Sürekli hizmet üzerinden eleştirilen.
Yani şimdi ne değişti mesela, ne yapacak?"
Solak, Tugay'ın geçmişteki açıklamalarıyla bugünkü siyasi tercihinin çeliştiğini savunarak, kendi eleştirilerinde herhangi bir değişiklik olmadığını, ancak AK Parti kanadının söylemlerinin farklılaştığını belirtti.

Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinden sonra iktidar temsilcilerinin İzmir'e yönelik yatırım açıklamalarını da değerlendiren Solak, yıllardır muhalefet tarafından dile getirilen kaynak aktarımı eleştirilerini hatırlattı.
İktidarın yeni dönemde İzmir'i şantiyeye çevirecekleri yönündeki açıklamalarının geçmişteki yatırım politikalarını sorgulattığını söyleyen Solak, şöyle konuştu:
"Burada hükûmet bence kendini ele verdi. Nasıl ele verdi?
Şimdi yıllardır ne söylüyor İzmir'de siyasetçiler? Cumhuriyet Halk Partisi'nde ve şimdi YENİ Parti'de siyasetçiler ne diyor? 'Hükûmet İzmir'den kırk alıyor, bir veriyor.' Demek ki bu doğruymuş. Buradan bunu çıkartabiliriz.
Peki şimdi ne diyorlar? 'Biz İzmir'i şantiyeye çevireceğiz. Sırayla projeler hayata geçecek' diyorlar.
O zaman neden yapmadınız? Mesela İzmirli neden bu çileyi çekti yıllarca? Yani sırf size oy vermedi diye mi? İzmir halkı mı cezalandırıldı? Demek ki öyleymiş."
Tugay'ın yerel seçimlerde kendisine oy veren seçmenlerin siyasi tercihlerine uygun davranmadığını savunan Solak, parti değişikliğine sert tepki gösterdi.
Solak, "Çünkü Sayın Tugay 1 milyon 300 bin oyu cebine aldı gitti. Dönüp arkasına bile bakmadı. Yani her şeyi geçtim, o kadar söylediği şeye yüzü bile kızarmadı. Ama hiç rahatsız değil" ifadelerini kullandı.
Cemil Tugay'ın geçmişte AK Parti'ye geçmeyeceğine yönelik açıklamalarını da gündeme getiren Solak, bir siyasetçinin verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Solak, şunları söyledi:
"Siyaset güven işi değil mi? Siyaset güven işi. Nasıl güven işi? Siz söylediğiniz şeyin arkasında durabilirseniz.
Geçeceksiniz, kafaya koydunuz, gideceksiniz. Neden bu kadar keskin açıklamalar yaptınız mesela?
Çok sivri açıklamalardı. İşte 'Annem beni evlatlıktan reddeder, çevrem benim yüzüme bakmaz, ben kimseye ihanet etmem, partisinden istifa eden belediye başkanlığından da istifa etmeli' gibi.
Yani insan o zaman bir söylediğinin ya arkasında durmalı ya da duramayacağı şeyleri söylememesi gerek."
Tugay'a yönelik geçmiş eleştirilerinin arkasında olduğunu belirten Solak, AK Parti'ye geçişin ardından iktidar kanadının açıklamalarının değiştiğini savundu.
Solak, "Sayın Tugay dün söylediğini bugün inkâr eden, bugün söylediğini öbür gün inkâr eden bir siyasetçi diyorduk zaten. Söylemlerimiz hep bu yöndeydi. Bizim söylemlerimizde bir şey değişmedi. Şimdi AK Partililerin söylemleri değişti" dedi.
Tugay'ın AK Parti'ye geçmesinin ardından İzmirli seçmenlerin sandığa gitmekten vazgeçmeyeceğini savunan Solak, yaşananların sonraki seçimlerde seçmen davranışlarına yansıyacağını ileri sürdü.
Solak, şöyle konuştu:
"Şimdi sandık iradesi iki sene sonra yapılacak, iki buçuk sene sonra yapılacak bir seçimde insanlar daha öfkeli gidip o sandığa oy verecekler.
İzmirli sandığa küsmez. Bence bilenir insanlar. Böyle okuyorum, böyle görüyorum. Şu an insanlar tepki vermiyor olabilirler bakın.
Çünkü verdikleri tepkinin sürdürülebilir olmadığını anlıyorlar."
Tugay'ın parti değişikliğini protesto etmek isteyen vatandaşların güvenlik önlemleriyle karşılaştığını savunan Solak, demokratik gösteri hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi.
Solak, şu ifadeleri kullandı:
"Yani gidiyorsunuz bir demokratik eylem yapacaksınız. Sizin oy verdiğiniz belediye başkanı başka bir partiye geçmiş. Sandık iradesini, insanların duruşunu, her şeyi hiçe saymış gitmiş.
İnsanlar demokratik tavır sergileyecekler. İşte Cumhuriyet Meydanı'ndan Büyükşehir'e yürüyecekler. Çelenk bırakacaklar. Açıklama yapacaklar. Ablukayla karşılaşıyorlar.
Yani orada 500 kişi varsa 1000 tane polis gelmiş. Bu bir baskıdır yani.
Şimdi orada insanlar bir açıklama yapacak, dağılacaklar. Bırakın insanlar yürüsün. Özgürce tepkilerini dile getirsinler."
Vatandaşların demokratik sınırlar içerisinde protesto hakkını kullanabilmesi gerektiğini belirten Solak, baskıcı uygulamaların toplumsal tepkiyi artırabileceği uyarısında bulundu.
Solak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakın baskı, baskılamak çok kötü bir şey. Baskıladıkça patlama daha büyük olur.
Bunun için orada insanlar gidip Alsancak'ta, Kıbrıs Şehitleri'nde yürüsünler. Açıklamalarını yapsınlar. Tepkilerini dile getirsinler.
Tepkilerini sonuna kadar göstersinler ama demokratik çerçevede yapsınlar.
İnsanları baskılamayın. Bakın insanları baskılarsanız daha büyük patlamalar yaşanır."
Cemil Tugay'ın 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlenmesinde anketlerin etkili olduğu yönündeki açıklamalara da değinen Solak, adaylığın anket sonuçlarına dayanmadığını savundu.
Solak, şu ifadeleri kullandı:
"İşte anket mevzusu. Ya bunu herkes biliyor ki anketle gelmedi zaten.
Anket o gün o işin süsü. Pastanın üzerindeki çilek.
O gün iki kişi, üç kişi arasında anket yapılsa Cemil Tugay yine birinci çıkmazdı."
Tugay'ın aday gösterilmesini 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP kurultayına bağlayan Solak, İzmir delegelerinin tutumuna dikkat çekti.
Solak, şöyle konuştu:
"Orayı şöyle anlatayım. Cemil Tugay, bu 4-5 Kasım 2023 CHP kurultayı öncesinde Özgür Özel'den yana imza kullanan tek isimdi. Değişime ilk destek veren isimdi.
O İzmir'in 56-57 delegesi toplandı. Bir kişi dedi ki 'Ben değişime, Özgür Özel'i destekliyorum.' Diğerleri de ortak imzayla Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekledi.
Şimdi bunun tabii ki bir meyvesi olacak kurultayda."
Solak, şunları söyledi:
"Yani o gün Cemil Tugay değil de Abdül Batur desteklemiş olsaydı, Abdül Batur belediye başkanı olurdu.
O gün Muhittin Selvitopu desteklemiş olsaydı, Muhittin Selvitopu Büyükşehir Belediye Başkanı olurdu.
Yani oradaki isimden çok oradaki destek, ekip işi.
Ekiple gelirsin, ekiplerinle siyasetini yaparsın, onlarla yürürsün.
Eğer siz gerçekten demokratik bir ön seçim yapmıyorsanız... Ön seçim yaparsın, üyenin önüne sandığı koyarsın. Üye kimi isterse onu seçer.
Siz o gün sandığı koysaydınız üyenin önüne, Cemil Tugay o gün ön seçimden çıkabilir miydi? Mümkün müydü?"
CHP kurultayının ardından İzmir'deki siyasi dengelere ilişkin değerlendirmeler yaptığını hatırlatan Solak, aday belirleme sürecinin yanlış yönetildiğini savundu.
Solak, "Şimdi o zaman düğme en baştan yanlış ilikleniyor" diyerek şunları kaydetti:
"Kurultayın ertesi günü ben bir yazı kaleme aldım. Kurultayın İzmir'de kazananları, kaybedenleri...
Kazanan tek Cemil Tugay, kaybedenler de işte o dönemin, o günkü belediye başkanları.
Şimdi onun için burada anket... Sayın Özel diyor ya 'Biz anket yaptık' falan filan. Yok öyle bir şey.
Bunun Türkçesi 'ahde vefa'. Kurultayda destekledi. Onun karşılığını aldı."

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Cemil Tugay'a yönelik sert açıklamalarını da değerlendiren Solak, Özel'in aday belirleme sürecindeki hatasını kabul ettiğini söyledi.
Ancak İzmir halkından özür dilenmesinin yalnızca grup toplantısındaki açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Solak, Özel'in doğrudan İzmir'e gelmesi çağrısında bulundu.
Solak, şu ifadeleri kullandı:
"Özgür Özel yaptığı hatayı zaten kabul ediyor.
Ben Sayın Özel'in yerinde olsam ne yapardım? Kente gelirdim ya.
Kentin insanlarına böyle işte grup toplantısında özür dilemek ve şununla bununla değil yani.
Burada bir miting, burada bir halk yürüyüşü, neyse. Onlar planlamasını yaparlar.
Böyle bir şeyle 'Kardeşim ben hata yaptım İzmirlilere. Ben hata yaptım. Pişmanım' derdim.
Ama hani böyle grup toplantısında... Tamam bu bir adımdır yani."
Özgür Özel'in Tugay'a yönelik konuşmasında kullandığı sert ifadeleri de eleştiren Solak, YENİ Parti liderinin daha kontrollü bir dil kullanması gerektiğini vurguladı.
Solak, şöyle konuştu:
"Üzüntüsü de var, sinirinden zaten onu anlıyoruz.
Ama bak biraz kontrollü olması lazım.
Sayın Özel, 'Bizim üzerimize çok gidecekler. Bizi daha da çok yıpratacaklar. Bizim sakin olmamız lazım' diyen bir genel başkan.
Neden o lafı kullanıyorsun? O kelime yanlış.
Eleştir. Geçmesini eleştir. De ki sen de 'İşte İzmir'in oyunu aldın, kaçtın kardeşim' de.
İşte ne diyorsan de ama o kelimeyi kullanma."
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin CHP ve YENİ Partili üyelerin protestosu nedeniyle toplanamamasına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Solak, meclis üyelerinin tavrını demokratik bir protesto olarak nitelendirdi.
Solak, şu ifadeleri kullandı:
"YENİ Parti ve CHP'li meclis üyeleri Tugay'a tepki olarak katılmadı meclise. Şimdi bakın bu demokratik bir tavırdır.
Şimdi diyorlar ya 'İşte 90 dakika gelecekti. İzmir'de hizmetten geri kaldı.'
İzmir'de zaten kaç senedir hizmetten geri kalıyor. İki gün daha olmayıversin. Ne olacak?
Şimdi orada 1 milyon 300 bin oy gitmiş. Alıp gitmiş.
Belediye başkanı meclise gelecek. Tabii ki meclis üyeleri, tabii ki eski partinin meclis üyeleri, birlikte seçilmiş, seçim çalışmalarına katılmış...
Tabii ki onu demokratik yollarla eleştirecekler. Bir tepki gösterecekler yani. Bir protesto. Bu bir demokratik tutumdur."
Meclisin toplanamaması nedeniyle İZBAN'ın 90 dakika aktarma sistemine dâhil edilmesi gibi konuların gündeme alınamadığı yönündeki açıklamalara tepki gösteren Solak, protestonun hizmet karşıtlığı olarak sunulmaması gerektiğini savundu.
Solak, şöyle devam etti:
"Şu mu olmalıydı yani? Toplansın meclis, Sayın Tugay gelsin, sıraları mı tekmelesinler? Burada günlerce AK Partili meclis üyelerinin yaptığı gibi...
Şimdi işte hizmet gelecek. Yedi buçuk senedir, sekiz senedir İzmir hizmet mi aldığı var?
Şimdi meclisin toplanmamasından sonra İzmir hizmetten mahrum kaldı falan filan, bunlar demagojidir."
Geçmiş İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında yaşanan gerginlikleri hatırlatan Solak, CHP ve YENİ Partili üyelerin toplantıya katılmama kararını fiziksel gerginliklerden farklı değerlendirdi.
Solak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sıra tekmeleyenler vardı. Sıra tekmeleyenler vardı ya. Gerçekten hayret...
Konuşmadık mı burada?
Gidip sırayı tekmeleyen, meclis üyelerinin üzerine yürüyen, kadın meclis üyelerinin üzerine yürüyen, yumruk savuran... Bunları gördük ya.
Demokratik bir tavır sergilemişler."
Haberin Videosu
Sayfa başına git







