Ege Postası
Geri

İzmir Barosu'ndan AYM'nin dini nikah kararına sert tepki

Anayasa Mahkemesi'nin evlenmeden önce dini merasim yapılmasına ceza öngören TCK'nın 230/5-6 maddelerinin iptal kararına İzmir Barosu'ndan tepki geldi. İzmir Barosu, Anayasa Mahkemesi’nin, resmi nikah olmadan dini nikah kıyılabilmesine ilişkin kararının insan hakları ihlali olarak cinsiyet temelli şiddetin bir türü olan, kadın ve kız çocuklarının ticari cinsel sömürü aracı haline getiren, istismar eden, erken yaşta evliliklerin önünü açan bir karar olarak gördüklerini açıkladı.
İzmir Barosu'ndan AYM'nin dini nikah kararına sert tepki
Haberler / İzmir
11 Haziran 2015 Perşembe 14:30
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İZMİR Barosu ile çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin dini nikah ile ilgili kararını protesto etti. Açıklama yapan Baro Başkanı Aydın Özcan, kararın kadın haklarını hiçe saydığını söyledi.

Konak YKM binası önünde toplanan İzmir Barosu ile çeşitli sivil toplum örgütü üyeleri, karara tepkilerini gösterdi. Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Başkanı Canan Arıtman'ın konuşmasının ardından basın açıklamasını Baro Başkanı Aydın Özcan yaptı. Dini nikahla ilgili daha önce oy birliği ile alınan kararın, bu kez iptal edilmesinin evrensel hukuku normlarından uzak olduğunu söyledi. 

Kararın siyasi nedenlerle alındığını da ifade eden Aydın Özcan, "Bu kararın neleri meşrulaştıracağı konusunda tahminde bulunmak zor değildir. İktidar bu defa Anayasa mahkemesi aracılığıyla ataerkil zihniyet algısı ve bu algıların beslediği gelenek, görenek ve törelere dayanarak kadın bedenine saldırmakta, kadının insan hakları hiçe sayılmakta, kadınlara yönelik ayrımcılığı desteklemekte, insan haklarına aykırı durumlara zemin hazırlamaktadır. İptal edilen düzenlemenin amacı, dini merasim yapılmasını engellemek değil, dini inançların kullanılarak, kadın ve çocukların istismarının engellenmesidir. Kadınların tek eşliliğinin, uygun yaş ve koşullarda evlenmelerinin, evlendikten sonra yönetsel ve ekonomik haklara sahip olmalarının, miras haklarının ve boşanırken boşanma hakkı başta olmak üzere nafaka ve tazminat haklarının kullanılmasında önemli hak kayıplarına neden olacak bir ortam yaratılmıştır. Dinsel tören veya imam nikahı uygulaması teşvik edilmiştir" dedi. 

Basın açıklamasının tam metni;


Anayasa Mahkemesi tarafından 1999 yılında Medeni Kanun'un dini nikahın ancak resmi nikahtan sonra yapılabileceği  aksi takdirde Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesinin 5. ve 6. fıkralarında yer aldığı üzere " resmi nikah olmadan dini nikah kıyan imam ile çiftlere 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası verileceği" yönündeki düzenleme oy birliği ile kabul edilmişken aradan geçen 16 yıl sonunda aynı mahkeme aynı konuda 4'e karşı 12 oyla aynı maddelerin  iptaline  kararını vermiştir.
 
Verilmiş olan iptal kararı, Anayasanın İnkılap kanunlarının Korunması Başlığında düzenlenen 174.maddesinin 4. Fıkrasında belirlenen "17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile kabul edilen, "evlenme aktinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun  110 uncu maddesi hükmüne aykırı olduğu açıktır. Evlenme akdinin "evlendirme memuru" önünde yapılması kadın ve çocuk haklarının, kadın-erkek eşitliğinin temel taşlarındandır.  Oy çokluğu ile verilen bu kararı benimsemiyor ve karşı çıkıyoruz.

Anayasa Mahkemesinin evrensel hukuk normlarından uzak, tamamen siyasi nitelik taşıyan bu kararının neleri meşrulaştıracağı konusunda  tahminde bulunmak zor değildir. İktidar bu defa Anayasa Mahkemesi aracılığı ile ataerkil zihniyet algısı ve bu algıların beslediği gelenek, görenek ve törelere dayanarak kadın bedenine saldırmakta, kadının insan haklarını hiçe saymakta, kadınlara yönelik ayrımcılığı desteklemekte, insan haklarına aykırı uygulamalara zemin hazırlamaktadır 
 
İptal edilen düzenlemenin amacı, dini merasim yapılmasını engellemek değil, dini inançların  kullanılarak kadın ve çocukların istismarının engellenmesidir. Kadınların tek eşliliğinin, uygun yaş ve koşullarda evlenmelerinin, evlendikten sonra yönetsel ve ekonomik haklara sahip olmalarının, miras haklarının ve boşanırken boşanma hakkı başta olmak üzere nafaka ve tazminat haklarının kullanılmasında önemli hak kayıplarına sebep olacak bir ortam yaratılmıştır.

Yine bu karar ile; kadının, özellikle kız çocuklarının birey olma, kendi gelecekleri hakkında özgür iradeleri ile karar verme hakları ihlal edilmiştir. 18 yaşından küçük kız çocuklarının bir "eş" olarak meşrulaştırılması için evlendirilmelerinde bir araç olarak öne çıkarılan, "dinsel tören" veya "imam nikâh" uygulaması teşvik edilmiştir.
 
Aynı zamanda Anayasa Mahkemesi bu kararı ile 41. Maddede  yer alan 'aile toplumun temelidir' hükmünü yok sayarak,resmi nikah önceliği kalkacak, dini törenle yapılan evlilik ve özellikle küçük yaşta olan evlilikler çoğalacak, çok eşliliğin önü açılacak, kadına karşı şiddetin daha da artmasına olanak sağlayacaktır. Bu durum kadının toplumsal hayatta desteklenmesi, sosyal konumunun düzenlenmesi  ve kadının önündeki engellerin kaldırılması için  pozitif ayrımcılık uygulamasının  tamamen ihlaline neden olacaktır. Kadını evlilik hayatında ikincil konuma düşürmüş  ve kararda belirtildiğinin aksine eşitlik ilkesini kadın aleyhine ihlal etmiştir.
 
İptal kararı, Anayasa'nın 174. maddesindeki resmi nikahın özel koruma altına alınmasına ilişkin inkılap kanunlarının da ihlali anlamına gelerek  din kisvesi adı altında laik hukuk devleti yerine, şeriat kanunlarına ve cumhuriyet öncesine dönülmek, Atatürk devrimleri hiçe sayılmak istenmektedir.
Anayasa mahkemesinin oy çokluğu ile almış olduğu iptal kararı evrensel hukuk, insan hakları ve laiklik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.

İzmir Barosu olarak; devrim yasalarını ve laiklik ilkesini ihlal eden, bir insan hakları ihlali olarak cinsiyet temelli şiddetin bir türü olan, kadın ve kız çocuklarının ticari cinsel sömürü aracı haline getiren, istismar eden, erken yaşta evliliklerin önünü açan, kadının ve çocuğun insan haklarına, uluslar arası sözleşmelere; özellikle CEDAW ve İstanbul Sözleşmesine aykırı olarak tesis edilen bu karara ve anlayışa karşı hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyu ile paylaşırız.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

DİĞER HABERLER

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
POLİTİKA YEREL POLİTİKA GÜNCEL İZMİR EGE 3. SAYFA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SPOR YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ DÜNYA KÜLTÜR - SANAT GENEL MAGAZİN SEÇİM
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Ege Postası