
EGE POSTASI - Gazeteci Halil Solak, Neo Haber ekranlarında Senem Gökdağ’ın sunduğu Denge programının konuğu oldu. İzmir siyasetinde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Solak, özellikle İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in düzenlediği bilgilendirme ve değerlendirme toplantısının dikkatini çektiğini belirtti.
Özgener’in iş dünyasını, oda meclisi üyelerini ve basın mensuplarını bir araya getirerek İzmir’in önemli projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunmasını olası bir siyasi hazırlık olarak yorumlayan Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ihtimalini gündeme taşıdı.
Sunucu Senem Gökdağ’ın, Mahmut Özgener’in ikinci çevre yolu başta olmak üzere İzmir’in büyük projelerine ilişkin açıklamalarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı tartışmalarını beraberinde getirdiğini belirtmesi üzerine Solak, toplantının kendisinin de dikkatini çektiğini söyledi.

Solak, şu ifadeleri kullandı:
"Benim de dikkatimi çekti. Şimdi 2027-2030 dönemini kapsayan yeni dönemde İZTO’ya bir kez daha başkan seçildi. Onun ardından önündeki üç yıla ilişkin bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı yaptı. Benim de dikkatimi çekti. İş dünyasını, meclis üyelerini, medyayı toplayıp belediye başkanları proje açıklar ya, onun edasıyla... Benim de dikkatimi çekti açıkçası. Dedim, acaba bir sonraki seçime bir hamle mi? Benim aklıma ilk o geldi, o fotoğrafı görünce."
Mahmut Özgener’in yaklaşık sekiz yıldır İzmir Ticaret Odası Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Solak, Özgener’in geçmiş yıllardaki açıklamalarıyla son değerlendirme toplantısı arasında farklılık gördüğünü dile getirdi.
Solak, şöyle konuştu:
"Bunu da neden söylüyorum? 2027-2030 dönemini geçelim. Uzun süredir Mahmut Özgener İzmir Ticaret Odası Başkanı. Yaklaşık sekiz yıldır. Ben İzmir’in sorunları noktasında Sayın Özgener’in hem kendisini hem de odasını elini taşın altına koyarken hiçbir zaman görmedim."
Özgener’in geçmişte Çeşme Projesi gibi başlıklarda açıklamalarda bulunduğunu, ancak son toplantıda İzmir’in birçok önemli sorununu birlikte gündeme getirdiğini belirten Solak, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Evet, zaman zaman Çeşme Projesi’ne ilişkin açıklamaları vardı. İki buçuk yılı değerlendirmiş. Bu son açıklamasında Çandarlı Limanı da vardı. Çünkü Çandarlı Limanı yine ticaret yapanlar için önemli, yine odası için önemli. Çeşme Projesi yine odası için önemli.
İşte Atatürk Stadı’nın yıkılması... İlk defa duyduk yani Atatürk Stadı’nın yerine modern bir stat yapılmasını. İzmir’in ihtiyacı mı? İhtiyacı. Otoparkla ilgili yine bir öneri getirmişti.
İlk başkanlığı döneminde bu kadar İzmir’in sorunlarıyla ilgilenmiyordu. Ben görmedim, duymadım. Öyle çıkıp da kamuoyunun önünde gazetecilere böyle adaylık lansmanı gibi... İlk defa gördüm yani. Ben böyle bir şeyi ilk defa gördüm. O yüzden akıllara getirdi bu."
Solak, toplantının olası siyasi anlamına ilişkin değerlendirmesini, "Vardır altında bir şey" sözleriyle tamamladı.
Mahmut Özgener’in İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı ihtimaline ilişkin geçmişte de değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatan Solak, 2019 yerel seçimleri öncesinde Özgener’i AK Parti için uygun bir aday olarak gördüğünü söyledi.
Solak, o dönemde kaleme aldığı yazıya işaret ederek şöyle konuştu:
"2019 seçimi öncesi ben bir yazı kaleme aldım. Orada söylemiştim. Daha AK Parti’nin adayı belli değilken İzmir’de gösterebilecekleri en doğru adaylardan biri Mahmut Özgener diye bir yazı kaleme almıştım.
Çünkü hem iş dünyası hem ailesi İzmir’de bilindik bir aile. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmış, Altay Spor Kulübüne başkanlık yapmışlar. İzmir’de yatırımları olan büyük bir aile. Bunların hepsini düşündüğünüz zaman AK Parti siyasetçisinden de farklı bir portre çiziyordu İzmir’e.
Ben o zaman açıkçası AK Parti adayı olarak yakıştırmıştım. Olmalı demiştim."
Özgener’in 2019 yılında aday olmadığını hatırlatan Solak, bugün İzmir siyasetindeki dengelerin farklılaştığını savundu.
Solak, şunları söyledi:
"O zaman kabul etmemişti. O zaman ismi kamuoyunda çokça tartışılmıştı. Olsun, olmasın, olacak tartışmaları neticesinde aday olmadı. O zaman kazanamam kaygısı vardı. Ama şimdi mesela denklem nasıl İzmir’de? İzmir’de denklem tamamen değişti.
Şimdi bir tarafta CHP var, bir de YENİ Parti var. Cumhuriyet Halk Partisi 1 milyon 270 bin oy alıyordu. AK Parti 970 bin, neredeyse bir milyona yakın oy alıyordu. Yani arada 300 bin oy fark vardı. Şimdi siz böyle bir adayı gösterirseniz, üzerine iki parti de aday çıkartırsa denklem tamamen değişebilir."
CHP ile YENİ Parti’nin seçimlerde ayrı adaylarla yarışması halinde siyasi rekabetin daha da artabileceğini belirten Solak, iki partinin gelecekte birlikte hareket etme ihtimaline de değindi.
"Orada yarış daha da çok kızışır diye düşünüyorum. Yarın öbür gün CHP ile YENİ Parti bir araya gelir, olabilir yani, siyaset. Düzgün bir aday belirleyebilirler. Ön seçimden İzmir’in sorunlarını bilen, sorunlarına hâkim bir isim belirlerlerse ne âlâ. Yoksa denklem tamamen değişir.
O zaman işte bu denklemi gören bütün siyasetçiler bu yola başvurur. Şimdiden onun zeminini hazırlarlar, altyapısını hazırlarlar. Ön plana çıkmaya çalışırlar. İsimlerini kamuoyunda daha sık duyarız. Bunların hepsini göreceğiz."
Sunucu Senem Gökdağ’ın, AK Parti’nin Mahmut Özgener’i Büyükşehir Belediye Başkan adayı göstermesi halinde İzmirlilerin bu ismi nasıl karşılayacağı yönündeki sorusuna da yanıt veren Solak, görüşünün geçmişten bu yana değişmediğini ifade etti.
"İşte ben 2019’da söylemiştim. Makul karşılarlar demiştim. AK Partili siyasetçilerden daha İzmir’e yakın bir siyaset, yani duruşuyla..."
Solak, seçimlere kadar siyasi koşulların değişebileceğini de belirterek, "Şimdi daha iki buçuk yıl var. Bir erken seçim olmazsa ya da iki seçimi bir araya getirelim demezlerse iki buçuk yıl var. Bu iki buçuk yılda çok şey değişir" dedi.
Programda İzmir genelinde hız kazanan altyapı çalışmalarını da değerlendiren Solak, kentin uzun yıllardır yeterli yatırım alamadığını savundu.
Sunucu Senem Gökdağ’ın Çankaya bölgesinde yaşanan su ve elektrik kesintilerine, kazılan yollara ve Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından hızlanan çalışmalara ilişkin sorusu üzerine Solak, dikkat çeken ifadeler kullandı.
"İzmir bunu da mı görecekti? Şantiyeye çevirdiler. Yalnız İzmir makûs talihini yendi diyelim. Çünkü İzmir gerçekten uzun süredir yatırım almadı.
Bakın şimdi iki buçuk sene oldu neredeyse Sayın Tugay’ın belediye başkanlığı görevinde. Elle tutulur bir proje üretmediler. Yok. Bunda kimi zaman hükümetin 'silkeleyin' politikası, kimi zaman işçi tartışmaları... Fazla işçi çalıştırıyoruz, bizden öncekiler şu kadar istihdam etmiş, biz şu kadar çıkarttık, şu kadar aldık...
Birçok tartışma arasında İzmirli vatandaşlar uzun süredir, yaklaşık 7-8 yıldır bir hizmet alamadı. Doğrudur, yerel yönetim bazında baktığınız zaman."
İzmir’de gündeme gelen büyük projelere de değinen Solak, Körfez geçiş projesinin kısa sürede hayata geçirilebilecek bir çalışma olmadığını belirtti.
Solak, "Şimdi şantiye alanı gibi... İşte Körfez çok iyi temizlenecek diyor. Körfez geçiş projesi yapılacak. Tüp geçit o kadar kolay bir iş değil. Projelendirme, zemin etüdü falan filan, o ancak seçime yetişir" diye konuştu.
Sunucu Senem Gökdağ’ın da projenin uzun soluklu olabileceğine ve uzmanların itirazlarına işaret etmesinin ardından Solak, İzmir’in mevcut projelerinin tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
İzmir’de yürütülen yatırımların tamamlanması halinde kentteki siyasi ve hizmet algısının değişebileceğini savunan Solak, özellikle ulaşım projelerini sıraladı.
"Kısa sürede, kısa zamanda bakın o Onat Tüneli’ni bitirirlerse, Karşıyaka Stadı’nı bitirirlerse, Buca Metrosu’nu bitirirlerse, aksayan trafik noktalarına alt geçit, üst geçitler yapılırsa, ikinci çevre yolunun projeleri zaten hazır, her şeyi hazır, ona bir temel atarlarsa, bir başlarlarsa işin rengi değişebilir tabii."
Programın bir diğer gündem maddesi, Gaziemir Belediye Meclisinde yaşanan tartışmalar oldu.
CHP Gaziemir İlçe Başkanı Yüksel Demirsoy’un 2 Kasım'daki meclis toplantısının ardından yaptığı sert açıklamayı değerlendiren Solak, Demirsoy’un tepkisinde haklı olduğunu savundu.
Solak, CHP Grup Sözcüsüne söz verilmediği ve belediye meclis üyesine mesleği üzerinden hitap edildiği iddialarına ilişkin şöyle konuştu:
"Ama sert çıkmakta haklı. Şimdi siz CHP grup sözcüsü söz istiyor, vermiyorsunuz. Diğer partilerin grup sözcüleri konuşuyor. Yine CHP’nin bir meclis üyesi bir konu hakkında görüş bildiriyor. Ona nakliyecilik yapıyormuş, 'Sen git nakliyecilik yap'... Bu ifadeler ne kadar çirkin ifadeler.
Ünal Işık aslında gerçekten tanıştığım, programda da ağırladığımız biri. Çok naif bir insan. Neden bu koltuğa oturanlar, bu belediye başkanı koltuğuna oturanlar veya herhangi bir makam koltuğuna oturanlar bu denli değişebiliyorlar?"
Belediye meclislerinde tüm siyasi partilerin temsilcilerinin eşit biçimde söz hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Solak, eleştirilerinin parti ayrımı gözetmediğini belirtti.
Solak, şu ifadeleri kullandı:
"A partisi, B partisi, C partisi demeden sürekli herkesi meclis konusunda eleştiriyorum. Yanlış gördüğüm zaman. Neden? Çünkü meclisler, Türkiye Büyük Millet Meclisi de dâhil, yerel yönetim meclisleri de, en küçük ilçenin meclisleri de insanların oraya oy verip kendilerini temsil etsin diye gönderdiği temsilcilerden oluşur.
Orada insanlar fikirlerini söyleyecek, mahallesindeki sorunları söyleyecek, ilçesindeki sorunları dile getirecek. Siz de belediye başkanı olarak onlara çözüm arayacaksınız."
Gaziemir'de parti değişikliğinin ardından yaşanan siyasi ayrışmaya değinen Solak, CHP'li meclis üyelerinin yok sayılmasının doğru olmadığını söyledi.
"Tamam, siz bir yol ayrımına girdiniz. Siz bu partiye gittiniz, onlar da tercih etti, bu partide kaldılar. Tamam. Onlara neden söz hakkı vermiyorsunuz? Bir, bunun sorgulanması gerekiyor. İki, davetiye niye göndermiyorsunuz mesela?
Onları yok sayarak elinize bir şey geçmez. Daha da büyütürsünüz karşınızdakini. Mecliste ilçesinin sorunlarını dile getirecek meclis üyesini neden susturuyorsunuz? Neden konuşturmuyorsunuz ki? Neden küçümseyici dil kullanıyorsunuz?
Bunlar bir belediye başkanına, İzmir’de belediye başkanlığı yapan bir isme hiç yakışmıyor. Yakıştıramam."
Belediye başkanlarının makamlarını kullanarak meclis üyelerinin konuşma hakkını sınırlandırmaması gerektiğini belirten Solak, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Üyelere bunu yapmasını ben açıkçası doğal karşılamam. Karşılayamam yani. Öyle güç bende, ben belediye başkanıyım, istediğimi konuştururum, istediğimi konuşturmam, istediğime söz veririm, istediğime söz vermem...
Bu tavır belediye başkanlığı makamına yakışmaz. Yakıştıramam. İnsanlar orada tabii ki özgürce konuşacak. Tabii ki vatandaşın ona söylediklerini oraya gelip iletecek ki çözüm bulunsun. Oranın sıkıntıları giderilsin.
Yoksa nasıl? O zaman tek ses siz konuşun, meclis üyeleri oylasın. O zaman o kentin sorunlarını kim çözecek? Çözüm olmaz. Kim dile getirecek?"

Programda Bornova Belediyesinin Sağlıklı Kentler Birliğinden ayrılma kararı da değerlendirildi.
Sunucu Senem Gökdağ’ın, birlik başkanlığını Cemil Tugay’ın yürüttüğünü hatırlatarak kararın siyasi bir tepki olup olmadığını sorması üzerine Solak, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin tutumunu değerlendirdi.
Solak, Ömer Eşki’nin Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçiş sürecinde en sert eleştirilerde bulunan belediye başkanlarından biri olduğunu savundu.
"Sayın Tugay AK Parti’ye geçeceği süreçte ve geçtikten sonra belediye başkanları içinde en sert eleştirileri Sayın Eşki getirdi. Milletvekilleri hariç, milletvekili ve il başkanı hariç, YENİ Parti’de siyaset yapanlar arasında Ömer Eşki.
Hem YENİ Parti’nin Bornova İlçe Kongresi’ndeki hem de partisinin ön seçim tanıtım toplantısındaki çıkışı, bunlar kayda değer eleştirilerdi.
O süre zarfında, geçtikten sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay. Demek ki 'Yan yana gelemem, ben onun birliğinde olamam' diyerek çıkma kararı aldı."
Bornova Belediyesinin birlikten ayrılmasını doğrudan Cemil Tugay’a yönelik siyasi bir tepki olarak yorumlayan Solak, bu tutumun demokratik bir hak olduğunu söyledi.
"Tabii ki Ömer Eşki Başkan tamamen Sayın Tugay’a tepkisini ortaya koyduğu için. Bunun başka bir açıklaması yok.
Yani insanlar tepkisini gösteriyor. Demokratik bir tepki. Kalkıp bir hakaret mi var? Kavga mı var? Demokratik olarak 'Ben aynı birlikte bulunmak istemiyorum' diyor."
Programın son bölümünde CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün Kemalpaşa ziyaretinde kullandığı "İzmir’de sokaklar Cumhuriyet Halk Partisi’nin ofisi oldu" sözleri gündeme geldi.
Sunucu Senem Gökdağ’ın Gümrükçü’nün saha çalışmaları ve iktidar hedeflerine ilişkin açıklamalarını hatırlatması üzerine Solak, söz konusu ifadeleri eleştirdi.
Solak, Gümrükçü’nün açıklamalarını sahada aktif biçimde çalışıldığı mesajı vermeye yönelik bulduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Ne demek? Biz makamlarda değiliz, biz sokaktayız, biz sahadayız, sürekli sahadayız. Ters psikoloji bu. Sahada değilsiniz yani, sahadaymış gibi. Çünkü o fotoğraflar geldi. Sahada olan pazara gider."
Siyasi partilerin saha çalışmalarının yalnızca oda ve dernek ziyaretlerinden ibaret olmaması gerektiğini savunan Solak, halkın doğrudan bulunduğu alanlara gidilmesi gerektiğini ifade etti.
Solak, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Caddede gezer, esnafın yanına gider. Yani siz derneğe, şoförler odası derneğine gittiniz. Esnaf odasına gittiniz, ziraat odasına gittiniz. Bir başkan da nezaketen sizi karşılamak zorunda.
Gerçekten eğer 'Sokaktayım' diyorsanız, samimiyet testinden geçmek istiyorsanız pazara gideceksiniz. Bakın, pazara.
Öyle işte biz sahadayız sürekli, biz sahadan hiç çıkmıyoruz, biz sürekli sahadayız, bizim ofis sokaklar, bizim makam mevki beklentimiz yok, biz menfaat için...
Ya bunlar kuru gürültü bence."
Haberin Videosu
Sayfa başına git







