
EGEPOSTASI- Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınlarının durdurulduğu süreçte, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu. Yaşanan gelişmenin ardından İzmir siyasetinden tepkiler yükseldi. YENİ Partili siyasetçiler, yaptıkları açıklamalarda basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına dikkat çekti.
Siyasilerden peş peşe açıklamalar
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir Milletvekilleri Seda Kaya Ösen, Deniz Yücel, Ednan Arslan, Yüksel Taşkın ve Gökçe Gökçen, Halk TV’ye yönelik müdahaleye tepki gösterdi.
Seda Kaya Ösen: “Basın hürdür, sansür edilemez”
Seda Kaya Ösen, açıklamasında Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddelerine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi: ‘Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.’ 28. madde: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’ Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulması, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı üzerinde kara bir lekedir. Hukukun siyasi hesaplaşmaların aracına, kayyum uygulamalarının eleştirel yayıncılığı kontrol etmenin yöntemine dönüştürülmesini kabul etmiyoruz! Basın özgürlüğü, iktidarın hoşuna giden haberlerin yapılmasından ibaret değildir. Halkın haber alma hakkı da siyasi bir tercih değil, anayasal bir güvencedir. Demokrasinin teminatı, farklı sesleri susturmak değil, özgürce konuşabilmelerini sağlamaktır. Halk TV emekçilerinin, özgür basının ve halkın haber alma hakkının yanındayız!”
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesi: “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” 28. madde: “Basın hürdür, sansür edilemez.” Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınlarının durdurulması, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı üzerinde kara bir lekedir. Hukukun siyasi hesaplaşmaların aracına, kayyum uygulamalarının eleştirel yayıncılığı kontrol etmenin yöntemine dönüştürülmesini kabul etmiyoruz! Basın özgürlüğü, iktidarın hoşuna giden haberlerin yapılmasından ibaret değildir. Halkın haber alma hakkı da siyasi bir tercih değil, anayasal bir güvencedir. Demokrasinin teminatı, farklı sesleri susturmak değil, özgürce konuşabilmelerini sağlamaktır. Halk TV emekçilerinin, özgür basının ve halkın haber alma hakkının yanındayız!
— Seda Kaya Ösen (@ssedakayaosen) October 14, 2026
Çağatay Güç: “Ekranları karartabilirsiniz, milletin değişim iradesini karartamazsınız”
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de Halk TV’ye yönelik müdahaleyi basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik bir girişim olarak değerlendirdi. Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Halk TV’ye şafak vakti yapılan baskın ve kayyım atanması, halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü hedef alan açık bir müdahaledir. Gazetecilerin kendi işyerlerine girişinin engellendiği bu tabloyu kabul etmiyoruz. Ekonomik krize, yoksulluğa ve adaletsizliğe çözüm üretemeyen iktidar, gerçekleri anlatanları susturarak ülkeyi yönetebileceğini sanıyor. Sorulara cevap vermek yerine mikrofonları susturmak, hesap vermek yerine haberciliği kuşatmak istiyor. Belediyelerde seçmenin iradesini kayyımla gasp eden anlayış, şimdi de ekranlara müdahale ediyor. Sandıkta kazanamadığını kayyımla almak, susturamadığını baskıyla sindirmek isteyen bu zihniyete boyun eğmeyeceğiz! Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Gazetecilerin özgürce çalışabildiği, yurttaşların gerçekleri öğrenebildiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekranları karartabilirsiniz; milletin değişim iradesini karartamazsınız!”
Halk TV’ye şafak vakti yapılan baskın ve kayyım atanması, halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü hedef alan açık bir müdahaledir. Gazetecilerin kendi işyerlerine girişinin engellendiği bu tabloyu kabul etmiyoruz. Ekonomik krize, yoksulluğa ve adaletsizliğe çözüm üretemeyen iktidar, gerçekleri anlatanları susturarak ülkeyi yönetebileceğini sanıyor. Sorulara cevap vermek yerine mikrofonları susturmak, hesap vermek yerine haberciliği kuşatmak istiyor. Belediyelerde seçmenin iradesini kayyımla gasp eden anlayış, şimdi de ekranlara müdahale ediyor. Sandıkta kazanamadığını kayyımla almak, susturamadığını baskıyla sindirmek isteyen bu zihniyete boyun eğmeyeceğiz! Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Gazetecilerin özgürce çalışabildiği, yurttaşların gerçekleri öğrenebildiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekranları karartabilirsiniz; milletin değişim iradesini karartamazsınız! #halktv
— Çağatay GÜÇ (@GucCagatay) October 14, 2026
Deniz Yücel: “Bugünler de geçecek”
YENİ Partili Deniz Yücel ise Halk TV’ye yönelik operasyonun zamanlamasına dikkat çekerek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hukuk tanımayan, ifade özgürlüğünü hiçe sayan bir iktidarın ülkeyi getirebileceği son noktadayız. Gerçekleri yazanlar, doğruları konuşanlar, yalanları ortaya koyanlar, skandalları açığa çıkaranlar susturuluyor. Halkın en önemli özgürlüklerinden birine, haber alma hürriyetine darbe vuruluyor. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başlayacağı gün, fon skandalına ilişkin belgelerin açığa çıktığı ve ABD Başkanının Türkiye'nin bağımsızlığını hiçe sayan açıklamalar yaptığı dönemde Halk TV'ye yapılan bu operasyon çok manidar... Sanıyorlar ki Halk TV, Tele1, T24 susturulunca halk sinecek. Sanıyorlar ki herkes susacak, herkes onlara boyun eğecek. Bugünler de geçecek, sandık geldiğinde en güzel yanıtı halkımız verecek! Halk TV emekçilerinin, ayağına kelepçe vurulan, hapse atılan, sansüre uğrayan tüm gazetecilerin yanındayız!”
Hukuk tanımayan, ifade özgürlüğünü hiçe sayan bir iktidarın ülkeyi getirebileceği son noktadayız. Gerçekleri yazanlar, doğruları konuşanlar, yalanları ortaya koyanlar, skandalları açığa çıkaranlar susturuluyor. Halkın en önemli özgürlüklerinden birine, haber alma hürriyetine darbe vuruluyor. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başlayacağı gün, fon skandalına ilişkin belgelerin açığa çıktığı ve ABD Başkanının Türkiye'nin bağımsızlığını hiçe sayan açıklamalar yaptığı dönemde Halk TV'ye yapılan bu operasyon çok manidar... Sanıyorlar ki Halk TV, Tele1, T24 susturulunca halk sinecek. Sanıyorlar ki herkes susacak, herkes onlara boyun eğecek. Bugünler de geçecek, sandık geldiğinde en güzel yanıtı halkımız verecek! Halk TV emekçilerinin, ayağına kelepçe vurulan, hapse atılan, sansüre uğrayan tüm gazetecilerin yanındayız! #GazetecilikSuçDeğildir
— Av. Deniz Yücel (@avdenizyucel) October 14, 2026
Ednan Arslan: “Halkın haber alma hakkı hedef alınıyor”
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan da Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyım atamasıyla halkın haber alma hakkının hedef alındığını belirtti. Arslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyım atamasıyla halkın haber alma hakkı hedef alınıyor. Kamu adına soru soran, eleştiren ve sorgulayan gazetecilik baskı altına alınıyor. Bu ülkenin yurttaşları gerçeği öğrenme, haksızlığa itiraz etme ve kendilerini yönetenleri sorgulama hakkına sahiptir. Basın özgürlüğüne yönelik her müdahaleyle işçinin, emeklinin, hak arayan yurttaşın sesini duyurabileceği alanlar daraltılıyor. Bağımsız gazeteciliğin ve farklı seslerin susturulmak istendiği bir ülkede demokrasi yükselemez! Halk TV emekçilerinin yanındayız. Emeğin, adaletin ve özgürlüğün sesini duyuran gazetecilerle dayanışmayı büyüteceğiz. Halkın iradesine de sözüne de haber alma hakkına da sahip çıkacağız. Türkiye’nin kayyımlarla susturulmasına izin vermeyeceğiz!”
Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyım atamasıyla halkın haber alma hakkı hedef alınıyor. Kamu adına soru soran, eleştiren ve sorgulayan gazetecilik baskı altına alınıyor. Bu ülkenin yurttaşları gerçeği öğrenme, haksızlığa itiraz etme ve kendilerini yönetenleri sorgulama hakkına sahiptir. Basın özgürlüğüne yönelik her müdahaleyle işçinin, emeklinin, hak arayan yurttaşın sesini duyurabileceği alanlar daraltılıyor. Bağımsız gazeteciliğin ve farklı seslerin susturulmak istendiği bir ülkede demokrasi yükselemez! Halk TV emekçilerinin yanındayız. Emeğin, adaletin ve özgürlüğün sesini duyuran gazetecilerle dayanışmayı büyüteceğiz. Halkın iradesine de sözüne de haber alma hakkına da sahip çıkacağız. Türkiye’nin kayyımlarla susturulmasına izin vermeyeceğiz!
— Ednan Arslan (@mvednanarslan) October 14, 2026
Yüksel Taşkın: “Demokratik muhalefet kenetlenmeli”
YENİ Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın ise Halk TV’ye yönelik girişimi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putinleşme çabası olarak nitelendirdi. Taşkın, “Halk TV'nin ele geçirilme girişimi, Erdoğan'ın Putinleşme çabasının önemli bir halkasıdır. Demokratik muhalefetin kenetlenmesi, Halkla beraber uzun soluklu bir mücadeleye hazırlanması gerekli. Zaman birbirimize sahip çıkarak dayanışmayı büyütme zamanıdır. Ancak yüzyüze iletişimle ve omuz omuza vererek bu varoluşsal mücadeleyi kazanabiliriz” ifadelerini kullandı.
Halk TV'nin ele geçirilme girişimi, Erdoğan'ın Putinleşme çabasının önemli bir halkasıdır. Demokratik muhalefetin kenetlenmesi, Halkla beraber uzun soluklu bir mücadeleye hazırlanması gerekli. Zaman birbirimize sahip çıkarak dayanışmayı büyütme zamanıdır. Ancak yüzyüze iletişimle ve omuz omuza vererek bu varoluşsal mücadeleyi kazanabiliriz.
— Yüksel Taşkın (@yukseltaskinn) October 14, 2026
Gökçe Gökçen: “Halkın sesini de nefesini de kesemeyeceksiniz”
YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen de Halk TV’ye yönelik müdahaleye tepki göstererek, bunun yalnızca basın özgürlüğüyle sınırlı olmadığını savundu. Gökçen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Halk TV’ye kayyım atanması ve şafak operasyonuyla basılması sadece basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak geçiştirilemez. Bu halkın sesini kesme, nefesini kesme operasyonudur. Tam da fon vurgununun gizlenmek istendiği, tam Trump’ın Türkiye’nin Yemen’e asker gönderebileceğinden bahsettiği, tam da 15.5 milyonun Cumhurbaşkanı adayının 1,5 yıldır uğradığı iftiralara ilk defa cevap vereceği yani Halk TV’nin yine korkmadan gerçekleri konuşacağı bir günde… Siz bu insanları baskıyla yıldırabileceğinizi, sansürle kandırabileceğinizi mi sandınız? Burası Türkiye. Halkın sesini de nefesini de asla kesemeyeceksiniz.”
Halk TV’ye kayyım atanması ve şafak operasyonuyla basılması sadece basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak geçiştirilemez. Bu halkın sesini kesme, nefesini kesme operasyonudur. Tam da fon vurgununun gizlenmek istendiği, tam Trump’ın Türkiye’nin Yemen’e asker gönderebileceğinden bahsettiği, tam da 15.5 milyonun Cumhurbaşkanı adayının 1,5 yıldır uğradığı iftiralara ilk defa cevap vereceği yani Halk TV’nin yine korkmadan gerçekleri konuşacağı bir günde… Siz bu insanları baskıyla yıldırabileceğinizi, sansürle kandırabileceğinizi mi sandınız? Burası Türkiye. Halkın sesini de nefesini de asla kesemeyeceksiniz.
— Gökçe Gökçen (@GokceGokcen_) October 14, 2026
Karara tepki gösteren Güldem Atabay'da "Çok kara bir güne uyandık aslında. Bu giderek üzerimizdeki baskı, muhalefet üzerindeki baskının artık milyonların izlediği bir kanalın bir soruşturma kapsamında Tele1'de olduğu gibi bir anda kaybım atandığını gördük. Bugünün özelliği tabii Sayın İmamoğlu'nun savunması için hem yeni partiler hem konuşabilen medyanın önemli bir kısmı Silivri'de bugün. Böyle bir baskı günü planlanmış. Belki de bu birazdan konuşacağımız fon kriziyle ilgili yeni yasa tartışmaları var, geçecek. Dolayısıyla susmayacağımızı da eklemek istiyorum." ifadelerini kullandı.
Sayfa başına git







