HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI - İYİ PARTİ İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ile basın mensuplarıyla bir araya gelen İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, siyasette yaşanan parti transferlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün Ankara'da düzenlenen törenle 9 milletvekili AK Partiye geçmişti. Geçenlerin arasında da İYİ Partili Sivas Koyulhisar Belediye Başkanı da bulunuyordu.
İYİ Parti’den hem iktidar partisine hem de ana muhalefet partisine milletvekili geçişleri yaşandığını belirten Kırkpınar, seçildikten sonra başka bir partiye geçen siyasetçilere tepki gösterdi.
“Kapıyı açık unuttular, şimdi onlar da başka yere gidiyorlar”
İYİ Parti’nin iki dönemdir parlamentoda olduğunu belirten Kırkpınar, partisinden ayrılarak başka partilere geçen milletvekilleriyle ilgili şunları söyledi:
“Biz ikinci dönemdir parlamentodayız malumunuz. Geçtiğimiz 27. dönemde 43 milletvekilimiz vardı. 28. dönemde 44 milletvekilimiz vardı. Vardı diyorum çünkü seçilmiş, İYİ Parti üyeleri tarafından, seçmeni tarafından seçilmiş milletvekilleriydi. Bu milletvekillerinden hem iktidar partisine hem de ana muhalefet partisine geçişler oldu. Yani partimizden istifa edilip parti değiştirilerek rozet takılarak diğer siyasi partilerin milletvekili oldular. O gün kapıyı açık bırakıp bizden ayrılan milletvekillerimize ‘Hoş geldiniz’ diyenler kapıyı açık unuttular, şimdi onlar da başka yere gidiyorlar.”
“Bir siyasi ahlak yasasının çıkması lazım”
Parti transferleri konusunda siyasi ahlak yasasına ihtiyaç olduğunu söyleyen Kırkpınar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi… Ben mecazi anlamda söylüyorum bunu. Ama bir siyasi ahlak yasasının çıkması lazım. Geç kalınmış bir şey. Çünkü siz bir siyasi partiye önce üye oluyorsunuz. Sonra gidip orada çalışıyorsunuz, hizmet veriyorsunuz. Ya da seçim döneminde bir siyasi parti kendi kadrolarında görmek istediği, topluma mal olmuş, alanında deneyimli, tecrübeli, birikimi olan insanları milletvekili aday sıralamasına koyar ve seçtirir.”
“Bu, seçmene olan sadakatsizliktir”
Kırkpınar, seçildiği partiden ayrılarak başka bir siyasi partiye geçen isimlere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu, seçmene olan sadakatsizliktir. Seçildiği partinin seçmenine olan sadakatsizliktir. Aynı zamanda da bir ahlaksızlıktır. Ben kişisel olarak böyle bakıyorum.”
Yerel yöneticilere de dikkat çekti
Kırkpınar, 31 Mart 2024’te seçilen meclis üyeleri ve belediye başkanlarına da dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Şimdi bu insanların özellikle yerel yönetimlerde 2024 yılı 31 Mart’ta seçilmiş meclis üyeleri, ilçe belediye başkanları, il belediye başkanları ve büyükşehir belediye başkanları… Meydan meydan gezerek; esnaf esnaf, köy köy, kahve kahve gezerek kendi partilerine istedikleri oy sayesinde o kabulü gördü ve seçildiler.”
“Ben olsam böyle bir şeyi yapmam”
Kendisinin böyle bir durumda bağımsız kalmayı tercih edeceğini söyleyen Kırkpınar, şu ifadeleri kullandı:
“Ben olsam böyle bir şeyi yapmam. Bağımsız kalırım, yapmam. Bakın bize bir bağımsız milletvekili, Balıkesir milletvekili bir buçuk yıl sonra geldi. Önce bağımsızlığa geçti, bağımsızlıktan sonra bu partinin kendi şartlarına bakarak bizimle olmayı seçti.”
Kırkpınar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir yargı makamı değilim ama ben böyle bir şeyi kişisel olarak yapsam gider evimde otururum, sokağa çıkamam.”
“Bu işin tarihçesi var”
Parti değiştirme konusunun geçmişten bugüne uzanan bir süreç olduğunu ifade eden Kırkpınar, 1977 seçimlerini örnek göstererek şunları söyledi:
“ Bakın bu kolay olmadı, birden olmadı. Bunun ilk örneği 1977 5 Haziran seçimidir. Yaşım yetmedi oy kullanmaya ama yaşım yetti, gördüm. O dönem Adalet Partisi birinci değil, ikinci çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi birinci çıktı. 226’yı bulan hükümet kuruyordu. 215 milletvekilleri vardı, öyle hatırlıyorum. Ya da 211. 11 Adalet Partilini istifa ettirip Güneş Oteli’nde kampa çektiler, hükümet kurdular. Yâr oldu mu? Olmadı. Bu işin tarihçesi var çünkü.”
“Verdiğim oy sana haram olsun diyecek insanlarla karşılaşırsınız”
Seçmenin verdiği oyun unutulmayacağını ifade eden Kırkpınar, parti değiştiren siyasetçilere yönelik sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu seçmenin, oy verenin elbette ki itirazı olduğu kadar intizarı da vardır. Bedduası da vardır. Siz bir haftayı, bir ayı, bir yılı çok çok çabuk unutan bir millet olarak görüyorsanız, yanılıyorsunuz. 30 yıl da geçse, 20 yıl da geçse, 10 yıl da geçse siz bir gün mutlaka bir yerde ‘Verdiğim oy sana haram olsun’ diyecek insanlarla karşılaşırsınız. Ondan dolayı diyorum ki bir siyasi ahlak yasası şarttır.”