
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasa tartışmalarına değinen Kavuncu, “Meclis yakında kapanacak mı, kapanmayacak mı, nasıl bir çalışma düzeni olacak? Bunları bilmiyoruz. Çerçeve yasa taslağını tamamlayabilmek ve bunu Meclise indirebilmek için Meclisi’n çalışma trafiği uzattıkça uzatılıyor. Hiç haberimiz olmayan konuların, bu taslağın hazırlanabilmesi ve Meclise gelebilmesi için gündeme getirildiğini ve bu sürecin uzatıldığını görüyoruz Ne zaman kapanacağını bilmeyen bir Türkiye Büyük Millet Meclisi. Okulda öğrenciyseniz okulu ne zaman kapanacağını, liglerde top koşturan bir takımsanız ligin ne zaman biteceğini bilirsiniz ama ülkemizde kurumsallığın bel kemiği meclisin ne bir planı ne de bir düzeni olmadığı için; meclisin ne zaman kapanacağına dair de bir netlik yok. Aslında bu durum Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkeyi ne hale getirdiğinin de bir göstergesi” dedi.
“Terörist başının imkanları ve şartları için başı çekiyorlar”
Meclis’teki çalışmalara işaret eden Kavuncu, “Her şeyin iktidardaki arkadaşların keyfine göre düzenlendiğine görüyorsunuz. Sahte pusula göndermedikleri sürece bu arkadaşlar yoklamalarda da yok. Milletin önceliği olacak birçok meselenin çözümünde de olmadıklarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni etkin bir şekilde çalıştırmada da yoklar ancak terörist başının imkanları ve şartları için nerdeyse başı çekiyorlar. İktidar milletvekilleri son iki haftadır hiçbir şekilde taviz vermeden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde. Tüm yoklamalarda oradalar. Tabii bu sefer sahte pusula yok, bizzat kendileri geliyor. Daha adında bile anlaşamadıkları yasa teklifi için adeta ortalığı ayağa kaldırdılar. Gençlerin sorunları için emeklilerin yaşam şartları için bu görüşme trafiğini yapsalar, inanın bütün bu meseleler çözülmüştü” ifadesini kullandı.
Dağ kadrolarına siyasi güvence talebine tepki
Muhalefet partisinden bir milletvekilinin dağ kadrolarına siyasi güvence istediğini hatırlatan Kavuncu, “Bakın bu çok çarpıcı. Meselenin idrak edilmediğinin, olan bitenden bihaber olunduğunun göstergesidir. Onlarca belediye başkanınız tutukluyken, hemen her gün bir belediye başkanı tutuklanıyorken, partinize mutlak butlan atanmışken, seçilmişlerin siyasi güvencesi artık kalmamışken dağ kadrolarına siyasi güvence istenmesi akıl alır gibi değil. Ana muhalefetin nasıl bir idrak problemi yaşadığını bu ifadeler ve beyanlar aslında net bir şekilde gösteriyor. Biz ilk günden bu yana Terörsüz Türkiye süreciyle, ana muhalefetin başına gelenlerin bütüncül bir süreç olduğunu anlatmaya çalıştık. Demokratik meşruiyeti olan, bu meşruiyeti güçlü bir şekilde ortaya koymuş aktörler kriminalize edilirken; Öcalan siyasi aktör haline getiriliyor. Artık bunu görün” şeklinde konuştu.
“Apo'nun rahatını düşündüğünüz kadar, milletin rahatını düşünmüyorsunuz”
Türkiye gündeminin çerçeve yasa denilerek uzun bir süredir meşgul edildiğini savunan Kavuncu, “Bu millet gerçek gündemlerden alıkonuldu. Genç işsizliği ne zaman konuşulacak, emekliler ne zaman konuşulacak? Enflasyon, hayat pahalılığı, şişkin faturalar ne zaman konuşulacak? Çeteler, uyuşturucu, sanal bahis ne zaman konuşulacak? Yolsuzluklar, hırsızlıklar ne zaman konuşulacak? Bölücüleri düşündüğünüz kadar bu milleti düşünmüyorsunuz. Apo'nun rahatını düşündüğünüz kadar, milletin rahatını düşünmüyorsunuz. Herhangi bir meseleye ona ayırdığınız vakit kadar vakit ayırsaydınız inanın bugün Türkiye'nin kronikleşmiş birçok meselesinde mesafe almış olurduk” dedi.
“Bölücüler için seferber olmuş bir siyaset düzeni ile karşı karşıyayız”
Er şehit aileleri er gazilerinin emsal özlük hakları için özel sektör öğretmenlerinin ise yaşam şartlarında iyileştirme beklediğini söyleyen Kavuncu, “Bu insanları gören, bu insanları duyan yok. Bu insanların sorunlarını dinleyen yok. Bu insanlar için çalışalım desek inanın hepsinin suratı asılır ancak çerçeve yasa deyince de akan sular duruyor. Aynı performansı başka konularda görmedik. Bakanlık yetkilileri dahi Güven Parka ancak 20 gün sonra lütfedip gitmeyi becerebildiler. Başka zaman olsa çalışmaktan kaçarlar. Şimdi bölücüler için adeta seferber olmuş bir siyaset düzeni ve meclis yapısıyla karşı karşıyayız.” ifadesini kullandı.
“İktidar bu konuda halktan bir yetki aldı mı?”
Sürece dair eleştirilerine devam eden Kavuncu, “’Hiçbir pazarlık yok. Şartsız olarak silah bırakıldı’ deniliyordu. Peki biz neler duyduk? Apo’nun taslak için ‘eksik ve yetersizlikler olsa da bir başlangıçtır’ söylendiğini duyduk. Demek ki silahlar bırakılmamış ve bir pazarlık var ortada. İktidar halktan bu konuda bir yetki aldı mı? Seçimlerden önce ‘Apo’yu meclise getirip, meclis kürsüsünde konuşturma gibi bir önerimiz olacak’ gibi bir cümle duydunuz mu? Hiç kimse duymadı. Peki bu iktidar Apo’nun Kürtlere kayyum atanması konusunda bir yetki aldı mı? Bu konu da hiç gündemde yoktu” şeklinde konuştu.
“Mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz”
İYİ Parti’nin en başından bu yana sürecin karşısında olduğuna vurgu yapan Kavuncu, “Yasa tasarısı komisyona geldiği andan itibaren, İYİ Parti olarak milletimizin bize yüklemiş olduğu görevi, misyonu ve bu konudaki mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Etnik ve mezhepsel bölünmelere karşı milletimizin birliğini savunmaya devam edeceğiz. Hiç kimsenin bundan endişesi, şüphesi olmasın” dedi.
Dikkat çeken çerçeve tanımı
Kavuncu, “Önümüze bir çerçeve yasa gelecek. Bu çerçevenin kısa kenarı Milliyetçi Hareket Partisi. Uzun kenarı Adalet ve Kalkınma Partisi. Dayanağı DEM. İçindeki fotoğrafı dolduran da Apo'nun kendisidir. Bu çerçeveyi bu şekilde tanımlamak en doğru tespit olacaktır. Cumhuriyet İttifakı ortakları DEM ve Apo, Türkiye'yi yeni bir sürece sokmaktadır. İmralı'daki bölücü başından icazet alarak Türkiye Büyük Millet Meclisine bir yasa getiriliyor. Bu ülke bu iktidar döneminde maalesef bunu da gördü Yazıklar olsun diyoruz. Bu süreçte emeği, izi, katkısı olanlara parti ayırt etmeksizin yazıklar olsun diyoruz” diye ekledi.
“Bundan sonraki adım nedir, ağzınızdaki baklayı çıkarın”
“Çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu söylüyorlar. Onun için adına kök yasa diyorlar” diyen Kavuncu, “Neyin başlangıcı? Bundan sonraki adım nedir? Ağzınızdaki baklayı çıkarın, bu milletin aklıyla alay etmeyin. Zihinlerinizdeki neyse bunu açıkça, mertçe çıkın izah edin. Aksi korkaklıktır, aksi kaçmaktır. Başlangıçmış, kök yasaymış, bundan sonrası gelecekmiş. Nedir bundan sonrası? Bunu çok açık ifade edin ve ağzınızdaki baklayı çıkarın” ifadesini kullandı.
“Bu sürecin sorumluluğunu sırtlanırsanız tarih önünde mahcup duruma düşeceksiniz”
Kavuncu, “Hiç kimse kusura bakmasın, iktidarın yanında hizalanmaya meraklı çok aktör var. Muhtemelen bunların bir kısmı da bu süreci bahane olarak görüyor olabilirler. Gaflete düşenlere de tekrar çağrı yapıyoruz. Bu çağrıyı daha önce de yaptık. Genel Başkanımız bu çağrıyı ve bu uyarıyı yaptı. Ortada büyük bir ihanet süreci var. Bu sürecin sorumluluğunu bugün sırtlanırsanız tarih önünde mahcup duruma düşeceksiniz. Bütün siyaset mekanizmasına bunu tekrar hatırlatmak istiyoruz” diye ekledi.
Muhalefet belediyelerine operasyon
Muhalefet belediyelerine yönelik süren operasyonlara değinen Kavuncu, “Bir yandan ‘terör bitecek, demokratik adımlar atılacak’ diyeceksiniz, diğer yandan nerede muhalefet belediyesi var hemen hemen hepsine operasyon düzenleyeceksiniz. Yapılmasın, incelenmesin demiyoruz. Bir suç varsa sonuna kadar gidilsin ancak ne hikmetse odakta hep muhalefet partileri var. İktidar gücünü arkasında tutan belediyeler de yolsuzluk yokmuş gibi bir algı oluşturuluyor. Buna da inanmamızı bekliyorlar. Birilerine uygulanan ve çalışan hukuk birilerine uğramıyor bile. Basına servis edilmesi için çekilen gözaltı görüntülerinde ise ipin ucunu o kadar kaçırdılar ki… Gözaltına aldıkları kişiyi emniyete sokarken, görüntüyü beğenmedikleri için dışarı çıkarıp bir kez daha binadan sokuyorlar. ‘Dikey çekmişiz hoş olmadı. Yatay çekmemiz gerek’ diyorlar. Bunları bir tiyatral gösteri haline getirip, bir algı yaratmaya çalışan zihniyetle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.
“Mutlak butlan gündeminin artık sona ermesi gerekiyor”
Mutlak butlan tartışmalarına değinen Kavuncu, “Bütün olan bitenler karşısında bazı kurumların, bazı partilerin ikiyüzlü tavrını bu süreçte ayrıca gördük. İYİ Parti olarak süreci en başından itibaren bir demokrasi meselesi olarak ele aldık. Genel Başkanımız ifade etmişlerdi. ‘Mutlak butlan kararının kendisi mutlak butlandır’ demişlerdi. Bunu yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak görmek elbette ki doğru olmayacaktı. Ancak son yaşananlarla birlikte bu durum değişmiştir. Türk siyasetinde yeni bir aktör, yeni bir parti ortaya çıkmıştır: Yeni Parti. Kendilerine hayırlı olsun diyoruz. Bu durum artık siyasi bir mesela haline gelmiştir. Daha önce bunun bir demokrasi süreci olduğunu ifade ederken, artık CHP içinde bir siyasi süreç yaşanmıştır ve yeni bir parti kurulmuştur. Bunu bu noktadan okumak ve değerlendirmek siyasi nezaket açısından da doğru olur, doğru olacaktır. Türkiye'nin daha büyük bir demokrasi meselesi olduğu da kesindir. Bu sebeple artık mutlak butlan gündeminin de bir an önce sona ermesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
“Enflasyonun düşeceğini beklemek sağlık olur”
Temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklandığını hatırlatan Kavuncu, “Yıllık yüzde 24 enflasyon hedefinin çok ama çok uzağındayız. Demek ki kuru baskılamakla, faizleri yüksek tutmakla bu enflasyonun düşürülemediği ortada. Bir başarısızlık olduğu ortada. Enflasyon düşmez çünkü kamu tasarrufu yok. Hukukun üstünlüğünün kaybolduğu bir ülkede elbette ki ekonomi olumsuz etkilenir. Siz enflasyonla ilgili arzu ettiğiniz neticeyi alamazsınız. Üreticilerin krediye ulaşmakta zorluk çektiği bir süreçte enflasyonu dizginleyemezsiniz. Talep baskılamanın fayda etmediği aşikar ve büyümenin de yetersiz kaldığını çok net görüyoruz” dedi.
İYİ Parti’den Balıkesir’de miting kararı
İYİ Parti’nin 16 Ağustos tarihinde Balıkesir - Kuvayi Milliye meydanında miting düzenleyeceğini duyuran Kavuncu, basın toplantısının bitiminde İYİ Parti’nin fındık teklifini açıklamak üzere sözü Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz’a bıraktı.
İYİ Parti’nin fındık teklifi
Giresun kalite fındık için 320 TL, Levant kalite için ise 310 TL fiyat belirlediklerini açıklayan Yılmaz, “Fiyat haricinde söyleyeceğim iki kelamımız daha var. Fiyat tek başına yeterli değil.
TMO’dan gün ve randevu alabilmek, hastanelerden randevu alabilmek kadar zor. Yapılması gereken; 30 gün vadeyi maksimum 7 gün seviyesine düşürebilmek, başvuran her üreticinin fındığını sorunsuz bir şekilde alabilmek, parasını peşin ödeyebilmek ve aracısız bir şekilde bu fındığı üreticiden tahsil edebilmektir” dedi.
Sayfa başına git







